Bugün Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına Bismillah dedik.

Başta ulu önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran ve bugünlere getirenlere saygılarımızı sunuyoruz ve hepsinden Allah razı olsun diyoruz.

100. yıl...

Yüzyıl içerisinde 12 Cumhurbaşkanı ve 27 Başbakan görev yaptı Türkiye Cumhuriyeti'nde.

Şimdi...

Türkiye Cumhuriyeti Başkanlık sistemine geçti ve Cumhuriyetimizin Başkanı Recep Tayyip Erdoğan.

Allah güç kuvvet versin.

İşi çok zor.

Çünkü...

Tıpkı rahmetli Atatürk gibi, O’nun da hedefleri büyük.

Türkiye Cumhuriyeti devletini dünyanın lideri yapmak için, 21. Asrı Türk Asrı yapmak için çalışıyor, çabalıyor.

Allah’ın izniyle de Türkiye Cumhuriyeti devleti hem ilelebet payidar olacak hem de dünyanın lider ülkesi olacak.

Yazının başlığını, 100 yılda on Lider olarak attım.

Nedenine gelince...

Şöyle bir düşündüm.

Türkiye Cumhuriyeti'nin 100 yılında sayısız Parti Genel Başkanı, 27 Başbakan ve 12 Cumhurbaşkanı görev yaptı.

Pek çoğunun az ya da çok katkısı olmuştur ülkemize, milletimize, devletimize.

Parti Genel Başkanlığı, Başbakanlık, Cumhurbaşkanlığı görevinde bulunulabilir, fakat liderlik farklı bir şeydir.

Bana göre Türkiye Cumhuriyeti'nin 100 yılındaki 10 lider...

1-     Mustafa Kemal Atatürk

2-     İsmet İnönü

3-     Adnan Menderes

4-     Süleyman Demirel

5-     Bülent Ecevit

6-     Necmettin Erbakan

7-     Turgut Özal

8-     Alparslan Türkeş

9-     Recep Tayyip Erdoğan

10- Devlet Bahçeli

Bu saydığım kişilerin liderlikleri ile ilgili sayfalarca yazı yazabiliriz.

Hepsinin sayısız başarıları, eserleri vardır.

Eserleri olduğu için on liderden şu anda hayatta olmamalarına rağmen sekizi halen hatırlanmakta isimleri hayırla yad edilmektedir.

*

*

*

Lider Devlet Bahçeli

MHP Liderimiz Devlet Bahçeli’yi de on liderin içinde saydığım için belki birileri, gönül bağıma, Ülkücü olmama dayandırabilir.

Liderlik vasfını tam hak edenlerdendir Devlet Bahçeli.

Belki şimdi birileri O’nu tam anlayamamış, değerlendirememiş olabilirler ama...

İlerleyen yıllarda çok daha iyi anlaşılacaktır liderliği ve milletimiz, ülkemiz ve devletimiz için yaptığı fedakarlıkları-hizmetleri.

Bugün coğrafya içerisinde Türkiye Cumhuriyeti çok güçlü ise, bu Recep Tayyip Erdoğan ile Devlet Bahçeli’nin her şeyi ellerinin tersiyle iterek ‘Önce Vatan’ diyerek el ele vermeleriyle mümkün olmuştur.

Devlet Bahçeli, Cumhur İttifakı olarak adlandırılan birliktelikte tarihe geçecek bir özveride bulunmuştur.

Hiçbir şey talep etmemiştir.

Ne partisi, ne arkadaşları, ne kendisi için talebi olmuştur.

Birilerinin bir koyup üç kapma derdinde olduğunu görmeye alışık olan  AK Partililer bile, Devlet Bahçeli’nin bu fedakarlığını çok uzun bir süre sonra anlayabilmişlerdir.

Halen daha anlayamayanlar da yok değildir.

Devlet Bahçeli’yi en iyi anlayan ve takdir eden kişilerin en başında şüphesiz Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ile Bakanımız Mehmet Özhaseki gelmektedir.

Devlet Bahçeli’nin özverisini ve tarihe not düşülecek değerini AK Parti'nin tepe noktasında vardır şimdilerde bir kaç kişi daha ama, çoğu Milletvekilinin ve Teşkilat Yönetimlerinin halen daha anlamadıklarını da görmekteyiz.

Hani derler ya...

Halik bilsin yeterli.

*

ODAK tarihine bir not...

Bu yazıda...

Ben de ODAK’ın tarihine bugünkü özel gazetemizde bir not düşmek istiyorum.

Son günlerde, haftalarda ve bir kaç aydır...

Türkiye’deki hemen hemen tüm medya kuruluşlarında, özellikle de TRT’de bugüne kadar hiç olmadığı kadar ATATÜRK’e önem verildiği dikkatinizden kaçmamıştır.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti'nin ileri gelenlerinin ve Milletvekillerinin de eskiye nazaran daha fazla bir ATATÜRK vurgusu yaptıklarını, çok daha fazla sahiplendiklerini gözlemliyorsunuzdur.

Hatta bir zamanlar adeta yasaklı konumunda olan ‘10. Yıl Marşı’ bile TRT'de defalarca yer almaktadır bugünlerde.

Dün...

TRT’de hepimizin sevdiği marşlarımızı dinlerken çok mutlu oldum.

Bir zamanlar Afyon'da Valiliğin Cumhuriyet Balosunda seslendirilmesi açıkça yasaklı olan 10. Yıl ve İzmir Marşları dün defalarca yer aldı TRT ve diğer ekranlarda.

Bunun nedeni, Abdülhamid ile Atatürk’ün barıştırılmasına yöneliktir.

Bilindiği gibi, bir kısım Abdülhamid’i düşman gibi görmekte, bir kısım da Atatürk’ü...

Aslında...

Abdülhamid de bizimdir, Atatürk de...

Ne dediğimi anlayan hemen anlamıştır sanıyorum.

Anlayamamış olan okurlarımızda olabilir...

Ben biraz ayrıntı vererek, hem ODAK’ın tarihine bir not düşeyim, hem de siz değerli okurlarımı bilgilendirmiş olayım.

Yazının yukarıdaki bölümünde Devlet Bahçeli’nin hiçbir talebi olmadan Cumhur İttifakı olarak adlandırılan birlikteliğe kayıtsız şartsız desteğinden bahsettim.

Her kelimesi doğrudur bu sözün.

Ama...

Devletimizin bekası için bir talepte bulunmuştur Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dan.

Demiştir ki özel bir sohbetlerinde...

Abdülhamid ile Atatürk’ü barıştırın.’

Allah razı olsun hem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dan, hem de MHP Liderimiz Devlet Bahçeli’den.

Gelecek nesillere bırakılacak onlarca, yüzlerce, binlerce eserden daha önemlidir bu talep.

Her nevi koltuktan da değerlidir Devlet Bey'in bu talebi.

Eski Bakanlarımızdan Cemil Çiçek’in geçtiğimiz günlerde ATSO Meclis salonunda yaptığı konuşmadaki vurgulamada da ifade ettiği gibi;

Ülkemizin ve milletimizin birlik ve dirliği şu an hiç tahmin edilemeyecek kadar önem arz etmektedir.

Bizi bölmeye-parçalamaya çalışanların heveslerini kursaklarında bırakacak olan tek şey; açık veya kapalı düşmanlıkların sona ermesi, birbirimize kenetlenmemizdir.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde ve MHP Liderimiz Devlet Bahçeli’nin destekleri ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Cumhuriyetin ikinci yüzyılına çok emin adımlarla merhaba demekte 21. Asrı Türk Asrı yapma kararlılığını tüm dünyaya en net bir şekilde göstermektedir.

Cumhuriyetimizin 100. yılı kutlu olsun.

Ne mutlu TÜRKÜM diyene.