Güncel

Yeni Yol Grubu liderlerinden sert açıklamalar!

Yeni Yol Grubu Grup Toplantısında konuşan, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan önemli açıklamalarda bulundu.

Abone Ol

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Yeni Yol Grubu’nun TBMM’de düzenlenen grup toplantısında yaptığı konuşmada, hem iç politikaya hem de dış gelişmelere ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılında Malatya’da incelemelerde bulunduğunu belirten Arıkan, deprem bölgesindeki sorunların hala çözülemediğini söyledi.

“BARINMA VE ALTYAPI SORUNLARI DEVAM EDİYOR”

Deprem bölgesinde konteyner çarşıları ziyaret ettiklerini aktaran Arıkan, aradan geçen üç yıla rağmen altyapı ve barınma problemlerinin sürdüğünü vurguladı. Depremzedelerin ve esnafın en büyük talebinin mücbir sebep uygulamasının uzatılması olduğunu dile getiren Arıkan, “Eğitim ve sağlık hizmetleri geçici yapılarda yürütülürken, esnaf can çekişirken mücbir sebep kaldırılamaz” dedi. Mücbir sebebin sona erdirilmesinin haciz ve icraları beraberinde getireceğini belirten Arıkan, uygulamanın en az 2030 yılına kadar uzatılması gerektiğini ifade etti.

“BU BİR LÜTUF DEĞİL, SOSYAL DEVLETİN GEREĞİDİR”

Mücbir sebep uygulamasının taksitlendirme, faiz indirimi ve yeniden yapılandırma gibi desteklerle güçlendirilmesi gerektiğini söyleyen Arıkan, bunun bir ayrıcalık değil anayasanın sosyal devlet ilkesinin zorunlu sonucu olduğunu kaydetti. Saadet Partisi olarak bu konunun takipçisi olacaklarını ve gerekli teklifleri Meclis’e sunduklarını açıkladı.

“BÖLGEDE HEDEF BÜYÜK İSRAİL PROJESİDİR”

Konuşmasının dış politika bölümünde Amerika ve İsrail’i sert sözlerle eleştiren Arıkan, İran üzerinden bölgede yeni bir kaos planlandığını savundu. ABD’nin İran’a yönelik baskılarının artarak devam ettiğini söyleyen Arıkan, asıl hedefin İsrail’i rahatsız edecek tüm güçleri etkisiz hale getirmek olduğunu dile getirdi. İsrail’in Gazze’de ateşkesi defalarca ihlal ettiğini hatırlatan Arıkan, bölgede kalıcı bir barıştan söz etmenin mümkün olmadığını ifade etti.

“BUGÜN İRAN’A, YARIN TÜRKİYE’YE DİYECEKLER”

Arıkan, İran’a yönelik nükleer ve balistik füze baskılarının ilerleyen süreçte Türkiye’nin savunma projelerine yönelmesinden endişe duyduklarını belirterek, “Bugün İran’a ‘balistik füzeleri durdur’ diyenler, yarın Türkiye’ye KAAN’ı, Hürjet’i, Kızılelma’yı durdurun diyecekler” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin savunma sanayinde geldiği noktayı ise Milli Görüş çizgisinin doğrulanması olarak değerlendirdi.

“TÜRKİYE EPSTEİN DOSYALARINA MÜDAHİL OLMALI”

Kabinede yaşanan görev değişikliklerine de değinen Arıkan, özellikle Adalet ve İçişleri Bakanlıklarını bekleyen kritik dosyalar olduğunu söyledi. Epstein dosyaları üzerinden Türkiye’yi ilgilendiren ciddi iddialar bulunduğunu belirten Arıkan, uluslararası organ kaçakçılığıyla suçlanan Boris Wolfman’ın serbest bırakılmasını eleştirdi. Türkiye’nin bu karanlık yapılarla ilgili dosyalara müdahil olması gerektiğini vurguladı.

“İKTİDARIN EMEKLİYE VE ESNAFA ALERJİSİ VAR”

Ekonomik sorunlara da dikkat çeken Arıkan, iktidarın emeklilere, esnafa ve işçilere karşı duyarsız davrandığını savundu. Emeklilerin geçim sıkıntısının görmezden gelindiğini, küçük esnafın ise vergi politikalarıyla baskı altına alındığını söyledi. Kamu iktisadi teşebbüslerindeki taşeron işçilerin kalıcı kadro taleplerinin karşılanmadığını ifade etti.

“TÜRKİYE’NİN YENİ BİR SİYASET AHLAKINA İHTİYACI VAR”

Konuşmasının sonunda siyasetteki dil ve ahlak krizine dikkat çeken Arıkan, sertlik ve öfke dilinin siyaseti sığlaştırdığını ifade etti. Türkiye’nin yeni bir siyaset anlayışına ve yeni kadrolara ihtiyacı olduğunu vurgulayan Arıkan, Yeni Yol hareketinin hedefinin öngörülebilir, adil ve umut veren bir Türkiye inşa etmek olduğunu belirtti.

ALİ BABACAN: “AFETLERE HAZIRLIK KRİZ ANIYLA SINIRLI OLMAMALI”

Yeni Yol Grubu Grup Toplantısı’nda konuşan DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ise, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunarak afet yönetiminden ekonomiye, yolsuzluktan demokrasi ve hukuka kadar birçok başlıkta dikkat çeken açıklamalar yaptı. Babacan, Türkiye’nin doğru yönetildiğinde sorunlarını çözebilecek kapasiteye sahip olduğunu vurguladı.

Konuşmasının başında Mersin ve İzmir’de yaşanan sel felaketlerinde hayatını kaybeden vatandaşlara rahmet dileyen Babacan, afet yönetiminde köklü bir anlayış değişikliğine ihtiyaç olduğunu söyledi. Afetlerin yalnızca kriz anlarında değil, öncesinde yapılan hazırlıklarla yönetilebileceğini belirten Babacan, Şehircilik ve Afet Yönetim Bakanlığı kurulması gerektiğini ifade etti. AFAD’ın mevcut yapısıyla bu yükün altından kalkamadığını savunan Babacan, iklim değişikliği ve su yönetimi konusunda da iktidarın yetersiz kaldığını dile getirdi.

“KAYNAK YOK DENİLEN VATANDAŞA DEĞİL, FAİZE PARA VAR”

Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Babacan, Ocak ayında yalnızca faize 454 milyar lira ödeme yapıldığını hatırlatarak bunun Cumhuriyet tarihinin en yüksek aylık faiz ödemesi olduğunu söyledi. Emekliye, çiftçiye ve dar gelirliye kaynak bulunamazken, faize ve rant çevrelerine büyük kaynaklar aktarıldığını savunan Babacan, bu tablonun gelir adaletsizliğini derinleştirdiğini belirtti. Tarıma bir yılda verilen toplam desteğin, yalnızca bir ayda ödenen faiz tutarının çok altında kaldığını vurguladı.

“YOLSUZLUK ALGISI SON 20 YILIN EN KÖTÜ NOKTASINDA”

Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün 2025 Yolsuzluk Algı Endeksi’ne değinen Babacan, Türkiye’nin 182 ülke arasında 124’üncü sıraya gerilediğini ve bir yılda 17 basamak düştüğünü söyledi. AK Parti’nin kuruluşundaki “3Y ile mücadele” vaadini hatırlatan Babacan, başkanlık sistemine geçişle birlikte yasakların, yoksulluğun ve yolsuzluğun arttığını savundu. Ülkede yolsuzlukla mücadele edilmeden refahın artmasının mümkün olmadığını ifade etti.

“ŞİDDET ÖNLENEBİLİR, DEVLET CİDDİYETİ ŞART”

Son dönemde artan şiddet olaylarına da değinen Babacan, polis memuru Melih Okan Keskin’in hayatını kaybetmesini hatırlatarak caydırıcı yasal düzenlemelerin önemine dikkat çekti. Mevzuatın ve uygulamanın suçluyu korkutmadığını savunan Babacan, devlet ciddiyetinin zedelendiği ortamlarda çete ve mafya yapılanmalarının güç kazandığını söyledi.

“DEMOKRASİ SANDIKTA BAŞLAYIP SANDIKTA BİTMEZ”

Babacan, seçim sonuçlarına rağmen belediyelere ve seçilmişlere yönelik baskı iddialarını eleştirerek bunun millet iradesine zarar verdiğini ifade etti. Sandıkta kazanılamayan yerlerin masa başında alınmaya çalışıldığını savunan Babacan, hem iktidarın hem de ana muhalefetin siyasetin seviyesini düşürdüğünü dile getirdi. Türkiye’nin temiz, ilkeli ve demokratik bir siyasete ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Babacan, çözümün Yeni Yol çatısı altında şekillenen bu birliktelikte olduğunu söyledi.

“YENİ BİR YOL MÜMKÜN”

Konuşmasının sonunda umut ve birlik mesajı veren Babacan, Türkiye’nin adaletle, liyakatle ve şeffaflıkla yönetildiği bir geleceğin mümkün olduğunu ifade etti. Emeklinin, gencin, çiftçinin ve esnafın yüzünün güleceği günlerin yakın olduğunu söyleyen Babacan, “Ne iktidar ne ana muhalefet, çözüm burada” diyerek sözlerini tamamladı.

DAVUTOĞLU: “RAMAZAN BİLİNCİ NEREDE?”

Yeni Yol Grubu Grup Toplantısı’nda konuşan Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, yaklaşan Ramazan ayı öncesinde ekonomi, adalet ve siyaset başlıklarında dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Davutoğlu, Ramazan’ın sadece dini bir ritüel değil, aynı zamanda toplumsal vicdanın ve adaletin sınandığı bir dönem olduğunu vurgulayarak iktidara sert eleştiriler yöneltti.

Ramazan ayının adalet, merhamet ve yardımlaşma ilkelerini hatırlattığını söyleyen Davutoğlu, bugün bu bilincin kaybolduğunu savundu. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından açıklanan 240 liralık fitre üzerinden çarpıcı bir hesap yapan Davutoğlu, dört kişilik bir ailenin aylık fitre ihtiyacının asgari ücreti geçtiğine dikkat çekti. Davutoğlu, “Bu tablo, asgari ücretin artık ‘asgari’ olmaktan çıktığını ve toplumun yarısının fitreye muhtaç hale geldiğini gösteriyor” ifadelerini kullandı.

LÜKS SOFRALAR–YOKSUL İFTARLAR ARASINDAKİ UÇURUM

Lüks restoranlarda kişi başı binlerce liraya ulaşan iftar menülerine değinen Davutoğlu, bir sofrada harcanan parayla bir ailenin bir aylık fitre ihtiyacının karşılanabildiğini söyledi. Bu durumun açık bir adaletsizlik olduğunu belirten Davutoğlu, “Komşusu açken tok yatan bizden değildir” sözleriyle toplumsal vicdana çağrıda bulundu. Gelecek Partisi olarak bu yıl salon iftarları düzenlememe kararı aldıklarını da açıkladı.

ÖĞRENCİ, EMEKLİ VE DAR GELİRLİNİN TABLOSU

Konuşmasında öğrencilerin, emeklilerin ve dar gelirli ailelerin yaşadığı ekonomik zorluklara da geniş yer ayıran Davutoğlu, KYK burslarının günlük harcamalara dahi yetmediğini, emekli maaşlarının ise temel gıda giderlerini karşılamaktan uzak olduğunu ifade etti. Ramazan ayında sadece pide, su ve temel gıdalarla yapılan bir iftarın bile ciddi maliyet oluşturduğunu belirten Davutoğlu, “Bu hesapların içinde kira, fatura ve diğer zorunlu giderler bile yok” dedi.

“TÜRKİYE GIDA ENFLASYONUNDA DÜNYADAN KOPTU”

Gıda fiyatlarındaki artışı rakamlarla anlatan Davutoğlu, Türkiye’de son yıllarda gıda enflasyonunun yüzde 583’e ulaştığını, buna karşın dünya genelinde gıda fiyatlarının düştüğünü söyledi. Savaş içindeki ülkelerde bile gıda enflasyonunun Türkiye’den düşük olduğuna dikkat çeken Davutoğlu, bunun kötü yönetimin açık göstergesi olduğunu savundu.

KREDİ KARTI BORÇLARI ALARM VERİYOR

Vatandaşın geçimini borçla sürdürmeye çalıştığını ifade eden Davutoğlu, kredi kartı borçlarının trilyonlarca liraya ulaştığını ve borcunu ödeyemeyenlerin sayısının hızla arttığını söyledi. Bu tabloya acil çözüm üretilmesi gerektiğini belirten Davutoğlu, aksi halde ekonomik krizin daha da derinleşeceği uyarısında bulundu.

SİYASET, ADALET VE AHLAK VURGUSU

Siyasette itibar kaybı yaşandığını dile getiren Davutoğlu, “Bir ülkede siyaset, diyanet ve adalet itibar kaybetmemeli” dedi. Yolsuzluk iddialarına karşı hem iktidarı hem de ana muhalefeti eleştiren Davutoğlu, siyasi ahlak yasalarının hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.

EPSTEİN DOSYASI VE İDDİALARA SERT YANIT

Epstein dosyası üzerinden kendisine yöneltilen iddialara da değinen Davutoğlu, bu iddiaların iftira olduğunu belirterek geçmişte İsrail’e karşı sergilediği tutumu hatırlattı. Davutoğlu, “Yalan ve iftira üzerine kurulan bu düzeni kabul etmiyoruz. Ne tehditlerden ne de karalama kampanyalarından korktuk” dedi.

“ÜÇÜNCÜ YOLU İNŞA EDECEĞİZ”

Konuşmasının sonunda Yeni Yol Grubu’nun önemine dikkat çeken Davutoğlu, iktidar ve muhalefetin dışında ahlak ve adalet temelli bir siyaset anlayışını savunduklarını belirtti. Davutoğlu, “Gün birlik günüdür, benlik günü değil. Üçüncü yolu inşa edene kadar mücadele edeceğiz” ifadeleriyle sözlerini tamamladı.