Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P Global Ratings Orta ve Doğu Avrupa (CEE) ve Bağımsız Devletler Topluluğu (CIS) Ülke Kredi Notları Direktör ve Lider Analisti Karen Vartapetov, Türkiye’de bazı fonların tasfiye sürecine ilişkin gelişmelerin kredi notuna olası etkilerini değerlendirdi. Vartapetov, yetkililerin süreç kapsamında ortaya koyduğu düzenlemelerin ve politika tepkisinin hızlı ve ikna edici olduğunu belirterek, gelişmelerin daha geniş anlamda finansal sistem üzerinde olumsuz bir etki oluşturmadığını ifade etti. Sürecin Türkiye ekonomisine yönelik güven ve algıyı olumsuz etkilediğini gösteren çok fazla kanıt bulunmadığını belirten Vartapetov, döviz kuru, dolarizasyon, finans ve bankacılık sektöründeki likidite gibi kredi değerlendirmelerinde takip edilen alanlarda önemli bir tepki görülmediğini kaydetti.

KREDİ NOTU KOMİTE KARARIYLA BELİRLENECEK

Vartapetov, fonlarla ilgili gelişmelerin kredi notu açısından değerlendirme komitesinde mutlaka ele alınacağını belirterek, sürecin bir risk unsuru olarak vurgulanabileceğini ancak henüz önemli makroekonomik etkiler ortaya çıkardığına ilişkin belirgin bir kanıt görülmediğini söyledi. Fon sürecinin dar bir varlık sınıfıyla sınırlı kalması halinde yatırımcı duyarlılığı açısından önemli bir değişim oluşturmasının beklenmediğini ifade eden Vartapetov, gelişmelerin izole kalması ve hanehalklarının reel para birimi cinsinden varlıklara yönelik güvenini sürdürmesi durumunda olumsuz etkilerin sınırlı kalacağını dile getirdi. S&P Global Ratings’in Türkiye’ye ilişkin bu yılki ikinci kredi notu ve görünüm değerlendirmesini 16 Ekim’de yayımlaması beklenirken, kuruluş nisan ayındaki değerlendirmesinde Türkiye’nin kredi notunu “BB-/B” seviyesinde teyit etmiş ve not görünümünü “durağan” olarak korumuştu.

REZERVLERDEKİ TOPARLANMA KREDİ NOTUNU DESTEKLİYOR

Karen Vartapetov, Türkiye ekonomisinin büyüme, enflasyon ve rezerv görünümüne ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’de bu yıl ortalama enflasyonun yüzde 30 seviyesinde gerçekleşmesini, ekonomik büyümenin ise yüzde 3’e yakın olmasını beklediklerini belirten Vartapetov, rezerv yeterliliğinin ülke kredi notu açısından önemli parametrelerden biri olduğunu ifade etti. Türkiye’nin yıla yüksek seviyedeki rezervlerle başladığını, Merkez Bankasının enerji fiyatlarındaki artıştan kaynaklanan etkileri kontrol altına almak amacıyla rezervlerinin bir bölümünü kullandığını aktaran Vartapetov, daha sonra rezervlerin bir kısmının yeniden yerine konulduğunu söyledi. Brüt rezervlerin ocak ve şubat aylarındaki seviyelerin biraz altında bulunduğunu belirten Vartapetov, rezervlerdeki toparlanmanın kredi notu açısından destekleyici nitelikte olduğunu kaydetti.

Altın sahipleri dikkat! Fiyatlar hızla geriliyor
Altın sahipleri dikkat! Fiyatlar hızla geriliyor
İçeriği Görüntüle

HANEHALKININ LİRAYA YÖNELİMİ TAKİP EDİLİYOR

Vartapetov, net rezervlerin brüt rezervler kadar yüksek seviyede bulunmadığını ancak toparlanma eğiliminin sürdüğünü belirterek, son yıllarda kredi değerlendirmelerinde hanehalklarının davranışlarının da yakından takip edildiğini ifade etti. Hanehalklarının lira veya lira cinsinden varlıklar ile banka mevduatlarını tercih etmeyi sürdürüp sürdürmeyeceğinin ya da dövize yönelerek rezervler üzerinde baskı oluşturup oluşturmayacağının önemli bir değişken olduğunu dile getiren Vartapetov, Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler, yüksek enerji fiyatları ve fonlarla ilgili sürece rağmen hanehalklarının liraya yönelik tutumunda güçlü bir değişim görülmediğini söyledi. Vartapetov, dolarizasyonun yeniden yükseldiğine ilişkin belirgin bir işaret bulunmadığını ve finansal sistemdeki dolarizasyon oranında artış görülmediğini belirtti.

BANKALARIN LİKİDİTESİNDE BÜYÜK HAREKET GÖRÜLMEDİ

S&P Global Ratings Finansal Kuruluşlar Direktörü Regina Argenio ise fon sürecinin en belirgin etkisinin borsada görüldüğünü ve hisse senedi değerlemelerinde düşüş yaşandığını ifade etti. Argenio, ilk düzeltmenin ardından değerlemelerin istikrar kazandığını belirterek, verilerin bir miktar gecikmeli gelmesi nedeniyle henüz sürecin tam görünümünü yansıtmayabileceğini ancak bankalardaki likidite açısından büyük bir hareket görülmediğini söyledi. Sürecin ilgili fonlarla sınırlı kalmasının önemli olduğunu dile getiren Argenio, bugüne kadar uygulanan politika tepkisinin güçlü olduğunu belirtti. Argenio ayrıca yargısal süreçlerin yanı sıra piyasaya likidite sağlandığını ve fonların tasfiye işlemlerini gerçekleştirecek bankaların atandığını kaydetti.

Kaynak: AA