Abide alanındaki tören, Türkiye Cumhuriyeti adına Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı'nın anıta ay yıldız motifli çelengi bırakmasıyla başladı. Saygı duruşunda bulunulması ve tören kıtası tarafından saygı atışı yapılmasının ardından program, İstiklal Marşı eşliğinde göndere Türk bayrağının çekilmesiyle devam etti.

AFSÜ Öğretim Üyesi, üniversitesini başarıyla temsil etti! AFSÜ Öğretim Üyesi, üniversitesini başarıyla temsil etti!

Yazgı, Çanakkale'nin 109 yıl önce büyük bir mücadeleye sahne olduğunu,dünya harp tarihinin ilk modern amfibi harekatında (kara ve deniz araçlarıyla yapılan manevra) vatan mücadelesi için siper, tünel ve menfezlerde, denizaltında, havada kısacası akla gelebilecek her zeminde verilen mücadelenin emsalsiz olduğunu anlattı.

Başta, "Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum." diyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere her kademedeki subay ve askerlerin inanç ve irade yüklü duruşunun, bu destansı mücadelenin en temel itici gücü, ufuktaki zaferin de teminatı olduğunu dile getiren Yazgı, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Mehmetçik Kirte'de, Kanlısırt'ta, Zığındere'de, Bombasırtı'nda, Conkbayırı'nda, Gelibolu Ovası'nda mübarek kanını akıtarak en büyük abideyi bizzat inşa etmiştir. Bu topraklardaki mücadele, bir başka özelliğiyle de çok dikkati çekicidir. Çanakkale Muharebeleri, 600 yılı aşkın bir süre yaşamış ve ömrünü tamamlamış Osmanlı İmparatorluğu'nun son büyük destanıdır. Yine Çanakkale Muharebeleri, Türk milletinin yeni bir diriliş, bir filizlenmeyle Mili Mücadele'ye, oradan da Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna uzanan taze başlangıcının da ilk büyük destanıdır."

Binlerce yıldır akıp gelen tarih nehrinin dönemeçlerinde savaşın da barışın da olduğunu, hayatın deviniminin hem acıları hem de umutları taşıdığını aktaran Yazgı, "Elbette insanlık ailesinin, bu ailenin kadim değerlerinin en kıymetlilerinden biri ise barışa, dostluğa olan inançtır, umuttur. İşte, 109 yıl önceki mücadelenin taraflarının, bugün burada dostluk adına, barış adına bir araya gelmiş olması bu inancın, umudun gücünü ve gerekliğini ortaya koymaktadır. Biz Türk milleti olarak, Çanakkale Zaferi'nin mümessilleri, bu güzel vatanın sahipleri olarak, tarihi iyilik ve güzellikle dolu bir millet olarak barışa dair kararlılığımızı her zaman korumaktayız." diye konuştu.

Yazgı, bu bölgede bir araya gelmenin, Çanakkale buluşmasının da herkesin hayali olan ortak barışın, ortak acılardan doğan kardeşliğin bir sembolü olduğuna işaret ederek, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Dünün hasımları bugünün dostları olarak bir arada, yan yana, omuz omuzayız. Farklı milletlerden oluşan siz değerli misafirlerimizin ataları, vatanımızda atalarımızla yan yanalar. Hayatın envaiçeşit hadiselerinden süzülüp gelen acı, kayıp ve fedakarlıklardan miras aldığımız dersleri gelecek nesillere barış ve kardeşlik mirası olarak bırakacağız. Muzaffer bir neslin evlatlar olarak duyduğumuz gurur, aynı zamanda barış ve kardeşliğin vurgulanmasında payımıza düşen görevin büyüklüğüyle de mütenasip."

Editör: Duygu Özger