Lösemi ve diğer kan hastalıklarının tedavisinde önemli bir yere sahip olan kemik iliği, nakil bekleyen hastalar için hayati önem taşıyor. Uygun bir bağışçının bulunması, hastalar için yeni bir yaşam umudu oluşturabiliyor. Her yıl eylül ayının üçüncü cumartesi günü kutlanan Dünya Kemik İliği Bağışçıları Günü kapsamında, AFSÜ Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Hematoloji Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Mustafa Duran ile kemik iliği, kök hücre nakli ve bağış sürecini konuştuk.

KEMİK İLİĞİ VÜCUDUN KAN ÜRETİM FABRİKASI

Kemik iliğini vücudun kan üretim fabrikası olarak tanımlayan Doç. Dr. Mustafa Duran, kemiklerin içerisinde bulunan yumuşak dokuda kan hücrelerinin üretildiğini söyledi. Duran, kırmızı kan hücrelerinin dokulara oksijen taşıdığını, beyaz kan hücrelerinin bağışıklık sisteminin önemli bir parçası olduğunu, trombositlerin ise kanamanın durdurulmasında görev yaptığını ifade etti. Kemik iliğinin düzgün çalışmaması halinde kansızlık, enfeksiyonlara yatkınlık ve kanama gibi önemli sorunların ortaya çıkabileceğini belirten Duran, kemik iliğinin her gün farkında olmadan çalışan önemli bir sistem olduğunu kaydetti.

KÖK HÜCRE NAKLİ BİRÇOK HASTALIKTA KULLANILIYOR

Kemik iliği naklinin daha doğru ifadeyle kök hücre nakli olduğunu belirten Duran, yöntemin başta bazı lösemiler olmak üzere birçok ciddi hematolojik hastalığın tedavisinde kullanılabildiğini söyledi. Duran, akut lösemiler, bazı lenfomalar, multipl miyelom, miyelodisplastik sendromlar ve kemik iliğinin normal kan hücresi üretemediği bazı hastalıkların nakil uygulanabilen hastalıklar arasında yer aldığını ifade etti. Her lösemi veya kan hastasının mutlaka kemik iliği nakli olacağı anlamına gelmediğini vurgulayan Duran, nakil kararının hastanın yaşı, genel durumu, hastalığın özellikleri, tedaviye verdiği yanıt ve hastalığın tekrar etme riski gibi birçok faktör değerlendirilerek kişiye özel verildiğini belirtti.

Başkan Köksal: “Afyon’u daha güzel yarınlara taşımanın yolu el ele vermekten geçiyor”
Başkan Köksal: “Afyon’u daha güzel yarınlara taşımanın yolu el ele vermekten geçiyor”
İçeriği Görüntüle

NAKİL SÜRECİ NASIL İŞLİYOR?

Hastaya uygun bir verici bulunduğunda hem vericinin hem de hastanın nakle uygun olup olmadığının ayrıntılı şekilde değerlendirildiğini anlatan Duran, toplumdaki önemli bir yanlış anlaşılmaya da dikkat çekti. “Kemik iliği nakli” denildiğinde çoğu kişinin aklına kemiğin içinden ameliyatla ilik çıkarılması geldiğini ifade eden Duran, günümüzde kök hücrelerin büyük bölümünün özel bir hazırlık sonrasında kan yoluyla, yani aferez yöntemiyle toplanabildiğini söyledi. Hasta tarafında ise nakilden önce hastalıklı kemik iliğini ortadan kaldırmak ve yeni kök hücrelerin yerleşmesine uygun ortam hazırlamak amacıyla özel bir hazırlık tedavisi uygulandığını belirten Duran, ardından vericiden alınan kök hücrelerin damar yoluyla hastaya verildiğini aktardı. Duran, nakil işleminin çoğu zaman kan nakline benzer şekilde gerçekleştiğini, asıl önemli ve yoğun takip gerektiren dönemin ise nakil sonrasında başladığını ifade etti.

BAĞIŞÇI AÇISINDAN SÜREÇ NASIL İŞLİYOR?

Kök hücrelerin kan yoluyla toplandığı yöntemde bağışçıya birkaç gün öncesinden kök hücrelerin kana geçmesini sağlayan ilaç verildiğini belirten Duran, daha sonra kanın özel bir cihazdan geçirilerek kök hücrelerin ayrıştırıldığını ve kanın geri kalan bölümünün bağışçıya geri verildiğini söyledi. İşlem sırasında veya sonrasında geçici olarak kemik ağrısı, halsizlik veya baş ağrısı gibi şikâyetlerin görülebileceğini aktaran Duran, hastanın açısından ise sürecin daha farklı ve ciddi riskler taşıyabildiğini ifade etti. Hastaya uygulanan yoğun tedavilerin bağışıklık sistemini baskılayabildiğini belirten Duran, enfeksiyon ve kanama gibi komplikasyonların yanı sıra nakledilen hücrelerin hastanın dokularına karşı reaksiyon göstermesi gibi sorunların da ortaya çıkabildiğini söyledi.

TÜRKÖK’E GÖNÜLLÜ BAĞIŞÇI OLUNABİLİYOR

Kemik iliği veya kök hücre bağışçısı olmak isteyen kişilerin Türkiye’de Türk Kızılayının TÜRKÖK sistemi üzerinden gönüllü bağışçı adayı olabildiğini belirten Duran, sürecin bilgilendirme ve gerekli örneklerin alınmasıyla başladığını söyledi. Bağışçı adaylarının doku grubu özelliklerinin belirlenerek TÜRKÖK sistemine kaydedildiğini ifade eden Duran, bir kişinin sisteme gönüllü bağışçı adayı olarak girmesinin mutlaka kök hücre vereceği anlamına gelmediğini vurguladı.

“HİÇ TANIMADIĞI BİR HASTAYA UMUT OLABİLİR”

Duran, yıllar sonra bir bağışçının doku grubunun bir hastayla eşleşebileceğine dikkat çekerek, bu durumda bağışçının bir insanın hayatını değiştirme, hatta kurtarma fırsatı bulabileceğini söyledi. Dünya Kemik İliği Bağışçıları Günü’nün en önemli mesajlarından birinin gönüllü bağışçılığın önemi olduğunu belirten Duran, sözlerini şöyle tamamladı: “Bir kişinin gönüllü bağışçı olması, hiç tanımadığı bir hastaya umut olabilmesi anlamına geliyor.”

Kaynak: CEMİLE KAYTAN