Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) İslam İktisadı ve Finansı Uygulama ve Araştırma Merkezi (AKİFAM) ile İslam İktisadı ve Finans Topluluğu iş birliğinde gerçekleştirilen “Mecelle Okumaları Akit Nazariyesine Giriş: Temel Kavramlar-III” programı, İlahiyat Fakültesi Kıraat ve Musiki Atölyesi’nde yapıldı. AKİFAM Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Doğan Öztürk ve öğrencilerin katıldığı etkinlikte, İlahiyat Fakültesi Araştırma Görevlisi Dr. Muhammet Selman Tüfekçioğlu, Mecelle’nin hukuki çerçevesi ve İslam hukukundaki sözleşme türleri üzerine sunum gerçekleştirdi.
BEY‘ Bİ’L-VEFA AKDİNİN ORTAYA ÇIKIŞI ANLATILDI
Mecelle’nin 118 ve 119. maddelerinde düzenlenen bey‘ bi’l-vefa akdinin tarihsel gelişimini aktaran Tüfekçioğlu, bu uygulamanın Hicrî 5. yüzyılda Buhara’da ortaya çıktığını belirtti. Borçluların faizsiz finansmana ulaşması ve sermaye sahiplerinin alacaklarını güvence altına alması amacıyla geliştirilen sözleşmenin, kendine özgü hukuki özellikler taşıdığını ifade etti. Tüfekçioğlu, bey‘ bi’l-vefa kapsamında satıcının bedeli geri ödemesi halinde malını yeniden alabildiğini belirterek sözleşmenin farklı yönleriyle satış, feshedilebilir satış ve rehin uygulamalarıyla benzerlik gösterdiğini açıkladı.
İSLAM HUKUKUNDA İÇTİHADIN ROLÜNE DİKKAT ÇEKİLDİ
Söz konusu akdin fıkhî niteliğini de değerlendiren Tüfekçioğlu, fakihlerin zaruret ilkesini esas alarak bu uygulamaya cevaz verdiğini, ilgili yaklaşımın 19. yüzyılda Mecelle ile kanuni düzenlemeye dönüştüğünü aktardı. İslam hukukunun değişen toplumsal ihtiyaçlara yanıt üretebildiğini vurgulayan Tüfekçioğlu, farklı sözleşme unsurlarının bir araya getirilmesiyle yeni uygulamaların ortaya çıkabildiğini belirtti. Bu örneğin, içtihadın değişen şartlara uygun çözümler geliştirmedeki işlevini ortaya koyduğunu ifade etti.
MECELLE’DEKİ SATIM AKİTLERİ VE MAL KAVRAMI İNCELENDİ
Programın devamında Mecelle’nin 120-124. maddelerinde yer alan satım akdi türleri üzerinde duruldu. Tüfekçioğlu; sarfın para karşılığında para değişimini, mukayazanın malların takasını, selem akdinin bedeli peşin ödenen vadeli mal alımını, istisna‘ akdinin ise bir ürünün imal edilmesine yönelik sözleşmeyi ifade ettiğini anlattı. Mülk ve mal kavramlarını da açıklayan Tüfekçioğlu, mütekavvim malın dinen yararlanılması serbest olan ve fiilen tasarruf altına alınmış malları kapsadığını kaydetti. Bu çerçevede, dinen mal kabul edilmeyen kanın ve henüz ihraz edilmemiş, yani sahiplenilerek kontrol altına alınmamış denizdeki serbest balığın satışının batıl sayıldığını belirtti. Program, katılımcıların sorularının yanıtlandığı bölümün ardından sona erdi.




