Düğünlerde ve eğlencelerde sıkça söylenen bu türkü, yalnızca bir ezgi değil, aynı zamanda Afyon’un tarihini, doğasını ve insan hikâyelerini yansıtan bir eser olarak biliniyor.

AFYON OVASININ GÜZELLİĞİNDEN DOĞAN TÜRKÜ

Rivayete göre türkü, Osmanlı döneminde Afyon ovasının haşhaş tarlalarıyla dolup taştığı yıllarda ortaya çıktı. Bahar aylarında çiçek açan haşhaşlar, ovaya bambaşka bir güzellik katıyordu. Halk, bu manzarayı “Ah ne güzel yayılırdı Afyon ovası” sözleriyle dillendirdi.

Ea8033E2 3C97 44Df A339 622451127C05

BİR AŞK HİKÂYESİNİN İZLERİ

Türkünün çıkış noktasında, kavuşamayan iki gencin hüzünlü hikâyesi yatıyor. Afyon’un bir köyünde yaşayan delikanlı, komşu köyden bir kıza gönlünü kaptırır. Ancak aileler arası engeller nedeniyle kavuşamazlar. Delikanlı her gün Afyon ovasına çıkar, sevdiğine duyduğu özlemi ovaya bakarak dile getirir. Bu duygular zamanla zeybek ezgisine dönüşür ve halk arasında yayılır.

Bolvadin’deki Cinayetin Zanlısı Ankara’da Yakalandı
Bolvadin’deki Cinayetin Zanlısı Ankara’da Yakalandı
İçeriği Görüntüle

866A2Bb3 E616 40B1 Bafb 868A153Ae9B9

EGE ZEYBEĞİ AFYON YORUMUYLA

Türkü, yalnızca sözleriyle değil, ritmiyle de dikkat çekiyor. Ege’nin zeybek kültürünü yansıtan ezgi, Afyon yöresine özgü ağır ve gösterişli figürlerle tamamlanıyor. Bugün hâlâ düğünlerde, halk oyunları gösterilerinde ve yerel etkinliklerde çalınıp söyleniyor.

Afyonkarahisar’ın kültürel değerlerini yaşatan bu türkü, geçmişten günümüze taşınan bir miras olarak varlığını sürdürüyor.

Kaynak: BUSE YILDIRIM