Afyon Kocatepe Üniversitesi Rektörü Mehmet Karakaş, 13 Şubat Dünya Radyo Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda radyonun toplumsal tartışma kültüründen afet dönemlerindeki kritik bilgi paylaşımına kadar geniş bir yelpazede hayati işlev üstlendiğini belirtti. Türkiye’de radyo yayıncılığının 6 Mayıs 1927 tarihinde başladığını ve 98 yıllık köklü bir geçmişe sahip olduğunu ifade eden Karakaş, 13 Şubat 1946 tarihinde kurulan Birleşmiş Milletler Radyosu’nun yıl dönümünün UNESCO tarafından Dünya Radyo Günü olarak ilan edildiğini hatırlattı. Radyonun tarih boyunca bilgi, kültür, eğlence ve haberleşme biçimlerini köklü şekilde dönüştüren en güçlü iletişim araçlarından biri olduğuna işaret etti.
RADYO YAYINCILIĞININ TARİHSEL SERÜVENİ
Rektör Karakaş, radyo yayıncılığının Türkiye’de yaklaşık bir asırlık geçmişi bulunduğunu vurgulayarak, bu sürecin toplumsal hafızanın oluşumunda önemli bir rol oynadığını kaydetti. 13 Şubat 1946 tarihinin uluslararası ölçekte sembolik bir anlam taşıdığını belirten Karakaş, Dünya Radyo Günü’nün iletişim özgürlüğü ve kamusal bilgilendirme açısından farkındalık oluşturduğunu ifade etti.
DİJİTALLEŞEN DÜNYANIN YOL ARKADAŞI
Radyonun 21. yüzyılda dijital dönüşümle birlikte podcast ve internet tabanlı yayıncılık gibi yeni mecralara evrildiğini belirten Karakaş, mesajında şu ifadelere yer verdi: “Sesin gücüyle sınırları aşan radyo, hayatımıza dokunan bir köprü vazifesi görmektedir. Bugün podcast yayınları ve dijital platformlarla daha geniş kitlelere ulaşan radyo, nostaljik yapımlarıyla da güncelliğini korumaktadır. Milletimiz, radyoyu hiçbir zaman sadece bir ‘müzik kutusu’ olarak görmemiş; onu ülke ve dünya gündemine açılan kendi sesi olarak benimsemiştir” dedi. Rektör Karakaş, modern iletişim dünyasında radyonun etkinliğini sürdürdüğünü belirterek, bu alanda emek veren tüm radyo çalışanlarının ve dinleyicilerin 13 Şubat Dünya Radyo Günü’nü kutladığını ifade etti.

