Advert
Advert

GELENEKSEL BIÇAKÇILIK AFYONKARAHİSAR’DA YAŞIYOR

Odak Gazetesi ekibi olarak, tarihin en eski zanaatkârlarından geleneksel bıçakçılıkla ilgili bu mesleğe çocukluğunu adamış Mert Dinç ile röportaj yaptık. Röportajımızda geleneksel bıçakçılığın geçmişten günümüze kadar kültürünü koruyarak gelebildi mi? Sorusunu yanıtladık. İlk çağlardan beri var olan meslek dallarından bıçakçılık (kılıççı) mesleğinin zorlukları nelerdir nasıl yapılır sorularını sizler için cevaplandırdık

GELENEKSEL BIÇAKÇILIK AFYONKARAHİSAR’DA YAŞIYOR
GELENEKSEL BIÇAKÇILIK AFYONKARAHİSAR’DA YAŞIYOR Admin
Bu içerik 193 kez okundu.

 On iki yıldır esnaf olan ve baba mesleğini kültürümüze göre devam ettiren Mert Dinç bıçaklılık mesleğine 16 yaşında başladığını ve tamamen baban görme geleneksel bıçakçılık yaptığını ifade etti. On iki yıldır ocak başında ve kendi dükkânların da bıçak, bıçak kınısı ve kılıç üretimi yaptıklarını söyleyen Dinç Afyonkarahisar’a has geleneksel yöntemlere uygun olarak yaptıklarını söyledi.

MESLEĞE BAŞLANGIÇ

Bu mesleğe nasıl başladınız diye sorduğumuz zaman, babasının yanında ufak tefek bıçak bileme ve benzeri işler yaparak başladığını, sonrasında bu mesleğin hoşuna giderek daha da derinlerine indiğini belirten Dinç, “Mesleği sevmeye başladıktan sonra babamın desteğiyle bir dükkân açtık bana ve ben mesleğe tam olarak 16 yaşında başladım. Türkiye de en genç esnaf olarak kayıtlara geçmeme vesile oldu bu meslek. Belli bir süre bıçak bileme ve kını yapma işiyle uğraştım babamın gösterdiği şekilde. Boynuz kulağı geçtikten sonra babam beni işin başına tamamen koydu ve bu zanaatın içerisine bende girmiş bulundum. Zamanla Afyonkarahisar’da tanınmaya başladım ve mesleğimin başında durmaya devam ediyorum” dedi.

 

MESLEĞİN ZORLUKLARI

Mesleğe ilk başladığında daha çocuk olan Mert Dinç meslek hayatında ne gibi zorluklarla karşılaştığını özellikle ilk başladığında neler yaşadığını sorduk. Kendisi küçüklüğün verdiği özenle bu zanaatı sevdiğini ama başlarda makinelerden çok korktuğunu özellikle büyük bileyleme, spiral, çark taşı gibi makinelerinden korktuğunu aynı zamanda bıçağın keskin olmasından kaynaklı işlem esnasında zapt etme konusunda zorlandığını söyledi. Bu meslekte çok emek sarf edildiğini ve her çeliğin her demirin ayrı bir dili olduğunu, bu dilden anlamayanın zanaatkâr olamayacağını belirtti. Bu zanaatı ne kadar uzun süre yapılırsa yapılsın asla dört dörtlük yapılamayacağını kendisinin çocukluktan beri yapmasına rağmen 40 yıllık meslek hayatına olan ustaların dahi öğrenecek çok şeyimiz var dediğini söyleyen Dinç bu zanaatın ehli atalarımızdır dedi.

KURBAN BAYRAMI HAZIRLIKLARI

Kurban bayramında iş yoğunluğu ve ne tür hazırlıklar yapıldığını kendisine sorduk. Sorumuzu yanıtlayan Dinç, “Kurban bayramına bizler kış aylarında hazırlık yapmaya başlarız. Gelen çeliği ocaklarımızda bıçak haline getirmek ve onları hazırlamak zaman alan bir iştir. Kurban bayramı için bıçaklar ayrıca hazırlanır çünkü adak kesiminde kullanılan bıçaklar özel olarak o işe uygun bilenir. Her çeliğin sertliği farklıdır kurban bayramı için bıçağın sertliğinden ısıtılışından yani en başından itibaren ona uygun hazırlıyorum” dedi. Vatandaşlara uyarıda bulunan Dinç “her bıçağı kurban kesiminde kullanmayınız ve her bıçağı eline bileme aleti alana götürmeyiniz Kurban Bayramı dinimizce özeldir ve o adakların acı çekmemesi gerekiyor lütfen herkes işin ehline gitsin seyyar satıcılara bileylettikleriniz bizim yaptıklarımız gibi olmaz o bıçağın dilini bilip ona göre bileylenmesi gerekiyor” dedi.

BIÇAĞIN VE KILICIN SERÜVENİ

Bıçağın elimize gelene kadar yapılışını serüvenini birde işin ehlinden duymak istedik. Bizi bu konuda aydınlatan Dinç bıçak ve kılıç çeliğinin eski zamanlarda nasıl yapıldığını ve günümüzde nasıl yapıldığını bizlere anlattı. Madenlerden çıkan çeliğin belirli işlemleri yurt dışında gördüğünü sonrasında ithal edilerek ham bir şekilde tabaka olarak geldiğini söyledi. Tabakanın alüminyum gibi sert olmadığını ve bıçak ya da kılıç kalıbına koyularak kesilme işlemi yapıldığını o süreçten sonra ustalığın başladığını belirtti. Şeklini alan bıçağı kömür ocağında bin 500 derece ile 2 bin derece sıcaklıkta belli bir süre çeliğin ve bıçağın kullanılacağı amaca göre sulandığını söyledi. Sulama işleminin mazot ya da atık araba yağından yapıldığını ve sıcak çeliğin bu maddelere maruz bırakılarak sertleştiğini söyledi.

USTALIĞIN BAŞLADIĞI YER

Dinç, “Bazı çelikler havadan su alır bazı çelikler yağ ile sulanır. Sulamaktan kastımız çeliğe su dökmek değildir. Sudan kastımız mazot ya da arabaların atık yağları gibi maddelerdir. Çelik belirli bir ısıya geldikten sonra bu maddelerle birlikte pişer ve çelik bu maddeleri çeker ardından sertleşir bu işleme sulama denir. Çeliğin içine aynı zamanda karbon’da atılır paslanmaması için karbon olmayan çelik paslanır. Eskiden yapanlar şimdiki gibi karbonu alıp direk yediremezlermiş çeliğe yeterli teknoloji olmadığından o zamanlarda çeliği ve karbonu ısıtıp katlayıp döverek açar tekrar katlayıp çeliği döverek açarlarmış çekil ve karbon birleşip kıvama gelene kadar. Günümüzde alaşımla geliyor çelik sadece sulaması kalıyor oda ustalığın baş gösterdiği yerdir. Sulama işleminden sonra bazı makinelerde taşlama işlemi yapılır. Taşlama işlemi ise bıçağı suladıktan sonra maddelerin karışması sonucu bıçağın üzeri tomurcuklanmalar gerçekleşir ve kapkara olur. Taşlama işlemiyle bu renk ve pürüzler temizlenir ve tam şeklini alır. Sonrasında bıçak açma işlemiyle çarklar kullanılarak bıçağın ağzı açılır ve bıçağın kırağası alınır ve sapı takılır”

GEÇMİŞTE NASILDI

“Tabi geçmişte bu işlemler şimdikinden çok daha zordu, her şeyden önce kömür ocağını makineler ile harlayamıyorlardı ve makinelerle kesemiyorlardı. Ocağı yakıp doğru ısıyı buluyorlar ve saatlerce çeliği döverek şeklini aldırıyorlar aynı şekilde saatlerce döverek karbonu çeliğe karıştırıyorlardı. Bu işlemler gerçekten çok büyük bir güç kuvvet istiyor. Şimdiki fabrikasyonlarda yapılanlar atalarımızın döverek yaptıkları kadar sağlam olmaz o zamanlarda kılıçlar veya hançerler silah olarak kullanıldığı için günlerce haftalarca işlemlerden geçiyordu. Ancak günümüzde 5 dakikada fabrikada makinelerden istediğiniz şekilde yapılıyor çünkü kullanım amacı zamanla değişerek süs eşyası haline geldi. Atalarımızın bizlere bıraktığı zanaatı onlar gibi yaşatamasak da aynı ocaklarda onların yolundan yapmaya çalışıyoruz” diyerek bıçağın serüvenini anlattı.

Son olarak Afyonkarahisar’da bıçak üretimi yapan esnafın el emeği olduğunu fabrikasyon bıçaklar gibi olmadığını ve Afyonkarahisar’da bu mesleğin geleneksel yollarla yapıldığını belirten Mert usta vatandaşların doğru bıçaklar için esnaflara gitmelerinin gerektiğini söyledi. Mert usta aynı zamanda bu baba mesleğini icra ederken Şehit Gazi ailelerinin ve engelleri vatandaşların bıçak bileyleme gibi işlemlerini ücretsiz yaptıklarını belirterek tüm vatandaşları küçük demirciler caddesinde bulunan Meşebüken bıçaklık dükkânına davet etti. >>ÖZEL HABER : ODAK HABER MERKEZİ

#bıçak #mertdinç #kılıç #odakgazetesi
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Erenler Temizleniyor
Erenler Temizleniyor
Bitcoin Dudak Uçuklattı
Bitcoin Dudak Uçuklattı