Tüzükleri gereği Afyon MÜSİAD’ın yeni Başkanının belirlenmesi gerekiyor.
Tabi ki bu belirleme MÜSİAD Genel Merkezinin inisiyatifinde.
Mevcut Başkan Ercan İşlek’in tekrar Başkan olmasının yolu kapalı.
Aslında bugünlerde bu konunun halledilmesi gerekiyordu ama, malum Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odasının seçimleri olduğu için, Afyon MÜSİAD demiş ki bu seçimler bitsin, Başkan ondan sonra değişsin.
Genel Merkez işte burada birinci inisiyatifini kullanıyor.
İsterse bir yıl bile ‘Şimdilik böyle devam edin’ diyerek Ercan İşlek’in görevde kalmasını sağlayabilir.
Bu bile bir acziyet içerisinde olduklarını gösterir.
Ben Afyon MÜSİAD Yönetiminin böyle bir hata yapacağını düşünmek dahi istemiyorum.
Afyon’daki ‘Üst akıl’ olarak gösterilen Abdullah Özteke’nin bu formülü önerdiği de ifade ediliyor.
Abdullah Özteke’nin ATSO Seçimlerinde istedikleri başarıyı elde edemezler ise... MÜSİAD koltuğuna kafasında ve gönlünde olan, düşündüğü o ismi oturtmak istediği ifade ediliyor (du).
Tutar mı?
Göreceğiz...
Önce ATSO Seçimleri bitsin bir hele.
*
*
*
Gündeme damga vuran yazı...
Geçtiğimiz hafta...
Abdullah Özteke’nin sadece Afyon MÜSİAD Yönetim Kurulu Üyelerinin dahil olduğu whatsApp gurubunda yaptığı paylaşımı yazmıştım.
Yazım gündeme damga vurdu desem, yanlış olmaz.
O yazıyı okumamış olanlar için, kısaca özetleyelim.
*
Hayırdır Abdullah Özteke!
AK PARTİ’nin Belediye Başkan Adayını sen mi Belirliyorsun?
Neyse...
İşin o boyutu bir başka mesele de, gerçekten duyduklarıma inanamadım.
Gelelim bugünkü yazının konusuna.
Abdullah Özteke, yukarıda bahsettiğim MÜSİAD’ın sadece Yönetim Kurulunun oluşturduğu whatsApp gurubunda yaptığı paylaşım, Turgay Şahin ve Murat Bozok gibi anında görevden almayı gerektirecek kadar vahim.
O paylaşımda kullandığı cümle, en hafif tabir ile fitne yaymak, çıkarmak demek.
Kendisini bu cümlesi nedeniyle Özfitneci ilan etseler, yeridir.
Gelelim Abdullah Özteke’nin paylaşımına.
Paylaşım öncesini anlatarak başlayalım...
MÜSİAD’ta mevcut Başkan Ercan İşlek’in son dönemi.
MÜSİAD tüzüğü gereği yeni dönem için başka birisi Başkan olacak.
Ercan İşlek görevden ayrılmadan önce bazı ziyaretleri yapmak ister.
Kendilerine ziyarete gelen Belediye Başkanımız Burcu Köksal’ı Yönetim Kuruluyla birlikte ziyaret ederek, hem AK Parti’ye geçişinin hayırlı uğurlu olmasını temenni edecektir, hem de o görüşmeden bir kaç fotoğrafı kamuoyuna vermek istemektedir.
Ziyaret planlanır.
MÜSİAD Yönetiminin whatsApp gurubunda bu ziyaret planı konuşulur.
Bazılarının işi vardır planlanan saatte, bazıları ise belki de gerekçe bile söylemeden katılmayacağını beyan etmiştir.
O kadar detaya gerekte yok.
Abdullah Özteke bu ziyarete katılmaz.
Ama o ziyaret ile ilgili paylaşımların yapıldığı gurupta öyle bir fotoğraf yayınlar ve o fotoğrafın içeriğine öyle bir cümle yerleştirir ki...
Akla ziyan.
Der ki Abdullah Özteke, ‘Şimdiki Belediye Başkanını ziyarete gidemedik ama, bizde geleceğe yatırım yapalım dedik.
Muhtemel gelecekte belediye başkan adayı Yusuf Kardeşimizi ziyaret ettik.’
Paylaşımda bahsedilen kişi Yusuf Balık.
Bunu aktaran arkadaş, Yusuf Balık’ı iyi tanıyormuş. Dedi ki;
‘Yusuf Balık’ta Afyonkarahisar’a Belediye Başkanı olacak kapasiteyi bırakın bir yana, bir Derneğe Başkan olacak nitelik var mıdır yok mudur bunu sorgulamak gerekir.’
Abdullah Özteke’nin paylaşımı yaptığı mecrayı, günü ve yazdıklarını iyi irdelemek gerekir.
Abdullah Özteke ve O’nun gibi bazıları Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’dan rahatsızdırlar.
Çünkü...
Burcu Köksal’ın AK Parti’ye geçişi bazılarının AK Parti’deki hesaplarını alt üst etmiştir.
Yanlış anlaşılmasın o birilerinin hesapları...
Hizmet hesabı değil onlarınki...
Rant hesabı, koltuk hesabı, makam-mevki hesabı.
Birileri ‘Emir demiri keser’ diyerek sözde kabullenmiş pozuna bürünmüş olsa da...
Kapalı kapılar ardında söyledikleri sözler ve ağız yüz hareketleriyle aslında niyetlerinin ne olduğunu, dillerinin başka yüreklerinin başka olduğunu yani...
İki yüzlü olduklarını ayan beyan ortaya koymuşlardır.
O hesap kitapçıların tek amaçları olduğu anlaşılmıştır...
Kendilerinin güdümünde olacak bir Belediye Başkanı olmalıdır Afyonkarahisar’ın başında.
Çünkü...
İstedikleri gibi at oynatacakları, tarlalarının arsa haline gelebileceği, ihale ve benzer işleri istedikleri şekilde yaptırabilecekleri bir Başkandır onların hayali.
Ama, Cumhurbaşkanımız onların bu heveslerini tek bir hamle ile kursaklarında bırakmıştır.
Onlarda farklı metotlara başvurmaktan çekinmediklerini alenen göstermeye başlamışlardır.
*
İşte yazımın konuyla ilgili bölümü böyle idi.
Yazımın yayınından itibaren epeyce telefon, mesaj ve mail aldım.
%99’u tebrik ediyor ve bazıları ise Abdullah Özteke ile ilgili bazı bilgileri aktarıyordu.
Yazının anonsuyla birlikte de bazı bilgiler akmaya başlamıştı ama yayından sonra çığ gibi arttı.
Bana bilgi ve belge aktaran okurlarıma şunu ifade etmeliyim.
İlettiğiniz tüm bilgi ve belgeler gazetemizin istihbarat ekibi tarafından araştırılmaya başlanmış olup, Afyonkarahisar’ın menfaatlerini ilgilendiren her konu için mutlaka gereği yapılacaktır.
*
*
*
Abdullah Özteke için randevu istendi...
Bugünkü yazının başlığı ile ilgili olarak internet sitemizde yaptığımız anons sonrasında, dün (Pazartesi) akşam saatlerine yakın bir vakitte çok sevdiğim ve mertliğini, yiğitliğini her zaman takdir ettiğim bir dostum aradı.
Kısa bir sohbetten sonra Abdullah Özteke ile şahsi bir sorunum olup olmadığını sordu.
‘Elbette yok öyle bir sorunumuz. Ne ticarette, ne de siyasette karşı karşıya geldik’ dedim.
‘O zaman bize yarın bir randevu verirsen birlikte gelerek çayını içmek istiyoruz’ dedi.
Böyle bir talep beklemiyordum sevdiğim dostumdan.
Biraz duraksadım, cevap vermedim.
Üsteledi.
‘Benim hatırım hiç mi yok?’ diye sorunca, buyurun gelin dedim.
Bugün (Salı) randevu verdiğim saatte geldiler.
Afyon gündeminden yazımdaki konulara kadar yaklaşık bir buçuk saat sohbet ettik.
Yazıyı yazma nedenimi açık bir şekilde yazının içinde bahsettiğimi söyledikten sonra Abdullah Özteke’nin yüzüne karşı da söyledim.
O’nun verdiği cevap...
‘Abi biz o whatsApp gurubunda pek çok şeyi paylaşıyoruz.
Bu yazdığımda tamamen şaka amaçlı yazılan bir yazıydı.
Burcu Köksal daha AK Parti’ye geçmeden önce, AK Parti Yönetiminin whatsApp grubunda çok şeyler paylaşıldığında ben o arkadaşlara dedim ki, bu Cumhurbaşkanımızın takdiridir.
Kimse bir şey yazıp söylemesin.
Ben bunu söylemiş kişiyim.
Kendim böyle bir şey yapar mıyım hiç?
Bu paylaşım söylediğim gibi şaka idi.’
İşte Abdullah Özteke’nin bu konuda söyledikleri bunlar.
*
*
*
Pişman olduğunu hissettim...
Kendisine de söyledim...
Abdullah Özteke gibi başında en az üç-dört şapka olan, etkin ve yetkin olan bir kişinin her söylediğine, her attığı adıma dikkat etmesi gerekli değil midir?
Abdullah Özteke’nin ‘şaka’ dese de, bu paylaşımından dolayı pişman olduğunu gördüm.
Üzülmüşte.
Kendi hatası yüzünden üzülmüş olsa da, bir şey söyledi.
Hatasının evlatları ve İstanbul’daki bazı yakınlarını üzdüğünden bahsetti.
Söylerken yutkundu.
İnsani açıdan değerlendirdim o sözlerini.
Daha öncede söylediğim gibi...
Abdullah Özteke ile bir husumetim, alıp vereceğim yok.
Ama...
Şehrin Belediye Başkanına karşı böylesine bir paylaşımın yapılmasının hem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a karşı bir saygısızlık ve başkaldırı, hem de gecesini gündüzüne katarak Afyonkarahisar için çalışan-çabalayan Belediye Başkanımız Burcu Köksal’a karşı yapılan bir kabullenememe ve fitne tohumu ekme girişimi olarak gördüğüm için yazdım.
Bunu da bir kez daha Abdullah Özteke’nin yüzüne karşı da söyledim.
Abdullah Özteke, ‘Şaka’ dediği için, O’nun samimiyetine de inanmak isteyerek bu konuyu gündemimden çıkartıyorum.
Diğer konulara gelince...
Yukarıda bahsettiğim gibi.
İstihbarat ekibimizdeki arkadaşlarımıza konuları verdim.
Doğrusunu-eğrisini araştıracaklar.
Afyonkarahisar menfaatlerini ilgilendiren konulara elbette bu sütunlarda yer veririz.
Şahsi konular ise bizim dışımızda.
*
*
*
Yusuf Balık dedim, tebessüm etti
Gelelim Yusuf Balık ile ilgili anonsumuza.
Yusuf Balık’ın birileri tarafından MÜSİAD Afyon Başkanlığına getirilmek istendiği, bu konuda alttan alta çalışmaların yapıldığı biliniyor.
Abdullah Özteke’ye de sordum.
Hafif bir tebessümle geçiştirmeye çalıştı.
Tebessümü yanımızdaki dostum sonra şöyle yorumladı;
‘O önceydi. Şimdi ben karışmam artık.’
O tebessümden ve sonrasında yazılmaması kaydıyla söylediği bazı konulardan anladığım, kendisi bir süre öncesinde bir olaydan dolayı yollarını Yusuf Balık’la ayırmış.
Gündemde yer alan son gelişmelerden sonra da Abdullah Özteke’nin, artık illa da Yusuf Balık olmalı diye direteceğini sanmıyorum.
O çok istese bile MÜSİAD Afyon Yönetim Kurulunun da aklı var, zekası var.
Bir dostun dediği gibi...
Bir derneği bile yönetebilecek bir kapasitesi olmadığı iddia edilen birisini, her halde başlarına Başkan olarak seçmezler.
Seçerlerse de kendilerinin hangi vasıfta olduğunu göstermiş olurlar.
*
*
*
Niyetimiz kimseyi kimsenin yerine koymak değil...
Yusuf Balık demiş iken...
Anonsta bahsettiğimiz hususunda gereğini yapalım.
Yusuf Balık ile ilgili bazı notlarımızı paylaşalım.
Birincisi niyetimiz halis.
Hani bir zamanlar olacak o kadar programı vardı ya.
Onun bir müziği ve o müzikle uyarlı sözler vardı.
Hatırlayın...
Niyetimiz kimseyi kırmak değildir
Şuradakini buraya koymak değildir
Arada bir zülfü yare dokunduk
Tam yerine rast geldi manzara koyduk
Biz manzara koymuyoruz.
Bildiğimizi söylüyor, yazıyoruz.
Allah’ın izniyle de yazmaya devam edeceğiz.
Dönelim tekrar konumuza...
Yusuf Balık, Bekir Balık’ın oğlu.
Bekir Balık’ın iki oğlu üç kızı var.
Diğer erkek evlat olan Abdullah Balık, Allah rahmet eylesin yeni vefat etti.
Son derece dürüst bir kişi olarak tanımlıyor tüm tanıyanları.
Baba Bekir Balık’ın, Abdullah Balık’a karşı haksızlık ettiğinin de altı çiziliyor.
Abdullah Balık öğretmen idi.
Aynı anadan, aynı babadan doğan bu iki erkek evlat ile ilgili bir dostum dedi ki;
‘Abdullah gündüz ise Yusuf gecedir.
Abdullah pırlanta ise diğeri kaldırım taşı bile değildir.’
Abdullah Balık’a babasının haksızlığına gelince...
Bekir Balık kendi işini gücünü devam ettirir düşüncesiyle mallarının neredeyse yarısını Yusuf Balık’a verir.
Abdullah Balık iş yerine on dakika geç gelse işitmediği azar kalmaz, Yusuf Balık ise saatlerce geç gelse bulduğu bahanelerle sırtı sıvazlanırmış.
Bunları, bu konuları iyi bilen bir dostum anlattı.
Başka şeylerde söyledi de, şimdinin konusu değil onlar.
İşte böylesine pozitif bir ayrımcılık ile Yusuf Balık, Bekir Balık’ın servetinin neredeyse yarısına babasının sağlığında kavuşur.
Yusuf Balık’ın beş tane aracı varken, ağabeyi Abdullah Balık’ın eski püskü bir aracı varmış.
Aile içinde ‘Özel’ konumdaki Yusuf Balık’ı özetledim.
Şimdi de siyasetteki ‘Özel’ Yusuf Balık’ı anlatayım biraz.
Önceleri...
Anavatan Partisi’nin Gençlik Kollarında idi.
Sonra...
Büyük Birlik Partisi Merkez İlçe Başkanı oldu.
Burhanettin Çoban İl Başkanı olunca, Yusuf Balık’ı yanına aldı.
AK Parti İl Yönetiminde bulundu.
Bu arada ciddi bir serveti olduğu için, ataklığı da var herkesten daha hızlı.
Burhanettin Çoban, Mehmet Aytay gibi bir kaç kişi ile birlikte devlet destekli sera işine girerler.
Bir süre devam eder bu işleri.
Sonrasında yanılmıyorsam o günkü para ile hisse başına birer milyon dolar alarak burasını devrederler.
O işler yapılırken de türlü şeylerin olduğu duyulmadı değil.
15 Temmuz öncesine dönersek...
Yusuf Balık, HÜRSİAD olarak isimlendirilen FETÖ’nün Afyonkarahisar’daki iş adamları derneğinde idi.
Hatta Yönetiminde bulundu.
15 Temmuz sonrasında...
itirafçı oldu.
Babası ile ortak olan işyerini eşine devretti.
İtirafçılığına gelince...
Arsa konusu başta olmak üzere bazı bilgileri aktardı 15 Temmuz sonrasında ilgililere.
Alakalı alakasız pek çok ismi verdi o zaman ifadelerinde.
Aslında bu FETÖ’nün bilinen bir taktiği idi.
Ne kadar çok kişinin ismi bulaştırılırsa, ayıklamakta o kadar çok sıkıntı çeker Devlet kurumları zihniyetinde olan FETÖ’cüler, bu konuda mahir olduklarını kanıtladılar.
Bir başka hedefleri daha vardı FETÖ’cülerin.
Alakasız isimleri de fişletelim ki...
İleride bizde mağduruz dediğimizde, herkes inansın.
Ve işin en vahimi nedir biliyor musunuz?
Üç kuruş para uğruna, haksızı savunan ve Devletin Güvenlik Güçlerinin işini zorlaştıranlarda oldu maalesef.
Dönelim tekrar konumuza.
Nereden gelmiştik derseniz...
Abdullah Özteke’nin her ne kadar ‘şakaydı’ dese de, her şakada bir ciddiyet payı vardır sözünü de hatırlatarak...
Yusuf Balık’ın önümüzdeki dönem Afyon Belediye Başkanlığına ‘Muhtemel aday’ olarak isminin hafızalara şimdiden yer ettirilmeye çalışılması, bunun öncesinde de birileri tarafından MÜSİAD gibi önemli bir kuruluşun Afyonkarahisar Başkanı yapılmak istenmesi manidardı.
Yusuf Balık’ın şu an görevde olan ATSO Meclisine kendi gurubundan aday olup ta kazanamayan bir kişi olduğunu da hatırlatmak gerek.
*
*
*
Cımbıldama...
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın tek bir hamlede, Afyonkarahisar’da birilerinin kurmak istediği kumpası yıkmasının hiçte tesadüfi olmadığını herkesin iyi bilmesi gereklidir.
Birilerinin dünkü FETÖ itirafçısını şimdilerde allandırılıp pullandırılarak bir yerlere taşımaya çalışmalarının d farklı bir gayesi de, işleri düştüğünde işlerini görecek bir aparat olarak görmeleridir.
Yusuf Balık şimdi aklını başına almalıdır.
Soyadı benzerliği olan Şükrü Balık’ta çık hoplamış zıplamış sonunda Pancar’da kapı önüne bırakılmıştır.
Çok ta cımbıldamamak gereklidir.


