Topuzoğlu, akıllı telefonlardan kamera sistemlerine kadar birçok teknolojinin yapay zekâ algoritmalarıyla çalıştığını belirterek, “Cep telefonunda sadece ‘Hey…’ diyerek çağırdığımız asistan bile bizim alışkanlıklarımızı analiz ederek yanıt üretiyor. Kamera sistemleri uzun süreli bir hareketi şüpheli bulup otomatik olarak uyarı verebiliyor. Navigasyon ise artık herkesin hayatının vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Eskiden bir adres için insanlara sorardık, şimdi tamamen bu sistemlere güveniyoruz” dedi.
![]()
“YAPAY ZEKÂYA TAMAMEN TESLİM OLMAK DOĞRU DEĞİL”
Her teknolojinin hata yapabileceğini vurgulayan Topuzoğlu, kullanıcıların kendi sezgilerini devreden çıkarmaması gerektiğini dile getirdi:
“Bazen navigasyonlar yanlış yönlendirebiliyor. Benim de başıma geldi; ‘Sağa dönün’ dediği yer uçurumdu. Eğer biz her şeyi yapay zekâya bırakır da kendi zekâmızı kullanmazsak ciddi sıkıntılar yaşayabiliriz. Bu sistemler yardımcıdır, karar merci değil.”
![]()
“SOSYAL MEDYADAKİ ÖNERİLERİN ÇOĞU YAPAY ZEKÂ STRATEJİSİ”
Topuzoğlu, sosyal medya ve e-ticaret platformlarında karşımıza çıkan önerilerin de tamamen yapay zekâ tabanlı olduğuna dikkat çekerek vatandaşları uyardı:
“Sosyal medyada gezinirken gördüğümüz içerikler, alışveriş sitelerinde karşımıza çıkan ‘Bunu alanlar şunları da aldı’ önerileri tamamen yapay zekânın pazarlama stratejisidir. Firmalar daha fazla satış, platformlar daha fazla ziyaretçi için bu yöntemleri kullanıyor. Bu nedenle ‘Gerçekten ihtiyacım var mı?’ diye düşünmek zorundayız. Aksi halde farkında olmadan alışveriş tuzaklarına düşebiliriz.”
![]()
Topuzoğlu, yapay zekânın artık görünmez bir şekilde hayatın parçası olduğunu belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
“Yapay zekâyı hayatımızın her alanında, çoğu zaman farkında bile olmadan kullanıyoruz. Önemli olan, bu sistemlerden yararlanırken bilinçli olmak ve kendi muhakeme yeteneğimizi devreden çıkarmamaktır.”



