Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde düzenlenen törende, 2004 yılında ele geçirilen ve yapılan incelemeler sonucu Heybeliada’daki Aya Yorgi Manastırı’na ait olduğu belirlenen “Melek heykeli”nin Fener Rum Patrikhanesi adına Episkopos Paisios’a teslim edildiğini açıkladı; söz konusu eserin, adli süreçlerin titizlikle tamamlanmasının ardından uzun yıllar koruma altında tutulduğu ve kökeninin kesinleşmesiyle birlikte iade sürecinin sonuçlandırıldığı bildirildi.

KÜLTÜREL MİRASIN KORUNMASI VE İADE SÜRECİ
Bakan Ersoy, gerçekleştirilen teslimin yalnızca bir eserin iadesi değil, aynı zamanda kültürel hafızanın yeniden inşası anlamı taşıdığını belirterek, hukukun üstünlüğü ve karşılıklı saygı çerçevesinde yürütülen süreçlerin önemine dikkat çekti; daha önce de benzer iade süreçlerinin başarıyla tamamlandığını hatırlatan Ersoy, ulusal ve uluslararası iş birlikleri sayesinde kültür varlıklarının korunması ve ait olduğu yerlere kazandırılması konusunda önemli mesafeler kat edildiğini ifade etti.
ULUSLARARASI TANITIM VE ARKEOLOJİK ÇALIŞMALAR
Türkiye’nin kültürel mirasının uluslararası alanda tanıtımına yönelik çalışmaların sürdüğünü kaydeden Ersoy, özellikle Göbeklitepe başta olmak üzere birçok arkeolojik değerin yurt dışında düzenlenen sergilerle geniş kitlelere ulaştırıldığını belirtti; “Taş Tepeler” projesi kapsamında yürütülen kazıların çok sayıda yerli ve yabancı akademik kurumun katılımıyla devam ettiğini ve bu çalışmaların Türk arkeolojisinin en kapsamlı girişimleri arasında yer aldığını vurguladı.

UNESCO LİSTESİNDE ARTIŞ VE ZİYARETÇİ SAYILARI
Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı müze ve ören yerlerinin yoğun ilgi gördüğünü ifade eden Ersoy, geçen yıl itibarıyla 33 milyonu aşkın ziyaretçinin ağırlandığını, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki varlık sayısının 22’ye yükseldiğini ve Geçici Liste’deki sayının ise 79’a ulaştığını bildirdi; bu artışın kültürel mirasa yönelik farkındalığın güçlendiğinin göstergesi olduğunu dile getirdi.
“GELECEĞE MİRAS” PROJESİ VE KAZI FAALİYETLERİ
Ersoy, 2023 yılında başlatılan “Geleceğe Miras” projesiyle arkeolojik çalışmaların daha sistemli ve kapsamlı hale getirildiğini belirterek, Türkiye genelinde çok sayıda kazı, restorasyon ve yüzey araştırmasının eş zamanlı yürütüldüğünü, 2025 yılı itibarıyla yüzlerce noktada faaliyet gerçekleştirildiğini ve bu sayının 2026 yılında daha da artmasının öngörüldüğünü açıkladı; proje kapsamında sağlanan finansman ve lojistik destekle arkeolojinin ekonomik ve turistik açıdan da stratejik bir alan haline geldiğini ifade etti.
![]()
RESTORASYON, DİJİTAL TAKİP VE KAÇAKÇILIKLA MÜCADELE
Kültür varlıklarının korunmasına yönelik çalışmaların restorasyon, envanter ve dijital izleme alanlarında sürdürüldüğünü belirten Ersoy, tarihi yapıların bilimsel yöntemlerle restore edilerek yeniden işlev kazandırıldığını, yapay zeka destekli sistemlerle kaçakçılıkla etkin mücadele yürütüldüğünü ve binlerce eserin yeniden ülkeye kazandırıldığını kaydetti; uluslararası kuruluşlarla yürütülen iş birlikleri sayesinde hem geçmişte kaçırılan eserlerin iadesinin sağlandığını hem de yeni kaçakçılık girişimlerinin önüne geçildiğini vurguladı.




