Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen “Ekobölgelere Dayalı Su Kalitesi Ekolojik Değerlendirme Sisteminin Kurulması Projesi (ECOREG)”, Türkiye’nin su ekosistemlerinin izlenmesi, korunması ve sürdürülebilir yönetimi için önemli bir adım olarak hayata geçiriliyor. Anadolu Ajansı’nın “Damla damla kriz” dosyasında ele alınan projeyle, AB Su Çerçeve Direktifiyle uyumlu, Türkiye’nin değişken iklim ve ekolojik yapısına uygun bir değerlendirme altyapısı oluşturuluyor.
Su Yönetimi Genel Müdürü Afire Sever, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, projenin, Türkiye’nin su kaynaklarını bölgesel ihtiyaçlara göre korumayı hedefleyen stratejik bir çalışma olduğunu belirtti. Türkiye’nin Akdeniz, Karadeniz ve karasal iklim tiplerini aynı anda barındırdığını hatırlatan Sever, bu nedenle su kalitesinin tek tip bir sistemle değil, ekobölgelere göre analiz edilmesi gerektiğini vurguladı.
Sever, “Ekobölge; iklim, coğrafya, bitki örtüsü ve canlı yaşamı açısından benzer alanlardan oluşuyor. ECOREG, her bölgenin kendi doğal yapısına uygun şekilde su kalitesini değerlendiren özgün bir sistem kuruyor” dedi.
DÖRT HAVZADA PİLOT UYGULAMA
Proje, Türkiye’nin farklı ekolojik özelliklerini temsil eden Büyük Menderes, Susurluk, Konya-Kapalı ve Yeşilırmak havzalarında pilot olarak yürütülüyor. Sever, bu havzalarda geliştirilecek modelin daha sonra ülke geneline yaygınlaştırılacağını ifade etti.
İzleme çalışmalarının suyu korumanın temelini oluşturduğunu belirten Sever, proje kapsamında su kaynaklarının adeta “fotoğrafının çekileceğini” söyledi:
“Bir nehrin, gölün ya da yeraltı suyunun zaman içindeki değişimini düzenli ve bilimsel izleme olmadan tespit edemeyiz. ECOREG ile suyun içindeki canlı topluluklarından kimyasal değerlere kadar pek çok veri analiz edilecek. Böylece hangi bölgelerde su kalitesinin iyi olduğu, nerelerde riskler bulunduğu net biçimde ortaya çıkacak.”
KİMYASAL ANALİZDEN EKOLOJİK DEĞERLENDİRMEYE GEÇİŞ
Mevcut sistemlerin çoğunlukla kimyasal parametre odaklı olduğunu belirten Sever, ECOREG’in ekosistemin bütününe bakarak suyun ekolojik sağlığını değerlendireceğini aktardı.
Sever, özellikle milli parklar, sulak alanlar ve içme suyu havzaları gibi korunan alanların su ekosistemleri için kritik olduğunu belirterek, “Bu bölgelerde yaptığımız ölçümler doğanın bozulmamış halini gösteriyor ve diğer su kütleleri için doğal referans oluşturuyor” dedi.
İKLİM SENARYOLU SU YÖNETİMİ: 2025–2100
Genel Müdür Sever, Türkiye’nin su kaynaklarının genel durumunun iyi olmasına rağmen, bazı bölgelerde sanayi ve tarımsal baskının arttığını ifade ederek, suyun hem miktar hem kalite açısından yakından izlenmesi gerektiğini kaydetti.
ECOREG Projesi’nin iklim değişikliğinin etkilerini de değerlendirdiğini belirten Sever, şu bilgileri verdi:
“Proje kapsamında 2025–2100 yıllarını kapsayan iklim senaryoları oluşturulacak. Böylece gelecekte su kaynaklarında ne tür değişimler olabileceği bilimsel modellerle öngörülecek. Bugünü ve geleceği gözeten bir su yönetim sistemi kurulmuş olacak.”
Temmuz 2025’te başlayan projenin Ocak 2028’de tamamlanmasının planlandığını aktaran Sever, tamamlandığında Türkiye’nin su yönetiminde hem bilimsel hem çevresel açıdan büyük bir adım atılmış olacağını vurguladı.
“SUYU KORUMAK, GELECEĞİ KORUMAKTIR”
Suyun yaşamın özü olduğunu ifade eden Sever, toplumu suyun korunmasına ortak sorumlulukla sahip çıkmaya çağırdı:
“Her damla bir ekosistemi, bir türü, bir geleceği temsil ediyor. Bu proje sadece teknik bir çalışma değil, doğayla uyumlu bir gelecek vizyonunun parçasıdır. Suyu korumak, geleceği korumaktır, yaşamı korumaktır.”


