Afyonkarahisar'ın Dinar ilçesinde 5 Kasım 2026 tarihinde saat 03.23'te meydana gelen 4,1 büyüklüğündeki deprem, bölgenin deprem gerçeğini bir kez daha hatırlattı. Depremin ardından gözler, Afyon Kocatepe Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Geoteknik Mühendisi Dr. Süleyman Gücek'in 30 Eylül 2026 tarihinde yaptığı dikkat çekici açıklamalara çevrildi.

36 GÜN ÖNCE UYARMIŞTI: AFYONKARAHİSAR DEPREME NE KADAR HAZIR?

Gücek, 1995 yılında Dinar'da büyük yıkıma neden olan depremin 31. yıl dönümü öncesinde, "Dinar Depremi'nin Üzerinden 31 Yıl Geçti: Afyonkarahisar Depreme Ne Kadar Hazır?" başlıklı bir değerlendirme paylaşmıştı. Akademisyen, açıklamasında Afyonkarahisar'ın aktif fay hatlarına yakınlığına, zayıf zemin koşullarına ve eski yapı stokuna dikkat çekerek olası bir depremde yaşanabilecek riskleri gündeme taşımıştı. Aradan 36 gün geçmesinin ardından Dinar'da meydana gelen deprem, bu uyarıların önemini yeniden ortaya koydu.

1995 DİNAR DEPREMİNİ HATIRLATTI

Dr. Süleyman Gücek, 30 Eylül tarihli paylaşımında 1 Ekim 1995'te meydana gelen ve Dinar'da büyük yıkıma neden olan depremi hatırlattı. Gücek'in paylaştığı bilgilere göre 6,1 büyüklüğündeki depremde 90 vatandaş hayatını kaybetmiş, binlerce yapı hasar görmüştü. Depremin üzerinden 31 yıl geçtiğine dikkat çeken Gücek, aynı büyüklükte bir depremin bugün yaşanması halinde Afyonkarahisar'ın ne ölçüde hazırlıklı olduğunu sorguladı. Gücek, deprem hasarını yalnızca sarsıntının büyüklüğünün belirlemediğini vurgulayarak fay hatlarına yakınlık, yerel zemin özellikleri ve binaların dayanıklılığının da belirleyici olduğunu ifade etti.

AFYONKARAHİSAR'DA 12 İLÇE İÇİN DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMA

Gücek'in değerlendirmesindeki en çarpıcı başlıklardan biri, Afyonkarahisar'daki yerleşim alanlarının aktif fay hatlarıyla ilişkisi oldu. Akademisyen, MTA diri fay verilerine dayandırdığı açıklamasında Afyonkarahisar Merkez ile Başmakçı, Bolvadin, Çay, Çobanlar, Dazkırı, Dinar, İhsaniye, Kızılören, Sandıklı, Sinanpaşa ve Sultandağı ilçe merkezlerinin diri fayların üzerinde veya yakın çevresinde bulunduğunu belirtti. Gücek, söz konusu yerleşimlerde il nüfusunun yaklaşık yüzde 60'ının yaşadığını ifade etti.

BİNALARIN YARISINDAN FAZLASI 2000 YILI ÖNCESİNE Mİ AİT?

Dr. Gücek'in açıklamasında dikkat çeken bir diğer konu ise Afyonkarahisar'ın yapı stoku oldu. İl merkezi ve ilçelerin önemli bölümünün alüvyon zeminler üzerinde bulunduğunu belirten Gücek, yapı stokundaki binaların yüzde 50'den fazlasının 2000 yılı öncesinde inşa edildiğini ifade etti. Akademisyen, aktif fayların, zayıf zeminlerin ve eski yapıların aynı bölgelerde bulunmasının deprem riskini artırabileceğine dikkat çekti. Ancak eski bir binanın mutlaka güvensiz olduğu veya yeni bir binanın kesinlikle güvenli olduğu söylenemez. Gerçek riskin belirlenmesi için binaların mühendislik esaslarına göre incelenmesi gerekiyor.

AFSÜ öğrencileri için İŞKUR kurası çekildi
AFSÜ öğrencileri için İŞKUR kurası çekildi
İçeriği Görüntüle

DİNAR'DA 4,1 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM: GÖZLER GEMİŞ FAYI'NDA

5 Kasım 2026 tarihinde meydana gelen depremin ardından Dr. Süleyman Gücek yeni bir değerlendirme yayımladı. Gücek, AFAD verilerine göre saat 03.23'te meydana gelen 4,1 büyüklüğündeki depremin yaklaşık 7 kilometre derinlikte gerçekleştiğini belirterek sarsıntıyı Gemiş Fayı ile ilişkilendirdi. Akademisyen, bölgedeki aktif fayların deprem üretme potansiyeline dikkat çekti.

GEMİŞ FAYI 6,93 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM ÜRETEBİLİR Mİ?

Gücek'in ikinci açıklamasındaki en dikkat çekici bölüm, Gemiş Fayı'nın olası deprem büyüklüğüne ilişkin değerlendirmesi oldu. Gücek, MTA'nın 2026 yılında güncellendiğini belirttiği diri fay verilerine dayanan değerlendirmelere göre, Gemiş Fayı segmentlerinin Mw 6,41 ile 6,93 arasında deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu ifade etti. Bu rakamların bir deprem tahmini değil, fayın jeolojik özelliklerinden hareketle değerlendirilen olası deprem büyüklükleri olduğunu özellikle belirtmek gerekiyor. Gücek'in aktardığı bilgilere göre Gemiş Fayı, Acıgöl Grabeni'nin güney kenarında, Denizli'nin İnceler bölgesinden Afyonkarahisar'ın Başmakçı ilçesine doğru uzanıyor. Yaklaşık 55 kilometre uzunluğundaki fay sistemi; Yelalan, Ayvaz, Sazköy ve Cumalı segmentlerinden oluşuyor.

Gücek, yaklaşık 21 kilometre uzunluğundaki Yelalan segmentinin 1995 Dinar depremiyle ilişkili yüzey deformasyonlarının gözlendiği alanlar arasında bulunduğunu da belirtti.

DAHA BÜYÜK BİR DEPREM OLACAK MI?

Dinar'daki 4,1 büyüklüğündeki depremin ardından akıllara gelen en önemli soru, daha büyük bir depremin meydana gelip gelmeyeceği oldu. Dr. Süleyman Gücek, bu konuda bilimsel açıdan önemli bir uyarıda bulundu. Tek bir depremden hareketle daha büyük bir depremin meydana geleceğini veya zamanlamasını kesin olarak belirlemenin mümkün olmadığını vurguladı.

Dolayısıyla 4,1 büyüklüğündeki depremin mutlaka daha büyük bir depremin habercisi olduğunu söylemek bilimsel olarak doğru değil. Bununla birlikte, bölgedeki aktif fayların varlığı ve deprem üretme potansiyeli, yapı güvenliğinin önemini ortaya koyuyor.

AFYONKARAHİSAR İÇİN YAPILMASI GEREKENLERİ SIRALADI

Gücek, Afyonkarahisar'ın deprem riskinin azaltılması için yalnızca fay hatlarının değil, mevcut yapı stokunun da ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Akademisyenin önerileri arasında il genelinde mikrobölgeleme çalışmalarının tamamlanması, mevcut yapı stokunun incelenmesi, riskli binaların belirlenmesi, güçlendirme ve kentsel dönüşüm çalışmalarının hızlandırılması bulunuyor.

Yeni yapılaşmalarda yerel zemin koşullarının esas alınması ve yapı denetimlerinin tavizsiz sürdürülmesi gerektiği de Gücek'in vurguladığı konular arasında yer alıyor.

AFYONKARAHİSAR DEPREME HAZIR MI?

1995 yılında Dinar'da yaşanan büyük yıkım, Afyonkarahisar'ın deprem geçmişindeki en acı olaylardan biri olarak hafızalarda yerini koruyor. Aradan geçen 31 yılın ardından Dinar'da meydana gelen son sarsıntı, kent genelindeki yapı güvenliği ve afet hazırlığı konularını yeniden gündeme taşıdı.

Kaynak: İSMAİL SAGUN