Afyon Haber Portalı www.odakgazetesi.com

Afyonkarahisarlı Ali Çetinkaya mecliste kimi öldürdü? Kaza mı, kasıt mı?

Aslen Afyonkarahisarlı olan Ali Çetinkaya, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarihinde hala tartışılan bir olayla hafızalarda yer alıyor.

Abone Ol

1925 yılında Meclis’te yaşanan ve “kaza mı, kasıt mı?” sorusu bugüne kadar netleşmeyen silahlı olayda, Kurtuluş Savaşı’nın komutanlarından Halit Paşa hayatını kaybetmişti.

SİYASETİN GERİLDİĞİ BİR DÖNEM

1925 yılının başlarında Meclis, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın kurulmasıyla oldukça hareketli ve gergin bir atmosfere girmişti. Ardahan Milletvekili olan Halit Paşa, sert mizacı, gözü pek tavırları ve asker kökenli duruşu nedeniyle Meclis’te “Deli Halit” lakabıyla tanınıyordu.

TARTIŞMANIN FİTİLİNİ ATEŞLEYEN KONU

O dönemde ordudan emekli olan subayların ve savaşta sakat kalan gazilerin maaşları Meclis gündeminin en hararetli başlıklarından biriydi. Halit Paşa, bu hakların iyileştirilmesi için Milli Savunma Encümeni üzerinde ciddi baskı kuruyor, komisyondaki milletvekillerini sert şekilde eleştiriyordu. Bu çıkışlar, dönemin iktidar kanadında rahatsızlık yaratıyordu.

MECLİS KORİDORLARINDA ARBEDE

9 Şubat 1925 günü, Meclis koridorlarında Halit Paşa ile Milli Savunma Encümeni Başkanı Rauf Bey arasında başlayan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Halit Paşa’nın Rauf Bey’in üzerine yürümesiyle araya diğer milletvekilleri girdi. Ortam giderek gerilirken, sert itiş kakışlar yaşandı.

SİLAH SESİNİN YANKILANDIĞI AN

Kargaşanın büyümesi üzerine Afyonkarahisar Milletvekili Ali Çetinkaya da araya giren isimlerden biri oldu. Halit Paşa ile Çetinkaya arasında geçmişten gelen bir gerginlik ve karakter çatışması olduğu biliniyordu. Kalabalık içinde bir anda silah sesi duyuldu ve Halit Paşa sırtından vurularak yere yığıldı. Paşa’yı vuran kişinin Afyonkarahisar Milletvekili Ali Çetinkaya olduğu kısa sürede anlaşıldı.

YARALI PAŞA VE SİYASİ GÖLGE

Halit Paşa önce Meclis revirine, ardından bir odaya alındı. Kurşunun omuriliğe yakın bir noktaya isabet ettiği belirlendi. Ancak olayın siyasi ve hukuki boyutu, tıbbi müdahalelerin önüne geçti. Halit Paşa, beş gün boyunca yaşam mücadelesi verdi ve 14 Şubat 1925’te hayatını kaybetti.

SORUŞTURMA VE TARTIŞMALI KARAR

Olay sonrası Ankara Cumhuriyet Savcılığı soruşturma başlattı. Ali Çetinkaya, Halit Paşa’nın kendisine saldırdığını ve silahı meşru müdafaa amacıyla kullandığını savundu. Meclis ise olayın “nefs-i müdafaa” olduğuna karar vererek Çetinkaya hakkında dava açılmasına izin vermedi. Dosya kapatıldı ancak bu karar, muhalefet cephesinde uzun yıllar “faili meşhur” bir cinayet tartışmasını beraberinde getirdi.

KİŞİSEL DEĞİL, SİYASAL ÇATIŞMA

Tarihçiler ve dönemin tanıkları, olayın basit bir kişisel kavga olmadığını vurguluyor. Uğur Mumcu ve Kazım Karabekir gibi isimlerin eserlerinde aktarıldığına göre; Halit Paşa ile Ali Çetinkaya arasındaki gerilim, iktidar ve muhalefet anlayışlarının, sert mizaçların ve Meclis içi güç mücadelesinin bir yansımasıydı. Aradan geçen bir asra rağmen, Meclis’te sıkılan o kurşunun gerçekten “kaza mı yoksa kasıt mı” olduğu sorusu hala yanıtını bulmuş değil.