Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada Türkiye’nin iç ve dış gündemine ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. Konuşmasına basın mensuplarını ve toplantıyı takip eden vatandaşları selamlayarak başlayan Bahçeli, geçtiğimiz hafta meydana gelen kazalarda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diledi. Trafik güvenliğinin artırılması ve kentsel dönüşüm çalışmalarının tamamlanması gerektiğine dikkat çeken Bahçeli, konuşmasının devamında Türkiye’nin medeniyet vizyonu, terörsüz Türkiye hedefi, Ortadoğu’daki çatışmalar, yolsuzluk soruşturmaları, Avrupa’daki toplumsal hareketlilik ve eğitim politikaları hakkında açıklamalarda bulundu.

KAZALAR İÇİN BAŞSAĞLIĞI MESAJI VERDİ

Geçtiğimiz hafta yaşanan kazaların milletçe üzüntüye neden olduğunu belirten Bahçeli, İstanbul’un Maltepe ilçesinde bir binanın iki katının çökmesi sonucu 5 kişinin hayatını kaybettiğini, 11 kişinin yaralandığını söyledi. Manisa’nın Akhisar ilçesinde 11 kişinin yaşamını yitirdiği, 27 kişinin yaralandığı bir trafik kazasının meydana geldiğini hatırlatan Bahçeli, Kahramanmaraş’ta yaşanan kazada ise bir kişinin hayatını kaybettiğini, aralarında Kahramanmaraş Milletvekili Zuhal Karakoç’un da bulunduğu 7 kişinin yaralandığını ifade etti. Hayatını kaybedenlere rahmet, yaralılara şifa dileyen Bahçeli, trafikte can güvenliğini esas alan tedbirlerin alınmasının önemini vurguladı. Kaza risklerini azaltacak uygulamaların hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Bahçeli, devlet tarafından başlatılan kentsel dönüşüm seferberliğinin hızla tamamlanması ve başta deprem riski yüksek bölgeler olmak üzere ülkenin her yerinde güvenli yapıların inşa edilmesi gerektiğini dile getirdi.

“TÜRKİYE YENİ BİR MEDENİYET İNŞA ETME KABİLİYETİNE SAHİPTİR”

Türkiye’nin tarihî ve kültürel birikimi, jeopolitik konumu ve maddi kaynaklarıyla dünya açısından önemli bir ülke olduğunu ifade eden Bahçeli, Türkiye’nin yalnızca bir ülkenin adı olmadığını, aynı zamanda köklü bir medeniyetin ve Türk-İslam geleneğinin mirasını taşıdığını söyledi.

Türk-İslam medeniyetinin temel değerlerinin korunarak çağdaş gelişmelerle buluşturulmasının Türkiye’nin geleceği açısından önem taşıdığını belirten Bahçeli, ülkenin enerjisini toplumsal karşılığı bulunmadığını düşündüğü tartışmalardan uzaklaştırarak refah ve mutluluk hedeflerine yöneltmesi gerektiğini ifade etti. Geçen haftaki konuşmasında da bu konuya değindiğini hatırlatan Bahçeli, ideolojik farklılıklara rağmen ortak politik merkezin Türkiye olduğunu belirtti. Türk milletinin tarihî tecrübesini, kültürel derinliğini ve demokratik kazanımlarını bir araya getirerek yeni bir medeniyet oluşturabilecek imkan ve kabiliyete sahip olduğunu kaydetti. Bahçeli, terörsüz Türkiye hedefini de bu medeniyet anlayışının bir parçası olarak değerlendirdi. Türkiye’nin birlik ve beraberlik içinde yaşama iradesinin, gönül ve kültür coğrafyalarıyla birlikte insanlığa adaletli bir düzen sunma hedefi taşıdığını dile getirdi.

“TERÖRSÜZ TÜRKİYE ADIMLARI NİHAYETE ERDİRİLECEK”

Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge girişimlerinin Türkiye’nin kendi iradesiyle yürütüldüğünü belirten Bahçeli, bu süreçlerin Türkiye’nin hasımlarını ve bölgede hakimiyet kurmak isteyen çevreleri endişelendirdiğini savundu. Türkiye’yi zayıflatmaya yönelik girişimlerin geçmişte olduğu gibi bugün de sürdüğünü ifade eden Bahçeli, ekonomik, siyasi ve sosyal yöntemlerin yanı sıra terör ve şiddet yoluyla da ülkenin istikrarsızlaştırılmak istendiğini söyledi. Türkiye’nin yakaladığı huzur ve güven ortamını bozmak isteyen girişimlere karşı dikkatli olunması gerektiğini kaydetti. Bahçeli, Türkiye’nin hedeflerinden geri dönmeyeceğini belirterek terörsüz Türkiye adımlarının ciddiyet ve samimiyetle sürdürüleceğini, sürecin en kısa zamanda tamamlanmasının amaçlandığını ifade etti.

SUUDİ ARABİSTAN’A YÖNELİK SALDIRILARI KINADI

Suudi Arabistan’a yönelik artan Husi saldırılarının ağır sivil kayıplara yol açtığını belirten Bahçeli, sivillerin ve sivil altyapının hedef alınmasının uluslararası hukuk ve insancıl hukuk bakımından ciddi bir suç teşkil ettiğini ifade etti. Yemen’den Suudi Arabistan’a yönelik saldırıların en sert şekilde kınanması gerektiğini söyledi. Bahçeli, konuşmasında 10 Ekim’de Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’na düzenlenen saldırıda 13 kişinin hayatını kaybettiğini, 309 kişinin yaralandığını belirtti. Ertesi gün aynı havalimanına gerçekleştirilen yeni saldırıda ise bir kişinin yaşamını yitirdiğini, 11 kişinin yaralandığını ifade etti. Bu saldırıların yalnızca Suudi Arabistan’ı değil, bütün bölgenin huzur ve istikrarını hedef aldığını savunan Bahçeli, Yemen’de uzun yıllardır devam eden çatışmaların yeniden şiddetlenmesinin Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı’nın güvenliğini tehlikeye attığını söyledi. Yaşanan gelişmelerin uluslararası ticaret, enerji arz güvenliği ve bölgesel ekonomik istikrar açısından ciddi riskler oluşturduğunu dile getirdi.

Bölge ülkeleri arasındaki husumetleri derinleştiren, yeni çatışmalara yol açan ve sivillerin hayatını tehlikeye atan eylemlerin kabul edilemeyeceğini belirten Bahçeli, hangi gerekçeyle gerçekleştirilirse gerçekleştirilsin sivilleri hedef alan saldırıların meşru görülemeyeceğini kaydetti.

“TÜRKİYE SUUDİ ARABİSTAN’LA DAYANIŞMASINI SÜRDÜRECEK”

Suudi Arabistan’ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik tehditler karşısında Türkiye’nin dayanışma tutumunu sürdüreceğini belirten Bahçeli, savunma anlaşmasından kaynaklanan taahhütlerin önemine işaret etti. Osmanlı döneminde kutsal topraklarla kurulan tarihî bağlara değinen Bahçeli, Fahrettin Paşa’nın Medine müdafaasını bu anlayışın önemli örneklerinden biri olarak gösterdi. Türk askerinin Mehmetçik unvanını bu topraklarda aldığına dikkat çeken Bahçeli, kutsal topraklara yönelik hassasiyetin milletin inancında ve devlet geleneğinde varlığını koruduğunu ifade etti. Bahçeli, Husilerin saldırılarına son vermesi, Yemen’de kalıcı bir siyasi çözümün sağlanması ve bölgesel anlaşmazlıkların diyalog yoluyla giderilmesi gerektiğini söyledi. İslam dünyasının birlik içinde hareket etmesi gerektiğini belirten Bahçeli, mezhep farklılıklarının çatışma gerekçesine dönüştürülmesine ve Müslüman toplumların birbirine düşürülmesine karşı ortak bir tutum alınması çağrısında bulundu. Bölge ülkelerinin birbirlerinin güvenliğine katkı sunduğu, anlaşmazlıklarını müzakereyle çözdüğü ve geleceklerini ortak iradeyle inşa ettiği bir Ortadoğu hedeflediklerini dile getirdi.

İSRAİL’İN GAZZE VE BATI ŞERİA POLİTİKALARINI ELEŞTİRDİ

Bahçeli, barış içinde bir Ortadoğu hedefinin önündeki en büyük engellerden birinin İsrail olduğunu savundu. Konuşmasında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun politikalarını eleştiren Bahçeli, Gazze’deki yıkımın sürdüğünü, Batı Şeria’da da bölgeyi etkileyen adımlar atıldığını söyledi. Suriye’nin toprak bütünlüğüne yönelik gelişmelere de değinen Bahçeli, uluslararası kurumların ve dünya kamuoyunun gözü önünde insanlık açısından kabul edilemez görüntülerin yaşanmaya devam ettiğini ifade etti. İsrail’in yaklaşımının bölgedeki huzur ve istikrarı olumsuz etkilediğini belirten Bahçeli, uluslararası toplumun yaşanan gelişmeler karşısında sorumluluk üstlenmesi gerektiğini dile getirdi.

“TÜRKİYE İSTİKRARSIZLAŞTIRILMAK İSTENİYOR”

Konuşmasının iç siyasete ilişkin bölümünde Türkiye’nin egemenlik haklarına yönelik saldırıların yanı sıra ülkeyi istikrarsızlaştırmaya, toplumu kutuplaştırmaya ve vatandaşları umutsuzluğa sürüklemeye yönelik girişimlerin sürdüğünü savunan Bahçeli, Türkiye güçlendikçe kardeşliği pekiştirmeye dönük adımların da önem kazandığını söyledi. Devlet ile millet arasındaki dayanışmanın güçlenmesinin Türkiye’nin geleceğine ilişkin ortak iradeyi pekiştirdiğini belirten Bahçeli, bu süreçte provokasyon girişimlerinin arttığını ileri sürdü. Türkiye’nin kamuda, siyasette ve farklı alanlarda arınma sürecinde olduğunu ifade eden Bahçeli, devlet kurumlarının kamu menfaatlerini istismar eden hukuksuzlukları ortaya çıkarmaya yönelik adımlarının farklı bir istikrarsızlaştırma sürecinin parçası gibi gösterilmek istendiğini savundu. Bazı siyaset ve medya çevreleri üzerinden toplumsal hareketlilik oluşturulmaya çalışıldığına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli, Türkiye’nin milli birlik ve kardeşlik hedeflerine odaklanması gerektiğini belirterek kurumların yürüttüğü soruşturmaların siyasi tartışmaların aracı hAline getirilmemesi gerektiğini söyledi.

YOLSUZLUK İDDİALARI İÇİN “ÜSTÜ ÖRTÜLMEMELİ” MESAJI

Belediyelerdeki yolsuzluk ve ahlaka aykırı eylemlere ilişkin iddialara değinen Bahçeli, kamu malına zarar verenlerin ve vatandaşların haklarını ihlal edenlerin siyaset adına korunmaması gerektiğini ifade etti. Belediyelerdeki soruşturmaların üzerinin örtülmesine ya da yaşananların olduğundan farklı gösterilmesine fırsat verilmemesi gerektiğini belirtti. Sermaye piyasalarında yaşanan gelişmelerin ve futbol hakemliği camiasındaki iddiaların da soruşturulması gerektiğini dile getiren Bahçeli, Türkiye’nin hukuka ve ahlaka aykırı uygulamalardan arındırılmasının önemine dikkat çekti. Hiçbir yolsuzluk ve usulsüzlüğün hukuk önünde koruma görmemesi gerektiğini söyleyen Bahçeli, fon soruşturması kapsamında devlet kurumlarının gerekli adımları attığını, yargı sürecinin işlediğini ve küçük yatırımcıyı korumaya yönelik yasal süreçlerin başlatıldığını ifade etti. Bahçeli, kurumlara ve Türk adaletine güvendiklerini belirterek adaletin doğru ve hızlı şekilde tecelli etmesini beklediklerini kaydetti.

Sosyal medyada çocuklar için yeni dönem! Yaş doğrulaması E-Devlet’ten yapılabilecek
Sosyal medyada çocuklar için yeni dönem! Yaş doğrulaması E-Devlet’ten yapılabilecek
İçeriği Görüntüle

“AHLAKİ STANDARTLAR SİYASETTE TESİS EDİLMELİ”

Muhalefet çevrelerinde farklı olayların aynı çerçevede değerlendirilerek kamuoyunun yanıltılmaya çalışıldığını savunan Bahçeli, belediyelerdeki rüşvet, yolsuzluk ve ahlaka aykırı eylemlere ilişkin soruşturmaların farklı gündemler üzerinden tartışılmasının asıl meselelerin üzerini örtebileceğini ifade etti. Bahçeli, fon krizinin belediyelerdeki yolsuzluk soruşturmalarına karşı siyasi bir kaçış alanı olarak kullanılmak istendiğini ileri sürdü. Ahlaki standartların siyasi tutumlara ve iktidar-muhalefet ayrımına göre değişmemesi gerektiğini belirten Bahçeli, ahlakın yalnızca yasaklardan ibaret olmadığını, bireyin düşünce ve davranışlarında toplumsal sorumluluk üstlenmesini sağlayan bir anlayış olduğunu dile getirdi. Merhum Ziya Gökalp’in düşüncelerine atıfta bulunan Bahçeli, aileden devlete kadar uzanan yönetim ve sorumluluk anlayışının temelinde ahlakın bulunduğunu söyledi. Bir toplumda ahlakın; düşüncede ilke ve değerlerin, söylemde tutarlılığın ve eylemde sorumluluğun esasını oluşturduğunu ifade etti. Merhum Sabri Ülgener’in görüşlerine de değinen Bahçeli, ekonomik faaliyetlerle toplumsal davranışlar arasındaki ilişkinin temel unsurlarından birinin ahlak olduğunu belirtti. Ahlaki değerlerde meydana gelen aşınmanın aileden kamu kurumlarına, siyasetten ekonomik hayata kadar birçok alanda sorunlara yol açabileceğini kaydetti. Bahçeli, gündemdeki tartışmaların sosyal düzenin zayıflaması ve ahlaki değerlerde yaşanan aşınma çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirterek Milliyetçi Hareket Partisi olarak adaletin ahlaki standartlar temelinde sağlanmasını ve bu anlayışın öncelikle siyaset kurumunda yerleşmesini istediklerini ifade etti.

DEVLET KURUMLARINA KAMUOYUNU AYDINLATMA ÇAĞRISI

Ahlak ve adaletin temelinde vicdanın bulunduğunu belirten Bahçeli, vicdanın yönetimde adaleti, devlet kurumlarında liyakati, siyasette ise akıl ve ahlakı harekete geçireceğini söyledi. Devletin ilgili kurumlarının yaşanan olayları ve kamu kaynaklarını usulsüz kullananları kamuoyuna açıklaması gerektiğini ifade eden Bahçeli, doğru bilgilerin vatandaşlarla paylaşılmasının önemine dikkat çekti. Mahkeme kararlarıyla somutlaşan ve hukuki açıdan netlik kazanan konuların milletin bilgisine sunulması gerektiğini belirten Bahçeli, belediyelerdeki yolsuzlukların boyutunun da kamuoyuyla paylaşılmasını istedi. Kamuoyundaki kafa karışıklığının önüne geçilmesi için doğru ile yanlışın, haklı ile haksızın ayırt edilmesini sağlayacak etkili bir iletişim stratejisine ihtiyaç olduğunu dile getiren Bahçeli, terörsüz Türkiye sürecinin yönlendirilmiş gündemler nedeniyle odağını kaybetmemesi gerektiğini söyledi.

Siyaset, medya ve sosyal medyada yürütülen tartışmaların toplumsal güveni ve kurumlara duyulan inancı zayıflatmaya yönelik daha geniş bir çerçevenin parçası olduğunu savunan Bahçeli, Türkiye’nin kurumsal ve siyasi yapısının bütünüyle çökmüş olduğu yönünde bir algı oluşturulmak istendiğini ileri sürdü.

Bu tür girişimlerin toplumsal kutuplaşmayı artırabileceğini belirten Bahçeli, kurumlara duyulan güvenin aşındırılmasının demokratik, ekonomik ve güvenlik alanlarındaki kazanımları olumsuz etkileyebileceğini ifade etti. Türkiye’nin birlik ve düzeninin her türlü siyasi değerlendirmenin üzerinde tutulması gerektiğini kaydeden Bahçeli, yolsuzluk ve usulsüzlükle hukuka uygun şekilde mücadele edilirken vatandaşların sosyoekonomik beklentilerinin de dikkate alınması gerektiğini söyledi.

“TÜRKİYE ESKİ TÜRKİYE DEĞİLDİR”

Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu sorunların siyasi çatışmanın aracı hAline getirilmemesi gerektiğini ifade eden Bahçeli, hukuk ve demokrasi temelinde kurumların dayanıklılığının artırılmasının önemine dikkat çekti. Türkiye’nin geçmişteki Türkiye olmadığını belirten Bahçeli, ülkenin güçlü kurumlara, büyük bir ekonomik kapasiteye, etkili diplomasiye ve caydırıcı bir savunma sanayisine sahip olduğunu söyledi. Türkiye’nin sistemsel sorunlarını gidermeye, milli birlik ve kardeşliğini güçlendirmeye ve Türk ve Türkiye Yüzyılı hedeflerine odaklandığını ifade etti. Bahçeli, Türkiye’nin istikrarına, güvenliğine, huzuruna ve kardeşliğine yönelik girişimlere fırsat verilmeyeceğini belirterek milli birliğin güçlendirilmesiyle ülkenin geleceğe daha kararlı adımlarla ilerleyeceğini dile getirdi.

PISA SONUÇLARINI TÜRKİYE’NİN EĞİTİM BAŞARISI OLARAK GÖSTERDİ

Türkiye’nin eğitim alanında attığı adımların uluslararası ölçekte karşılık bulduğunu belirten Bahçeli, OECD tarafından açıklandığını söylediği PISA 2025 sonuçlarına değindi. Bahçeli, Türkiye’nin bir önceki değerlendirmeye kıyasla matematik, fen bilimleri ve okuma becerilerinin üçünde de puanını en fazla artıran OECD ülkesi olduğunu, fen bilimleri ve okuma becerilerinde OECD ortalamasının üzerine çıktığını, matematikte ise bu ortalamayı yakaladığını ifade etti. Bu sonuçların Türkiye’nin eğitim alanında kaydettiği ilerlemenin göstergesi olduğunu belirten Bahçeli, gençlerin geleceğe hazırlanması ve Türk ve Türkiye Yüzyılı hedeflerine ulaşılması için eğitime daha fazla kaynak ayrılması gerektiğini vurguladı. Bahçeli, manevi ve kültürel değerlerini özümsemiş, düşünme ve problem çözme yetenekleri gelişmiş, sorumluluk duygusu yüksek, bilim ve teknoloji üretimine yatkın, girişimci, demokrat, kültürlü ve erdemli nesillerin yetiştirilmesinin önemine dikkat çekti.

Eğitim sisteminin bilgi toplumunun gerektirdiği becerilerle donatılmış, uluslararası rekabet gücüne sahip insan kaynağı yetiştirecek şekilde yapılandırılması gerektiğini belirten Bahçeli, eğitim mekAnlarının, teknolojilerinin ve insan gücü imkAnlarının nitelik ve nicelik bakımından geliştirilmesini istedi.

OKULLARDA GÜVENLİK TEDBİRLERİNE DİKKAT ÇEKTİ

Türkiye’de yaşanan okul olaylarının da dikkatle takip edilmesi gerektiğini ifade eden Bahçeli, güvenlik tedbirlerinin yanı sıra okul, aile ve öğretmen iş birliğiyle etkili önlemlerin geliştirilmesinin önemini vurguladı.

Benzer olayların yeniden yaşanmaması için gerekli adımların atılması gerektiğini belirten Bahçeli, çocukların güvenliğinin sağlanmasının yanı sıra eğitim sistemini ve yönetimini hedef alan iç ve dış kaynaklı tehditlere karşı da duyarlı olunması gerektiğini söyledi.

“VATANDAŞLARIMIZIN SOSYOEKONOMİK SORUNLARI ÖNCELİĞİMİZ OLACAK”

Konuşmasının son bölümünde vatandaşların yaşadığı sorunlara değinen Bahçeli, milletin her meselesinin kendileri için de önemli olduğunu ifade etti. Önümüzdeki dönemi, vatandaşların sosyoekonomik sorunlarının çözülmesine ve beklentilerinin karşılanmasına yönelik çalışmaların yasama faaliyetlerinin merkezinde yer alacağı bir dönem olarak gördüklerini belirtti. MHP milletvekillerinden bu doğrultudaki çalışmalarını hızlandırmalarını beklediğini dile getiren Bahçeli, Cumhur İttifakı birlikteliğiyle sorunların aşılacağını ve milletin daha mutlu, devletin daha güçlü hale getirileceğini söyledi.

Konuşmasında büyük ozan Aşık Veysel’in dizelerine de yer veren Bahçeli, iftira ve suçlamalara son verilmesi, kardeşlik içinde yaşanması ve ülke için birlikte çalışılması çağrısında bulundu. Şiirde daha fazla okul ve fabrika kurulması gerektiğine ilişkin dizeleri hatırlattı. Bahçeli, konuşmasının sonunda milletvekillerini ve misafirleri selamlayarak gençlere de seslendi. Fransa’daki gelişmelere özen gösterilmemesi ve Batı emperyalizminin etkisine kapılınmaması gerektiğini ifade eden Bahçeli, gençlere Türkiye’ye sahip çıkmaları çağrısında bulundu.

Kaynak: CEMİLE KAYTAN