Ordu’nun Altınordu ilçesine bağlı Bayadı Mahallesi’nde bulunan Kurul Kalesi’nde arkeolojik çalışmalar devam ediyor. Ordu Büyükşehir Belediyesinin desteğiyle, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Yücel Şenyurt başkanlığında yürütülen kazılar, antik yerleşimin bilinmeyen yönlerini ortaya çıkarıyor.
2010 yılında başlayan çalışmalarda bugüne kadar Ana Tanrıça Kibele heykeli, çocuk Dionysos figürü, Pan tasviri ve dini törenlerde kullanıldığı değerlendirilen hayvan biçimli kaplar bulundu. Son kazılarda ise özellikle Dionysos kültüyle bağlantılı buluntular üzerinde duruluyor.

KAZILARDA DİONYSOS KÜLTÜNÜN İZLERİ
Antik Yunan mitolojisinde şarap, bereket, doğa ve coşkuyla ilişkilendirilen Dionysos’a ait figürler, Kurul Kalesi’nin yalnızca askeri amaçlarla kullanılmadığına işaret ediyor. Dionysos’un çocukluk dönemini betimleyen eserler ve onun yetiştirilmesiyle ilişkilendirilen Pan figürü, bölgedeki dini inanışların anlaşılması açısından önem taşıyor.
Kazılarda ortaya çıkarılan hayvan biçimli törensel kaplar da Helenistik Dönem’de gerçekleştirilen dini uygulamalara ilişkin bilgi sağlıyor.
KAZI BAŞKANI ŞENYURT: ÖNEMLİ BULUNTULARA ULAŞTIK
Kazı Başkanı Prof. Dr. Süleyman Yücel Şenyurt, bu yıl elde edilen buluntuların Anadolu’nun antik inanç dünyasının daha iyi anlaşılmasına katkı sağlayacağını belirtti.
Şenyurt, yeni eserlerle Dionysos kültünün yanı sıra Anadolu’nun iki tanrı ve tanrıça figürünün daha bilim dünyasına tanıtılacağını ifade etti.
Doğu Karadeniz’in yoğun bitki örtüsü altında henüz keşfedilmemiş pek çok kültürel miras barındırdığını vurgulayan Şenyurt, Kurul Kalesi’nde yürütülen çalışmaların bölgedeki yeni araştırmalara öncülük edebileceğini kaydetti.

HİLMİ GÜLER: BURASI SADECE BİR KALE DEĞİL
Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Hilmi Güler de kazı alanını ziyaret ederek çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Kurul Kalesi’nin yalnızca askeri bir yapı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Güler, ortaya çıkarılan eserlerin buranın aynı zamanda insanların yaşadığı bir yerleşim alanı olduğunu gösterdiğini söyledi.
Kazı çalışmalarının yaklaşık yüzde 40’ının tamamlandığını aktaran Güler, bulunan eserlerin bölgenin tarihine ışık tutacağını ve Ordu’nun kültür turizmine katkı sağlayacağını ifade etti.
PONTOS KRALLIĞI’NIN SAVUNMA NOKTALARINDAN BİRİYDİ
Kurul Kalesi’nin geçmişi, Karadeniz çevresinde hüküm süren Pontos Krallığı dönemine uzanıyor. Milattan önce 2. ve 1. yüzyıllarda kullanılan yerleşim, Roma Cumhuriyeti’ne karşı mücadele eden Pontos Kralı VI. Mithridates Eupator döneminde stratejik bir savunma noktası olarak değerlendiriliyor.
Kazılarda bulunan sur kalıntıları, silahlar, ok ve mızrak uçları ile taş gülleler, kalenin askeri niteliğini ortaya koyuyor. Depolama alanları ve günlük yaşamda kullanılan eşyalar ise yerleşimdeki yaşamın farklı yönlerine ilişkin bilgiler sunuyor.

ROMA DÖNEMİNDEKİ YIKIM, TARİHİ ESERLERİ KORUDU
Kurul Kalesi’nin arkeolojik açıdan öne çıkan özelliklerinden biri, antik dönemde yaşanan yıkımın ardından yoğun bir yerleşime sahne olmaması.
Kazı ekibinin değerlendirmelerine göre kale, milattan önce 1. yüzyılda Roma’nın bölgedeki askeri faaliyetleri sırasında tahrip edilerek terk edildi. Daha sonraki dönemlerde yoğun yapılaşmanın yaşanmaması, çok sayıda eşyanın bulunduğu yerde korunmasına imkân sağladı.
Bu sayede arkeologlar, yaklaşık iki bin yıl önce kullanılan çanak çömlekleri, depolama küplerini, silahları ve çeşitli araç gereçleri bulundukları mekânlarda inceleyebiliyor.
2016’DA BULUNAN KİBELE HEYKELİ DİKKAT ÇEKMİŞTİ
Kurul Kalesi’ni uluslararası arkeoloji çevrelerinde tanıtan en önemli keşiflerden biri, 2016 yılında ortaya çıkarılan Kibele heykeli oldu.
Yaklaşık 2 bin 100 ila 2 bin 150 yıllık olduğu değerlendirilen, 110 santimetre yüksekliğinde ve yaklaşık 200 kilogram ağırlığındaki mermer heykel, tahtında oturur halde kalenin ana girişindeki özgün konumunda bulundu.
Bereket, doğa ve ana tanrıça kültüyle ilişkilendirilen Kibele’nin heykelinin bulunduğu yerde korunmuş olması, eserin arkeolojik değerini artırdı. Heykelin, yerleşimi ve burada yaşayanları koruduğuna inanılan kutsal bir simge olarak kullanılmış olabileceği değerlendiriliyor.

300 BASAMAKLI MERDİVEN, SARNIÇLAR VE ERZAK DEPOLARI
Kurul Kalesi, mimari kalıntılarıyla da dikkat çekiyor. Kayalık bir tepe üzerine kurulan yerleşimde yaklaşık 300 basamaklı kayaya oyulmuş merdiven sistemi, dehlizler, su sarnıçları ve surlar tespit edildi.
Kazılarda çok sayıda büyük erzak küpünün bulunduğu depolama alanları da ortaya çıkarıldı. Bu alanların, yerleşimde yaşayanların ve askerlerin yiyecek ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kullanıldığı düşünülüyor.
Su sarnıçları ve erzak depoları, kalenin uzun süreli kuşatmalara karşı hazırlıklı bir askeri yerleşim olarak düzenlendiğine işaret ediyor.

DOĞU KARADENİZ’İN ANTİK GEÇMİŞİNE IŞIK TUTUYOR
Yoğun orman örtüsü ve engebeli coğrafyası nedeniyle arkeolojik araştırmaların güçlükle yürütüldüğü Doğu Karadeniz’de Kurul Kalesi, bölgenin geçmişini anlamak açısından önemli bir merkez olarak öne çıkıyor.
Burada ortaya çıkarılan eserler, Pontos Krallığı’nın askeri yapısı, dini inanışları ve gündelik yaşamına ilişkin somut veriler sunuyor. Kazıların ilerlemesiyle antik yerleşimin tarihine ve Anadolu’nun inanç dünyasına ilişkin yeni bulguların gün yüzüne çıkarılması bekleniyor.




