İzmir Bakırçay Üniversitesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şermin Tağıl, AA muhabirine yaptığı açıklamada, iklim değişikliğinin yalnızca sıcaklık artışlarıyla sınırlı kalmadığını, mevsimlerin alışılmış düzenini de etkilediğini söyledi. 2026-2027 kışına ilişkin değerlendirmelerde atmosferik sistemler ve okyanus sıcaklıklarının belirleyici olabileceğini aktaran Tağıl, Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi (ECMWF) modellerinin Türkiye için değişken bir kış tablosuna işaret ettiğini ifade etti.
KIŞIN İLK YARISINDA YAĞIŞLAR ARTABİLİR
Tağıl, El Niño, Kuzey Atlantik Salınımı (NAO) ve Kutup Girdabı arasındaki etkileşimin Türkiye’deki hava koşullarını etkileyebileceğini belirtti. ECMWF modellerinin Akdeniz Havzası genelinde ılık ve yağışlı koşulları öne çıkardığını kaydeden Tağıl, küresel deniz yüzeyi sıcaklıklarının yüksek seyretmesinin atmosfere aktarılan nem ve enerji miktarını artırabileceğini dile getirdi. Bu durumun uygun atmosferik koşullarda şiddetli yağışları ve kış fırtınalarını destekleyebileceğini belirten Tağıl, kışın ilk yarısında sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde seyretmesinin beklendiğini söyledi.
SEL VE SU BASKINI RİSKİ ÖNE ÇIKIYOR
Ilık hava koşullarının yağışsız bir kış anlamına gelmediğine dikkat çeken Tağıl, özellikle güneyli rüzgârlarla taşınan nemin batı bölgelerinde ve kıyı kesimlerinde yağışları artırabileceğini ifade etti. Kısa sürede yoğunlaşan sağanakların bazı şehirlerde sel ve su baskınlarına neden olabileceğini belirten Tağıl, sıcaklıkların yüksek seyretmesinin alçak kesimlerde karın yerde tutunmasını zorlaştırabileceğini, yüksek dağlık alanlarda ise kar örtüsünün daha uzun süre kalmasını sağlayabileceğini aktardı.
OCAK SONU VE ŞUBAT AYINA DİKKAT ÇEKİLDİ
Kışın ikinci yarısında hava koşullarında belirgin değişiklikler yaşanabileceğini belirten Tağıl, ocak ayının sonu ve şubat ayına ilişkin model senaryolarında Kutup Girdabı'nın zayıflamasının öngörüldüğünü söyledi. Bu sistemin zayıflamasının kutup çevresindeki soğuk hava kütlelerinin orta enlemlere doğru ilerlemesini kolaylaştırabileceğini ifade eden Tağıl, kuzeyden gelen soğuk hava ile Akdeniz kaynaklı nemli havanın karşılaşması durumunda kuvvetli yağışların görülebileceğini kaydetti.
BAZI BÖLGELERDE YOĞUN KAR VE TİPİ GÖRÜLEBİLİR
Tağıl, 2026-2027 kışında kar yağışlarının bölgelere göre farklılık gösterebileceğini belirterek, ikinci yarıda özellikle Doğu Anadolu ve İç Anadolu'nun yüksek kesimlerinde kar örtüsünün güçlenebileceğini dile getirdi. Buna karşılık ülkenin diğer kesimlerinde kar kuraklığının devam edebileceğine işaret eden Tağıl, ani sıcaklık düşüşlerinin yoğun kar yağışı ve tipi riskini artırabileceğini ifade etti. Bu tür hava olaylarının ulaşım ve günlük yaşam üzerinde aksamalara yol açabileceği uyarısında bulundu.
MEVSİMSEL TAHMİNLER KESİNLİK TAŞIMIYOR
Kışın genelinde ılık ve yağışlı koşulların görülmesinin, kuraklık baskısı altındaki Türkiye açısından olumlu olabileceğini belirten Tağıl, buna rağmen olası risklerin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. Mevsimsel tahminlerin kesin bir hava durumu takvimi olmadığını, atmosferin olası seyrine ilişkin senaryolar sunduğunu vurgulayan Tağıl, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı: "İlk yarıda şiddetli sağanaklar ve kısa sürede yoğunlaşan yağışlar bazı şehirlerimizde sel ve su baskınlarına neden olabilir. İkinci yarıda ise kuzeyden gelen soğuk hava kütleleriyle birlikte ani sıcaklık düşüşleri ve yoğun kar yağışları yaşanabilir. Elbette mevsimsel tahminler kesin bir takvim değil, atmosferin olası seyrini gösteren bir ihtimal haritasıdır. Kışın ilk yarısında sağanak ve sel, ikinci yarısında ise ani soğuklar ve kar fırtınaları şehir yaşamını ciddi biçimde aksatabilir. Bu nedenle farklı hava koşullarına karşı hazırlıklı olmak büyük önem taşıyor."



