Baro Başkanlığı yapmıştı.

Neredeyse üç Belediye Başkanlığı süresine denkti Baro Başkanlığı koltuğunda oturduğu süre.

Bu süreç içerisinde...

AK Partinin ‘İkinci Barolar’ ile ilgili tasarrufuna yekten karşı çıkan, hatta karşı çıkmakla kalmayıp Anıtkabir’e o nümayişçiler ile birlikte giderek çelenk bile bırakmışlığı vardı.

Aradan bir süre geçti.

Henüz AK Parti İl Başkanlığı görevine atanmamıştı.

Yerel seçimlerin hemen öncesi...

Burcu Köksal’ın Afyonkarahisar halkının kalbinde olduğunu, her gittiği yerde büyük bir sevgi ile karşılandığını görmüştü..

Kime sorsa...

Burcu Hanıma oyumu vereceğim’ sözlerini duyuyordu.

Müthiş bir zeka sahibi olmasının verdiği kıvraklık ile o günkü Valimiz Kübra Güran Yiğitbaşı’na gitti.

Sayın Valim, AK Parti seçimi kaybediyor. Bunun bir çaresine bakmak lazım’ tarzında sözler söyledi.

Valimiz ise bir Devlet Ana hassasiyetiyle yaklaştı bu sözlere...

Seçim mevzuunun haliyle AK Partinin konusu olduğunu vurguladı bildiğim kadarıyla Valimiz.

Ama dikkat çekiciydi bu hareket.

Hafızasında bir yere not almıştı muhtemelen Valimiz.

Dobra dobra söylemek gerekirse de...

Önemli bir kredi sağlamıştı Valimizin nezdinde.

Aradan bir süre daha geçti.

Seçim bitti, Burcu Köksal Afyonkarahisar Belediye Başkanı seçildi.

Seçen Afyonkarahisar halkı idi.

Valimiz elbette halkın iradesine saygılı idi.

Devletin teamülleri neyi gerektiriyorsa onu yaptı.

Ne bir eksik, ne bir fazla.

*

Son yazılarımda neden ‘Çorumlu’ demekten vazgeçtim?

Evet anlamışsınızdır kimden bahsettiğimi...

AK Parti Afyonkarahisar İl Başkanlığı görevinden alınan Av. Turgay Şahin bahsettiğim kişi.

Turgay Bey ile ilgili pek çok yazı yazdım bugüne kadar.

Çoğunluğu da eleştiri ağırlıklıdır o yazıların.

Kendisiyle en son oturduğumuzda bu yazılardaki konuları saygı ile karşıladığını, ama sadece ‘Çorumlu’ olarak belirtilmesine içerlediğini söylemişti.

Zaten o oturduğumuz günlerde de artık ‘Çorumlu’ ifadesini kullanmaktan vazgeçmiştim.

Pek çok okurumda neden ‘Çorumlu’ ifadesini kullanmadığını sorduğunda onlara bir şey söylemiyordum ama, bugün söylemekte bir mahsur yok.

Bir gün büromda otururken Şeyhim Ali Özkaya’nın danışmanı Mehmet Söker aradı.

Abi, senden bir istirhamımız var’ dedi ve ekledi;

Turgay Başkan ile ilgili Çorumlu ifadeni bundan sonra kullanmaz isen mutlu olacağız ve üzerimize yapıştırılmak istenen yaftalamayı bertaraf etmiş olacağız’ tarzında sözler söyledi.

Bilenler bilir...

Ali Özkaya’dan bana iletilen konularda hep hassas olmuşumdur.

O’da benimle ilgili aynı hassasiyettedir.

Bu arada...

Ne Şeyhim benden kendisiyle ilgili bir talepte bulunmuştur, ne de benim O’ndan şahsımla ilgili bir talebim olmuştur.

Bizimkisi gerçek dostluktur, menfaate dayalı olmayan.

Bu özel durum Şeyhimle aramda uzun yıllara dayalı bir güven ve sevginin neticesidir.

Mehmet Söker’in sözüne karşılık neymiş o yaftalanmak istenilen şey diye sordum.

Sanki ‘Çorumlu’ vurgulamasını Ali Özkaya’nın özellikle yaptırdığına yönelik bir üstü kapalı serzenişten bahsetti Mehmet Söker.

Güldüm...

Ali Beyin böyle şeylere tevessül etmeyeceğini, ‘söyleyecekse bizzat kendisinin açık yüreklilikle söyleyeceğini cümle alem bilir’ dedim.

Daha sonra da sırf Şeyhime, hiç bir dahli olmamasına rağmen, zarar gelmesin diye ‘Çorumlu’ ifadesini kullanmadım.

*

GÖREVDEN ALINACAĞI İŞARETLERİNİ KAVRAYAMADI

Av. Turgay Şahin’in neden görevden alındığını ayrıntılarıyla anlatacağım.

Ama o ayrıntılara girmeden önce...

25 Nisan 2026 tarihinde yazmış olduğum yazımdan küçük bir bölümü nakledeceğim...

AL BİRİNİ VUR ÖTEKİNE !

Soru şu...

CHP’nin üst yönetimi ile, AK Parti’nin Afyonkarahisar İl Yönetimi arasında bir fark var mı?

Var diyen varsa da ya olayları tam irdeleyemiyordur, ya da başkaca özel bir sebebi olabilir.

Derdimiz kimseyi yaftalamak, karalamak veya örselemek değil.

Ama...

CHP’nin Genel Merkezi, Genel Başkanları dahil yaptıklarına bir bakın.

Sonra dönün Afyonkarahisar’a...

AK Parti İl Yönetim Kuruluna, İl Başkanı dahil yaptıklarına bir bakın.

Örtüşmüyor mu hareketleri, tavırları, lafları...

BİR...

Her ikisi de öfke dolu.

İKİ...

Her ikisi de kibirli.

ÜÇ...

Her ikisi de stratejiden yoksun.

DÖRT...

Her ikisi de anlık karar veriyor.

BEŞ...

Her ikisi de kendinden olanların hatalarını ört bas etmek için uğraşıyor.

ALTI...

Her ikisi de nalıncı keseri gibi kendine yontuyor.

YEDİ...

Her ikisinin başındakilerin şahsi siyasi hedefleri var.

SEKİZ...

Her ikisinin başındaki de beceriksiz.

DOKUZ...

Her ikisinin şahsi oy potansiyelleri yok denecek kadar az.

ON...

Her ikisinin de halkın seçtikleri ile sıkıntısı var.

ONBİR...

Her ikisi de siyasetle geldikleri noktaları, ticaretlerine ve ceplerine kullanmayı seviyor.

ONİKİ...

Her ikisi de ellerine yüzlerine bulaştırıyorlar.

ONÜÇ...

Her ikisi de halkın güvenini sarstılar.

Yeterli mi bu kadar...

İşte o günkü yazımdan bir bölümü okudunuz...

On birinci maddeye tekrar göz atalım.

Her ikisi de siyasetle geldikleri noktaları, ticaretlerine ve ceplerine kullanmayı seviyor.

Yani hem Özgür Özel, hem de Turgay Şahin ve A takımından bahsediyorum.

Özgür Özel ve yanındaki A takımı ile Turgay Şahin ve yanındaki A takımının siyaset-ticaret-şahsi menfaat konusunda benzer oldukları aşikar.

Bu yazdığım yazıyı Turgay Şahin ve A Takımının defalarca okuduğunu, hatta ezberlerine aldıklarını iyi biliyorum.

Ama...

Gereğini yapmamakta, yani kendilerine bir çeki düzen vermemekte ısrarlı olduklarını da ilgili herkes gördü.

Sonuç...

İşte bu oldu.

Birileri ‘İstifa etti’ olarak haberini verse de...

Görevden alındı.

İl Başkanlığından el çektirildi.

Gerçekler bu derece net ortada iken...

Neden halen daha ‘Yalan’ söylemekte ısrar edilir anlamakta mümkün değil.

Kendisi kamuoyuna başka açıklama yapıyor, parti içerisinde bazıları ile konuşurken ise ağzından kaçırıveriyor;

Ben istişare için çağrıldığımı sanmıştım ama, böyle oldu.’

Oğlu Şamil Bey yanında olsaydı Turgay Bey o istifa açıklamasını yazarken...

Sanırım daha önce Afyonkarahisar Barosunda Babasının yüzüne karşı söylediği şu cümleyi net bir şekilde tekrar söylerdi;

Çorumlu Çorumlu konuşma Baba

*

*

*

Görevden alınmanın üç nedeni...

Turgay Şahin’in İl Başkanlığı görevinden alınmasının üç ayağı var.

Birincisi ve bardağı taşıran son damla...

Para.

Siyaset-Ticaret-Şahsi Menfaat sözünü açalım mı biraz...

Devlet Anamız Afyonkarahisar Valisi iken çok haklı olarak bir konuda hem görüşünü beyan etti, hem de bu konuda bir genelge yayınladı.

Bu konu sözde bazı hayvan severleri harekete geçirdi.

Valimize o anda ilk desteği ODAK Gazetesi verdi.

Bunu da belirtmekte yarar var.

Her ne kadar zaman zaman Valimiz Kübra Güran Yiğitbaşı ile aramız limonileşse de, ne kendisi, ne de ben ‘Devlet-Millet ve Afyonkarahisar’ menfaati olan her konuda birlikte hareket etmekten geri durmadık.

İşte o günlerde bazı Devlet ve AK Parti düşmanları Valimizin o genelgesini ve açıklamasını fırsat bilerek hem Valimize, hem de Devletimizin bazı kurumlarına sosyal medya üzerinden hakaretlerde bulundular.

Sayıları epey fazlaydı bu klavyatörlerin.

Devletimiz anında gereğini yaptı.

Tutuklananlar bile oldu.

Sonrasında Valimiz Kübra Güran Yiğitbaşı, bu klavyatörlere karşı hukuki olarak gereğinin yapılması için Turgay Şahin’i aradı.

Valimiz şahsi olarak bu klavyatörlerden davacı olacağı için, Valilik Hukuk Birimindeki ilgililerin konuyla ilgilenmesini istemedi.

Burada da Valimizin ‘Devlet hassasiyetini’ görmekteyiz.

Turgay Bey, Valimizin ricası üzerine A Takımındaki Murat Bozok’a konuyla ilgilenmesini ister ve Valimizden bu konu için vekaleti alınır.

Uzatmayalım...

Davalar açılır, neticeleri alınır-alınmaya da devam edilir.

Valimiz Kübra Güran Yiğitbaşı kazanılan tazminatların daha önce benzer şekilde diğer Valilerinde yaptığı gibi bir hayır kurumuna yatırılmasını talep ettiği için ve ilgili avukatında bu talimata riayet edeceğini düşünür.

Aradan bir süre geçer.

Valimiz gelinen son durumu merak eder.

Sonra öğrenir ki...

Söylediğinin aksine hareket edilmiştir ve o kazanılan tazminatlar cumburlop Murat Beyin hesabındadır.

En başta, ‘Kolay efendim, sizin işiniz bizim başımız üstüne ne derseniz, nasıl talimat verirseniz biz öyle hareket ederiz. Size yapılan hakaret hepimize yapılmıştır. Biz bir şey talep etmeden bu konuda elimizden geleni en iyi şekilde yaparız’ diyenler milyonlarca lirayı denilenin aksine kendi hesaplarına aktarmışlardır.

Bu açık bir şekilde anlaşılır.

Sonra Valimiz Kübra Güran Yiğitbaşı’nın canı epeyce sıkılır.

Kalan dosyaların belirteceği avukata devrini talep eder.

Bu kez Murat Bozok dişini gösterir.

Benden dosyalar alınırsa vekalet ücretlerimi talep ederim’ der.

O talep edilen rakamında neredeyse on milyona yakın bir bedel olduğu iddia edilmekte.

Belirtilen kuruma bağışlanması gereken milyonlarca liranın verilmemesine rağmen, bir de üstüne üstlük halen devam eden dosyalar içinde milyonlarca liralık vekalet ücretinin talep edilmesi Valimizi daha da üzer.

Gelinen bu durumu, kendisine bu konuda en başta Murat Bozok için referans olan Turgay Şahin’e aktarır.

Turgay Bey ‘tamam efendim, ben gereğini yaparım’ der ama, hiç bir gelişme olmaz.

Sonunda bu durum Ankara’da bir yerde konuşulur.

*

İkincisi Burcu Köksal...

Belediye Başkanımız Burcu Köksal AK Partiye geçtikten sonra, Ankara’da zaman zaman çeşitli temaslarda bulundu.

İlk olarak Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ile görüştüğünde Afyonkarahisar İl Teşkilatı ile ilgili istişare bir kaç dakika gibi kısa sürmüştü. Cumhurbaşkanımız, Burcu Köksal daha sözünü bitirmeden, ‘Merak etme sen o konuyu. Sen Belediye Başkanımızsın, kimse sana karışamaz’ şeklinde net bir ifadede bulunmuş ve o sırada yanında bulunan bir kişiye bakarak, ‘Bu talimatımı ilgililerine aktar’ şeklinde bir bakış fırlatmıştı.

Daha sonra bir kaç kez Ankara’da bazı ilgililer ile olağan görüşmelerde konu Afyonkarahisar AK Parti İl Başkanına geldiğinde, açık açık soruldu Burcu Başkana düşüncesi.

O’da net olarak düşüncelerini aktardı o ilgililere.

Burcu Başkanın yalansız-dolansız olarak konuştuğunu bilen Ankara’daki o ilgililer, elbette o tespitlerin notunu aldılar.

Vali Aktaş, yeni görevine atanan Aykut Gönül'ü ağırladı
Vali Aktaş, yeni görevine atanan Aykut Gönül'ü ağırladı
İçeriği Görüntüle

Ayrıca...

Afyonkarahisar’a çeşitli vesileler ile hem Cumhurbaşkanımızın itimat ettiği kişiler, hem de AK Parti Genel Merkezinin bazı ilgilileri zaman zaman gelirler.

Bu gelen kişiler öyle boş kişiler değillerdir.

Boş boş bakmazlar.

Görürler...

Kulakları keskindir.

Duyarlar...

En ufak bir hareketin bile manasını çözerler.

Anlarlar...

Bazı dostları vardır Afyonkarahisar’da o Ankara’dan gelenlerin. Şahsi çıkar gözetmeksizin sorulanlara net cevap verir o kişiler.

İşte o gelenlerin de Ankara’da hem Cumhurbaşkanımıza, hem de partinin diğer ilgililerine aktardıkları önemli bir veridir.

Göz ardı edilmez, dikkate alınır karar aşamasında.

*

Üçüncüsü...

Türkiye seçim atmosferine girmekte.

Yakın bir zamanda kabinede bir değişiklik olacak.

Valiler kararnamesi de hazırlanıyor.

Cumhurbaşkanımız Türkiye’nin hayati önem taşıyan bu seçimine giderken İl Teşkilatlarının da sağlam olmasını arzu ediyor.

Bariz hataları olan, şahsi menfaatlerini her şeyin üstünde tutan, amacı Milletvekili olmak olan İl Başkanlarıyla yol yürümek istemiyor.

Defalarca konuştu Cumhurbaşkanımız.

Hem Grup toplantılarında, hem de Genişletilmiş İl Başkanları toplantılarında.

Anlamayanlar olmuş anlaşılan o sözleri.

Dedi ki Cumhurbaşkanımız;

Kimse kibirli olmayacak.

Kimse kendisini bulunmaz Bursa kumaşı sanmayacak.

Kimse böbürlenmeyecek.

Kimse kendisini halkımızdan üstün görmeyecek.

Dahasını saymaya gerek yok.

Çıkartın Cumhurbaşkanımızın konuşmalarını.

Dinleyin ve okuyun.

Anlarsınız ne demek istediğimi.

O toplantıların pek çoğuna son iki yıldır katılan Turgay Şahin ve A Takımındakiler anlayamadılarsa, bu onların sorunu.

*

‘Nasıl kazandın?’

Daha Burcu Köksal resmen AK Partiye katılmadan az önce...

Cumhurbaşkanımız ile konutunda konuşurken, soru ansızın geldi kendisine;

Nasıl kazandın Burcu Hanım?

Cevap hızlı ve net idi...

Sizinkilerin sayesinde Sayın Cumhurbaşkanım

Yanındakilere döndü Cumhurbaşkanımız.

‘Duydunuz mu?’ dedi.

O bir kelime...

Cumhurbaşkanımızın bir kelimesi, aslında o anki yüz ifadesiyle birleştiğinde çok şey ifade ediyordu.

Keşke...

O ifadeyi Afyonkarahisar İl Teşkilatındaki herkes görebilse idi.

Takdir etti Cumhurbaşkanımız, Burcu Köksal’ı...

Dobralığından, çalışkanlığından, ifadelerindeki netliğinden, lafı eğip bükmemesinden ve en çok ta samimiyetinden dolayı.

İşte o görüşmede...

Cumhurbaşkanımız aradığı ismi bulmuştu Afyonkarahisar’da.

Burcu Köksal, AK Partiye geçen her hangi bir Belediye Başkanından farklı idi Cumhurbaşkanımızın nezdinde.

Cumhurbaşkanımız o gece ve sonraki görüşmelerde bunu hep hissettirdi.

Şahsi kanaatim...

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan Afyonkarahisar ile ilgili her konuda...

En fazla Burcu Köksal’ın sözlerini ve tespitlerini dikkate alacaktır.

Belki de...

Sadece Burcu Köksal’a itimat edecektir.

Çünkü...

Pek çok kişi, bir iki istisna hariç...

Cumhurbaşkanımızı üzmüşlerdir.

O nedenle AK Parti şimdi fabrika ayarlarına dönmektedir Afyonkarahisar’da.

*

Milyonlarca liralık işler...

AK Parti İl Başkanı Turgay Şahin’in mal varlığını tüm kamuoyu merak ediyordur.

Sadece Turgay Başkanın değil elbette.

Kendisinin oluşturduğu A Takımının mal varlığı da merak edilmekte.

Çoğunluğu avukat olan bu A takımının...

Sadece bir davadan aldığı milyonlarca liradan bahsediliyor.

Bazı iddialar var ki...

Dudak uçuklatacak rakamlar.

Belki de dedikodudur.

*

Kamu vekaletleri...

Turgay Şahin ile İbrahim Yurdunuseven yıllardır ortaklar.

Kamu bankaları, kamu idareleri, belediyeler...

Ve Afjet.

Her ay kaç milyon TL gelirleri vardır bu iki ortağın bilinmez ama, duyulanların yarısı değil, onda biri bile doğru ise ‘vay be’ dedirtecek cinsten rakamlar.

Boşuna değil’ dedi bir dostum.

Turgay Beyde Milletvekili olmak için boşuna uğraşmıyor, tatlı geldi siyaset-ticaret güzellemesi’ dedi.

Ve bu gidişe bir nokta konulmalıydı’ diye ilave etti o dostum;

Valimiz Naci Aktaş Afjet avukatlığından Turgay Şahin’i azletti. İyi de yaptı. Yüreğine sağlık’ dedi.

Bir soru...

Murat Bozok’a.

AK Parti İl Başkanı Turgay Şahin görevden alındıktan hemen sonra...

Neden odasına gittiniz?

O odadan ne aldınız?

Neden buraya kimse girip çıkmayacak, kilitleyin dediniz?

Soracak soru çok Murat Bozok’a.

A Takımına da...

*

*

*

Durmak yok, yazmaya devam...

Aslında yazacak daha çok şey var.

Hepsini yazacağız elbette.

Gelen pek çok belge-bilgi var.

Uzun zamandır yazmaya fırsatım olamıyordu.

Bir kaç günlük seyahatim olacak Allah nasip ederse.

Haftaya o yazmaya fırsat bulamadıklarımızı yazmaya başlayacağız.

Bu arada...

Sağlık Bakan Yardımcımız Prof. Dr. Nurullah Okumuş ile ilgili de bazı notlarımız birikti.

Onları da fırsat bulduğumuzda aktaracağız.

Kaynak: ODAK HABER MERKEZİ