Prof. Dr. Sabri Bektöre konferans salonunda düzenlenen seminere İİBF Dekanı Prof. Dr. Gökhan Demirtaş, Uluslararası Ticaret ve Finansman (UTF) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Fikret Yaman ile öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı.
UTF Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Adem Böyükaslan, finansal kararların yalnızca ekonomik göstergelerle açıklanamayacağını; bireylerin psikolojik, sosyal ve davranışsal özelliklerinin de bu süreçte önemli rol oynadığını belirtti. Finans alanında yaklaşık üç asırlık bir bilimsel birikim bulunduğunu kaydeden Böyükaslan, finansal kararların teorik temellerinin 1700’lü yıllara kadar uzandığını ifade etti. Bu süreçte geliştirilen modellerin finans bilimini de şekillendirdiğini belirten Böyükaslan, özellikle 1950’li yıllardan itibaren sektörde önemli teorik gelişmeler yaşandığını söyledi. Böyükaslan, Herbert Simon, Harry Markowitz ve Daniel Kahneman gibi isimlerin geliştirdiği yaklaşımların finansal kararların anlaşılmasına katkı sağladığını ve bu çalışmaların uygulamalı finans alanında etkili olduğunu belirtti.
“FİNANSAL KARARLAR KAYNAKLARIN VERİMLİ KULLANIMIYLA İLGİLİDİR”
Finansal kararların temelinde kaynakların verimli kullanımı bulunduğunu kaydeden Böyükaslan, finansın temel amacının sınırlı kaynakların en düşük maliyetle elde edilmesi ve en yüksek getiriyi sağlayacak şekilde değerlendirilmesi olduğunu söyledi. Finansal kararların hem kurumlar hem de bireyler açısından benzer bir mantığa sahip olduğunu belirten Böyükaslan, “Finansal kararlar temelde kaynakların varlıklara dönüştürülmesi ve bu varlıklardan en yüksek getirinin elde edilmesi sürecini ifade eder. Bu nedenle finans yalnızca işletmeleri değil, bireylerin günlük yaşamındaki ekonomik kararlarını da kapsayan geniş bir alanı temsil eder” dedi.
KURUMSAL VE BİREYSEL FİNANS ARASINDAKİ FARKLAR
Kurumsal finans ile bireysel finans arasındaki farklara ilişkin bilgiler veren Böyükaslan, firmaların finansal kararlarında genellikle nakit akışlarının belirleyici olduğunu anlattı. İşletmeler açısından gelecekte elde edilmesi beklenen nakit akımlarının bugünkü değerinin hesaplanmasının önemine işaret eden Böyükaslan, bu süreçte çeşitli finansal modellerin kullanıldığını ifade etti. Bireylerin finansal kararlarında sınırlı gelir ve bütçelerin rol oynadığını kaydeden Böyükaslan, kurumlarda kararların genellikle kurumsal bir akıl çerçevesinde alındığını, bireylerde ise psikolojik ve sosyal faktörlerin daha belirleyici olabildiğini belirtti.
DAVRANIŞSAL FİNANS YAKLAŞIMI
Geleneksel finans teorileri ile davranışsal finans yaklaşımı arasındaki farkları anlatan Böyükaslan, klasik modellerin insanı “tamamen rasyonel” bir varlık olarak ele aldığını söyledi. Gerçek hayatta kararların her zaman rasyonel varsayımlarla örtüşmediğini belirten Böyükaslan, “Davranışsal finans, bireylerin finansal kararlarını psikolojik ve sosyal etkenlerle birlikte inceleyen bir alandır. Son yıllarda bu alanda yapılan çalışmalar önemli ölçüde arttı” dedi. İktisat literatüründe “Homo Economicus” olarak adlandırılan rasyonel insan modelinin aksine, insanların çoğu zaman duygular ve sosyal etkiler altında karar verdiğini söyleyen Böyükaslan, yatırımcı davranışlarının incelenmesinin piyasa hareketlerinin yorumlanması açısından gerekli olduğunu ifade etti.
YATIRIMCI TİPLERİ VE MODERN PORTFÖY TEORİSİ
Yatırımcıların risk algılarına göre; riskten kaçınan, riske karşı nötr ve risk almayı sevenler olarak üç gruba ayrıldığını belirten Böyükaslan, risk toleranslarının yatırım kararlarını doğrudan etkilediğini kaydetti. Harry Markowitz tarafından geliştirilen “Modern Portföy Teorisi”nin finans literatüründe bir dönüşüm yarattığını söyleyen Böyükaslan, farklı varlıkların bir portföy içinde bir araya getirilmesinin riskin azaltılmasına yardımcı olduğunu dile getirdi.
PİYASA ANOMALİLERİ VE BEKLENTİ TEORİSİ
Etkin piyasalar teorisine göre bilgilerin fiyatlara hızlı yansıdığını ancak bazı durumlarda fiyat hareketlerinin açıklanmasının zorlaştığını ifade eden Böyükaslan, bu durumun literatürde “anomali” olarak adlandırıldığını belirtti. Daniel Kahneman ve Amos Tversky tarafından geliştirilen “Beklenti Teorisi”ne de değinen Böyükaslan, bireylerin kararlarını genellikle kayıptan kaçınma eğilimiyle verdiğini, kaybın bireyler üzerinde kazançtan daha güçlü bir psikolojik etki bıraktığını sözlerine ekledi. Seminer, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından İİBF Dekanı Prof. Dr. Gökhan Demirtaş’ın Dr. Öğretim Üyesi Âdem Böyükaslan’a teşekkür belgesi takdimi ve hatıra fotoğrafı çekilmesinin ardından sona erdi.


