AFSÜ Gazi Turgut Aslan Konferans Salonu’nda düzenlenen programa Orman ve Su İşleri eski Bakanı ve Cumhurbaşkanlığı Irak Özel Temsilcisi Prof. Dr. Veysel Eroğlu, TBMM Başkanlık Divanı Katip Üyesi ve AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili İbrahim Yurdunuseven, Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hüsnü Serteser, AFSÜ Rektörü Prof. Dr. Adem Aslan, Afyonkarahisar Belediye Başkan Vekili Ömer Yıldız, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Rektör Prof. Dr. Adem Aslan, üniversitenin bilimsel araştırmalarından üretim faaliyetlerine, safranın etken maddelerinden ilaç geliştirme projelerine kadar yürütülen çalışmaları anlattı.

AFSÜ’NÜN ÜÇ TEMEL ÇALIŞMA ALANI BULUNUYOR
Üniversitenin kuruluşunda üç temel görev üstlendiğini belirten Rektör Prof. Dr. Adem Aslan, bunların tıbbi ve aromatik bitkiler, termal suyun sağlık alanında kullanılması ve tıp, tıbbi cihaz ile biyoteknoloji alanlarında araştırma yapılması olduğunu söyledi. Bu üç alanda 2018 yılından itibaren yoğun çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Aslan, araştırmaların geliştirilmesi için önemli altyapı yatırımlarının gerçekleştirildiğini kaydetti.

TERMAL SAĞLIK YATIRIMLARI DEVAM EDİYOR
Termal suyun sağlık alanında kullanılmasına yönelik çalışmaların 2012 yılından bu yana sürdüğünü belirten Aslan, üniversite hastanesinde bu kapsamda hizmet verildiğini dile getirdi. Yeni hastane yatırımına ilişkin de bilgi veren Aslan, “Buna ek olarak da 200 yataklı hastanemiz, inşaatımız, inşallah Kasım 2027'de bitecek. Orada tabii sağlık oteli de olacak, uluslararası sağlık oteli. 18 tane terapi hastanemiz var içinde” dedi.

TIBBİ VE AROMATİK BİTKİLERDE ÜRETİM ÇALIŞMALARI YÜRÜTÜLÜYOR
AFSÜ bünyesinde tıbbi ve aromatik bitkiler alanında eğitim ve uygulama altyapısı oluşturulduğunu belirten Aslan, ilgili bölümde yetişmiş personelin görev aldığını ve uygulama alanlarında yaklaşık 40 farklı ürün üzerinde çalışmalar gerçekleştirildiğini aktardı. Üniversitenin bitkisel ürünleri yalnızca baharat olarak değerlendirmek yerine ilaç sektörüne kazandırmayı hedeflediğini vurgulayan Aslan, “Amacımız bu tıbbi aromatik bitkilerin baharat formatından kurtarıp ilaca giden süreci çalışmak. Şu anda bizdeki eczanedeki birçok ilacın ana maddesi bitkiler. Bitkilerden ekstresinden ya da molekülünden kaynaklanan ilaçlar var. Biz de ülkemizin çok geniş olan tıbbi bitkiler potansiyelinden ilaç geliştirme sürecini çalışmak üzere yola çıktık” ifadelerini kullandı.

BİTKİSEL ÜRETİMDE STANDARDİZASYONUN ÖNEMİ
Bitkilerin ilaç geliştirme süreçlerinde kullanılabilmesi için üretim aşamalarının belirli kalite standartlarına uygun yürütülmesi gerektiğini ifade eden Aslan, yetiştirilen ürünlerin bütün aşamalarının kayıt altına alınmasının önemine dikkat çekti. Aslan, “Çünkü ilaç üretebilmeniz için o bitkiyi toplamanız yetmiyor, o bitkiyi standardize etmeniz gerekiyor. Belli bir kalite seviyesinde, bütün aşamaları kayıtlı olan, akredite ve standardize bir bitki olarak üretmeniz gerekiyor ki buradan ilaca giden süreci çalışabilirsiniz. Zaten bu süreç tamamlanmadığında sizin yaptığınız çalışmaların uluslararası bir değeri olmuyor” diye konuştu.

AFYONKARAHİSAR SAFRANINDA DİKKAT ÇEKEN SONUÇLAR
Afyonkarahisar'da safran yetiştiriciliğine yönelik araştırmalara değinen Aslan, farklı bölgelerde yetiştirilen safranların karşılaştırıldığını belirtti. Rakım ve iklim koşullarının bitkinin içerdiği metabolitler üzerindeki etkisinin incelendiğini aktaran Aslan, Afyonkarahisar'da yetiştirilen safranda daha yüksek metabolit değerleri tespit edildiğini söyledi. Aslan, “Safranbolu'daki safranla Afyon'da yetişen safranı karşılaştırdığınızda bu rakım ve iklim değerleriyle ilgili Afyon'daki safranda metabolitlerin daha fazla olduğunu arkadaşlarımız görüyorlar. Bu değerli bir bilgi” ifadelerini kullandı. Üniversitenin safran yetiştiriciliğini başlangıçta küçük bir arazide denediğini belirten Aslan, çalıştayın bitkinin çiçek açtığı dönemde düzenlenmesini özellikle tercih ettiklerini kaydetti. Katılımcıların program kapsamında safran üretim alanını ziyaret edeceğini de sözlerine ekledi. Ayrıca tıbbi mantar üretimi yapılan kapalı tesiste araştırma faaliyetlerinin sürdürüldüğünü bildirdi.
300 MİLYON LİRALIK PROJE KABUL EDİLDİ
Safranın yetiştirilmesinin ardından işlenmesi, ekstresinin çıkarılması ve etken maddelerinin moleküler düzeyde incelenmesi için yeni bir aşamaya geçildiğini belirten Aslan, yaklaşık 300 milyon liralık bir projenin kabul edildiğini açıkladı. Projenin finansmanının yarısının üniversite, diğer yarısının ise ilgili bakanlık tarafından karşılanacağını ifade etti. Projenin üretimden bitkilerin işlenmesine, etken moleküllerin belirlenmesinden klinik araştırmalara kadar bütün süreçleri kapsadığını belirten Aslan, hayvan ve insan çalışmalarının da yürütülmesinin planlandığını söyledi.
KLİNİK ARAŞTIRMA MERKEZİNDE ÇALIŞMALAR BAŞLADI
AFSÜ bünyesinde kurulan Faz 1 klinik araştırma merkezinin akreditasyonunun tamamlandığını belirten Aslan, merkezde biyoyararlanım ve biyoeşdeğerlik, Faz 1 ve biyolojik araştırma birimlerinin bulunduğunu aktardı. Türkiye'de bu birimlerin genellikle farklı merkezlerde hizmet verdiğini ifade eden Aslan, AFSÜ'de bütünleşik bir araştırma altyapısı oluşturduklarını dile getirdi. Merkezde çalışmaların başladığını kaydeden Aslan, ilk araştırmaların yürütüldüğünü ve yakın zamanda uluslararası düzeyde çalışmalar gerçekleştirmeyi hedeflediklerini belirtti.
ÜNİVERSİTE BÜNYESİNDE ŞİRKETLEŞME MODELİ UYGULANDI
Bilimsel araştırmaların sanayiyle buluşturulması ve çalışmaların daha hızlı yürütülmesi amacıyla şirketleşme modelini benimsediklerini anlatan Aslan, teknoloji transfer ofisi ve üniversite bünyesinde kurulan şirketlerin bu süreçte önemli rol üstlendiğini söyledi. Aslan, “Yani biz bütün çalışmalarımızı şirket kurarak götürüyoruz. Şirket olduğunda sizin çalışma sahanız, sanayi iş birliği kapsamında çalışmalar, anlaşmalar, sözleşmeler ve hızlı iş yapabilmeniz için şirketler sizin elinizi rahatlatıyor. Bu model iyi de oldu, Türkiye'ye örnek de oldu bizim KTO'nun şirket olması” dedi.
AFLORA MARKASIYLA BİTKİSEL ÜRÜNLER ÜRETİLİYOR
Üniversitenin AFLORA markası üzerinden yürüttüğü üretim faaliyetlerine 2027 de değinen Aslan, Eczacılık Fakültesi ile gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda çeşitli ara ürünlerin elde edildiğini ve satışının yapıldığını belirtti. Bitkilerin işlenmesi sırasında ortaya çıkan ekstre, esans ve yağların değerlendirildiğini ifade eden Aslan, “Kantaron yağını biz tamamen kendimiz üretiyoruz. Arazimizde ürettiğimiz kantaronlarla üretiyor arkadaşlar. İşte buradaki çörek otu yağını, gerçekten çörek otunu ekiyoruz, onun yağını çıkarıp oradan satıyoruz. Yani tamamen AFSÜ'de yapılmış, standardize edilmiş ürünlerden bu yan ürünleri de satıyoruz” ifadelerini kullandı.
SAFRANIN ETKEN MADDELERİ İLAÇ ARAŞTIRMALARINDA İNCELENECEK
Bitkilerin içerdiği aktif metabolitlerin ayrıştırılarak ilaç geliştirme çalışmalarında kullanılmasını hedeflediklerini belirten Aslan, safranın dört farklı etken maddesi üzerinde araştırmalar yürütüldüğünü söyledi. Bu maddelerin damar gelişimi ve psikiyatrik hastalıklar gibi farklı alanlarda değerlendirilebileceğini ifade eden Aslan, “Safranın dört tane aktif metaboliti var hocalar, onu da inceleyeceklerdir. Şimdi bir tanesinin damar geliştirici özelliği var. Biz dört seneye bir tansiyon ilacı çalışmayalım. Ya da işte beyin davranış hastalıklarında kullanılan bir metaboliti var. O da bir bitkinin metabolitiydi. Safranın bu metabolitini ya kullanmıyorduk ya da ilk insandan beri psikiyatrik ilaç olarak safran kullanılıyordu. O zaman neden bir psikiyatrik ilaç üretmeyelim bu metaboliti ayırarak?” diye konuştu.
SEKİZ ÜNİVERSİTEYLE İŞ BİRLİĞİ PROTOKOLÜ İMZALANDI
Tıbbi ve aromatik bitkiler, biyoteknoloji, tıbbi cihaz ve ilaç araştırmalarında farklı üniversitelerle ortak çalışmalar yürütüldüğünü belirten Aslan, bu kapsamda sekiz üniversiteyle iş birliği protokolü imzaladıklarını açıkladı. Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi ile ilaç ve molekül araştırmalarının sürdüğünü, Yıldız Teknik Üniversitesi ile biyoteknoloji ve mühendislik alanlarında çalışmalar yapıldığını aktaran Aslan, Marmara Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi'nin katkılarıyla oluşturulan Sağlık Biyoteknolojisi Merkezi'ne de dahil olduklarını ifade etti. Üniversiteler arasındaki iş birliğinin bilimsel araştırmaların gelişmesine katkı sağlayacağını belirten Aslan, “Siz İstanbul'dasınız. Bütün Türkiye'yi kuşatın. Türkiye'de kim bu alanda çalışıyorsa dünyanızı alın, bizi de alın. Beraber çalışalım. Yoksa dağınık. Herkes bir şeyler yapmaya çalışıyor ama birinin bir şey eksik, ötekinin başka bir şey eksik. Bir yere geldiklerinde şey tamamlayacaklar aslında” dedi. Konuşmasının sonunda katılımcılara teşekkür eden Rektör Prof. Dr. Adem Aslan, “Ben katılımınızdan dolayı teşekkür ediyorum. İnşallah 10.'da görüşmek üzere diyorum” ifadelerini kullandı.



