Deloitte tarafından hazırlanan “Türkiye Spor Ekosistemi ve Sektör Raporu 2026” kapsamında derlenen bilgilere göre spor turizmi, küresel turizm ekonomisinde büyüyen alanlar arasında yer alıyor. Ziyaretçilerin deneyim odaklı, aktif katılıma dayalı ve belirli temalar etrafında şekillenen seyahatlere yönelmesi, spor turizmine olan talebi etkiliyor. Spor amacıyla seyahat eden ziyaretçilerin genel turist ortalamasının üzerinde harcama yapabilmesi ve uluslararası organizasyonların ev sahibi destinasyonların tanıtımına katkı sağlaması da bu alandaki ekonomik hareketliliğin temel unsurları arasında gösteriliyor. Avrupa'da spor turizmi açısından öne çıkan ülkelerden İtalya'da ise bu faaliyetlerin ekonomik değerinin 2023 yılında yaklaşık 11,9 milyar avroya ulaştığı belirtiliyor.
![]()
TÜRKİYE'NİN SPOR TURİZMİ GELİRİNDE YABANCILARIN PAYI
Raporda yer alan tahminlere göre Türkiye'de spor turizmi pazarının toplam büyüklüğü 1,1-1,4 milyar dolar, yaklaşık 45-55 milyar lira seviyesinde bulunuyor. Bu pazardaki toplam harcamaların yüzde 50-60'ı yabancı ziyaretçilerden kaynaklanırken spor turizminin toplam turizm gelirleri içindeki payı yaklaşık yüzde 2 olarak hesaplanıyor. Türkiye'nin iklim koşulları, turizm altyapısı ve uluslararası ulaşım bağlantıları spor turizmi faaliyetlerinde öne çıkan unsurlar arasında yer alıyor. Özellikle Akdeniz Bölgesi'ndeki tesisler, yılın büyük bölümünde spor faaliyetlerine elverişli koşullar sunarken uluslararası örneklerde spor turizminin yüksek harcama düzeyi ve turizm sezonunu farklı dönemlere yayma kapasitesiyle ekonomik katkı sağlayabildiği ifade ediliyor.
ULUSLARARASI ORGANİZASYONLAR TÜRKİYE'NİN KONUMUNU GÜÇLENDİRİYOR
Türkiye'de spor turizmi; uluslararası organizasyonlar, spor kampları ve farklı branşlara yönelik seyahatlerden oluşuyor. Kış döneminde Avrupa takımlarının kamp yapmak için Antalya'yı tercih etmesi, spor turizminin yılın farklı dönemlerinde talep oluşturmasına katkı sağlıyor. İstanbul'un 2027 Avrupa Oyunları'na ev sahipliği yapacak olması, Türkiye'nin 2036 Olimpiyat ve Paralimpik Oyunları adaylığı ve UEFA EURO 2032 organizasyonunu İtalya ile birlikte düzenleyecek olması da uluslararası spor takviminde Türkiye'nin yerini belirleyen gelişmeler arasında bulunuyor. EuroLeague Final Four ve UEFA finalleri gibi organizasyonlar ise yüksek harcama potansiyeline sahip ziyaretçilerin ülkeye gelmesi açısından ekonomik fırsatlar sunuyor.
GOLF TURİZMİNDE BELEK ÖNE ÇIKIYOR
Türkiye'de spor turizminin gelir sağlayan alanlarından golf, özellikle Antalya'nın Belek bölgesinde yoğunlaşıyor. Uluslararası standartlardaki golf sahaları, otellerle entegre tesisler ve farklı sahalarda oynama imkânı, bölgenin Avrupa pazarındaki konumunu destekliyor. Dalaman bölgesinde planlanan golf turizmi yatırımlarıyla faaliyetlerin farklı destinasyonlara yayılması da gündemde bulunuyor. Par5 Escapes Kurucu Ortağı ve Üst Yöneticisi Abdullah Hazar, dünya genelinde golf turizmi pazarının büyüklüğünün araştırmaların kapsamına göre değiştiğini belirterek 2025 yılı için yaklaşık 27 milyar dolarlık bir pazardan söz edildiğini ve yıllık büyüme beklentilerinin yüzde 9-11 seviyesinde olduğunu ifade etti. Hazar, İspanya, Portekiz, İskoçya, İrlanda ve ABD gibi köklü destinasyonların yanı sıra Türkiye, Fas, Tayland ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin de golf turizminde öne çıktığını kaydetti.
GOLF TURİZMİNDE YILLIK GELİR 250 MİLYON AVROYA ULAŞABİLİR
Türkiye'nin golf turizminde kaliteli otelleri, uluslararası standartlardaki sahaları ve hizmet altyapısıyla rekabet ettiğini belirten Abdullah Hazar, Belek'te golf sahaları ile konaklama tesislerinin birbirine yakın olmasının ziyaretçilere kolaylık sağladığını söyledi. Türkiye'ye golf oynamak amacıyla gelen turistlerin başında Birleşik Krallık vatandaşlarının bulunduğunu aktaran Hazar, Almanya, İrlanda, İskandinav ülkeleri, Avusturya ve İsviçre'nin de önemli kaynak pazarlar arasında yer aldığını bildirdi. Golf turizminin yüksek kişi başı harcama ve kış aylarında oluşturduğu talep nedeniyle ekonomik açıdan önemli olduğunu ifade eden Hazar, Türkiye'deki golf turizminin yıllık büyüklüğünün sektörel tahminlere göre 200-250 milyon avro seviyesinde olduğunu, bu rakamın kesinleşmiş bir istatistik olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Hazar ayrıca Dalaman'ın yanı sıra Bodrum, İzmir çevresi ve Mersin'in de golf turizmi açısından değerlendirilebileceğini, yatırımların su kaynakları, çevresel koşullar, uçuş bağlantıları ve talep dikkate alınarak planlanmasının önem taşıdığını dile getirdi.



