Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da gerçekleştirilen Uluslararası Adalet Zirvesi’nde farklı ülkelerden gelen temsilciler ve büyükelçilere hitap etti. Uluslararası insancıl hukuk, enerji dönüşümü hukuku, dijital dünyada adalet, göç yönetimi ve sorumluluk paylaşımı gibi konuların ele alındığı zirvenin ülkeler arasında hukuki iş birliğini geliştirmesini temenni eden Erdoğan, organizasyona katkı sunan Adalet Bakanlığına ve katılımcılara teşekkür etti.
“ADALET, DEVLETİN ÜZERİNE BİNA EDİLDİĞİ TEMELDİR”
Farklı ülkelerin ayrı anayasalara, hukuk sistemlerine ve geleneklere sahip olduğunu belirten Erdoğan, adalet anlayışının ortak bir zeminde buluştuğunu ifade etti. Adaletin hak sahibine hakkını vermek ve güçsüzü güçlü karşısında korumak anlamına geldiğini dile getiren Erdoğan, “Adalet; haklıya hakkının teslim edilmesidir. Adalet; güçsüzün güçlüye ezdirilmemesidir. Adalet; mazlumu zalimden koruma kudretidir. Adalet; devletin üzerine bina edildiği temeldir” dedi. Adaletin insanlığın ortak hedefi ve ideali olduğunu kaydeden Erdoğan, vicdan ve hakkaniyetin bulunmadığı, kanun önünde eşitliğin gözetilmediği bir hukuk sisteminde adaletin sağlanamayacağını söyledi. Hak ve özgürlüklerin korunması ile ödül ve ceza arasındaki dengenin kurulmasının da adaletin temel unsurları arasında yer aldığını vurguladı.
“MEVCUT SİSTEMİN SÜRDÜRÜLEBİLİR OLMADIĞINI HERKES BİLİYOR”
Uluslararası sistemin işleyişini eleştiren Erdoğan, Birleşmiş Milletler bünyesinde 190’dan fazla ülkenin iradesinin, veto yetkisine sahip beş ülkenin kararlarına bağlı olmasını adil bulmadığını belirtti. Uluslararası hukukun, anlaşmaların ve mahkeme kararlarının etkisini yitirdiğini savunan Erdoğan, mevcut yapının güven ve itibar kaybı yaşadığını ifade etti. Erdoğan, 81 yıl önce San Francisco’da imzalanan Birleşmiş Milletler Şartı’nın uluslararası barış ve güvenliğin korunmasını öngördüğünü hatırlatarak, bu hedefin adalet olmadan gerçekleştirilemeyeceğini söyledi. Uluslararası sistemdeki sorunları gündeme getirirken, “Bunları hamaset olsun, polemik olsun veya ajitasyon için söylemiyorum. Tam tersine bunlar, yüzleşmemiz gereken acı gerçeklerdir” ifadelerini kullandı.
KÜRESEL EŞİTSİZLİK VE KRİZLERE DİKKAT ÇEKTİ
Ülkeler arasındaki ekonomik ve sosyal farkların giderek büyüdüğünü belirten Erdoğan, eğitim ve teknolojiye erişim, iklim krizi, gıda güvenliği ve gelir dağılımındaki adaletsizliğin uluslararası sistemin sorunları arasında bulunduğunu söyledi. Bir kesimin yoksullukla mücadele ederken diğer kesimin küresel imkanlardan geniş ölçüde yararlandığını ifade eden Erdoğan, dünya genelindeki servet dağılımını da eleştirdi. Erdoğan, çevre kirliliği ve iklim değişikliğiyle mücadelede sorumlulukların adil paylaşılmadığını savunarak, krizlerin çatışmaları, çatışmaların da savaşları ve istikrarsızlığı beraberinde getirdiğini dile getirdi. Enerji güvenliği, ticaret yolları, lojistik ve ulaşım koridorları ile teknolojik ve sivil altyapıda yaşanan sorunların da küresel ölçekte etkili olduğunu kaydetti.
GAZZE’DEKİ SALDIRILARI GÜNDEME GETİRDİ
Konuşmasında Gazze’de yaşananlara geniş yer ayıran Erdoğan, İsrail’in saldırılarında çok sayıda sivilin hayatını kaybettiğini, okulların, üniversitelerin, hastanelerin ve ibadethanelerin zarar gördüğünü söyledi. Çoğunluğunu kadın ve çocukların oluşturduğunu belirttiği 74 binden fazla Filistinlinin öldürüldüğünü ifade eden Erdoğan, Gazze’deki koşullara ilişkin, “Gazze, kendini uluslararası hukukun üstünde gören, kibirli, radikal ve öldürmeye doymayan bir soykırım şebekesi tarafından dünyanın en büyük toplama kampına dönüştürüldü” değerlendirmesinde bulundu. Erdoğan, Türkiye’nin katkılarıyla geçen yıl sağlandığını belirttiği ateşkesin İsrail hükümeti tarafından ihlal edildiğini savundu. Ateşkesin 11 Ekim 2025’te yürürlüğe girmesinden bu yana 1.500 Filistinlinin öldürüldüğünü ve 5 binden fazla kişinin yaralandığını söyledi. Batı Şeria’daki yasa dışı yerleşim faaliyetleri ile Kudüs’teki kutsal mekanlara yönelik baskınlara da değinen Erdoğan, uluslararası toplumun yaşananlara karşı yeterli tepki göstermediğini ve yargı ile yaptırım mekanizmalarının gerektiği şekilde işletilmediğini dile getirdi.
“TÜRKİYE KENDİSİNE UMUT BAĞLAYAN İNSANLARA SIRTINI DÖNMEZ”
Türkiye’nin Filistin meselesindeki tutumunu anlatan Erdoğan, Uluslararası Adalet Divanında açılan davaya müdahillik başvurusu yapıldığını, İsrail’le ticari işlemlerin durdurulduğunu ve küresel Sumud filosuna yönelik saldırının sorumlularına ilişkin kırmızı bülten çıkarıldığını belirtti. Gazze’deki saldırıların sorumlularının hukuk önünde hesap vermesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, uluslararası mahkeme kararlarının uygulanmadığı bir sistemin barış ve güvenlik sağlayamayacağını söyledi. Türkiye’nin haksızlığa uğrayan insanları yalnız bırakmayacağını ifade eden Erdoğan, “Türkiye gerekirse sıkıntı çeker ama kendisine umut bağlayan, haksızlığa uğrayan insanlara da sırtını dönmez” dedi. Erdoğan, Türkiye’nin uluslararası platformlarda adaletin sağlanması ve mağdurların haklarının korunması için çalışmayı sürdüreceğini belirterek, “Dünya 5'ten büyüktür” ve “daha adil bir dünya mümkündür” sözlerini yineledi.
SINIR AŞAN SUÇLARLA MÜCADELEDE İŞ BİRLİĞİ ÇAĞRISI
Uluslararası iş birliğinin önem taşıdığı bir diğer alanın sınır aşan suçlarla mücadele olduğunu belirten Erdoğan, teknolojik gelişmelerle birlikte suç faaliyetlerinin de ülkelerin sınırlarını aşan bir nitelik kazandığını söyledi. Elektronik para kuruluşları, kripto varlıklar, soğuk cüzdanlar ve sosyal medya platformlarının suç örgütleri tarafından kullanıldığına dikkat çeken Erdoğan, mücadelede ülkeler arasındaki iş birliğinin belirleyici olduğunu kaydetti. Erdoğan, adi suçlardan uyuşturucu ticaretine, terör suçlarından organize suç örgütlerine kadar hukuka aykırı faaliyetlerde bulunan kişilerin başka ülkelere kaçarak adaletten uzaklaşamayacağını ifade etti. “Suç işleyip ülke dışına çıkarak adaletten kaçabileceğini sananlar, nereye saklanırlarsa saklansınlar, kendilerini güvende hissetmemelidir” diyen Erdoğan, Türkiye’nin bu konuda kararlı olduğunu vurguladı.
2026’NIN İLK DOKUZ AYINDA 294 KİŞİ İADE EDİLDİ
Uluslararası adli iş birliği kapsamında yürütülen çalışmalara ilişkin rakamları da paylaşan Erdoğan, 2026 yılının ilk dokuz ayında 294 kişinin Türkiye’ye iadesinin sağlandığını, farklı aramalar kapsamında 736 kişinin de aynı dönemde ülkeye getirildiğini açıkladı. Uluslararası adli iş birliğinde haklı taleplerin karşılanmasının önemine değinen Erdoğan, Türk adaletinin gereğini yerine getireceğini söyledi. Konuşmasının sonunda Uluslararası Adalet Zirvesi İstanbul 2026 programının hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, organizasyona katkı sağlayan Adalet Bakanlığına, yetkililere ve görüşleriyle zirveye katkıda bulunan katılımcılara teşekkür etti.





