Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi ile Afyon Kocatepe Üniversitesi tarafından Yükseköğretim Kurumları Sınavı tercih döneminde aday öğrencilere yönelik Zafer Meydanı’nda düzenlenen tercih danışmanlığı ve bilgilendirme etkinliğinde, Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adem Aslan üniversitenin eğitim modeli hakkında bilgi verdi. Aslan, 2012 yılından bu yana uygulanan intörn sistemiyle öğrencilerin teorik eğitimin yanı sıra mesleklerini sahada deneyimleyerek mezun olduklarını ifade etti.
AFSÜ’DE 2012’DEN BERİ 3+1 SİSTEMİ UYGULANIYOR
Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adem Aslan, üniversitede 2012 yılından bu yana 3+1 eğitim sisteminin uygulandığını belirtti. Dört yıllık lisans eğitimlerinde üç yıl teorik ve uygulamalı eğitimin ardından son sınıfın tamamen intörnlük sistemiyle geçirildiğini aktaran Aslan, bu modelin öğrencilerin mesleki deneyim kazanmasına önemli katkı sunduğunu söyledi. Tıp Fakültesindeki eğitim modelinin ise altı yıllık bir süreçten oluştuğunu belirten Aslan, ilk beş yılın teorik ve pratik eğitim şeklinde, altıncı yılın ise tamamen intörnlük sistemiyle yürütüldüğünü ifade etti. Son birkaç yıldır intörn öğrencilere asgari ücret kadar maaş ödendiğini belirten Aslan, öğrencilerin sigortalı olarak çalıştığını ve eğitimlerinin son yılında hastanede aktif şekilde hekimlik yaptığını söyledi. Aslan, sistemin en önemli avantajlarından birinin öğrencilerin mezun olduklarında mesleki deneyime sahip olmaları olduğunu belirterek, öğrencilerin sahaya hazır şekilde mezun edildiğini vurguladı.
TIP FAKÜLTESİNDE GELİŞMİŞ İMKANLAR
Tıp Fakültesinde öğrencilere gelişmiş laboratuvar ve model imkanlarıyla eğitim verildiğini belirten Aslan, üniversite hastanesinin de öğrencilerin uygulamalı eğitim sürecinde önemli bir rol üstlendiğini söyledi. Afyonkarahisar’ın coğrafi konumundan kaynaklanan bazı dezavantajları bulunduğunu ifade eden Aslan, buna karşın üniversitenin sağlık sistemi, hastane altyapısı ve eğitim imkanları bakımından önemli bir noktada olduğunu kaydetti. Tıp Fakültesinin başarı oranlarının Türkiye’deki tıp fakülteleri arasında ön sıralarda bulunduğunu belirten Aslan, çok sayıda mezunun da akademisyen olarak üniversitede görev yaptığını söyledi.

DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİNDE SON SINIF TAMAMEN UYGULAMALI
Diş Hekimliği Fakültesinde de uygulamalı eğitime dayalı bir sistem yürütüldüğünü belirten Aslan, beş yıllık eğitim sürecinin ilk dört yılında teorik ve uygulamalı eğitimin birlikte verildiğini, beşinci sınıfın ise tamamen intörnlük sistemiyle geçirildiğini ifade etti. Tıp Fakültesinde olduğu gibi diş hekimliği öğrencilerine de maaş ödendiğini belirten Aslan, öğrencilerin son sınıfta bir yıl boyunca aktif olarak diş hekimliği yaptığını ve mezuniyet öncesinde sahada deneyim kazandığını söyledi. Diş Hekimliği Fakültesinin yeni olmasına rağmen Diş Hekimliğinde Uzmanlık Sınavı başarı oranının yüksek olduğunu belirten Aslan, uzmanlık sınavını kazanma oranlarının yüksek seviyelerde bulunduğunu kaydetti. Fakülte öğrencilerinin zamanında mezuniyet oranının yaklaşık yüzde 80 olduğunu ifade eden Aslan, Türkiye ortalamasının ise yüzde 55 civarında olduğunu söyledi. Aslan, kaliteli ve uygulamalı eğitimin yanı sıra öğrencilerin eğitimlerini zamanında tamamlamasının önemli bir avantaj olduğunu vurguladı.
ECZACILIK FAKÜLTESİNDE TÜRKİYE’DE “İLK VE TEK”
Eczacılık Fakültesinin de uygulamalı eğitim modeliyle öne çıktığını belirten Aslan, fakültenin Türkiye’de ilk ve tek intörn sistemine sahip eczacılık fakültesi olduğunu ifade etti. Beş yıllık eğitim süresinin bulunduğunu ve beşinci sınıfın tamamen uygulamalı geçirildiğini aktaran Aslan, öğrencilerin uygulamalarının bir bölümünü üniversite hastanesinde gerçekleştirdiğini söyledi. Öğrencilerin hastane eczanesi ve özel eczanelerin yanı sıra İlaç Araştırma Merkezinde de uygulamalı eğitim aldığını belirten Aslan, gelecek dönemde öğrencilerin merkez ve laboratuvarlarda da uygulamalarını gerçekleştirme imkanına sahip olacağını kaydetti. Aslan, fakültenin hedefinin yalnızca eczane eczacısı yetiştirmek olmadığını belirterek, ilaç endüstrisinde çalışabilecek ve ilaç üretebilecek eczacılar yetiştirmeyi amaçladıklarını söyledi.

SAĞLIK BİLİMLERİ FAKÜLTESİNDE İNTÖRN DÖNEMİ
Sağlık Bilimleri Fakültesinde de intörn sisteminin uzun süredir uygulandığını belirten Aslan, 2012 yılından bu yana dört bölümün tamamında bu modelin kullanıldığını ifade etti. Hemşirelik, Beslenme ve Diyetetik, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon ile Sağlık Yönetimi bölümlerinin intörn sistemine dahil olduğunu belirten Aslan, öğrencilerin dördüncü sınıfın tamamını hastanenin ilgili birimlerinde geçirdiğini söyledi. Dördüncü sınıfta teorik sınav yapılmadığını aktaran Aslan, öğrencilerin son sınıfta tamamen uygulamalı eğitim aldığını kaydetti.
ÖĞRENCİLER MEZUN OLMADAN BİR YILLIK DENEYİM KAZANIYOR
İntörn sisteminin özellikle sağlık alanındaki öğrenciler için önemli bir mesleki avantaj sağladığını belirten Aslan, hemşirelik öğrencilerinin son sınıfta hastanede aktif olarak çalıştığını ve mezun olduklarında bir yıllık deneyim belgesine sahip olduğunu söyledi. Fizyoterapi ve Rehabilitasyon bölümü öğrencilerinin de aynı sistem kapsamında uygulamalı eğitim aldığını belirten Aslan, üniversitenin fizik tedavi alanında Türkiye’nin önemli merkezlerinden biri olduğunu ifade etti. Öğrencilerin merkezde aktif olarak çalıştığını belirten Aslan, bu sayede hem uygulamalı eğitim aldıklarını hem de sağlık hizmetlerinin yürütülmesine katkı sunduklarını kaydetti.

GÜNDE YAKLAŞIK 650 HASTAYA REHABİLİTASYON HİZMETİ
Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi bünyesinde günlük yaklaşık 650 hastaya rehabilitasyon hizmeti verildiğini belirten Aslan, öğrencilerin de bu hizmet sürecinde aktif rol aldığını söyledi. Uygulamalı eğitim sisteminin mezuniyet sonrasında iş hayatına geçişte önemli avantaj sağladığını belirten Aslan, öğrencilerin mezun olduklarında yaklaşık bir yıllık deneyime sahip olduklarını ifade etti. Bu nedenle öğrencilerin mezuniyetlerinin hemen ardından iş hayatına başlayabilecek donanıma ulaştığını kaydetti.

MEZUNLARA İŞ HAYATINDA DENEYİM AVANTAJI
Hemşirelik eğitiminde de önemli bir merkez olduklarını belirten Aslan, devlet kurumlarına yerleşen öğrencilerin yanı sıra mezunların büyük özel hastanelerde de kolaylıkla iş bulabildiğini ifade etti. Bu avantajın temelinde öğrencilerin eğitim sürecinde kazandığı deneyimin bulunduğunu belirten Aslan, mezunlara bir yıllık deneyim belgesi verildiğini söyledi. Beslenme ve Diyetetik öğrencilerinin de son sınıflarını hastanede aktif olarak geçirdiğini aktaran Aslan, öğrencilerin hastaların beslenme ve diyet süreçlerine doğrudan dahil olduğunu söyledi. Sağlık Yönetimi öğrencilerinin ise hastanenin idari birimlerinde görev aldığını belirten Aslan, son sınıfta kazanılan bir yıllık deneyimin mezuniyet sonrasında iş bulma açısından önemli bir avantaj sağladığını ifade etti.
MEZUNLARIN İŞE GİRME ORANINDA TÜRKİYE DOKUZUNCULUĞU
Uygulamalı eğitim sisteminin mezunların istihdamına da yansıdığını belirten Aslan, yaptıkları değerlendirmelerde 206 üniversite arasında mezunların ilk altı ay içerisinde işe girme oranı açısından Türkiye’de dokuzuncu sırada yer aldıklarını açıkladı. Aslan, elde edilen bu başarıda uygulanan intörn sisteminin önemli bir etkisi olduğunu düşündüğünü ifade etti.
“3+1 MODELİNİ 2012’DEN BERİ UYGULUYORUZ”
Yükseköğretim Kurulu koordinasyonunda Türkiye’deki üniversitelere de 3+1 modelinin önerildiğini belirten Aslan, dört yıllık lisans eğitimlerinde üç yıl teorik ve uygulamalı eğitimin ardından dördüncü sınıfın tamamen uygulamalı geçirilmesinin önerildiğini söyledi. Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi olarak bu sistemi 2012 yılından beri uyguladıklarını belirten Aslan, üniversitenin uygulamalı eğitim konusunda uzun yıllara dayanan bir deneyime sahip olduğunu kaydetti.




