1990’lı yılların başında sanatçı Tarkan ile yaşadığı aşkla kamuoyunun gündemine gelen eski model Jülyet Berlen, uzun bir aranın ardından sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımla yeniden dikkat çekti. Uzun yıllardır Amerika Birleşik Devletleri’nde gözlerden uzak bir yaşam sürdüren Berlen, gençlik döneminde yaşadığı ilişkinin ardından hayatında yaşanan değişimleri ve kamuoyu baskısının kendisi üzerindeki etkilerini samimi ifadelerle anlattı. Paylaşımında geçmişe dönük bir hesaplaşma amacı taşımadığını özellikle vurgulayan Berlen, açıklamasının yalnızca kendi gerçeğini ifade etme isteğinden doğduğunu belirtti.

GENÇ YAŞTA GELEN ŞÖHRET VE KAMUOYU BASKISI
Berlen, genç yaşta yaşadığı ilişkinin kısa sürede kamuoyunun yoğun ilgisiyle karşılaştığını belirterek, henüz 19 yaşındayken böylesi bir ilginin psikolojik yükünü taşıyacak duygusal donanıma sahip olmadığını ifade etti. Açıklamasında, yaşananların yalnızca bir aşk hikâyesi olmadığını, aynı zamanda genç bir bireyin aniden toplumun beklentileri ve yargılarıyla karşı karşıya kalması anlamına geldiğini dile getirdi. “Çok gençken aşık oldum” sözleriyle başlayan paylaşımında, yaşanan sürecin kişisel olmaktan çıkıp toplumsal bir tartışmaya dönüştüğünü ve gerçeğin yerini çoğu zaman insanların kurduğu hayallerin aldığını belirtti.

“BİR İNSAN OLARAK GÖRÜLMEMEK EN ZORUYDU”
Yoğun medya ilgisiyle birlikte bireysel kimliğinin arka planda kaldığını ifade eden Berlen, kamuoyunda çoğu zaman bir kişi olarak değil, belirli bir algının temsilcisi gibi görüldüğünü söyledi. İnsanların idol olarak gördüğü bir sanatçının hayatında yer alan kişi olmanın beraberinde ağır bir sosyal baskı getirdiğini belirten Berlen, bu süreçte eleştirilerin kişisel davranışlarından değil, toplumun beklentilerinden kaynaklandığını dile getirdi. Yaşadığı dönemde hedef haline geldiğini ifade eden Berlen, genç yaşta maruz kaldığı bu durumun kendisinde derin duygusal izler bıraktığını kaydetti.
“KİMLİĞİM BİR ÜNVANLA ANILMAYA BAŞLADI”
Berlen, ilişkinin sona ermesinin ardından yalnızca bir kalp kırıklığı yaşamadığını, aynı zamanda toplum içinde indirgenmiş bir kimlikle anılmanın zorluğunu deneyimlediğini söyledi. Açıklamasında, o dönemden önce sanat ve dansla ilgilenen, hayalleri olan bir birey olduğunu ancak zamanla kamuoyunda yalnızca “birinin eski sevgilisi” olarak tanımlandığını ifade etti. Bu durumun özellikle genç yaşta özgüven üzerinde etkili olduğunu belirten Berlen, yaşananların kendisinde uzun süre sorgulamalara neden olduğunu dile getirdi.

YENİ BİR ÜLKE, YENİ BİR BAŞLANGIÇ
Yaşadığı sürecin ardından Amerika Birleşik Devletleri’ne taşınma kararını aldığını belirten Berlen, bu tercihin bir kaçış değil, kendi kimliğini yeniden kurma isteğinden kaynaklandığını vurguladı. Farklı bir ülkede yeni bir hayat kurduğunu, yeni bir dil öğrendiğini ve kariyerini yeniden şekillendirdiğini ifade eden Berlen, zamanla anne olduğunu ve hayatına farklı bir perspektiften bakmaya başladığını söyledi. Kendisini sıfırdan inşa etme sürecinin zorlu ancak öğretici olduğunu belirten Berlen, yıllar içinde yaşadığı deneyimlerin kişisel gücünü fark etmesini sağladığını kaydetti.
“BU GEÇMİŞLE DEĞİL, ÖZ-DEĞERLE İLGİLİ”
Paylaşımının sonunda geçmişte yaşananlara drama katmak amacı taşımadığını vurgulayan Berlen, bugün geldiği noktada kendisini birinin eski sevgilisi olarak değil, kendi hikâyesini yazan bir birey ve bir anne olarak tanımladığını ifade etti. Yaşadığı deneyimlerin özellikle genç kadınlara bir mesaj taşımasını istediğini belirten Berlen, kamuoyu önünde yaşanan eleştirilerin bir insanın değerini belirlemediğini söyledi. Berlen, açıklamasını “Ben asla kırık değildim, sadece dönüşüyordum” sözleriyle tamamladı.




