Şifre Haber’in haberine göre, Pamukkale Üniversitesi Hastane Müdürlüğü Makamında yaşandığı ileri sürülen ve bir hemşireye yönelik mobbing, tehdit ve ağır sözlü taciz iddiaları, gündeme bomba gibi düştü.
Sağlık çalışanının şikayeti sonrası yapılan görüşmede kayda alındığı belirtilen sözler, kamuoyunda infial yarattı. Olay, yargıya taşındı.
“TECAVÜZ EDERLERSE SES ÇIKARACAKSIN”
Pamukkale Üniversitesi Hastanelerinde görevli erkek hemşire K.D., yaşananları savcılığa verdiği şikayet dilekçesinde tek tek anlatarak şöyle dedi: “Çalıştığım birimdeki sorunların çözülmesi için resmi dilekçe verdim. Görüşmeye çağrıldım. Hastane Müdürü’nün odasına girdiğimde yönetici, aynı zamanda bir sendikanın başkan yardımcısı olan A.A. ve sendika temsilcisi vardı. Sorunlarımı konuşmak yerine sendikam sorgulandı. Ardından bana açıkça ‘Sana Tecavüz Ederlerse Ses Çıkaracaksın…’ denildi. Bu sözleri duyduğumda donup kaldım. Kendimi değersiz, çaresiz ve tehdit altında hissettim.”
Hemşire, görüşme sırasında baskı ve tehdit göreceğini öngördüğü için konuşmayı kayıt altına aldığını ve ses kayıtlarını savcılığa delil olarak sunduğunu ifade etti.
“HANGİ SENDİKAYA ÜYESİN?”
K.D. sözlerine şöyle devam etti: “Bana ‘Hangi sendikaya üyesin?’ diye soruldu. İstedikleri sendikada olmadığımı söylediğimde, ‘O zaman sana yardımcı olamayız’ dediler. Nöbetlerim, çalışma koşullarım ve hatta işimle tehdit edildim. Hak aramanın bedelinin bu kadar ağır olacağını düşünmemiştim.”
“BU SÖZLER İNSANLIK SUÇUDUR”
Hep-Sen Denizli Şube Başkanı Şeref Salman ise yaşatılanların bir insanlık suçu olduğunu önemle vurgulayarak, olayla ilgili sert açıklamalarda bulundu: “Bir sağlık çalışanına ‘Sana Tecavüz Ederlerse Ses Çıkaracaksın…’ demek, sadece mobbing değil, insanlık onuruna karşı işlenmiş bir suçtur. Bu sözler, kamu vicdanını derinden yaralamıştır. bu utanç verici ifadeleri ve baskı düzenini yargıya taşıdık. HEPSEN olarak sadece kendi üyelerimizin değil, mağdur tüm çalışanların yanında olduğumuzu da özellikle vurgulamak isterim.”
ÖDÜL-CEZA MEKANİZMASINA DÖNÜŞTÜRÜLMÜŞ
Salman, hastane yönetiminde sistematik bir baskı düzeni olduğunu öne sürerek şunları söyledi: “Bize ulaşan bilgilere göre nöbet listeleri, görevlendirmeler ve çalışma alanları bir ödül-ceza mekanizmasına dönüştürülmüş. ‘Bizden olan rahat eder, olmayan bedel öder’ anlayışıyla hareket ediliyor. Bu kabul edilemez.”
“İŞSİZLİKLE TEHDİT EDİLDİ”
Hep-Sen Başkanı, hemşirenin yalnızca sözlü tacize değil, aynı zamanda iş güvencesiyle tehdit edildiğini belirterek “Mağdur hemşireye, hakkını aramaya devam ederse sözleşmesinin yenilenmeyeceği ima edilmiş. Yani susturulmak istenmiş. Bu, açık bir yıldırma ve sindirme politikasıdır” dedi.
SAVCILIĞA SUÇ DUYURUSU
Olayın ardından Hep-Sen Hukuk Biriminin desteğiyle mağdur hemşire K.D, ses kayıtları birlikte Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Ayrıca Pamukkale Üniversitesi Rektörlüğü’ne başvurularak, adı geçen yönetici ve kişiler hakkında idari soruşturma başlatılması talep edildi.