Hayat tercihlerden ibarettir. Doğru ya da yanlış yoktur bizi yönlendiren bütün etmenler tercihlerimizdir. Tercihlerinizde zorlanırsanız size seçme hakkı tanınmadığını düşünüyorsanız önce bir durun ve derin bir nefes alıp nefesinizi kontrol edin ve kalbiniz ne diyorsa onu dinleyin o sizi doğru yola götürecektir.

A.K : Ali Küçükkartal

M.Y : Mesut Yılmaz

A.K : İlk soru olarak sizi sizin ağzınızdan dinleyebilir miyiz? Kimdir mesut Yılmaz?

M.Y: Adım Mesut Yılmaz. Serenity Kişisel Gelişim Merkezi kurucusuyum. Kişisel gelişim ile ilgili serüvenim bundan yaklaşık yedi yıl önce başladı. Bir arkadaşım sayesinde bu alanla tanıştım. Yaşam koçluğu ile başlayıp nefes koçluğu, enerji terapileri, hipnoz, konuşma bozuklukları ve öğrenci koçluğu ile ilgili devam etti. Bir kurs sürecine girdim. Bunları başarı ile bitirdikten sonra önce çevremden başlayarak daha sonra insanlara yardım etmeye onların programlarını çözmeye ve de onları bulundukları ortamdan bir üst seviyeye taşımak için güzel seanslar yapmaya başladık. Çok şükür ki başarılı da gidiyoruz. İlerleyen süreçlerde daha da iyi yerlere geleceğiz. Afyonkarahisar’da bu işi daha iyi yerlere daha güzel yerlere getireceğiz.

A.K : Kişisel gelişim dediniz… Kişisel gelişim denilince aklımıza gelmesi gereken kavram nedir?

M.Y: Kişisel gelişim kişinin potansiyelini, olduğu yerden yukarıya doğru çıkarmak için yapılan eylemler, sorular ve o sorularla kendi yönünü bulmasını sağlamak. Aslında biz yaşam koçluğunda biz hiçbir zaman hiçbir danışanımıza yön vermiyoruz. Kendi yönünü kendinin bulmasını sağlıyoruz sadece.  Onun tercihlerine bırakıyoruz.

A.K : Şunu söyleyebilir miyiz? Siz sadece arayış içerisinde ki kişilerin kendisini tamamlanmasına yardımcı oluyorsunuz

M.Y: Aynen öyle…  İçindeki potansiyeli mesela gelen bir sporcu ise ve de yetenekleri çok fazlaysa ama bunu gösteremiyorsa bunu göstermesi için ona yollar gösteriyoruz. Bu yolları o tercih ediyor.  İki tane yol vardır. Hayatta böyledir zaten.  O yolları bizler tercih ederiz. İyi şeyler düşünürsek iyi yolda kötü yolda düşünürsek kötü yolda ilerleriz. Biz bu yolda onun kendi belirlemesini sağlıyoruz. Bizim tercihimiz değil o kişinin tercihi oluyor.

A.K: Aslında benim de kişisel olarak en çok merak ettiğim konulardan bir tanesi –Yanlışım varsa lütfen düzeltin- kişisel gelişimin alt uygulaması olan hipnoz. Hipnoz nedir, nasıl yapılır?

M.Y: Hipnoz ideal üçlüsü vardır. Bunlar hayal gücü, zeka ve odaklanma. Hipnozun temel amacı uyutmak değil kişiyi bulunduğu rüyasından uyandırmaktır…

 A.K: Tehlikeli midir?

M.Y: Hipnoz tehlikeli bir seans değildir. Herhangi bir yan etkisi ve zararı yoktur. Kişi yenemediği sigara alışkanlığı, kilo verememe, odaklanma, özgüven eksikliği gibi aklınıza gelebilecek binlerce şey için hipnoz yapılabilir ve bu durumdan hipnoz sayesinde kurtulabilir. Herhangi bir yan etkisi ya da zararı yoktur ama bunu uzman kişilerden almak her zaman için doğru bir tercih olacaktır.

A.K: Bir şehir efsanesi olan Hipnozdan uyanamamak gibi bir durum söz konusu mudur?

M.Y: Hayır öyle bir durum söz konusu değil çünkü bilinciniz her zaman açık oluyor. Bilinciniz hiçbir zaman kapanmıyor. Örneğin bir anestezi almış gibi olmuyor. Trans esnasında istediğiniz her an rahatsızlık duyduğunuz her an uyanabilirsiniz. Seansı yapan kişi haricinde…

A.K: Hipnoz süreci başladığında; günümüzde biliyorsunuz DNA’nın bile yüzde iki-üçlük kısmı çözülebilmişken bilinçaltının tamamına erişim sağlayabiliyor musunuz?

M.Y: Tamamına değil ama mesela hangi konuyla ilgili hipnoz olmak istiyorsanız o konuya göre bir telkin metni hazırlıyorsunuz. O metni trans esnasında bilinçaltınızı açıp bilinçli bilincinize geçtiğimizde o telkinleri kişiye okutuyoruz ve en sonunda da o telkinlerle ilgili motivasyonunuzu verip uyandırıyoruz. O kalıplar otomatik olarak değişiyor. Bizim bilinçaltımız sıfır on yaş arası açıktır. O yaşlarda aldığımız bütün kodlar bilinçaltında saklanır. Büyük bir hazinemiz var aslında bilinçaltımızda. Biz ne yapıyoruz trans ile bilinçaltımızı açıp ikna edip rahatlatıyoruz sonrasında bilinçli bilincimize telkinimizi yapıyor ve tekrar kapatıp hastamızı bittiğinde uyandırıyoruz. 

A.K: Muhtemelen bu röportajdan sonra okuyucularımızın genelinde sigara ile alakalı bir soru işareti kafalarının hemen üst kısmında yanacaktır? Bu süreç nasıl oluyor?

M.Y: Sigarayı ilk önce gerçekten bırakmak istemek lazım. Herhangi bir şeyi gerçekten yapmak istediğimizde bunu başarabiliriz. Bilinçaltımız emirle çalışır. Ben yapacağım diye olaya bakılırsa bunu hiçbir zaman yapamazsın. Bilinçaltına beşte kalk dediğin zaman beşte kalkarsın ama beşte kalkacağım dersen hiçbir zaman kalkamazsın... Sigara örneği verdiniz…  Sigarayı bırakmayı kişinin önce kendisinin istemesi lazım. Gerçekten isterse daha önceki yaptığımız terapilerle danışanlarımız sigarayı bıraktılar örnekleri de var çok şükür…

A.K:Hipnozun eveleri nelerdir? Bunları neye benzetebiliriz?

M.Y: Hipnozun üç evresi vardır. Hafif, orta ve derin trans halleridir bunlar. Hafif uykuda olduğumuz zaman sesleri duyabiliriz ama göremeyiz biraz daha derine daldığımız zaman sesler kesilir ve sadece bilinçaltımız olur, derin uyku halinde ise hiç bir şey duyamaz ve göremeyiz ama biz bilinçaltını açtığımız için bilinçaltı bizi duyuyor. Sersemli k hali hafif trans hali, donuk kalma orta trans hali derinde uykuda kalkıp yürüyen konuşan kişiler için geçerlidir.

A.K: Uyur gezerlikte bir noktada hipnoz diyebilir miyiz?

M.Y: Onu diyemeyiz ama yolda giderken yol hipnozu vardır bilirsiniz gözünüz yola dalar, mağazada 99,99 gibi fiyat etiketleri hipnozdur, müziklerin arkasına gizlenen bazı sesler vardır bunlarla hipnoz olabiliriz. Bir sürü şey… Televizyon izlemek bile hipnozdur aslında onun gibi düşünün. Aslında hayatımızın içinde hipnoz var ama biz bunun ne kadar farkındayız ona bakmak lazım.

A.K: Aslında soracağım soruya bir noktada cevap verdiniz şunu soracaktım bende tam. Ben uykudan önce sesli kitap dinlemeyi seven bir insanım ve ne zaman böyle bir uygulama yapsam dinlediğim kitapla alakalı kesitler görüyorum rüyamda.

M.Y: yani bilinçaltınız için bu da bir hipnoz aslında. Neden derseniz… Sesler bilinçaltınıza gidiyor ve böyle şeyler görüyorsunuz. Yani iyi bir şey yapıyorsunuz sorun yok.

A.K: Peki hipnozu en çok hangi alanlarda kullanıyoruz ve hangi problemlerde başvuruyoruz?

M.Y: Kilo verme genelde… Kötü alışkanlıklar. Sigara ve alkol gibi… Alkol özellikle dört beş seans gerektiriyor. Ders konusunda odaklanamama, özgüven eksikliği, konuşma terapilerinde, uyku bozukluklarında yani aklınıza gelebilecek her türlü sıkıntıda kullanabiliyoruz.

A.K: Biraz önce de bir şehir efsanesini sormuştum öyle bir şey yok demiştiniz. Peki hipnozla alakalı doğru bilinen yanlışlar nelerdir?

M.Y: Hipnoz uyuma değil uyanış halidir. O problemden uyanarak yeni bir hayata başlıyorsunuz. Dün akşam yaptım bir hipnoz hemen etkisini göstermeye başladı.  Kilo ile ilgili bir hipnoz uygulaması yapılmıştı. Kiloya neden olan faktörleri bilinçaltında açığa çıkardıktan sonra onların ne kadar kendine zarar verdiğini gördü. Bu da onun yeni bir hayata adım atmak için kararlılığını artırdı. Hipnoz telkin verenin becerisine bağlıdır biraz da… Bilinçaltımıza her ne kadar hükmetmekte hipnozu kendimiz istediğimiz için bilinçli bir şekilde istemiş oluruz o yüzden uyanamam gibi ya da saçmalarım ben şunları söylerim bunları söylerim gibi korkular olmasın. Hipnoz zor ve sıkıntılı mıdır diye sorular geliyor. Hipnoz zor değildir ve sıkıntılı da değildir. Şöyle düşünün yatağa yatıyorsunuz arkada güzel bir müzik ve yanınızda size derin nefes almanızı söyleyen bir kişi var yanında. Siz derin nefes alırken yavaş yavaş transa giriyorsunuz ama bilinciniz açık ve telkinleri duyuyorsunuz. Sonrasında tüm vücudunuz rahatlıyor kaslarınız gevşiyor ve sizdeki olan kodun yerine yeni kodları veriyoruz, motivasyonumuzu veriyoruz ve nihayetinde uyanıyorsunuz. Bir spaya giderek masaj sonrası rahatlamak gibi düşünebilirsiniz.

A.K: Bu konuyla ilgili öğrenme aşamasında sizi en çok zorlayan şey neydi?

M.Y: Öğrenirken çok zorlanmadım çünkü belli bir eğitim sonrasında hipnoz eğitimine gittim. Almanya’dan gelmişti bizim hocamız. Derste üç gün boyunca hiç konuşmadım, üç gün sonunda konuşmaya başladım çünkü iyi öğrenebilmem için iyi dinlemem gerekiyordu. İyi de öğrendiğimi düşünüyorum eğitim esnasında zorlanmadım ama seanslarda bazen zorlanabiliyorum. Çocuklar aile baskısıyla geldiği için bazen istemeyebiliyorlar çoğunda da yapmıyorum. Çocuklarda bir birey olduğu için onların tercihlerini ben her zaman göz önünde bulundururum.

A.K: Diyelim ki hipnoz olmaya karar verdik kaç dakika içerisinde trans haline geçebiliyoruz.?

M.Y: ilk önce sizinle bir görüşme sağlayarak neyle ilgili hipnoz olmak istediğinizi ortaya çıkartıyoruz ve bununla ilgili bir kök inancınız olduğunu buluyoruz. Bu konuyla ilgili korku ve mutluluklarınızı A’dan Z’ye yazıyoruz. Sizi rahatlatıp blokajlarınızı çözüyoruz sonra telkinimizi verip motivasyonumuzu sağlayıp sonrasında uyandırıyoruz bu da ortalama bir saat kadar sürüyor.

A.K: Hipnozun tarihiyle ilgili bizlere neler söylemek istersiniz?

M.Y: Hipnoz 1765 yılında Fransız Mesmer tarafından kullanılmaya başlanılmıştır. O günden bu zamana kadar bir sürü alanda kullanılmıştır ve giderekte kullanım alanı yaygınlaşmaya devam edecektir.

A.K: Son olarak okuyucularımıza alanınızla alakalı ne söylemek istersiniz?

M.Y: Serenity Kişisel Gelişim Merkezi olarak hayat tercihlerden ibarettir. Doğru ya da yanlış yoktur bizi yönlendiren bütün etmenler tercihlerimizdir. Tercihlerinizde zorlanırsanız size seçme hakkı tanınmadığını düşünüyorsanız önce bir durun ve derin bir nefes alıp nefesinizi kontrol edin ve kalbiniz ne diyorsa onu dinleyin o sizi doğru yola götürecektir. Bizlerden yardım isteyenleri bekleriz herkese sağlıklı günler dilerim … 

>>ALİ KÜÇÜKKARTAL

Muhabir: TE Bilisim