İstanbul’daki COP31 Buluşması’nda konuşan Bakan Murat Kurum, dünyanın siyasi istikrarsızlıklar, çatışmalar, ekonomik krizler ve barınma sorunlarıyla karşı karşıya olduğunu belirtti. Küresel ölçekte yaşanan gelişmelerin devletlerin ve uluslararası aktörlerin gündemini belirlediğini ifade eden Kurum, siyasi ve ekonomik krizlerin zamanla aşılabileceğini ancak iklim değişikliğinin insanlık ve doğa açısından geri dönüşü olmayan sonuçlara yol açabileceğini söyledi. Kurum, iklim krizinin gezegeni yaşanamaz hale getirme tehlikesi taşıdığını belirterek, bu sorunun küresel ölçekte ele alınması gerektiğini dile getirdi.
COP31, 9-20 KASIM’DA ANTALYA’DA DÜZENLENECEK
Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da COP31’e ev sahipliği yapmaya hazırlandığını belirten Kurum, dünya genelinden devlet ve hükümet başkanlarının, bilim insanlarının, iş dünyası temsilcilerinin, gençlerin ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin organizasyonda bir araya geleceğini kaydetti. Akdeniz Havzası’nda yer alan Türkiye’nin iklim değişikliğinin etkilerini yakından yaşadığını ifade eden Kurum, seller, orman yangınları ve kuraklık gibi olayların dünyanın birçok bölgesinde görüldüğünü söyledi. Türkiye’nin bu süreçte edindiği tecrübeleri ve geliştirdiği çözümleri uluslararası katılımcılarla paylaşacağını belirtti.
TÜRKİYE’NİN İKLİM HEDEFLERİNİ ANLATTI
Türkiye’nin iklim politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kurum, Paris Anlaşması’na taraf olunduğunu ve 2053 net sıfır emisyon hedefinin açıklandığını hatırlattı. İklim Şurası’nın gerçekleştirildiğini ve belirlenen hedefler doğrultusunda İklim Kanunu’nun çıkarıldığını ifade eden Kurum, şehircilik, sanayi, enerji ve atık yönetimi alanlarında atılan adımlarla iklim hedeflerini destekleyen bir altyapı oluşturulduğunu söyledi. İklim değişikliğinin tarımdan sanayiye, enerjiden ulaşıma, şehircilikten gençlerin geleceğine kadar birçok alanı etkilediğini belirten Kurum, COP31’in Türkiye’nin birikimini, uygulama tecrübesini ve gelecek hedeflerini uluslararası kamuoyuna aktarmak açısından önem taşıdığını dile getirdi.
50’DEN FAZLA ÜLKEYLE İKİLİ TEMAS KURULDU
COP31 hazırlıkları kapsamında uluslararası görüşmeler yürüttüklerini aktaran Kurum, 50’den fazla ülkeyle doğrudan ikili temas kurduklarını ve müzakere gruplarının beklentilerini dinlediklerini belirtti. Başkanlık sürecini şeffaf biçimde yürütme hedefini en başından itibaren uluslararası kamuoyuyla paylaştıklarını ifade eden Kurum, COP31’in taahhütlerin yanı sıra somut uygulamaların ve sonuçların öne çıktığı bir organizasyon olmasını istediklerini kaydetti. Tokyo, Bakü, Berlin, Antalya, Londra, Kopenhag ve diğer uluslararası toplantılarda gerçekleştirilen temaslarla ülkelerin beklentilerinin ele alındığını belirten Kurum, farklı müzakere gruplarıyla görüşmelerin sürdürüldüğünü söyledi.
HATAY BİLDİRGESİ VE İKLİM DİPLOMASİSİ GÜNDEMDE
Kurum, 8-9 Mayıs tarihlerinde Hatay’da farklı ülkelerden temsilcilerin ağırlandığını ve deprem bölgesinde yürütülen yeniden inşa çalışmalarından edinilen tecrübelerin paylaşıldığını aktardı. Dirençli şehirler ve iklim değişikliğine uyum konularının ele alındığı toplantının ardından kabul edilen Hatay Bildirgesi’nin, şehirlerin güvenliği ve iklim uyumu konusunda uluslararası iş birliği çağrısını güçlendirdiğini ifade etti. Haziran ayında Londra’daki iklim etkinliklerinde, temmuz ayında İstanbul’da düzenlenen D8 bakanlar toplantısında ve eylül ayındaki İstanbul İklim Finansmanı Zirvesi’nde iş birliği, finansman ve teknoloji ihtiyaçlarının gündeme geldiğini belirten Kurum, denizlerin korunması, kıyıların dayanıklılığı ve mavi ekonomi başlıklarında da uluslararası temaslar yürütüldüğünü kaydetti.
1,5 DERECE HEDEFİ ADA ÜLKELERİ İÇİN KRİTİK
Uluslararası temaslar kapsamında farklı ülkelerin iklim değişikliğine ilişkin beklentilerini dinlediklerini belirten Kurum, ekim ayında Fiji’de yapılan görüşmelerde 1,5 derece hedefinin ada ülkeleri açısından taşıdığı önemin öne çıktığını söyledi. Küresel sıcaklık artışının bu seviyenin üzerine çıkmasının bazı ada ülkelerinde yaşayan insanlar için topraklarını terk etme riski doğurabileceğini ifade eden Kurum, iklim değişikliğinin etkilerinin ülkeler ve bölgeler arasında farklı biçimlerde hissedildiğini dile getirdi. Türkiye’nin COP31 başkanlığı sürecinde bu farklılıkları ve ülkelerin ihtiyaçlarını dikkate alarak çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Kurum, Antalya’da gerçekleştirilecek toplantıda iklim eylemi ve uluslararası iş birliği başlıklarının ele alınacağını kaydetti.




