Güncel

Güne Başlarken 13.01.2025

Abone Ol

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN

Bölgemizin yeni bir savaşı ve istikrarsızlığı kaldırmaya tahammülü yoktur. İhtiyacımız olan aklıselimdir, sağduyudur, temkindir, yanlışı daha büyük bir yanlışla kapatma gafletine asla düşmemektir.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, 21 Haziran 2025 tarihinde İslam İşbirliği Teşkilatı Dışişleri Bakanları Konseyi 51. Oturumunda yapmış olduğu açıklamalar:

Batılı güçlerin koşulsuz desteğini arkasına alan İsrail, bölgemizi istikrarsızlığa sürüklemeye devam ediyor. Önce Gazze’ye ve Batı Şeria’ya saldırdılar. Tüm dünyanın gözleri önünde Gazze’yi devasa bir enkaza çevirdiler. Her gün, çoğu çocuk ve kadın olmak üzere yüzlerce masum sivil İsrail güçleri tarafından bilerek şehit ediliyor. Gazze’de yaşayan 2 milyon kardeşimiz, Nazilerin temerküz kamplarını bile geride bırakan kötü şartlarda tam 21 aydır hayatta kalma mücadelesi veriyor.

Gazze ile birlikte İsrail; Lübnan’ı, Yemen’i ve Suriye’yi de hedef aldı. Hava bombardımanlarının yanı sıra Suriye’deki çeşitli grupları yönetime karşı kışkırtarak orayı da karıştırmaya ve kargaşa çıkarmaya çalıştı. Şunu bir defa açık ve net söylemek isterim: Bütün bu saldırılarıyla Netanyahu hükûmeti, bölgesel barışın önündeki en büyük engel olduğunu bir kez daha ispat etmiştir. İsrail’in Gazze, Lübnan, Yemen, Suriye ve son olarak İran’a gerçekleştirdiği saldırıların tanımı ve tarifi haydutluktur.

Bölgeyi ateşe, çatışmaya, kaosa ve gözyaşına boğarak güvenliklerini tesis edeceklerini zannedenler, ham bir hayalin peşinden gitmektedir. İsrail, komşularının güvenliğini tehdit ederek kendi güvenliğini sağlayamaz. Evdeki hesabın çarşıya uymadığını onlar da yavaş yavaş göreceklerdir. Türkiye olarak, bölgemizde sınırları kanla çizilecek yeni bir Sykes-Picot düzeninin kurulmasına izin vermeyeceğimizi burada önemle vurguluyorum.

Netanyahu’nun çatışmaları daha da derinleştirmek amacıyla söylediği, övgü ambalajına sarılmış zehirli sözlerine kimse itibar etmesin. Bölgemizin yeni bir savaşı ve istikrarsızlığı kaldırmaya tahammülü yoktur. İhtiyacımız olan; aklıselimdir, sağduyudur, temkindir, yanlışı daha büyük bir yanlışla kapatma gafletine asla düşmemektir.

İstanbul’un kaderi; Şam’ın kaderinden, Bağdat’ın, Kahire’nin, Sana’nın kaderinden, İslamabad’ın, Kabil’in, Trablus’un, Tahran’ın kaderinden, Mekke ile Medine’nin ve elbette Kudüs’ün ve Gazze’nin kaderinden ayrı değildir. Türk’ü, Kürt’ü, Arap’ı, Fars’ıyla; Sünni’siyle, Şii’siyle, Alevi’siyle; Afrikalı, Asyalı ve Latin Amerikalı’sıyla ve diğer tüm mezhep ve kökenleriyle Müslümanların kıblesi gibi kaderleri de ortaktır. Söz konusu ortak davalarımız, ortak çıkarlarımız olunca farklılıkları bir yana koyup kenetlenmek boynumuzun borcudur. Aramızdaki tutum ve farklılıkların, özellikle içinden geçtiğimiz bu kritik dönemde bizlere ayak bağı olmasına izin veremeyiz.

GENEL BAŞKAN VEKİLİ EFKAN ALA

Her yurt dışına çıktıklarında diplomatik mahcubiyetle yurda dönenlerin, uluslararası ilişkilerde liderler diplomasisinin en etkili ismi Türkiye Cumhuriyeti Devlet Başkanına laf etmelerinin milletimiz nezdinde kıymeti harbiyesi yoktur.

AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in açıklamalarına yönelik sosyal medya hesabından paylaşım yaptı:

“Türkiye Cumhuriyeti tarihinde millet tarafından doğrudan seçilen ilk Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır. Silivri’den habersiz siyasi espri bile yapamayanların, halkın yarısından fazlasının oyunu almış Devlet Başkanı üzerinden demokratik meşruiyet tartışması açmaya kalkması gerçekten trajikomik bir durumdur. Her yurt dışına çıktıklarında diplomatik mahcubiyetle yurda dönenlerin, uluslararası ilişkilerde liderler diplomasisinin en etkili ismi olan Türkiye Cumhuriyeti Devlet Başkanı’na laf etmelerinin milletimiz nezdinde kıymeti harbiyesi yoktur.”

PARTİ SÖZCÜSÜ ÖMER ÇELİK

SDG'nin kendisini Suriye Kürtlerinin hakkını savunuyor gibi göstermesinin hiçbir geçerliliği yoktur. Suriye Kürtlerinin bir terör örgütüne indirgenmesi, Suriye Kürtlerine yapılacak en büyük haksızlıktır, en büyük iftiradır.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Merkez Yürütme Kurulu toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu.

(İran’da yaşanan son gelişmeler)

Biz, komşumuz İran’da herhangi bir kaosun ortaya çıkmasını asla arzu etmeyiz. Tabii burada İran toplumunda ve devlet hayatında bazı sorunlar olduğunu da yok saymıyoruz. Ancak bu sorunların çözülmesi, İran Cumhurbaşkanı Sayın Pezeşkiyan’ın da ifade ettiği gibi, İran toplumunun kendi öz dinamikleriyle gerçekleşmeli, İran devletinin kendi millî iradesiyle sağlanmalıdır. Dolayısıyla dışarıdan yapılacak müdahalelerin daha da kötü sonuçlar doğuracağını, özellikle de İsrail’in kışkırtmasıyla ve İsrail’in birtakım hedefleri çerçevesinde ortaya çıkacak müdahalelerin daha büyük krizlere, daha büyük sıkıntılara yol açacağını görüyoruz, öngörüyoruz. Bu nedenle daha fazla kriz çıkmaması, bölgenin daha fazla sıkıntıya sürüklenmemesi için İran’da istikrarın önemini vurguluyoruz. İsrailli yetkililerin özellikle İran’a dönük sözlerine baktığımızda, bütün bölgede daha büyük sıkıntılar yaratacak vahşi bir tutum içerisine girmeye çalıştıklarını görüyoruz ki bu, muhakkak surette reddedilmesi gereken bir meseledir.

(Suriye’de yaşanan son gelişmeler)

Burada öteden beri dikkat çektiğimiz durum haklı çıkmıştır. SDG terör örgütünün 10 Mart Mutabakatı’na uyması gerektiğini, bir ülkede iki ordu, iki silahlı güç olamayacağını, bunun muhakkak surette istikrarsızlık yaratacağını ifade etmiştik. Gelinen noktada bu ayrılıkçı yapıya karşı Suriye hükümeti gereken tavrı almış, tavrını ortaya koymuştur. Bundan sonrasının istikrarla sonuçlanması, bizim en önemli temennimizdir.

Terörsüz Türkiye konusunda Suriye’de SDG’nin ortaya koyduğu tutum, esasında Terörsüz Türkiye ve bununla entegre olan, iç içe geçmiş terörsüz bölge hedefini sabote etmeye dönük bir girişimdir. Ancak bu sabotaj sonuçsuz kalmıştır. Burada SDG’nin kendisini Suriye Kürtlerinin hakkını savunuyor gibi göstermesinin hiçbir geçerliliği yoktur. Suriye Kürtlerinin bir terör örgütüne indirgenmesi, Suriye Kürtlerine yapılacak en büyük haksızlık, en büyük iftiradır. Suriye Kürtleri, Suriye’nin eşit ve ayrılmaz bir parçasıdır ve Suriye’nin geleceğinde de hem toplumsal hayatta hem devlet hayatında güçlü bir yere sahip olmaları bizim en büyük arzumuzdur.

AK SÖYLEM

Türkiye’nin bölgesel gelişmelere yaklaşımı, anlık reflekslerle şekillenen bir dış politika pratiği üzerine kurulu değildir. Güvenliği, diplomasiyi ve istikrarı aynı çerçevede ele alan bu yaklaşım; komşu ülkelerde yaşanan her başlığı, bölgesel dengeler ve uzun vadeli sonuçlar üzerinden okumayı esas almaktadır.

İran başlığında bu yaklaşım açık biçimde görülmektedir. Türkiye, komşusu olan İran’da istikrarsızlık üretecek senaryoların bölgeye daha büyük maliyetler getireceği kanaatini taşımaktadır. Dış yönlendirmelerle, özellikle İsrail kaynaklı kışkırtmalar üzerinden şekillenen müdahale arayışları, gerilimi büyütme ve kriz alanlarını genişletme riski taşımaktadır. Bu nedenle Türkiye, müzakere, diyalog ve doğrudan iletişim kanallarının açık tutulmasını bölgesel barışın anahtarı olarak görmektedir.

Suriye sahasında ortaya çıkan tablo da aynı ilkesel çerçeveyle ele alınmaktadır. Ülke bütünlüğünün korunması, merkezi otoritenin güçlendirilmesi ve silahlı yapıların tasfiyesi, kalıcı normalleşmenin temel zeminini oluşturmaktadır. Müzakere süreçlerini oyalama alanına çeviren ve fiili kazanımlar üzerinden pozisyon tahkim etmeye çalışan yapılar, sahadaki gerçekliği değiştirememekte; aksine Türkiye’nin güvenlik ve istikrar merkezli yaklaşımının ne kadar isabetli olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır. Türkiye, bu tür girişimlerin alan genişletmesine izin vermemekte; sahayı yakından takip eden, gerektiğinde inisiyatif alan bir denge kurmaktadır.

Terörsüz Türkiye hedefi, tüm bu başlıklarla doğrudan bağlantılıdır. Terörle mücadele, yalnızca iç güvenlik meselesi olarak görülmemekte; bölgesel güvenlik denklemine etki eden çok boyutlu bir süreç olarak ele alınmaktadır. Silahlı yapıların etnik ya da mezhepsel kimlikler üzerinden meşruiyet üretme girişimleri karşılık bulmamaktadır. Bu tür çabaların bölgedeki toplumlar arasında ayrışma üretmesine, güvenlik başlığını kimlik tartışmalarına çekmesine izin verilmeyecektir.

İçeride ise yönetim sorumluluğunun ölçüsü doğrudan hizmettir. Vatandaşın günlük hayatını etkileyen belediyecilik alanlarında yaşanan aksaklıkların, CHP’li yönetimler tarafından söylemle geçiştirilmeye çalışılması kamuoyunda karşılık bulmamaktadır. Ankara başta olmak üzere CHP’li belediyelerin altyapı, planlama ve kaynak yönetimi konularında yaşadığı sorunlar, siyasi tartışmalarla gölgelenmeye çalışılmaktadır. CHP Genel Başkanı’nın açıklamaları, bu yönetim zaaflarını ele almak yerine tartışmayı farklı mecralara taşımakta; çözüm üretme sorumluluğunu arka planda bırakmaktadır. Siyasi aktörlerin görevi, sorumluluk alanını genişletmek ve hizmet kapasitesini güçlendirmektir. Su yönetimi, altyapı yatırımları ve kaynak planlaması gibi başlıklarda yaşanan aksaklıklar polemikle telafi edilemez. Vatandaşın beklentisi açıktır: planlı yatırımlar, düzenli bakım, etkin kaynak kullanımı ve sürdürülebilir hizmet.

Sonuç itibarıyla Türkiye, bölgesel gelişmeler karşısında istikrarı önceleyen, içeride ise hizmeti merkeze alan tutarlı bir çizgiyle yoluna devam etmektedir. Değişken gündemler karşısında hazırlıklarını yüksek tutan bu yaklaşım, polemik üretenlerin aksine kalıcı çözümler inşa etmeyi hedeflemektedir.

ÖNE ÇIKANLAR

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Düzce'den gelen vatandaşlarla bir araya geldi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, terör örgütü DEAŞ’a yönelik yürütülen soruşturma kapsamında düzenlenen operasyonlarda 8 şüpheli gözaltına alındı.

İzmir’in Balçova ilçesinde geçen yıl 3 polisin şehit olduğu, 1’i polis 2 kişinin yaralandığı polis merkezine yönelik silahlı saldırıya ilişkin iddianame hazırlandı.

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, 3 televizyon kanalına yayın ihlalleri nedeniyle ceza verdi.

Mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarından mezun olan 29 yaş ve altı gençlerin girişimcilik yoluyla kendi işlerini kurmaları ve mezuniyet alanlarında istihdam edilmelerini teşvik etmeye yönelik iş birliği protokolü, Millî Eğitim Bakanlığı, Kredi Garanti Fonu ve Halkbank arasında imzalandı.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca, geçen yıl ülke genelinde 62 bin 583 çevre denetimi gerçekleştirildiği açıklandı.

Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları Genel Müdürü Veysi Kurt, ülke genelinde 4 bin 164 kilometrelik yeni demir yolu hattının yapımının devam ettiğini ve 2026’da birçok projenin tamamlanacağını açıkladı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, Kara Kuvvetleri Komutanlığı bünyesindeki nakliye ihalelerinde usulsüzlük yaparak kamuyu zarara uğrattıkları iddiasıyla 6’sı asker olmak üzere 21 şüpheli gözaltına alındı.

Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,44 değer kazanarak 12.254,83 puanla rekor seviyeden tamamladı.

Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, bu yıl fitre miktarının 240 lira olarak belirlendiğini açıkladı.

DIŞ POLİTİKA

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Gazze barış planının ikinci aşamasının hazırlıklarının ele alındığı çevrim içi toplantıda yer aldı.

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile iş yapan ülkelerin ABD ile ticaretlerinde yüzde 25 oranında gümrük vergisi ödeyeceğini açıkladı.

Çin, ABD’nin İran ile iş yapan ülkelere yüzde 25 ek gümrük vergisi getirmesine tepki gösterdi. İran’ın dış ticaretinde yüzde 30 ile en büyük paya sahip olan Çin, ülkenin petrol ihracatının yüzde 90’ını satın alıyor.

İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı, gösterilerde hayatını kaybedenlerin sayısının 646’ya çıktığını bildirdi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ülkesinin savaşa da karşılıklı saygı çerçevesinde müzakerelere de hazır olduğunu söyledi.

ABD, ülkede devam eden gösteriler ve güvenlik risklerini gerekçe göstererek İran’daki vatandaşlarına “derhal ülkeyi terk etme” çağrısı yaptı.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran konusunda öncelikle diplomasiyi tercih ettiğini ancak askerî güç kullanımını da her zaman masada tuttuğunu belirtti.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, ABD Başkanı Donald Trump’ın 15 Ocak Perşembe günü Venezuelalı muhalif lider Maria Corina Machado’yu kabul edeceğini açıkladı.

Suriye resmî haber ajansı SANA’nın haberine göre, ordu, YPG/SDG’nin işgali altındaki Meskene ve Deyr Hafir bölgelerine yeni silahlı terör gruplarının ulaşmasının ardından Meskene–Deyr Hafir hattına çok sayıda takviye birlik gönderdi.

Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev, ABD Başkanı Donald Trump’ın hızlı hareket etmemesi hâlinde Grönland’ın referandumla Rusya’ya katılma kararı alabileceğini iddia etti.

Somali Bakanlar Kurulu, Birleşik Arap Emirlikleri ile güvenlik ve savunma alanında imzalanan tüm ikili anlaşma ve mutabakatları iptal etti.