Sağlık Müdürümüz Dr. Hakkı Öztürk ile Afyonkarahisar Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Osman Acar, hem il sağlık hem de Devlet Hastanesi ile ilgili önemli bilgiler aktardılar.
Öncelikle...
Başhekim Dr. Osman Acar’ın icraatlarındaki eleştirilerimin hepsini olgunlukla karşılayarak müspet yönde gelişmeler kaydetmesinden dolayı mutlu oldum.
*
Şeyhim her şeyi takip ediyor...
Geçtiğimiz hafta Sağlık Müdürümüz Dr. Hakkı Öztürk ile önce Sağlık Müdürlüğünde, akşamda Devlet Hastanesinde uzunca bir sohbetimiz oldu.
Sağlık Müdürlüğünde iken, Milletvekilimiz Ali Özkaya Sağlık Müdürümüzü aradı.
Arama konusu, Milletvekilimizin tüm işlerin mutfağında olduğunu, sadece yapılan işlere beyanat veren bir vekil olmadığını göstermesi açısından önemliydi.
Konu...
Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi ile Afyonkarahisar Sağlık Müdürlüğü – Afyonkarahisar Devlet Hastanesi arasında bir protokol imzalanmıştı.
Bu işler burada karar vermekle olmuyor elbette.
Bir de Bakanlıktan onay hususu var.
Vekilimiz Ali Bey bu konudaki bazı gelişmeleri istişare etti Hakkı Bey ile.
Şunu da söylemek gerekli...
Afyonkarahisar İl Sağlık Müdürlüğünden Ankara’ya, Bakanlığa hangi öneri gitse, hangi talepte bulunulsa hiçbirisine olumsuz cevap verilmiyor.
Ve hepsi jet hızıyla oluyor.
Bunun üç nedeni var bence...
Birincisi, İl Sağlık Müdürümüz Dr. Hakkı Öztürk’ün Sağlık Bakanıyla olan birebir diyaloğu ve Bakan Yardımcılarının hepsi ile çok samimi olması.
İkincisi, Bakan Yardımcımız Prof. Dr. Nurullah Okumuş’un Afyonkarahisar’dan oraya gitmiş olması ve kendisinde muazzam bir Afyonkarahisar sevdası olması.
Üçüncüsü, Sağlık Bakanlığının tamamında Hakkı Beye karşı oluşmuş olan saygı ve kendisinin donanımına güvenilmesi.
*
Mavi boncukçu değil...
Afyonkarahisar Devlet Hastanesi ilimizdeki tüm sağlık hizmetlerinin mihenk taşı niteliğinde.
Dolayısıyla burada olan en ufak bir olumsuzluk bile tüm kamuoyunun dikkatini çekiyor.
Başhekim Dr. Osman Acar 18 Eylül 2025 tarihinde göreve başlamıştı.
Bu görevinde daha altı ayını bile doldurmadı.
Fakat anlattıkları, yaptığı bazı çalışmalar ve bundan sonrasına ilişkin projelerini takdir ettim.
Olumsuz olarak nitelendirdiğim hususları zaten bir kaç kez gündeme getirmiştim ve o hususlarda sohbetimizde gündeme geldiğinde bazı açıklamaları oldu, gerekçelerini anlattı, yanlış anlaşıldığını düşündüğü hususları da söyledi.
Haklı eleştirilerim içinde teşekkür etti.
Dr. Osman Acar, önceki Başhekimimiz Dr. Mehmet Duran’ın aksine herkese mavi boncuk dağıtan birisi değil.
Siyaset yapmıyor ve net olarak söylüyor.
Dr. Mehmet Duran şimdi Kamu Hastanelerinin Başkanı.
Başhekimlik döneminde aldığı bazı kararları, şimdi yanlış olduğunu kendisi de anlamış olarak gördüm.
Demek ki tepe noktada bazı hususlar, daha farklı görülebiliyormuş.
Bunu açık açık söylemedi ama...
Gerek mimikleri, gerek konuyu geçiştirmesiyle bunu anladım.
*
Hayırsever aileye teşekkür...
Dr. Osman Acar Afyonkarahisar Devlet Hastanesini büyütmeye kararlı.
Büyütmek derken, fiziksel olarak ilave anlamında değil bu nitelemem.
Belki ufak tefek dışa çıkmalar olabilir ama, içeride mevcutta atıl olarak duran bazı mekanları işlevsel hale getirecek.
Bunun projelerini hazırlamış.
Tek tek hepsini koydu masaya ve anlattı.
Bu işleri yapacak olan hayırseverleri de bulmuş.
Yeri gelmiş iken...
Değerli dostum Yavuz Kocaşaban’ı ve tüm Kocaşaban - Cumhuriyet Sucukları ailesini tebrik ediyorum.
Zaten bunca senedir ilimiz sağlık ve eğitim işlerine önemli kaynaklar aktarıyorlardı, şimdi tekrar çok büyük bir kaynak daha aktarıyorlar Afyonkarahisar Devlet Hastanesine.
*
Otopark problemi...
İl Sağlık Müdürümüz Dr. Hakkı Öztürk ve Başhekim Dr. Osman Acar ile hastanedeki otopark problemini konuştuk.
Her ikisinin de bu konuda bazı girişimleri ve çalışmaları olmuş.
Ama en önemli çözüm olarak Diş Hastanesinin tamamlanıp bitirilmesiyle birlikte otopark sorununun ortadan kalkacağını söylediler.
Sadece otopark problemi kalkmayacak diş hastanesi açılınca.
Hastane içindeki yollarda gidiş-geliş şeklinde düzenlenecek.
Peki tam olarak ne zaman açılacak diş hastanesi?
Nisan ayının ortasında açılmış olacağını üzerine basa basa söylediler.
Nisan ayının ortasına çok kalmadı.
Fakat bu yeni açılacak otopark alanlarının bir kısmı hastanenin çok ilerisinde olacak.
Çok kısa süreli işi olanlar ile yürüme zorluğu olan hasta ve yakınları için bu uzak otoparklara gidiş geliş bir sorun olacak.
Bazı özel hastanelerde olan vale sistemi, bizim hastanede uygulanamaz mı?
Bu soruyu sordum Müdür ve Başhekim Beylere.
Düşündüler...
Belki uygulamada bir formül bulabilirler ise, hem hastaneye bir ek gelir olur, hem ilave istihdam yaratır, hem de hastalar ile yakınlarına bir alternatif olur.
*
Kantinler konusuna gelince...
Hastanelerdeki kantinler bazen fiyat yüksekliğinden, bazen müşteri memnuniyetinin ön plana alınmamasından dolayı eleştiri konusu olmakta.
Sadece Devlet Hastanesine özgü değil bu konu.
Okullarda da aynı sıkıntılar oluyor zaman zaman.
Devlet Hastanesi Başhekiminin kantin işletmecisinden rica edip ‘şu su ve çay fiyatlarını bari biraz düşürün’ diye demesi kabullenilebilecek bir şey değil.
Kantin işletmecisinin keyfinde olmamalı fiyatlar ve hizmet standardı.
Sağlık Müdürümüz bu hususta dedi ki...
‘Kantinlerin ihaleleri Milli Emlak Müdürlüklerince yapılmakta. İhale sürecine biz müdahil değiliz, olamıyoruz. Ama işletim sırasında görülen olumsuzluklar var ise bunlar ile ilgili yaptırımlarımız var ve gereğini yapıyoruz.’
Yani...
Milli Emlak Müdürlükleri tarafından bu ihalelerin yapılması zorunlu.
O zaman şöyle bir formül olabilir mi...
Sağlık Bakanlığı tüm Türkiye ile ilgili bir yönetmelik veya ne gerekiyorsa bir düzenleme yaparak, bu kantinlerin istenilen yerlerde Devlet Hastanesi tarafından işletilmesi hususunda kanuni alt yapıyı oluşturabilir mi?
Acil üzerinde durulması gereken hususta, bir fiyat dengesinin oluşturulması, bu kantinlerdeki fiyatların dışarıdaki fiyatlar ile arasında uçurumun olmamasının sağlanması.
Kantinler ile ilgili bir not daha...
Neden Afyonkarahisar Devlet Hastanesinde modern bir cafe yok?
Sadece çay-simit-su ve benzeri ürünlerin satıldığı kantinler yerine...
Modern bir cafe Afyonkarahisar Devlet Hastanesine yakışmaz mı?
Personelin, hastaların ve hasta yakınlarının oturup çay kahve içebilecekleri, yemek yiyebilecekleri 7 gün 24 saat açık hoş bir cafe...
Vee...
Fiyatları makul düzeyde olacak olan bir cafe.
Düşünmeli bunu Başhekim Osman Bey.
*
Hizmet satın alma konusu...
Tüm Türkiye’de...
Başta laboratuvar hizmetleri olmak üzere, yemek ve kantin işletilme işleri hizmet satın alınımı yöntemiyle yapılmakta.
Bakanlık çok uzun yıllar öncesinden bu yöntemin faydalı olduğuna kanaat getirmiş ve bu yolun devamının kolay kolay değişmeyeceği öngörülüyor.
Neden böyle bir karar diye sordum Müdürümüze.
İşte cevabı;
- Çünkü...
- Bakanlık politikayı belirliyor ama yereldeki uygulama yansımalarını da takip ediyor.
- Ufak tefek bazı aksaklıklar da hızlıca çözülüyor.
- Bakanlık üç kritere bakıyor
- Hasta memnuniyeti....
Sonuç güzel.
- Sürdürülebilirlik...
Mükemmel.
- Maliyetin azaltılması konusu...
Verimli.
- Kamu Özel ortaklığı, Şehir Hastaneleri uygulamasında yapılan yatırım çok büyük. Devlet böyle bir yatırımı yaptığı zaman bunun finans maliyeti dahil pek çok veriyi göz önüne alıyor.
Tüm bunların ışığında devletimiz artık yatırım yapmak yerine, hizmet alımının daha doğru olduğu noktasında kararını vermiş durumda.
- Bu demek değil ki yerelde bazı önerilerimiz olduğunda bunu göz ardı edecekler.
Asla...
- Yereldeki şartlara göre devletimiz zaten bazı hususlarda bizim önümüzü açıyor.
Mesela bizim burada iki Emar ve iki Tomografi cihazımız var Devlet Hastanesinde.
Bunların birer tanesi hizmet alımı yöntemiyle çalıştırılıyor.
- Hepsinin verimini bizde ölçüyoruz.
- Hizmet alımı ile çalıştırılan makinalarda bir arıza olduğunda ilgili firma hemen gereğini yapıyor ve bizim işimiz aksamıyor.
Ve makinalarının arızalanmaması içinde gerekli hassasiyeti gösteriyorlar.
- İleride bazı alımlarımızla buradaki Emar ve Tomografiyi belki hizmet alımı dışına çıkartırız, o zamanda bizde ek tedbirleri alacağız elbette.
*
Yemek hizmeti alımı...
Yemek konusunu önceki yazımda yazmıştım.
Bu konuda bazı sürpriz gelişmeler olabilir yakın zamanda.
Benim yazımın yayınlanmasının ardından pek çok okurumuzdan bu konuyla ilgili epeyce mesaj ve mail aldım. Hepsinde hemen hemen aynı şikayetler ve serzenişler var.
İşte bunlardan bir tanesi...
‘Eline sağlık. Yazının birinci bölümündeki hastanenin kendi imkanlarıyla yemek hizmetini karşılaması daha karlı olur.
Üniversitede uzun yıllar yemek hizmetini kendi personelimizle yaptık.
Hesaplanan 6 bin yemek harici, hastalara verilen meyve gibi ara öğünlerde var.
Afsü’de de yemek işlerinde maalesef sorunlar var.
Yemekler soğuk geliyor ve yarım kepçe.
Doyurucu olmuyor şeklinde duyumlar alıyorum.
Maalesef firmalar bunu istismar ediyor.
Yemek dağıtan personel ise havalı.
Sanki bedava yemek veriyor.
Özel hastaneler bu yemek konusunda önde.’
Yukarıda bahsettiğim gibi.
Afyonkarahisar Devlet Hastanesi belki kısa bir süreç içerisinde bu yemek konusunda farklı bir yolla, önemli bir adım atabilir.
*
Dikkat Başhekim takip ediyor...
Devlet Hastanesinde hasta memnuniyetine ve verimli çalışmaya büyük önem verdiğini anladım Başhekim Dr. Osman Acar’ın.
Bu nedenle bir sistem oluşturmuş.
Tüm personelin performanslarını ölçen bir sistem.
Her doktor ve her branş için ayrı ayrı değerlendirme istatistik bilgilerini içeren bu sistemde, hemşireler ve hastabakıcılar ile diğer personel ile ilgili tüm veriler gün sonunda Başhekimin bilgisayarına düşüyor.
Kim izinde, kim ne gün işe başlayacak...
Bir personel ile ilgili aklınıza ne gelirse hepsi Başhekimin bizzat takibinde.
Sadece bununla yetinmemiş Başhekim.
Hangi poliklinikte yoğunluk var, hangi yerde yoğunluk az.
Yoğunluk olan yere personel takviyesi ise anında yapılıyor.
Sağlık Müdürümüz ile birlikte dinledik Başhekimi.
Anlatırken heyecanlıydı Osman Bey.
O anda eski Başhekim, yeni Kamu Hastaneleri Başkanı Dr. Mehmet Duran’ın yüzüne baktım.
Her zamanki gibiydi.
Kendisine has gülüş üslubuyla, ‘bu benim zamanımda da var’ der gibi baktı yüzüme.
Sordum bende...
‘Böyle değildi benimki’ dedi, geçiştirdi.
Bu cevaba hep birlikte güldük.
*
Başhekimin sözü...
Devlet Hastanesinde hastalar için konforun yükseltileceğini söyledi Başhekim Osman Bey.
Bunun içinde ufaktan ufaktan başlamış bazı çalışmalara.
Dedi ki...
- Özel hastaneler nasıl yapıyorsa bizde o yolda ilerleyeceğiz.
- Devlet Hastanemiz asla özel hastanelerden geride olmayacak.
- Çok değil bir kaç ay sonra daha iyi noktaya geldiğimiz görülecek.
*
Dev bütçe...
Afyonkarahisar Devlet Hastanesinin yıllık bütçesi sizce ne kadardır?
Yaklaşık üç bin personel var.
Günde 10 bin hasta geliyor.
Bir o kadar da hasta yakını Devlet Hastanesi kapılarından içeriye girmekte.
Günlük en az 23 bin kişilik bir yoğunluk.
Gündüz saatlerinde yoğunluk artıyor, gece saatlerinde ise acil serviste ciddi bir yoğunluk var.
Afyon Devlet Hastanesi Acil Servisi tüm Afyon Acil Servis hizmetlerinin %92’sinin verildiği bir yer.
Acil servis ile ilgili önemli bir değişiklik yapmış Başhekim Osman Bey.
Hasta mahremiyetini koruyan ve hasta ile hekimin aynı alanda görüşebilmesini sağlayan basit ama önemli bir değişiklik bu.
Tebrik ettik Başhekim Beyi.
Gelelim tekrar bütçeye...
Tam 6 buçuk katrilyonluk bütçeye sahip Afyonkarahisar Devlet Hastanesi.
Eski rakamla...
6 katrilyon 500 milyar TL.
Bu dev bütçeli kurumu yönetirken, yeni yatırımların yapılabilmesini sağlamak, atıl alanları değerlendirmek, konforu artırmak ve devletin bir lirasının boşa harcanmamasını sağlamak kolay değil.
Dr. Osman Acar henüz dört aydan beri Afyonkarahisar Devlet Hastanesinin başında ama, 20 yıllık deneyimi olduğunu da vurguladı bir cümlenin arasında.
*
Altıda üstü de akan Hastane...
Başhekim Dr. Osman Acar aslında espritüel bir kişi.
Başhekimlikte otururken hastanenin yapılacak ve yapılmakta olan işlerinden bahsettiği sırada bir şey söyledi.
Dr. Mehmet Duran biraz kızarınca fark ettim.
Tekrar söylemesini istedim.
Bu kez daha dikkatli baktım eski Başhekim Duran’ın yüzüne.
Derbi maçında kaybeden Fenerbahçeliler gibiydi.
Demişti ki Başhekim Osman Bey, ‘Bu hastanenin altıda üstü de akıyor.’
Konuyu biraz daha açın diye rica ettim.
Alttaki suyu biliyoruz da...
Yıllarca yazdık, her yazışımızda bizi yalanlamaya kalktı o zamanki bazı idareciler ama, şimdi en yetkililerin birinin ağzından bunu duyduk.
Peki ya üstü...
Onu’da anlattı Başhekim Osman Bey.
‘Aşırı yağmur yağınca çatı akıyor’ dedi.
Mehmet Duran, soyadının tersine duramadı atladı yine lafa girdi;
‘Berekettir hocam bereket’
Duran’ın bu espri ile konuyu hafife alma girişimine ciddi bir cevap geldi Osman Beyden;
- Çatı ameliyathaneye akıyordu.
- Yapan firmayı aradık.
- Ben yapmam dedi.
- Bende o zaman dedim ki; siz yapmazsanız ben ihaleye çıkar yaptırırım, size de rücu ederim dedim.
- O zaman ihaleye çıkmayın ben yapayım dedi.
- Şimdi Devletimizden bir lira bile çıkmadan bu sorunu çözmüş olacağız.
-
Eleştirimizi de yeri gelince yaparız. Takdirlik konularda da elbette cimri olmayız.
Tebrik ediyoruz Başhekim Dr. Osman Acar’ı.
*
Yarın, kaldığımız yerden inşAllah.
*
Günün Sözü
Her şey göründüğü gibi olsaydı,
eline aldığın deniz suyu mavi olurdu.
George Orwell