T.C. İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü ile Afyonkarahisar İş Kadınları Derneği (AFİKAD) iş birliğinde hayata geçirilen “Sorumlu Üretim, Bilinçli Tüketim EKO-KOOP” Projesinin kapanış programı gerçekleştirildi. Proje kapsamında kadın kooperatiflerinin çevre bilinci, sorumlu üretim, markalaşma ve ileri dönüşüm alanlarında güçlendirilmesi hedeflenirken, yürütülen çalışmalar sonucunda atık tekstil ürünleri ekonomiye kazandırıldı. Programda EKO-KOOP Proje Koordinatörü Emine Şapçı, projenin amaçlarını, eğitim süreçlerini, ulaşılan kadın sayısını, gerçekleştirilen çalışmaları ve proje kapsamında ortaya çıkan ileri dönüşüm ürünlerini katılımcılarla paylaştı.

PROJENİN REHBERİ: SORUMLU ÜRETİM VE İKLİM EYLEMİ
Projenin oluşturulmasında Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları'nın 12'ncisi olan “Sorumlu Üretim ve Tüketim” ile 13'üncüsü olan “İklim Eylemi” hedeflerinin rehber alındığını belirten Şapçı, çalışmanın temel amacının kadın kooperatiflerinin yalnızca üretim yapan yapılar olmaktan çıkarılarak sorumlu üretim bilinci kazanmalarını sağlamak olduğunu ifade etti. Şapçı, kadınların katma değeri yüksek ve ileri dönüştürülmüş ürünler üretmesini sağlamayı hedeflediklerini belirterek, atığın ekonomiye kazandırılması yoluyla kadınlara sürdürülebilir bir ekonomik kazanç kapısı açmak istediklerini söyledi. Proje kapsamında kooperatiflerde kadın istihdamının artırılması ve kadınların üretime daha fazla katılmasıyla ailelerin ekonomik refahına katkı sağlanmasının da hedeflendiğini kaydeden Şapçı, EKO-KOOP'un bir ekip çalışması olarak yürütüldüğünü vurguladı.
17 KADIN KOOPERATİFİ İNCELENDİ
Projenin paydaşlarla birlikte yürütüldüğünü aktaran Şapçı, Afyonkarahisar Valiliği'nin yerel düzeyde önemli destek sağladığını, Türkiye genelinde projenin duyurulması amacıyla Girişimci İş Kadınları Federasyonu (GİFED) ile iş birliği yapıldığını ve Afyonkarahisar Çevre Gönüllüleri Derneği'nin de çalışmalara katkı sunduğunu belirtti. Kadın kooperatiflerinin Türkiye'de kadınların ekonomik hayata katılımında önemli bir role sahip olduğunu ifade eden Şapçı, proje kapsamında Afyonkarahisar'daki 17 kadın kooperatifinin incelendiğini söyledi. Şapçı, kadın kooperatiflerinin sürdürülebilirliği önündeki temel sorunlar arasında pazara erişimde yaşanan zorluklar, üretilen ürünlerin pazar ihtiyaçlarıyla örtüşmemesi ve kooperatiflerin pazarda nasıl değer oluşturacağına yönelik çalışmaların yetersiz kalmasının bulunduğunu belirtti. EKO-KOOP'un da bu sorunlara çözüm üretmek amacıyla kadınlara sorumlu üretim, markalaşma ve sürdürülebilirlik konularında çalışmalar sunduğunu dile getirdi.

225 KADINA DOĞRUDAN ULAŞILDI
Üç etap halinde gerçekleştirilen projenin ilk aşamasında eğitmen eğitimleri düzenlendi. Çevre ve markalaşma konularında eğitim alan proje ekibi, ardından kadın kooperatiflerine yönelik eğitim çalışmalarına başladı. Proje kapsamında sıfır atık, çevre bilinci, iklim değişikliği, karbon ayak izi, su ayak izi, azot ayak izi ve döngüsel ekonomi gibi başlıklarda eğitimler gerçekleştirildi. Çevre eğitimlerinin ardından kooperatiflerin pazar ve markalaşma süreçlerine yönelik çalışmalar yürütüldü. Kooperatif kimliği ve markalaşma, etkili pazarlama stratejileri ve dijital üretim gibi konuların ele alındığı eğitimlerin ardından tasarım ve markalaşma aşamasına geçildi. Şapçı, Afyonkarahisar'da 125 kadına, Türkiye genelinde ise hedeflenen sayının üzerine çıkılarak toplamda 20 gönüllünün katkısıyla 225 kadına doğrudan, yaklaşık 1000 kadına ise dolaylı olarak ulaşıldığını açıkladı.
TEKSTİL ATIKLARI MERCEK ALTINA ALINDI
Projenin uygulama alanının belirlenmesi aşamasında tekstil sektörüne yöneldiklerini belirten Şapçı, tekstil sektörünün çevresel etkilerine dikkat çekti. Yaptıkları araştırmalarda tekstil sektörünün çevre üzerinde önemli bir yük oluşturduğunu gördüklerini ifade eden Şapçı, tekstil atıklarının önemli bir ham madde potansiyeli taşıdığını belirtti. Bu doğrultuda EKO-KOOP kapsamında atık tekstillerin yeniden üretime kazandırılması ve katma değerli ürünlere dönüştürülmesi hedeflendi.
DİNAR KADIN KOOPERATİFİ İLE İŞ BİRLİĞİ YAPILDI
Afyonkarahisar'daki kadın kooperatiflerinin sektörlerinin incelenmesinin ardından Dinar Kadın Kooperatifi ile çalışma kararı alındı. Projenin ham madde temini aşamasında vatandaşlardan kullanılmayan eşyalarını bağışlamaları istenirken, yeterli miktarda malzemeye ulaşılamaması üzerine tekstil firmalarıyla iletişime geçildi. Şapçı, İstanbul'da faaliyet gösteren bir firmanın projeye destek vererek önemli miktarda kumaş ve tekstil atığını Afyonkarahisar'a gönderdiğini belirtti. Elde edilen malzemelerin tasarım ve markalaşma sürecinde nasıl değerlendirileceği ise danışman hocalarla birlikte ele alındı.

60 KİLOGRAM ATIK KUMAŞTAN 180 ÇANTA ÜRETİLDİ
Projenin üçüncü aşamasında, tüketicilerin ilgisini çekebilecek ve aynı zamanda ileri dönüşüm anlayışını yansıtacak bir ürün geliştirilmesi için çalışmalar yapıldı. Kıyafet ve oyuncak gibi alternatifler değerlendirilirken, insanların kendi hatıralarını taşıyabilecekleri bir ürün fikri üzerinde karar kılındı. Bu kapsamda 25 adet kot pantolon, 15 adet eski gömlek ve pamuklu eşyanın yanı sıra 60 kilogram atık kumaş toplandı. Toplanan farklı kumaş, şerit ve lastikler değerlendirilerek Dinar Kadın Kooperatifi ve danışmanların çalışmaları sonucunda 180 adet ileri dönüşüm çantası üretildi.
BİR ÇANTA 8 BİN LİTRE SU TASARRUFU SAĞLADI
Projenin dikkat çeken sonuçlarından biri de ileri dönüşüm çantalarının su tasarrufuna katkısı oldu. Şapçı, bir adet ileri dönüşüm çantasının üretiminde 8 bin litre su tasarrufu sağlandığını belirtti. Bu miktarın yaklaşık olarak bir yetişkinin 900 günlük içme suyu ve 70 günlük duş suyu ihtiyacına karşılık geldiğini ifade eden Şapçı, 180 çantanın tamamının ortaya çıkardığı çevresel kazanımın daha geniş ölçekte düşünüldüğünde önemli bir tasarruf potansiyeline işaret ettiğini söyledi.
“BİRİNİN ÇÖPÜ, BİR BAŞKASININ HAZİNESİNE DÖNÜŞEBİLİR”
EKO-KOOP ile Türkiye'de uygulanabilir ve ölçülebilir bir model ortaya koymayı hedeflediklerini belirten Şapçı, projenin başka kadın kooperatifleri ve kurumlara da örnek olmasını istediklerini ifade etti. Şapçı, projenin temel yaklaşımını “Birinin çöpü, bir başkasının hazinesine dönüşebilir” sözleriyle özetleyerek, atık olarak görülen malzemelerin doğru yöntemlerle ekonomiye ve üretime kazandırılabileceğini vurguladı. Şapçı, konuşmasının sonunda projeye katılan kadınlara, gönüllülere, paydaşlara ve destek veren tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür etti.
Marka Danışmanı Prof. Dr. Zeliha Eser tarafından proje kapsamında hayata geçirilen yeni markanın lansmanının yapıldığı etkinlik, yeni ürünlerin tanıtılmasının ardından toplu fotoğraf çekimi ve kokteyl ikramıyla tamamlandı.


