KÜLTÜR / SANAT

Bizans’tan Cumhuriyet’e Uzanan Hafıza: İstanbul’un Anıt Ağaçları Ne Anlatıyor?

İstanbul’un dört bir yanında kök salan anıt ağaçlar, yüzyıllara yayılan tarihsel tanıklıklarıyla kentin doğal ve kültürel hafızasını günümüze taşıyor.

Abone Ol

İstanbul’da Bizans’tan Osmanlı’ya, Cumhuriyet’ten günümüze uzanan süreçte sayısız olaya tanıklık eden anıt ağaçlar, yalnızca yaşları ve görkemleriyle değil, taşıdıkları tarihsel ve toplumsal anlamlarla da kentin simgeleri arasında yer alıyor. Türkiye genelinde yürütülen tespit ve tescil çalışmalarıyla koruma altına alınan bu ağaçlar, özellikle İstanbul’da cami avlularından parklara, korulardan ormanlara kadar pek çok noktada geçmişle bugün arasında canlı bir bağ kuruyor.

ANIT AĞAÇLAR KORUMA ALTINDA

Doğal ve kültürel miras açısından büyük öneme sahip anıt ağaçlar, yürütülen çalışmalar kapsamında tespit edilerek resmî olarak koruma altına alınıyor. Asırlık çınarlardan efsanelere konu olmuş meşelere kadar birçok ağaç, yalnızca fiziksel özellikleriyle değil, çevresinde şekillenen tarihsel ve toplumsal olaylarla da tescilleniyor. Bu kapsamda yürütülen bakım ve onarım faaliyetleriyle anıt ağaçların gelecek kuşaklara aktarılması hedefleniyor.

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ-CERRAHPAŞA ORMANINDA ASIRLIK TANIKLAR

Üniversitenin Orman Fakültesine ait eğitim ve araştırma ormanı, İstanbul’daki anıt ağaçların en dikkat çekici örneklerini barındırıyor. Bu alanda bulunan ve yaşının 1400’e yaklaştığı tahmin edilen çınar, Türkiye’nin bilinen en yaşlı çınarı olarak öne çıkıyor. Aynı ormanda yer alan 580 yıllık “Ahtapot Çınar”, 800 yaşındaki çift gövdeli Londra çınarı ve 300 yaşını aşmış bir başka çınar da koruma altında bulunuyor.

KENTİN FARKLI NOKTALARINDAKİ SEMBOL AĞAÇLAR

İstanbul’un çeşitli semtlerinde yer alan anıt ağaçlar, bulundukları mekânlarla bütünleşmiş durumda. Eyüp Sultan Camii avlusundaki ve fethin ardından dikildiğine inanılan çınar, mistik ve tarihsel değeriyle öne çıkıyor. Gülhane Parkı yakınındaki “Taşlı Çınar” ise kentin imar faaliyetlerine tanıklık eden doğal bir simge olarak biliniyor. Beyazıt Camii avlusundaki anıt çınar da Osmanlı’dan yakın tarihe uzanan olaylara tanıklığıyla dikkat çekiyor.

ANADOLU YAKASI VE BOĞAZ HATTINDAKİ ANITLAR

Anadolu Yakası’nda da çok sayıda anıt ağaç bulunuyor. Küçük Çamlıca Korusu’ndaki Ata Fıstık Çamı, bölgenin en yaşlı örneklerinden biri olarak öne çıkarken, Çamlıca Bulgurlu’daki görkemli çınar sosyal bellekte güçlü bir yer ediniyor. Beykoz Çayırı’ndaki çınarlar Osmanlı dönemine uzanan geçmişleriyle ayakta dururken, Çengelköy’de “Katil Çınar” olarak bilinen ağaç, yaşanan talihsiz bir olayla hafızalara kazınmış simgeler arasında yer alıyor.

UZMANLARDAN ANIT AĞAÇ VURGUSU

Anıt ağaçların taşıdığı değere dikkat çeken uzmanlar, bu ağaçların yalnızca botanik açıdan değil, tarihsel süreklilik ve toplumsal hafıza açısından da büyük önem taşıdığını vurguluyor. İstanbul’da neredeyse her semtte görülebilen bu doğal tanıkların korunmasıyla, kentin çok katmanlı tarihinin canlı unsurlarının geleceğe aktarılması amaçlanıyor.