23 Nisan 1920’de Ankara’da açılan Büyük Millet Meclisi, Türk milletinin kendi iradesini temsil eden ilk kurum olarak tarihe geçti. Mustafa Kemal Atatürk, bu tarihi günü yalnızca ulusal egemenliğin sembolü olarak değil, aynı zamanda çocuklara armağan ederek dünyada bir ilke imza attı. Böylece 23 Nisan, hem bağımsızlığın hem de çocukların bayramı oldu.
MECLİSİN AÇILIŞI VE ULUSAL EGEMENLİK
Kurtuluş Savaşı’nın en zorlu günlerinde Ankara’da toplanan mebuslar, milletin iradesini temsil eden yeni bir meclis kurdu. 23 Nisan 1920’de açılan TBMM, işgal altındaki bir ülkenin bağımsızlık mücadelesini yöneterek hem devletin kuruluşunu hem de ulusal egemenliğin ilanını gerçekleştirdi. Bu nedenle 23 Nisan, demokrasi tarihimizde bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor.
ÇOCUKLARA ARMAĞAN EDİLEN BAYRAM
Atatürk, 1927’de Himaye-i Etfal Cemiyeti’nin girişimleriyle çocuklara özel kutlamaları destekledi ve 23 Nisan’ı “Çocuk Bayramı” kimliğiyle taçlandırdı. 1981’de ise resmi adı “Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” olarak kabul edildi. Bu bayram, çocukların bir günlüğüne devlet makamlarına oturması, şiirler, gösteriler ve şenliklerle kutlanarak nesiller arası bir bağ kurdu.
DOSTLUK KÖPRÜLERİ KURULDU
1979’da UNESCO’nun “Çocuk Yılı” ilanının ardından TRT’nin başlattığı Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği, bayramı dünya çapında bir etkinliğe dönüştürdü. Farklı ülkelerden gelen çocuklar Türkiye’de buluşarak kültürlerini paylaştı, dostluk köprüleri kurdu. Böylece 23 Nisan, yalnızca ulusal değil, evrensel bir anlam kazandı.
GÜNÜMÜZDE KUTLAMALAR
Bugün 23 Nisan, resmi törenlerin yanı sıra sokaklarda, parklarda ve dijital platformlarda coşkuyla kutlanıyor. Çocuk koroları, halk dansları, konserler ve sosyal medya üzerinden yayılan etkinliklerle bayram, geçmişin ruhunu geleceğin enerjisiyle buluşturuyor. Ankara’da TBMM’de düzenlenen özel oturum ve çocukların temsili olarak devlet makamlarına oturması, bayramın en dikkat çekici gelenekleri arasında yer alıyor.




