Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Adalet Bakanlığı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ortaklaşa düzenlenen “Kanun Yolu Uygulamaları” konulu programın açılışına katılmak üzere Afyonkarahisar’a geldi. Korel Termal Otel’de gerçekleştirilen programda konuşan Bakan Tunç, toplantının kanun yollarının tüm yönleriyle ele alınacağı önemli bir platform olduğunu vurguladı.

“KANUN YOLLARI HUKUKUN KENDİ KENDİNİ DENETLEMESİDİR”
Bakan Tunç konuşmasında, “Bugün ‘Kanun Yolu Uygulamaları’ toplantısı vesilesiyle birlikteyiz. Programda; usul kurumumuz olan kanun yollarını tüm ayrıntısıyla ele alırken, aynı zamanda adaletin nasıl tahkim edildiğini, nasıl denetlendiğini, nasıl süreklilik kazandığını ve nasıl toplumsal kabul ile güven kazandığını konuşacağız” dedi.
Kanun yollarının, hukukun kendi kendisini sorgulama cesaretinin kurumsallaşmış hâli olduğunu ifade eden Tunç, hukukun kesinlik kadar ihtiyatı, hüküm kadar tevazuyu, karar kadar hesap verebilirliği de içinde barındırdığını dile getirdi. Toplantının, kanun yolunun işlevini ve uygulamadaki yönlendirici rolünü daha da pekiştireceğine, yargı pratiğine ışık tutacak somut sonuçlar ortaya koyacağına inandığını belirtti.
6 ŞUBAT DEPREMLERİNİN YIL DÖNÜMÜ
Konuşmasında 6 Şubat depremlerinin yıl dönümüne de değinen Bakan Tunç, “Bugün dünya tarihinde eşi görülmemiş 6 Şubat depremlerinin yıl dönümü. Bu vesileyle, 6 Şubat depremlerinde yitirdiğimiz her bir canımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyorum. Allah bir daha milletimize böyle acılar yaşatmasın” ifadelerini kullandı.
Yaşanan depremlerin şehirlerin yanı sıra milletin ortak vicdanını ve sorumluluk bilincini derinden etkilediğini vurgulayan Tunç, bu büyük acının toplumsal hafızaya kazındığını, aynı zamanda milletin dayanışma ruhunu, birlik ve beraberlik iradesini de açıkça ortaya koyduğunu söyledi.

DEPREM SONRASI DEV YATIRIMLAR
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yaraların sarılmasının, şehirlerin yeniden ayağa kaldırılmasının en temel görev olarak görüldüğünü belirten Tunç, evlerini kaybeden vatandaşlar için devletin tüm kurumlarıyla topyekûn bir seferberlik başlatıldığını kaydetti.
Deprem bölgesinin ayağa kaldırılması için 75 milyar doları, yani yaklaşık 3 trilyon lirayı aşan dev bir yatırım gerçekleştirildiğini ifade eden Tunç, 2026 yılı bütçesinde 697 milyar liralık yatırımın deprem bölgesinin inşa ve ihyası için tahsis edildiğini açıkladı. 2025 yılı sonunda 455 bin 357 konut ve iş yerinin teslim edildiğini de sözlerine ekledi.
ADALET HİZMETLERİNDE KESİNTİSİZ SÜREÇ
Adalet Bakanlığı olarak depremlerin ardından hızla harekete geçtiklerini belirten Tunç, adalet hizmetlerinin kesintisiz sürdürülmesi amacıyla 7/24 esasına göre çalışan kriz merkezinin kurulduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ve Hâkimler ve Savcılar Kurulu kararlarıyla yargısal sürelerin durdurularak hukuki güvenliğin teminat altına alındığını, hak kayıplarının önüne geçildiğini söyledi.
Hâkimler, Cumhuriyet savcıları ve adalet personelinin gönüllülük esasıyla bölgeye intikal ederek “Kardeş Adliye” uygulaması kapsamında barınma, tahliye ve psikolojik destek hizmetleri sağladığını vurguladı.

CEZA İNFAZ, ADLİ TIP VE ALTYAPI ÇALIŞMALARI
Ceza infaz kurumlarındaki hükümlülerin can güvenliğinin teminat altına alındığını ve gerekli nakil işlemlerinin yapıldığını belirten Tunç, CEKUT ekiplerinin arama ve kurtarma çalışmalarına etkin katkı sunduğunu söyledi.
Adliye personeli ve vatandaşların barınma ihtiyaçlarının konteyner, prefabrik yapılar ve Bakanlığa ait tesisler aracılığıyla karşılandığını aktaran Tunç, adli tıp hizmetlerinin seferberlik anlayışıyla yürütüldüğünü, kimlik tespitlerinin bilimsel yöntemlerle titizlikle tamamlandığını ifade etti. Hasar gören adalet binaları ve personel konutlarına ilişkin tespitlerin hızla yapıldığını, modern ve dirençli bir adalet altyapısının kararlılıkla inşa edildiğini dile getirdi.
DEPREM BÖLGESİNDE ADALET YATIRIMLARI
Deprem bölgesinde Adalet Bakanlığına ait 108 adalet hizmet binasından 15’inin ağır hasarlı, 49’unun orta ve az hasarlı olduğunun tespit edildiğini belirten Tunç, ceza infaz kurumlarının 11’inin ağır hasarlı, 59’unun orta ve az hasarlı olduğunu, denetimli serbestlik hizmet binalarından 2’sinin ağır, 17’sinin az hasarlı olduğunu aktardı.
Deprem bölgesine toplam 9,5 milyar TL yatırım yapıldığını ifade eden Tunç, Osmaniye Düziçi, Hatay Samandağ ve Erzin, Adıyaman Besni, Adana Karataş, Şanlıurfa Suruç Adalet Binalarının tamamlandığını; Kahramanmaraş Göksun Adalet Binasının güçlendirildiğini, Adıyaman, Hatay ve Malatya Doğanşehir Ceza İnfaz Kurumlarının yapım, onarım ve ikmal işlerinin bitirildiğini söyledi.
2026 YILI YATIRIM PROGRAMI
2026 Yılı Yatırım Programı kapsamında Şanlıurfa merkez ve Birecik, Malatya merkez ve Malatya BAM, Gaziantep-Nizip, Kahramanmaraş Adalet Binası ile Elazığ Çocuk Kapalı, Gaziantep ve Elbistan-Kahramanmaraş Ceza İnfaz Kurumları projelerinin yer aldığını belirten Tunç, Adana, Malatya ve Gaziantep Adli Tıp Grup Başkanlıkları projelerinin de programda bulunduğunu kaydetti.
Bölgede kamu personel konutu çalışmalarının sürdüğünü ifade eden Tunç, toplam 454 kamu personel konutunun alım sürecinin tamamlandığını, 848 adalet personel konutunun 2026 yılı yatırım programında yer aldığını, 1.250 dairenin ise etüt proje aşamasında bulunduğunu söyledi.

YARGI KAPASİTESİ GÜÇLENDİRİLDİ
Deprem sonrası yargının iş yükünün artacağını dikkate alarak yargı teşkilatının güçlendirildiğini belirten Tunç, 731 adli ve 28 idari olmak üzere toplam 759 ilk derece mahkemesinin kurulduğunu, ayrıca 27 Bölge Adliye Mahkemesi ve 17 Bölge İdare Mahkemesi dairesi olmak üzere 44 istinaf dairesi kurularak yargı kapasitesinin artırıldığını açıkladı.
DEPREM DAVALARINA İLİŞKİN VERİLER
Bakan Tunç, deprem ceza yargılamaları kapsamında bugüne kadar 2 bin 673 kişi hakkında dava açıldığını, 202 kişi hakkında 1 yıl ile 21 yıl arasında değişen hapis cezaları verildiğini, halen 201 kişinin ceza infaz kurumlarında bulunduğunu ifade etti.
Hukuk mahkemelerinde deprem kaynaklı 64 bin 663 dava açıldığını, bunların büyük bölümünün karara bağlandığını; idari yargıda ise 119 bin 957 davanın açıldığını ve önemli bir kısmının sonuçlandırıldığını söyledi. Deprem kaynaklı dosyaların en kısa sürede sonuçlandırılmasının vatandaşların adalete erişimi bakımından öncelikli bir görev olduğunu vurguladı.
KANUN YOLUNUN FELSEFİ TEMELİ
Kanun yollarının felsefi dayanağına da değinen Tunç, hiçbir hükmün mutlak olmadığı ilkesinin hukukun erdemi olduğunu belirtti. Kanun yollarının, adaletin sürekli doğrulanan bir süreç olduğunu hatırlattığını ifade eden Tunç, bu mekanizmaların yargısal meşruiyeti güçlendirdiğini söyledi.
YARGITAY VE BAŞSAVCILIĞIN ROLÜ
Yargıtay ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, hukuka istikrar ve güven kazandıran kurumsal yapılar olduğunu vurgulayan Tunç, Yargıtay içtihatlarının hukuki güvenliği sağladığını, uygulamada birliği tesis ettiğini ve keyfiliği önlediğini dile getirdi.
KANUN YOLLARI VE REFORM İRADESİ
Kanun yollarının etkinliğini artırmaya yönelik reform iradesinin sürdüğünü belirten Tunç, istinaf sisteminin kurumsallaştırıldığını, başvuru sürelerinin yeknesaklaştırıldığını, gerekçeli kararın tebliğiyle sürelerin başlatıldığını ve bozma yetkisinin genişletildiğini ifade etti.
Yakın zamanda TBMM’de görüşülecek 12. Yargı Paketi’nde kanun yoluna ilişkin önemli düzenlemelerin yer alacağını belirten Tunç, Türkiye Yüzyılının ilk Yargı Reformu Strateji Belgesi ile gecikmeyen, öngörülebilir ve güven veren bir adalet sistemi hedeflediklerini söyledi.
“ADALET SÜREKLİ YÜRÜNMESİ GEREKEN BİR YOLDUR”
Konuşmasını “Adalet, durağan bir hedef değil; sürekli yürünmesi gereken bir yoldur” sözleriyle tamamlayan Bakan Tunç, kanun yollarının bu yolun işaret taşları olduğunu vurguladı. Programın hukuk sistemine, yargıya ve adalet idealine katkı sunmasını temenni eden Tunç, emeği geçenlere teşekkür ederek katılımcıları saygıyla selamladı.




