Yüz yılı aşkın süredir sürdürülen bu kültürel miras, özellikle nisan yağmurlarının ardından şükür amacıyla gerçekleştirilen önemli bir ritüel olarak dikkat çekiyor. Etkinlik kapsamında bir araya gelen vatandaşlar, hem geçmişten gelen değerleri yaşatma hem de toplumsal dayanışmayı güçlendirme fırsatı bulurken, ortaya çıkan görüntüler eski zamanların birlik ruhunu yeniden hatırlattı.

3F64726E Eaa3 4506 B658 4Eb7Afdca1Bb

MANİLERLE TOPLANAN MALZEMELER KAZANLARDA PİŞTİ

Afyonkarahisar Yerel Tarih Araştırmaları Merkezi öncülüğünde gerçekleştirilen organizasyonda çocuklar, geleneğin en önemli unsurlarından biri olarak mahallelerde kapı kapı dolaşıp maniler söyledi. “Ey adine adine…” sözleriyle başlayan maniler eşliğinde bulgur, yağ, tuz ve çeşitli malzemeler toplayan çocuklar, bu süreçte hem eğlendi hem de kültürel mirası yaşayarak öğrendi. Toplanan malzemeler daha sonra AYTAM Evi önünde kurulan kazanlarda pişirilerek adine pilavına dönüştürüldü ve vatandaşlara ikram edildi.

B5777D0A 0D0F 4E42 Aa69 Ee58218Dc312

MHP’de kadın odaklı gelecek vurgusu
MHP’de kadın odaklı gelecek vurgusu
İçeriği Görüntüle

DAYANIŞMA KÜLTÜRÜ ÖN PLANDA

Etkinliği düzenleyen gönüllüler, adine pilavı geleneğinin Orta Asya’dan günümüze uzanan köklü bir geçmişe sahip olduğunu belirterek, bu uygulamanın bir yağmur duası değil, yağmurların ardından edilen bir şükür ifadesi olduğuna dikkat çekti. Hazırlanan pilavın paylaşılmasıyla birlikte toplumda birlik ve beraberlik duygularının güçlendiği vurgulanırken, bu tür etkinliklerin kültürel değerlerin korunması açısından büyük önem taşıdığı ifade edildi.

Whatsapp Image 2026 04 19 At 16.00.09

GELENEK GELECEK NESİLLERE AKTARILIYOR

Uzun yıllar unutulmaya yüz tutan geleneğin yeniden canlandırılmasıyla birlikte özellikle çocukların sürece aktif katılımı dikkat çekti. Yetkililer, bu tür organizasyonların her yıl düzenlenmesini planladıklarını belirterek, hem yerel kültürün korunmasını hem de yeni nesillere aktarılmasını hedeflediklerini ifade etti. Etkinlik sonunda artan pilavların eski inanışlara uygun şekilde evliyaların kabirleri yakınına bırakıldığı ve böylece doğadaki canlıların da nasiplenmesinin amaçlandığı belirtilirken, bu uygulamanın doğayla uyumlu bir anlayışı yansıttığı kaydedildi.

Kaynak: Cemile Kaytan