AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Ali Özkaya, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 3 Mart 1924 tarihinde kabul edilen “Hilafetin İlgasına ve Hanedanı Osmanî’nin Türkiye Cumhuriyeti Memaliki Haricine Çıkarılmasına Dair 431 Sayılı Kanun” hakkında değerlendirmelerde bulundu. Özkaya, söz konusu kanunun kabul edilişinin yıl dönümüne dikkat çekerek hem hilafet kurumunun tarihsel geçmişine hem de Osmanlı Devleti dönemindeki temsil rolüne ilişkin görüşlerini paylaştı.
HİLAFETİN KALDIRILMASININ YIL DÖNÜMÜNE DİKKAT ÇEKTİ
Milletvekili Ali Özkaya paylaşımında, 3 Mart 1924 tarihinde kabul edilen 431 sayılı kanunla hilafet makamının kaldırıldığını hatırlatarak bu kararın tarihsel bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Özkaya, yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi:
“3 Mart 1924; 431 sayılı Kanunla, ‘Hilafet Hükümet ve Cumhuriyet mana ve mefhumunda esasen mündemiç…’ kabul edilerek Hilafet Makamının mülga edilişinin 102. senei devriyesi… 22 Ocak 1517 tarihinde Yavuz Sultan Selim Han’ın Ridaniye Savaşı sonrası devir aldığı Hilafet Makamı, 400 yıl atalarımız tarafından temsil olunmuş, Ümmet-i Muhammed’in her daim birlik ve beraberliğini temsil etmiştir.”
431 SAYILI KANUNUN TARİHSEL ARKA PLANI
Özkaya’nın paylaşımında yer verdiği bilgilere göre, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilen 431 sayılı kanun, hilafet kurumunun kaldırılmasını ve Osmanlı Hanedanı üyelerinin Türkiye Cumhuriyeti sınırları dışına çıkarılmasına ilişkin düzenlemeleri içeriyor. 3 Mart 1924 tarihinde kabul edilen kanun, 6 Mart 1924 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kanunda hilafet makamının hükümet ve cumhuriyet kavramlarının içinde mündemiç olduğu belirtilerek hilafet makamının kaldırıldığı hükme bağlandı.
HANEDAN MALLARININ MİLLETE İNTİKALİ DÜZENLENDİ
Kanunun ilgili maddelerinde Osmanlı Hanedanı’na ait taşınır ve taşınmaz malların statüsüne ilişkin düzenlemeler de yer aldı. Buna göre Osmanlı padişahlarına ait saraylar, kasırlar, köşkler ve diğer taşınmazlar ile bu yapılarda bulunan eşyalar, sanat eserleri ve çeşitli değerli varlıkların millete intikal ettiği hüküm altına alındı. Ayrıca hanedan üyelerinin Türkiye Cumhuriyeti sınırları içindeki gayrimenkullerinin belirli bir süre içinde tasfiye edilmesi, tasfiye edilmeyen malların ise devlet tarafından tasfiye edilerek bedellerinin sahiplerine verilmesi yönünde hükümler getirildi.
SONRAKİ YILLARDA EK DÜZENLEMELER YAPILDI
Özkaya’nın paylaştığı metinde, kanuna 1952 yılında eklenen maddelerle bazı düzenlemelerin de yapıldığı hatırlatıldı. Bu düzenlemeler kapsamında Osmanlı Hanedanı üyelerinin Türkiye’ye dönüşü ve vatandaşlık işlemlerine ilişkin hükümler getirildiği, Türkiye’ye gelen veya Türk vatandaşlığını kazanan kişilerin hanedan unvanlarını kullanamayacaklarının hükme bağlandığı ifade edildi. Ayrıca daha önce millete intikal etmiş olan menkul ve gayrimenkul mallar üzerinde hanedan üyelerinin herhangi bir hak iddia edemeyeceği de kanunda yer alan hükümler arasında bulunuyor. Milletvekili Özkaya’nın sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşım, hilafetin kaldırılmasının yıl dönümü dolayısıyla tarihsel sürece dikkat çeken değerlendirmeler olarak kamuoyunda yer aldı.