Ana dava ile birleştirilen ikinci dalga iddianamesiyle sanık sayısının 61’e yükseldiği yargılamada, ölen 10 bebeğe ilişkin Adli Tıp Kurumu (ATK) İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan raporlar ortaya çıktı. Raporda, bazı bebeklerin uygun tanı ve tedaviyle yaşayabileceği vurgulanırken, hastanelerdeki organizasyonel usulsüzlükler göz önüne serildi.
KAYA BEBEK DOSYASINDAKİ İHMALLER
Kaya Bebek’in ölümüne dair raporda, örgüt üyelerinin maddi menfaat karşılığında 112 sevk sistemini devre dışı bırakarak usulsüz sevk organizasyonları yaptığı belirtildi. Yenidoğan yoğun bakım servislerinin doktorlar olmadan hemşireler tarafından yönetildiği, epikrizlerin dışarıdan doktor olmayan kişilere yazdırıldığı ve grafiler ile laboratuvar değerlerinin değiştirildiği aktarıldı. Neonatoloji bölümü ve yeterli donanımı olmayan Esenler Güney Hastanesine sevk edilen 500 gramlık Kaya Bebek'in, denetim yetersizliği ve sorumlu hekimin hastanede bulunmaması nedeniyle hayatını kaybettiği raporda yer aldı.
TIP KURALLARINA AYKIRI MÜDAHALELER
Raporda, Opara ve Öykü Helvacı bebeklerin ölüm süreçlerindeki tıbbi hatalar da detaylandırıldı. Özel Birinci Hastanesinde kalan Opara bebeğin tanı ve tedavi sürecinin tıp kurallarına aykırı yürütüldüğü ve bu durumun ölümle illiyet bağı bulunduğu saptandı. Öykü Helvacı bebeğin ise doktor bulunmadan hemşireler tarafından yapılan yeniden canlandırma (resüsitasyon) işlemi sırasında kaybedildiği, bu süreçte doktorların uzmanlık dışı ve hatalı ilaç direktifleri verdiği kayda geçti.
10 GÜNDE BİN GRAM KİLO KAYBI
Yalova’dan Bağcılar Medilife Hastanesine sevk edilen Havvanur Karakoç bebeğin ölümüne ilişkin raporda ise çarpıcı beslenme ve bakım ihmalleri öne çıktı. Yapısal bir akciğer anomalisi olmamasına rağmen 18 gün boyunca entübe tutulan ve bağırsak ameliyatı sonrası damar yoluyla beslenmesi sağlanmayan bebeğin, 10 günde yaklaşık bin gram kilo kaybettiği belirlendi. Ayrıca, bebeğin ölümündeki ihmalleri gizlemek adına epikriz raporlarının gerçeğe aykırı şekilde düzenlendiği saptandı.
UYGUNSUZ SEVK VE SERTİFİKASIZ PERSONEL
Ayaz Karaduman ve Alkari bebeklerin dosyalarında da sevk ve personel yetersizlikleri vurgulandı. Ayaz bebeğin, yoğun bakımda yer olmadığı gerekçesiyle tıp kurallarına uygun takip yapılamayacak bir hastaneye sevk edildiği ve kısa sürede yaşamını yitirdiği belirtildi. Çorlu Reyap Hastanesinde ölen Alkari bebeğin ise yenidoğan resüsitasyon sertifikası olmayan yardımcı personel tarafından canlandırıldığı, uzman hekim gözetimi olmaksızın yapılan yetersiz müdahalenin ölümle doğrudan bağı olduğu ifade edildi.
SEVK EDİLMEYEN KRONİK HASTALAR
Serdarova ve Melek Süleymanoğlu bebeklere yönelik tespitlerde ise gerekli uzmanlık merkezlerine sevklerin zamanında yapılmadığına dikkat çekildi. Kalp anomalisi bulunan Serdarova bebeğin yoğun bakım notlarında kullanılan ilaçların kaydedilmediği ve cerrahi bir merkeze sevk edilmediği aktarıldı. Melek Süleymanoğlu bebeğin ise konjenital kalp hastalığına bağlı böbrek yetmezliği tablosunda sıvı yönetiminin kötü yapılması nedeniyle aşırı kilo aldığı, asgari tedavilerinin ve nefroloji konsültasyonlarının dosyada yer almadığı tespit edildi.
KOMPLİKASYONLAR VE ORGANİZASYON HATALARI
Kadan bebek ve Kerem Muhammet Tokluoğlu bebeklerin ölüm raporlarında müdahale yetersizlikleri ve organizasyon sorunları listelendi. Kadan bebekte entübasyon veya resüsitasyon sonucu gelişen pnömotoraksın (akciğer sönmesi) zamanında tanınamadığı ve uygulanması gereken tüp torakostomi işleminin yapılmadığı belirtildi. Avcılar Hospitalist Hastanesinde ölen ikiz eşi Kerem Muhammet bebeğin dosyasında ise epikriz uyuşmazlıkları, eksik tetkikler ve ciddi bir hastane organizasyon hatası yaşandığı kaydedildi.
YARGILAMA SÜRECİ DEVAM EDİYOR
Adli Tıp Kurumu raporlarının dava dosyasına girmesinin ardından, sanıkların yargılanmasına Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesinde devam ediliyor. Adliyenin konferans salonunda yapılan duruşmada, aralarında çete lideri olduğu iddia edilen Fırat Sarı'nın da bulunduğu tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları hazır bulundu.




