Güncel

AK Parti Bilgi ve İletişim Teknolojileri Başkanlığı Bülteninde Neler Var?

Türkiye, dijital devletten siber güvenliğe, yapay zekâdan savunma ve uzay teknolojilerine, AR-GE’den milli yazılıma uzanan geniş bir yelpazede; güvenli, etik, verimli ve bağımsız bir dijital gelecek inşa ederken küresel rekabette yön veren bir teknoloji vizyonunu kararlılıkla hayata geçiriyor.

Abone Ol

SİBER GÜVENLİK BAŞKANLIĞINDAN E-DEVLET KAPISI’NIN 17. KURULUŞ YILINA İLİŞKİN AÇIKLAMA

Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı, 2008 yılında vatandaşlara elektronik hizmet sunmak amacıyla hayata geçirilen e-Devlet Kapısı’nın, 68 milyonu aşan kullanıcısı ve binden fazla kurumun sunduğu 9 bine yakın hizmetiyle dijital devlet olgusunun altyapısı ve Türkiye’nin dijital yüzü haline geldiğini bildirdi.

Siber Güvenlik Başkanlığından e-Devlet Kapısı’nın 17. kuruluş yıl dönümüne ilişkin yapılan açıklamada, Başkanlığın Türkiye’nin dijital egemenliğini korumak, kritik altyapıları güvence altına almak ve ulusal siber güvenlik kapasitesini en üst düzeye çıkarmak amacıyla çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüğü belirtildi.

Başkanlığın, Türkiye’nin dijitalleşme sürecindeki stratejik rolüne ve kamu hizmetlerinin güvenli, hızlı ve erişilebilir biçimde sunulmasına yönelik sağladığı katkılara işaret edilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: “2008 yılında vatandaşlara elektronik hizmet sunmak amacıyla hayata geçirilen e-Devlet Kapısı, 68 milyonu aşan kullanıcısı ve binden fazla kurumun sunduğu 9 bine yakın hizmeti ile dijital devlet olgusunun altyapısı ve Türkiye’nin dijital yüzü haline geldi.”

AK Parti Bilgi ve İletişim Teknolojileri Başkanlığı değerlendirmelerine göre, TÜRKSAT AŞ tarafından kurulan ve işletilen e-Devlet Kapısı, 17 yıl boyunca 25,1 milyardan fazla fiziki başvuruyu dijital ortama taşıyarak zaman ve kaynak tasarrufu sağladı. Siber Güvenlik Başkanlığı, vatandaşların mesai saatlerinden bağımsız olarak 7/24 hızlı çözümlere ulaştığı e-Devlet’te dijital hizmetlerin güvenle yönetilmesine katkı sunarak vatandaşların hayatını kolaylaştırdı.

Türkiye’de 15 yaşını aşan vatandaşların yüzde 96’sının e-Devlet kullanıcısı olduğu belirtilen açıklamada, son 7 yılda e-Devlet’e entegre kurum sayısının yüzde 120, sunulan hizmet sayısının ise yüzde 101 arttığı, sağlanan pratik çözümlerle günlük yaşamın daha da kolaylaştığı vurgulandı.

Açıklamada, “Aynı sürede e-Devlet Kapısı giriş sayısı yüzde 313 artarken, Türkiye ‘Çok Yüksek e-Devlet Gelişmişlik Endeksine Sahip Ülkeler’ kategorisinde yer alıyor. Türkiye, Haziran 2025’te gerçekleştirilen Birleşmiş Milletler Kamu Hizmetleri Forumu’nda çevrim içi hizmet sunumu ve altyapı geliştirmede sergilediği güçlü performansla e-Devlet özel ödülünün sahibi oldu.” bilgisi paylaşıldı.

Sürdürülebilir ve kullanıcı odaklı dijital ekosistem

Siber Güvenlik Başkanlığının, ulusal siber güvenlik anlayışı ve proaktif yaklaşımıyla dijital devlet yapısının güvenle yürütülmesine destek olduğunun altı çizilen açıklamada; Başkanlığın, e-Devlet Kapısı başta olmak üzere tüm kamu dijital hizmetlerinde güvenli, sürdürülebilir ve kullanıcı odaklı bir dijital ekosistemin inşasına önemli katkılar sunduğu belirtildi. Açıklamada ayrıca, siber vatanın dijital sınırlarını koruma sorumluluğuyla dijital ekosistemin güvenliğini en üst seviyede tutmak için çalışmaların sürdürüldüğü vurgulandı.

'ÇOCUKLAR GÜVENDE' İNTERNET SİTESİ VE MOBİL UYGULAMASI HAZIRLANDI

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde “Çocuklar Güvende: Dijital Dünyada Çocukları Güçlendirmek Tanıtım Programı”na katıldı. Bakan Göktaş, çalışmalardan ilkinin dünyada çocukların güçlendirilmesine yönelik “eylem planı”, ikincisinin ise “Çocuklar Güvende” internet sitesi ve mobil uygulaması olduğunu belirtti.

Eylem planı ile çocukların dijital ortamlarda daha güvenli ve bilinçli bireyler olarak var olmasını amaçladıklarını anlatan Göktaş, “Çocuklar Güvende” internet sitesi ve mobil uygulamasıyla da çocuklara ve ailelere rehberlik ederek güvenli bir dijital yaşam kültürü oluşturulmasının hedeflendiğini dile getirdi.

“Çocukları dijital dünyada koruyacak kapsamlı adımlar”

Bakan Göktaş, çocukların erkenden internetle tanıştığına; internetin imkânlarının yanı sıra birçok tehlike ve riski de barındırdığına; siber zorbalık, uygunsuz içerikler, istismar ve teknoloji bağımlılığının bu risklerin sadece birkaçı olduğuna dikkati çekti.

Bu durumun kendilerine, çocukları dijital dünyada koruyacak kapsamlı adımlar atma sorumluluğu yüklediğini belirten Bakan Göktaş, bu adımlardan ilkinin dijital dünyada çocukların güçlendirilmesine yönelik eylem planı olduğunu söyledi. Bu eylem planıyla amaçlarının, çocukları dijital dünyanın tehlikelerinden korurken bu dünyayı bilinçli, güvenli ve verimli şekilde kullanmalarını sağlamak olduğunu aktaran Bakan Göktaş, şu bilgileri verdi: “Eylem planımız 4 temel başlık üzerine kurulu. Birinci başlık, farkındalık ve bilinçlendirme. Çocukların dijital dünyada neyin risk, neyin fırsat olduğunu bilmesini istiyoruz; aynı şekilde anne babaların ve eğitimcilerin de çocuklara doğru rehberlik etmesini hedefliyoruz. İkincisi, koruyucu ve önleyici çalışmalar. Çocuklar için güvenli dijital ortamlar oluşturmayı ve zararlı içeriklerin önüne geçmeyi önceliyoruz. Aynı zamanda çocuklarımızın ekran dışında da sağlıklı ve nitelikli zaman geçirmelerini destekleyen politika ve uygulamaları güçlendirmeyi amaçlıyoruz. Üçüncüsü, müdahale ve destek mekanizmaları. Dijital dünyada bir riskle karşılaşan ya da zarar gören çocuklara yönelik danışmanlık ve rehberlik sistemlerini güçlendirmeyi hedefliyoruz. Dördüncü ve son başlık ise yasal ve kurumsal düzenlemeler. Burada amacımız, çocukların dijital ortamda korunmasını sağlayacak mevzuatın güçlendirilmesi, kişisel verilerin korunmasıdır. Dijital dünyada çocukları güçlendirmek eylem planımız tüm kamu kurumlarımızla, üniversitelerimizle, sivil toplum kuruluşlarımızın desteği ile yürütülecek.”

“Yasal düzenleme hayata geçirilmeli”

Dijital medya ve oyun platformlarına dair düzenleyici ve denetleyici bir yasal düzenlemenin hayata geçirilmesi gerekliliğini de vurgulayan Bakan Göktaş, şunları dile getirdi: “Aileler, çocukları bir riskle karşılaştığında nasıl hareket edecekleri konusunda her zaman bir desteğe ihtiyaç duyuyor. İşte bu ihtiyaçtan hareketle ‘Çocuklar Güvende’ internet sitesi ve mobil uygulaması hazırladık. Peki bu site nedir, neden kuruldu ve içinde ne var? Öncelikle şunu söylemek isterim; bu platform, çocukların dijital ortamda karşılaşabileceği risklere karşı onları korumayı amaçlıyor. Aynı zamanda ailelere, öğretmenlere, rehberlik servislerine ve sosyal hizmet uzmanlarına yol gösteren kapsamlı bir rehber niteliği taşıyor. Amacımız, dijital dünyada çocukları yalnız bırakmamak ve ebeveynleri bu süreçte doğru bilgiyle desteklemek.”

Sitenin ve mobil uygulamanın içinde, ailelerin dijital cihazlarda ebeveyn denetimini nasıl sağlayabileceğini anlatan açık ve anlaşılır bilgiler yer alıyor. Ekran süresi yönetimi, dijital ebeveynlik, teknoloji bağımlılığı ve sosyal medyada çocuk paylaşımının riskleri gibi konular da sade bir dille ele alınıyor. Sadece ebeveynler için değil, çocuklar için de özel olarak hazırlanan içeriklerimiz var. Akran zorbalığını tanımaya ve bununla başa çıkmaya yardımcı olan videolar burada yer alıyor. Ayrıca güvenli internet bilinci kazandıran kitaplar ve eğitici materyaller de önemli başlıklar arasında bulunuyor. “Benimle paylaş” alanı sayesinde çocuklarımız, internette karşılaştıkları zararlı içerikleri bildirerek sürecin aktif bir parçası oluyor.”

Akran zorbalığına karşı erken uyarı mekanizmaları devreye alındı

Bakan Göktaş, “Çocuklar Güvende” mobil uygulamasının çocukları ihmal, istismar, şiddet, zorbalık ve dijital risklere karşı korumak amacıyla geliştirilen ulusal bir dijital güvenlik ve destek platformu olduğunu ve bu uygulama ile akran zorbalığına karşı erken uyarı mekanizmalarını devreye aldıklarını ifade etti.

Uygulama üzerinden çocukların acil durumlarda tek tuşla yardım çağrısı yapabileceğini belirten Bakan Göktaş, bildirimlerin ilgili birimlere ve 7/24 hizmet veren Alo 183 hattına yönlendirildiğini söyledi.

Bakan Göktaş, mobil uygulama ile getirilen yenilikleri anlatarak, “Bizlere düşen görev, çocuklarımızı dijital dünyadan uzaklaştırmak değil. Bu dünyada güçlü, bilinçli ve güvende kılmaktır. Bugün hayata geçirdiğimiz eylem planı ve ‘Çocuklar Güvende’ internet sitesi ve mobil uygulaması, işte bu anlayışın somut bir göstergesidir.” dedi.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türk Dil Kurumu (TDK) tarafından halk oylamasıyla belirlenen “2025 yılının kelimesi/kavramı”nın “dijital vicdan” olduğunu bildirdi. Bakan Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şunları kaydetti: “TDK tarafından halkın katılımıyla belirlenen 2025 yılının kelimesi/kavramı ‘dijital vicdan’ oldu. Yaklaşık 300 bin oyun kullanıldığı bu süreçte seçilen kavram, dijital çağda vicdanın sorumluluk ve eylemden uzaklaşıp yalnızca bir ‘tıklama’ya indirgenmesini düşündürücü bir biçimde tartışmaya açıyor. ‘Dijital vicdan’, bireysel ve toplumsal duyarlılıklarımıza ayna tutan güçlü bir kavram olarak öne çıkıyor. Bu anlamlı çalışmaya katkı sunan TDK, Ankara Üniversitesi, İletişim Araştırmaları ve Uygulama Merkezi (İLAUM) ile değerlendirme kurulunda yer alan kıymetli akademisyen ve uzmanlara teşekkür ediyorum.”

“Dijital vicdan, sorun alanının genişlemesine ve derinleşmesine neden olmakta”

Öte yandan Bakanlıktan yapılan açıklamada, Ankara Üniversitesi İletişim Araştırmaları ve Uygulama Merkezi (İLAUM) iş birliğiyle, halktan gelen öneriler ve alanında uzman isimlerden oluşan 23 kişilik değerlendirme kurulu tarafından belirlenen 5 kelime/kavramın TDK’nin internet sitesinde halk oylamasına sunulduğu hatırlatıldı.

Oylamaya değer bulunan kelimelerin “dijital vicdan”, “vicdani körlük”, “çorak”, “eylemsiz merhamet” ve “tek tipleşme” olarak belirlendiğinin anımsatıldığı açıklamada, “dijital vicdan” kavramı ile ilgili TDK tarafından açıklanan gerekçeye de yer verildi.

2025 Yılının Kelimesi/Kavramı “Dijital Vicdan” Oldu

Vicdanın, TDK’ye göre kişiyi kendi davranışları hakkında bir yargıda bulunmaya iten, kişinin kendi ahlak değerleri üzerine düşünmesini sağlayan duygu olarak tanımlandığı; ancak dijital çağda bu kavramın farklı bir boyut kazandığının vurgulandığı açıklamada, şunlar kaydedildi: “İnsanlar çoğu zaman gerçek hayatta sorumluluk almadıkları ya da almak istemedikleri konularda, sosyal medyada bir paylaşım ya da beğeniyle ‘vicdanlarını rahatlatma’ eğilimine girmektedir. Bu durum, bireysel duyarlılığı pasifize ederek vicdanı ‘tıklanabilir bir işlem’e indirgemektedir. Beğeni, paylaşım ve yorum yapan bireyler, bir ‘tıklama’ aracılığıyla insani görevlerini yerine getirdiğini hissetmektedir. Merhamet ve insaf duygusunu ise sembolik görünürlükle sınırlamaktadır. Bu nedenle ‘dijital vicdan’ kavramı, çağımızda vicdanın dijital ortamda aldığı bu yeni, çoğu zaman yanıltıcı işlevi anlatan gerekli bir kavram olarak dilimizde yerini almalıdır.”

Mesela Gazze ve Doğu Türkistan gibi kamuoyunun önünde gerçekleşen insanlık dramlarında, ilgili konunun sosyal medya içeriğini beğenmek ve hatta bu durumlar için “içerik üretmek”, o olayın gerçekliğini bozarak bireyde sanal bir vicdani rahatlama yaratmakta, sosyal ve bireysel sorumluluktan uzak tutmaktadır. Dijital vicdan, insanları somut gerçekler karşısında somut çözümler üretmekten alıkoyarak sorun alanının genişlemesine ve derinleşmesine neden olmaktadır.”

Kamu Mali Yönetiminde Yapay Zekâ Desteğiyle Tasarruf Sağlanıyor

Hazine ve Maliye Bakanlığı, yapay zekâ destekli uygulamalar ile mali süreçlerde başlattığı dijital dönüşüme hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda, kamu mali yönetiminde etkinliğin artırılması, kaynak kullanımında tasarruf sağlanması ve karar alma süreçlerinin güçlendirilmesi amacıyla geliştirilen Bütünleşik Kamu Mali Yönetim Bilişim Sistemi (BKMYBS) ile planlama, bütçeleme, harcama, muhasebe, raporlama ve denetim dâhil olmak üzere tüm mali süreçler bütüncül bir yaklaşımla dijital ortama taşındı. Bu kapsamda kamu mali işlemleri uçtan uca dijitalleştirilerek standartlaştırıldı; süreçler daha hızlı, izlenebilir ve etkin biçimde yürütülür hâle geldi. BKMYBS, hâlihazırda merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri tarafından aktif biçimde kullanılıyor.

Yerel yönetimlerde yaygınlaştırılacak

Sisteme 2026 yılında mahalli idarelerin de dâhil edilmesi hedeflenirken; başta belediyeler olmak üzere, tüm yerel yönetimlerde yaygınlaştırılması planlanıyor.

Sistemin sağladığı dijitalleşmeyle kâğıda dayalı işlemler büyük ölçüde azaltıldı; zaman, mekân ve işlem maliyetlerinde önemli tasarruflar sağlandı.

Elektronik ortamda yürütülen mali işlemler sayesinde 2023-2025 döneminde yaklaşık 5 bin ton karbon emisyonunun önüne geçildi.

Sisteme entegre edilen yapay zekâ destekli analitik ve risk analiz uygulamaları, mali verilerin anlık ve detaylı şekilde değerlendirilmesine de imkân tanıyor.

E-mali denetim kapasitesi güçlendirilirken, risk odaklı denetim yaklaşımı daha etkin hâle getiriliyor. Özellikle son bir yıl içinde 2 milyar liranın üzerinde verimsiz harcama önlendi. Böylece kamu kaynaklarının korunmasına yönelik etkin bir kontrol mekanizması işletildi.

“Verimsiz harcamalar tespit ediliyor”

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, bu uygulamalarla çevreye duyarlı ve sürdürülebilir bir kamu mali yönetimi altyapısını oluşturduklarını belirterek şunları kaydetti:

“Yapay zekâ destekli analizler sayesinde verimsiz harcamalar tespit ediliyor; harcamalarda etkinlik ve verimliliğin artırılarak kamu kaynaklarının önceliklere uygun kullanımı sağlanıyor. Ayrıca üretilen analitik çıktılarla karar alma süreçleri güçlü veri temelli bir yapıya kavuşturuluyor. Bütünleşik Kamu Mali Yönetim Bilişim Sistemi’nin mali saydamlık, hesap verebilirlik ve etkin kamu yönetimi ilkeleri doğrultusunda kamu kaynaklarının verimli ve çevreye duyarlı bir anlayışla yönetilmesine kararlılıkla devam edilecek.”

Millî Teknoloji Genel Müdürlüğünün Adı, “Millî Teknoloji ve Yapay Zekâ Genel Müdürlüğü” Olarak Belirlendi

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bünyesindeki Millî Teknoloji Genel Müdürlüğünün adı, yapay zekâ alanında koordinasyon görevini de kapsayacak şekilde “Millî Teknoloji ve Yapay Zekâ Genel Müdürlüğü” olarak belirlendi.

Konuya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararnamesi Resmî Gazete’de yayımlandı. Buna göre, Bakanlık bünyesindeki Millî Teknoloji Genel Müdürlüğünün adı “Millî Teknoloji ve Yapay Zekâ Genel Müdürlüğü” olarak değiştirildi. Genel Müdürlüğün görev ve yetkileri arasına yapay zekâ alanına yönelik çalışmalar da eklendi.

Söz konusu görev ve yetkiler; “yapay zekâ teknolojilerinin güvenilir ve etik ilkelere uygun olarak geliştirilmesini ve kullanılmasını sağlamak, yapay zekâ alanında politika önerileri ve stratejiler oluşturmak ve uygulamak, yapay zekâ teknolojilerinin geliştirilmesi ve kullanılması için veri, altyapı ve insan kaynağı kapasitesini artırmak, girişimleri ve AR-GE faaliyetlerini desteklemek, gerekli mevzuat düzenlemelerini yapmak, uluslararası iş birlikleri geliştirmek, ulusal ölçekte yönetişim ve koordinasyonu sağlamak, bu alanlarda kamudaki yapay zekâ çalışmalarına katkı sağlamak” olarak belirlendi.

Genel müdürlük, veri merkezlerine ilişkin görevler de üstlendi. Bu kapsamda Türkiye’deki veri merkezi ve bulut bilişim altyapısını geliştirmek, bu alanda politika önerileri, stratejiler oluşturmak ve uygulamak, veri merkezlerine ilişkin kriterler ve standartlar belirlemek, belgelendirme ve yetkilendirmeye yönelik düzenlemeler yapmak ve uygulamak da Genel Müdürlüğün görev ve yetkileri arasında yer aldı.

Öte yandan Kararname kapsamında, “genel müdür” ve “genel müdür yardımcısı” kadrolarında bulunanlar sırasıyla “Millî Teknoloji ve Yapay Zekâ Genel Müdürü” ve “Millî Teknoloji ve Yapay Zekâ Genel Müdür Yardımcısı” kadrolarına atanmış sayılacak.

EUREKA Celtic-Next Kümesi, Bilgi ve İletişim Teknolojileri Alanında Uluslararası AR-GE Projelerini Destekliyor

TÜBİTAK’tan edinilen bilgilere göre, EUREKA Celtic-Next Kümesi, bilgi ve iletişim teknolojileri alanında uluslararası AR-GE projelerini destekliyor ve yeni nesil iletişim teknolojilerine odaklanıyor.

Dijital toplumun ihtiyaçlarına yönelik çözümler geliştirmeyi amaçlayan küme; farklı ülkelerden şirketler, üniversiteler ve araştırma enstitülerinin ortak projeler yürütmesini teşvik ediyor. Böylece yeni ürün, süreç ve hizmetlerin geliştirilmesine imkân tanınıyor. Bu kapsamda, bilgi ve iletişim teknolojileri alanında uluslararası AR-GE projelerinin desteklenmesi ve yeni nesil iletişim teknolojilerine odaklanılması için çağrı programı başlatıldı. Çağrı kapsamında 24 Nisan 2026’ya kadar, en az iki farklı EUREKA ülkesinden iki bağımsız kuruluşun ortaklığıyla başvuru yapılabilecek. Çağrıya sunulacak proje fikirlerinin telekomünikasyon ile bilgi ve iletişim teknolojileriyle ilintili ve pazar odaklı olması önem taşıyor.

Bu kapsamda 30 Ocak 2026 tarihinde Viyana’da Celtic-Next Eşleştirme Etkinliği düzenlenecek. Etkinlik için TÜBİTAK tarafından seyahat desteği de verilecek. Destek verilmesi uygun görülen başvuru sahibinin, etkinliğin gerçekleştirileceği ülkeye veya şehre ulaşımı için gerekli bilet bedeli karşılanacak. Bu desteğe, EUREKA kapsamındaki ilgili çağrılara başvurabilecek uygun şartları taşımak kaydıyla Türkiye’de yerleşik sermaye şirketi statüsündeki firma temsilcileri başvurabilecek.

Siber Güvenlik Başkanlığının Teşkilat Yapısında Değişikliğe Gidildi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan “Siber Güvenlik Başkanlığı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi” Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Kararnamede yapılan değişiklikle, Başkanlığın görev tanımına “dijital devlet” ibaresi eklendi. Yeni düzenlemeye göre Siber Güvenlik Başkanlığı, siber güvenliğin yanı sıra dijital devlet alanında da mevzuat çalışmalarını yürütecek, ulusal stratejiler ile eylem planlarını hazırlayacak.

Dijital devlet kurumsal mimarisini oluşturma görevi de verilen Başkanlık, kamu kurumlarının temin edeceği veya geliştireceği bilişim sistemlerinin ilke ve standartlarını belirleyecek.

Başkanlık ayrıca e-Devlet Kapısı ile dijital devlet ortak ürün ve sistemlerini geliştirip işletecek. Kamu kurumlarının bilişim projelerinde uygulayacağı yönetim ilkelerini saptayacak olan kurum, bu projelerin mali ve teknik boyutlarına ilişkin Strateji ve Bütçe Başkanlığına görüş bildirecek.

Kamuda yapay zekâ dönemi

Kararname ile kamuda yapay zekâ uygulamalarına yönelik yetkiler de Siber Güvenlik Başkanlığında toplandı. Başkanlık, yapay zekâ alanında ulusal politika ve stratejilerin hazırlanmasına katkı sağlayacak ve ekosistem geliştirme faaliyetlerine iştirak edecek.

Kamuda yapay zekâ uygulamalarına öncülük etmesi hedeflenen Başkanlık, ortak veri alanı altyapısını hayata geçirecek ve uygulamalarda kullanılacak verilerin kalite kriterlerini belirleyecek.

Ayrıca verinin oluşturulmasından yok edilmesine kadar olan süreçleri kapsayan “veri yönetişimi” standartları da Başkanlık tarafından oluşturulacak.

Öte yandan teşkilat yapısı güçlendirilen Başkanlık bünyesinde “Kamu Yapay Zekâ Genel Müdürlüğü, Dijital Devlet Genel Müdürlüğü, Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı, Özel Kalem Müdürlüğü” birimleri de ihdas edildi.

Yapılan değişiklikle Başkanlığa, Cumhurbaşkanı kararıyla yurt içinde veya yurt dışında görev alanıyla ilgili şirket kurma yetkisi verildi. Başkanlık ayrıca yurt içinde sayısı 7’yi geçmemek üzere temsilcilik açabilecek ve yurt dışı teşkilatı kurabilecek.

Ayrıca Kararname ile Siber Güvenlik Başkanlığı merkez teşkilatı için toplam 204 kadro düzenlendi. Ekli listeye göre ihdas edilen kadrolar arasında 1 başkan, 3 başkan yardımcısı, 6 genel müdür, 22 daire başkanı ve 15 avukatın yanı sıra çok sayıda mühendis, uzman ve teknik personel yer aldı.

BAYRAKTAR KIZILELMA YİNE BİR İLKE İMZA ATTI

KIZILELMA’nın akıllı filo otonomisi kabiliyetine yönelik test uçuşunda, dünya havacılık tarihinde ilk kez iki insansız savaş uçağı otonom olarak yakın kol uçuşu yaptı. Çorlu’daki AKINCI Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nde yürütülen çalışmalar kapsamında iki farklı KIZILELMA prototipi aynı anda gökyüzünde görev icra etti.

Gerçekleştirilen testte KIZILELMA’nın üçüncü prototipi PT3 ve beşinci prototipi PT5 arka arkaya havalandı. Gökyüzüne çıkan iki insansız savaş uçağı, Baykar ekibi tarafından geliştirilen akıllı filo otonomisi algoritmaları sayesinde birbiriyle eş güdümlü hareket ederek otonom muharebe pilotuyla formasyon uçuşu (kol uçuşu) yaptı. Böylece dünya havacılık tarihinde ilk kez iki insansız savaş uçağı otonom olarak yakın kol uçuşu gerçekleştirdi.

Bu teknolojik ilerlemeyle insanlı savaş uçaklarının gerçekleştirdiği karmaşık hava görevleri otonom sistemlere aktarılıyor. Bu kabiliyet, birden fazla insansız platformun bir lider komutasında, birbirlerine göre konumlarını otonom olarak ayarlayarak ortak görev icra etmesine olanak tanıyor.

Hava Devriyesi Görevi

Uçuş testinde modern hava muharebesinin temel unsurlarından biri olan CAP (Combat Air Patrol – Hava Devriyesi) görevi de denendi. Bayraktar KIZILELMA prototipleri, filo otonomisi yazılımları eşliğinde belirlenen rotada devriye uçuşu gerçekleştirdi. Böylece hava savunma görevlerinin millî insansız savaş uçağı tarafından filo hâlinde yapılabilirliği doğrulandı. Savaş uçaklarının belirli bölgeleri korumak amacıyla icra ettiği devriye ve önleme görevleri, gelecekte Bayraktar KIZILELMA filoları tarafından otonom olarak gerçekleştirilebilecek.

Test süreci boyunca insansız savaş uçaklarının otonom sistemleri ve birlikte harekât süreçleri yakından takip edildi. Baykar’ın tamamen öz kaynaklarıyla geliştirdiği Bayraktar KIZILELMA, sahip olduğu akıllı filo otonomisi altyapısı sayesinde gelecekte çoklu platformlarla koordineli harekât yapabilme kabiliyetini geliştirmeye devam edecek.

Bayraktar KIZILELMA, 29 Kasım’da gerçekleştirilen testte dünya havacılık tarihine geçmişti. Sinop açıklarında yapılan tarihi testte, ASELSAN imzalı MURAD AESA radarının işaretlediği hedef uçağı, TÜBİTAK SAGE tarafından geliştirilen GÖKDOĞAN füzesiyle tam isabetle vuran Bayraktar KIZILELMA, dünyada görüş ötesi hava-hava füzesi kullanarak jet motorlu bir hava hedefini imha eden ilk insansız savaş uçağı olmuştu.

Dünyanın en büyük insansız hava aracı şirketi olan Baykar, Bayraktar TB2 SİHA için 36 ülkeyle, Bayraktar AKINCI TİHA için ise şimdiye kadar 16 ülke ile olmak üzere toplam 37 ülkeyle ihracat anlaşması imzaladı.

“Kopyalayan Değil İcat Eden, Taklit Eden Değil Takip Edilen...”

Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, teste ilişkin paylaşımında, “Dünyada ilk defa! İki insansız savaş uçağı otonom yakın kol uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi!” ifadelerini kullandı.

Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar da, “Dünya havacılık tarihinde ilk kez iki insansız savaş uçağı otonom olarak yakın kol uçuşu gerçekleştirdi. Kopyalayan değil icat eden, taklit eden değil takip edilen...” değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Kacır: Dengeler Değişecek, Her Şey Yeniden Başlayacak

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, insanlı savaş uçaklarından çok daha kabiliyetli ve maliyet etkin olan insansız savaş uçaklarının, otonom ve sürü hâlinde yaptıkları görevlerle savaş sahasında “oyun değiştirici” olacağını belirtti.

Bayraktar KIZILELMA’nın akıllı filo otonomisi kabiliyetine yönelik test uçuşunda, dünya havacılık tarihinde ilk kez iki insansız savaş uçağının otonom olarak yakın kol uçuşu yaptığına dikkat çeken Bakan Kacır, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar’ın paylaşımını alıntılayarak değerlendirmelerde bulundu.

Havacılıkta yeni çağın kapılarını Türklerin açtığını vurgulayan Kacır, şunları kaydetti: “İnsanlı savaş uçaklarından çok daha kabiliyetli ve maliyet etkin olan insansız savaş uçakları, otonom ve sürü hâlinde yaptıkları görevlerle savaş sahasında oyun değiştirici olacak. Dengeler değişecek, her şey yeniden başlayacak.”

İletişim Başkanı Duran: Stratejik Vizyonumuzun Somut Bir Göstergesi

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Bayraktar KIZILELMA’nın akıllı filo otonomisine yönelik test uçuşunda dünya havacılık tarihinde ilk kez iki insansız savaş uçağının otonom olarak yakın kol uçuşu gerçekleştirmesi dolayısıyla emeği geçenleri tebrik etti.

Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Duran, Türkiye’nin savunma sanayisinde yıldızının parlamaya devam ettiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yürütülen Millî Teknoloji Hamlesi’nin, savunma sanayisinde Türkiye’yi takip eden değil, yön veren bir ülke konumuna taşıdığını vurgulayan Duran, şu ifadeleri kullandı:

“İki insansız savaş uçağının otonom yakın kol uçuşunu başarıyla gerçekleştirmesi, mühendislik gücümüzün, yapay zekâ kabiliyetimizin ve stratejik vizyonumuzun somut bir göstergesidir. Emeği geçen herkesi gönülden tebrik ediyorum.”

AK Parti Sözcüsü Çelik’ten Tebrik Mesajı

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Bayraktar KIZILELMA’nın akıllı filo otonomisine yönelik test uçuşunda, dünya havacılık tarihinde ilk kez iki insansız savaş uçağının otonom olarak yakın kol uçuşu gerçekleştirmesi dolayısıyla emeği geçenleri tebrik etti.

Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Çelik, şunları kaydetti: “Tüm dünyanın zorluklarla ve belirsizliklerle dolu olduğu bir dönemde, Türkiye kendi rotasını çizen nadir ülkelerden biri. Her bir ‘ilk’, dünyadaki kötülüğe ülkemizden verilmiş bir cevaptır. İradeyi milim şaşmadan takip edenlere, emeği geçenlere tebrikler.”

Savunma Sanayii Başkanı Görgün’den Değerlendirme

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Bayraktar KIZILELMA’nın akıllı filo otonomisi kabiliyetine yönelik test uçuşuna ilişkin, “Bu görev sırasında birbirlerine yaklaşık 15 metre mesafeye kadar yaklaşan iki KIZILELMA ile dünyada ilk defa insansız savaş uçakları arasında yakın otonom kol uçuşu başarıyla gerçekleştirildi.” değerlendirmesinde bulundu.

Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Görgün, “Gök Vatan”da dünyada ilk kez gerçekleştirilen bir kabiliyetin daha başarıyla hayata geçirildiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“İnsansız Savaş Uçağı Bayraktar KIZILELMA Projesi kapsamında, KIZILELMA insansız savaş uçaklarımız Azra Millî Data Linki (MDL) üzerinden birbirleriyle haberleşerek sürü İHA komutu altında devriye görevini tamamen otonom şekilde icra etti. Bu görev sırasında, birbirlerine yaklaşık 15 metre mesafeye kadar yaklaşan iki KIZILELMA ile dünyada ilk defa insansız savaş uçakları arasında yakın otonom kol uçuşu başarıyla gerçekleştirildi.”

Ortaya konan bu yeteneğin; otonomi, güvenli veri paylaşımı, görev koordinasyonu ve yapay zekâ destekli sürü kabiliyetleri alanlarında ulaşılan ileri mühendislik seviyesinin açık bir göstergesi olduğunu ifade eden Görgün, şunları kaydetti:

“Aynı zamanda bu adım, insansız savaş uçaklarının birlikte hareket edebilen, görev paylaşımı yapabilen ve geleceğin hava muharebe konseptlerini şekillendirecek bir yapıya evrilmesinde kritik bir eşik niteliği taşımaktadır. Millî teknolojiyle geliştirilen bu kabiliyet, Türkiye’nin savunma havacılığında takip eden değil; öncü, yön veren ve standart belirleyen bir konuma ulaştığını bir kez daha ortaya koymuştur. Bu tarihi başarıda emeği geçen Baykar ailesini, mühendislerimizi ve tüm savunma sanayii ekosistemimizi gönülden tebrik ediyorum. Gök Vatan’da yapay zekâ ile güçlenen otonomi, geleceğin hava gücünü bugünden inşa ediyor.”

AR-GE İSTİHDAMIN LOKOMOTİFİ OLDU, YAZILIMDAKİ PERSONEL SAYISI İMALAT SANAYİSİNİ GEÇTİ

Anadolu Ajansı (AA)’nın haberine göre, SER Danışmanlık tarafından 6’ncısı hazırlanan **“AR-GE ve İnovasyon Raporu”**nda, ulusal ve uluslararası veriler ışığında Türkiye’nin 2024 yılı performansı ile son 10 yıllık gelişimi analiz edildi. Raporun en dikkat çekici bulgularından biri, istihdam yapısındaki değişim olarak öne çıktı.

Buna göre, imalat sanayisindeki AR-GE personeli artışı son 15 yılda ilk kez yüzde 1’in altında kalarak 90 bin oldu. Yazılım sektörü ise yüzde 15’in üzerinde artışla 95 bine ulaştı. Böylece yazılım sektörü, AR-GE insan kaynağı açısından ilk kez imalat sanayisini geçti.

AR-GE HARCAMALARI 10 YILDA 2,5 KATINA ÇIKTI

Türkiye’nin 10 yıl önce 7,5 milyar dolar seviyesinde olan toplam AR-GE harcaması, istikrarlı şekilde yükselerek 19,9 milyar dolara ulaştı.

AK Parti Bilgi ve İletişim Teknolojileri Başkanlığı değerlendirmelerine göre, toplam harcamalar içinde özel sektörün payı yüzde 65’e yükseldi. Özel sektör harcamalarında 51,5 milyar lirayla TUSAŞ ve 32 milyar lirayla ASELSAN gibi savunma sanayisi firmalarının büyük pay sahibi olması nedeniyle, kamunun dolaylı finansman etkisinin yüksekliği dikkati çekti.

Devletin AR-GE’ye sağladığı vergi indirimleri ve SGK prim destekleri gibi dolaylı destekler 115 milyar lirayı aştı. Özel sektör AR-GE harcamasının yüzde 27’si, devletin sağladığı dolaylı teşviklerle finanse edildi.

OECD verilerine göre Türkiye, AR-GE harcamaları içindeki dolaylı teşvik oranında (yüzde 16,8) 38 ülke arasında 5’inci sırada yer aldı. Bu oran, OECD (yüzde 6,9) ve Avrupa Birliği (AB) (yüzde 7,4) ortalamalarının üzerinde gerçekleşti.

İmalat sektöründe “Kapasite Raporu” alan tesis sayısı, özellikle yüksek ve orta-yüksek teknoloji alanlarında yüzde 20-25 arttı. Bu durum, kurulu kapasitenin yükseldiğini gösterdi. Ancak geleceğe dönük yatırım iştahını yansıtan “Yatırım Teşvik Belgeleri”nde son 5-6 yılın en düşük seviyesi görüldü.

YATIRIMLAR 1 MİLYAR DOLARI AŞTI

Girişim sermayesi yatırımları, 2021-2022 seviyelerinin altında kalmasına rağmen toparlanma sinyalleri verdi. 2023’e göre yüzde 31 artışla yatırım tutarı 1,1 milyar dolara ulaştı.

Yatırım desteği alan firma sayısı rekor kırarak 220’den 469’a yükseldi. Bu artışta, TÜBİTAK’ın BİGG Programı kapsamında desteklediği 329 firmanın büyük payı oldu. Fintek, biyoteknoloji ve yapay zekâ, adet bazında en çok yatırım çeken alanlar olarak dikkati çekti.

Yazılım sektörü yüzde 15 kârlılık ve dolar bazında yüzde 31 ciro artışını korurken, imalat sanayisinin kârlılığı yüzde 2 ile son 10 yılın en düşük seviyesine geriledi. İhracatta ise orta-yüksek teknoloji ürünleri yüzde 5 artışla 92 milyar doları geçti.

AR-GE ÇIKTILARINDA NİCELİKSEL ARTIŞ SÜRDÜ

Yerleşiklerin patent başvuruları ilk kez 10 bin 200’e yaklaştı. Bilimsel yayınlarda da Türkiye önemli bir ivme yakaladı. Son 10 yıldaki bilimsel yayın artış hızında Türkiye, OECD ülkeleri arasında ilk sırada yer aldı.

FERGANİ UZAY TEKNOLOJİLERİ, FGN-TUG-S01 HİBRİT MOTORUNU UZAYDA ATEŞLEDİ

Baykar’dan yapılan açıklamaya göre, Baykar Yönetim Kurulu Başkanı ve Teknoloji Lideri Selçuk Bayraktar tarafından kurulan Fergani Uzay Teknolojileri, ilk millî Yörüngesel Taşıyıcı Araç (YTA) olan FGN-TUG-S01 ile uzay havacılık tarihine geçti. 28 Kasım 2025’te ABD’nin California eyaletindeki Vandenberg Uzay Kuvvetleri Üssü’nden SpaceX Falcon 9 Transporter-15 göreviyle uzaya fırlatılan millî YTA, yörüngedeki hazırlık süreçlerinin ardından tarihi ateşleme operasyonunu başarıyla gerçekleştirdi.

FGN-TUG-S01, 07.12.2025 tarihinde Türkiye saatiyle 07.46’da ana hibrit itki sistemini devreye aldı. 35 saniye süren ateşleme operasyonu başarılı bir şekilde icra edildi. Millî YTA, gerçekleştirdiği bu manevra ile 530 kilometre irtifadaki dairesel yörüngesinden ayrılarak, 720 kilometre zirve irtifasına sahip bir eliptik yörüngeye geçişi sağladı. Bu operasyon, Türkiye’nin uzayda kendi geliştirdiği hibrit motor teknolojisiyle gerçekleştirdiği ilk uzay ateşleme operasyonu olmasının yanı sıra, dünya genelinde hibrit roket motorunun ilk yörüngesel ateşlemesi olarak tarihe geçti. Katı ve sıvı yakıtlı motorlara kıyasla daha emniyetli, basit ve maliyet etkin bir yapıya sahip olan hibrit roketlerin, geleceğin uzay operasyonlarında kritik bir rol üstlenmesi öngörülüyor.

Fergani Uzay Üst Yöneticisi Selçuk Bayraktar, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, Fergani’nin geliştirdiği millî YTA FGN-TUG-S01’in ilk yörüngesel ateşleme testini başarıyla tamamladığını belirterek, “Ardından Fergani küp uydusu FRG-10D1, YTA’dan ayrılma operasyonu başarıyla gerçekleşti. Hedef Uluğbey Küresel Konumlama Sistemi.” ifadesini kullandı.

İlk uydu teslimatı gerçekleşti

Yörünge transfer manevrasının başarıyla tamamlanmasının ardından görevin ikinci kritik aşaması olan küp uydu bırakma operasyonuna geçildi. Türkiye saatiyle 11.35’te başlatılan süreç sonunda, saat 11.45’te Fergani küp uydusu FRG-10D1, YTA’dan başarıyla ayrılarak hedef yörüngesindeki yerini aldı.

Bu başarı, Fergani Uzay’ın gelecekteki farklı irtifalarda görev yapacak takım uydu misyonları için kritik bir kilometre taşı niteliği taşıyor. FGN-TUG-S01; uçuş bilgisayarı, aviyonik sistemleri, güç dağıtım birimleri ve termal kontrol altyapısı dâhil olmak üzere tamamen Fergani Uzay mühendisleri tarafından yerli tasarım ve üretim olarak geliştirildi. Türkiye, yörüngede hibrit motor denemesi gerçekleştiren ilk ülke olma başarısını göstererek uzay teknolojilerinde yeni bir dönemin kapılarını araladı. Başarıyla tamamlanan bu görev, Fergani Uzay’ın inşa etmeyi hedeflediği Uluğ Bey Küresel Konumlama Sistemi için de kritik bir altyapı oluşturuyor.

Fergani Uzay, bu teknoloji sayesinde gelecekteki uydu takımlarını farklı yörüngelere kendi araçlarıyla yerleştirebilecek. Önümüzdeki 5 yıl içinde 100’den fazla uyduyu uzaya göndermeyi hedefleyen Fergani Uzay, Türkiye ile birlikte dost ve kardeş ülkelere bağımsız konumlandırma ve uzay lojistiği kabiliyeti kazandırmayı hedefliyor. Ayrıca geliştirme çalışmaları devam eden fırlatma sistemleriyle yakın gelecekte dünyadan uzaya bağımsız erişim kabiliyeti kazanılması amaçlanıyor.

ASELSAN’ın LUNA-1 Uydusu Başarıyla Fırlatıldı

ASELSAN’dan yapılan açıklamaya göre, alçak yörünge uyduları üzerinden küresel haberleşme altyapısı kurma çalışmaları dünya çapında hız kazanırken, ASELSAN Yeni Uzay (New Space) döneminin önemli aktörlerinden biri olma hedefiyle kritik bir adım attı.

Şirketin uzay tabanlı IoT çözüm ailesinin ilk uydusu LUNA-1, ABD’nin Kaliforniya eyaletinden SpaceX Falcon-9 roketi ile Transporter-15 görevi kapsamında başarıyla fırlatıldı.

Görev yükleri, yer kontrol yazılımları ve uçuş bilgisayarı dâhil tüm tasarım, geliştirme, üretim, entegrasyon ve test süreçleri ASELSAN mühendisliğiyle tamamlanan LUNA-1, fırlatmadan yaklaşık bir saat sonra taşıyıcı roketten ayrılarak 510 kilometre kutupsal senkron yörüngeye (SSO) yerleşti. Uydudan alınan ilk telemetri verileri Ankara’daki yer istasyonu tarafından başarıyla çözümlendi ve uydunun sağlıklı çalıştığı doğrulandı.

ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol da konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Alçak yörünge IoT uydumuz LUNA-1 uzayda. LEO yörünge çözümlerine yönelik çalışmalarımıza hız vererek devam edeceğiz.” ifadelerine yer verdi.

Bu başarı ile Türkiye, alçak yörüngede gerçek zamanlı veri iletişimi sağlayan millî IoT uydu ağını kurma vizyonunda yeni bir aşamaya geçti. LUNA-1 ile sensörlerin çevrim içi kalmasının zor olduğu bölgelerde bile bağlantı sürekliliği hedefleniyor. Alçak yörünge uydusu, gerçek zamanlı, kesintisiz ve düşük maliyetli IoT erişimini mümkün hâle getiriyor.

NSOSYAL’İN KULLANICI SAYISI 1,7 MİLYONU AŞTI

NSosyal’den yapılan açıklamaya göre, NSosyal’in tüm mimarisi ve kullanıcı deneyimi yeniden yapılandırıldı. Yapılan son güncellemeyle birlikte kullanıcılara hikâye modu gibi özellikler sunuldu. Önceki sürümlerde yer alan medya modu gibi uygulamalar da güncellemeyle tamamen yenilendi.

NSosyal, kuruluş aşamasında kullanılan eski açık kaynaklı yazılım altyapısını tamamen geride bırakarak teknolojik bir dönüşüm gerçekleştirdi. Platformun tüm katmanları, TEKNOFEST girişimcileri tarafından uçtan uca, sıfırdan kodlanan özgün ve millî yazılımla inşa edildi.

NSosyal, dijital egemenlik vizyonu doğrultusunda tüm kullanıcı verilerini Türkiye sınırları içindeki sunucularda muhafaza ediyor. Millî yazılım altyapısının kullanılmasıyla birlikte verilerin yurt dışına çıkışı engellenirken, siber güvenlik standartları en üst seviyeye çıkarıldı. Platform, yeni mimarisiyle birlikte modüler, ölçeklenebilir ve yüksek performanslı bir sistem altyapısına kavuştu.

TEKNOFEST girişimcileri tarafından geliştirilen NSosyal, küresel platformların kullanıcıları uygulama içinde saatlerce tutmaya yönelik manipülatif yöntemlerini de kullanmıyor. Platform, kullanıcı alışkanlıklarını birer ticari veriye dönüştürmediği gibi insani iletişimi merkeze alan, güvenli bir iletişim sahası sağlıyor.

Etik yapay zekâ modeli ile manipülasyon girişimleri en aza indiriliyor

NSosyal’de, kullanıcıyı manipüle etmeyen şeffaf akış algoritmaları yer alıyor. Kişisel verilerin gizliliğine odaklanan ve mahremiyete saygılı altyapısıyla öne çıkan platform, reklam odaklı profilleme yerine gerçek etkileşimi önceliyor. Ayrıca her aşamada denetlenebilir ve şeffaf veri politikası platforma yön veriyor.

Yazılımı ve yeni yüzüyle kullanıcılarının karşısına çıkan NSosyal, 1,7 milyon kullanıcıyı aştı. NSosyal bünyesinde yer alan ve “ahlaklı yapay zekâ” olarak bilinen T3AI botu da kullanıcılara hizmet vermeye devam ediyor.

NSosyal’in teknolojik altyapısında yer alan yapay zekâ, işlevsel bir mühendislik çözümü olarak kullanılıyor. Etik yapay zekâ modeli ile platformdaki moderasyon süreçleri hızlanırken, spam, bot hesaplar ve manipülasyon girişimleri en aza indiriliyor. Kullanıcı güvenliğini merkeze alan sistem, mobil ve web platformlarında performans odaklı bir çalışma prensibini de gözetiyor.

DÜNYADAN GÜNCEL GELİŞMELER

The Guardian gazetesinin haberine göre, ABD merkezli video düzenleme firması Kapwing tarafından yürütülen çalışma, video paylaşım platformu YouTube’un algoritmasının yeni kullanıcılara önerdiği videoların yüzde 20’sinden fazlasının “AI slop” adı verilen, yapay zekâyla üretilen düşük kaliteli içerikler olduğunu ortaya koydu.

Çin, alçak yer yörüngesinde kurduğu “Guovang” takım uydu ağının parçasını oluşturacak internet uydularının 16’ncı ve 17’nci gruplarını uzaya gönderdi.

Çin, yüksek frekanslı veri alışverişi sağlayan iki uyduyu uzaya yolladı. Xinhua’nın haberine göre, “Ciatong VDES A” ve “Ciatong VDES B” uyduları, “Kuaycou 1A” roketiyle ülkenin kuzeybatısındaki Ciuçüen Uydu Merkezi’nden fırlatıldı.

Rusya merkezli internet kesinti takip monitörü Sboy.rf verilerine göre, ülkede WhatsApp’a erişimle ilgili şikâyetler diğer aylara oranla Aralık ayının son haftasında yüzde 1042 arttı.

İtalya Rekabet Kurumu (Antitrust AGCM), ABD merkezli teknoloji ürünleri satan Apple firmasına, mobil uygulama piyasasındaki hâkim konumunu kötüye kullandığı gerekçesiyle 98,6 milyon avro para cezası kesti.

AB’DEN WHATSAPP’TAKİ YAPAY ZEKÂ UYGULAMALARINA SORUŞTURMA

AB Komisyonu, Meta’nın sahibi olduğu WhatsApp’a, diğer yapay zekâ sağlayıcılarının erişimiyle ilgili yeni uygulamasının AB rekabet kurallarını ihlal edip etmediğini belirlemek üzere resmî antitröst soruşturması başlatıldığını açıkladı.

Meta’nın yeni politikasının, yapay zekâ sağlayıcılarının WhatsApp aracılığıyla müşterilerle iletişim kurmasına imkân sağlayan bir aracı kullanmasını yasakladığı ifade edilen açıklamada, “AB Komisyonu, bu yeni politikanın üçüncü taraf yapay zekâ sağlayıcılarının Avrupa Ekonomik Alanı’nda WhatsApp aracılığıyla hizmet sunmasını engelleyebileceğinden endişe duymaktadır.” ifadesine yer verildi.

Yeni politikanın bir sonucu olarak Meta’nın kendi yapay zekâ hizmetinin platformdaki kullanıcılar tarafından erişilebilir olmaya devam edeceği, rakip yapay zekâ sağlayıcılarının ise WhatsApp üzerinden müşterilerine ulaşmasının engellenebileceğine işaret edilen açıklamada, bu durumun AB rekabet kurallarını ihlal edip etmediğinin değerlendirileceği kaydedildi.

ÜLKEMİZDEN GÜNCEL GELİŞMELER

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türksat 5B uydusunun uzaydaki görevini başarıyla sürdürdüğünü belirterek, “Türksat 5B, ülkemizin uzay ve haberleşme alanındaki gücünü perçinleyen stratejik bir yatırımdır.” dedi.

Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürü Avni Dilber, Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliğinde influencer ve yapay zekâ kullanımının sınırlandırılmasına ilişkin mevzuatın ocak ayında yürürlüğe gireceğini bildirdi.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerinden derlenen bilgilere göre, Türkiye ekonomisi yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 3,7 büyürken, bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 10,1’lik artışla son yedi çeyrektir kesintisiz büyüme kaydetti.

Ankara Sanayi Odası (ASO), Bilgisayar Yazılımları Sanayi Meslek Komitesi koordinasyonunda, yazılım sektörü paydaşlarını bir araya getirdiği “Türkiye Cumhuriyeti’nin İkinci Yüzyılında Yazılımın Sanayileşmesi Zirvesi”ni 11 Aralık’ta gerçekleştirdi.

Türkiye’nin lider simülatör üreticisi HAVELSAN, rotorlu (döner kanat) hava araçları simülasyonu ve mühendislik analizinde dünyanın önde gelen firmalarından ABD merkezli Advanced Rotorcraft Technology ile stratejik ortaklık anlaşması imzaladı.

Yapay Zekâ Politikaları Derneğinin (AIPA) Türkiye genelinde yaptığı “Toplumda Yapay Zekâ Algısı” araştırmasından derlenen bilgilere göre, Türkiye’de yapay zekâ kavramını duyanların oranı yüzde 80,5 olurken, bu teknolojinin kullanım oranı yüzde 57,6 ile dünya ortalamasının üzerinde hesaplandı.

ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, Mısır’da “Aselsan Egypt” adıyla temsilcilik ofisi açıldığını duyurdu.

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından geliştirilen Türkiye’nin ilk millî jet eğitim ve hafif taarruz uçağı HÜRJET’in İspanya’ya ihracatına yönelik 2,6 milyar avro değerinde anlaşma yapıldı.

# DİJİTALSÖZLÜK

Siber Hijyen

Dijital sistemleri, ağları, cihazları ve verileri siber tehditlerden korumaya yönelik düzenli güvenlik uygulamalarını ifade eder. Güçlü parolalar ve iki faktörlü kimlik doğrulama kullanmak, yazılımları güncel tutmak, veri yedeklemek ve güvenli olmayan ağlardan kaçınmak temel siber hijyen adımlarıdır.