Biruni Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Safa Heybet, yeni eğitim-öğretim yılıyla birlikte çocukların günlük hareket düzeyinin azalabileceğine dikkat çekti. Ders saatleri, servis yolculukları, ödevler ve ekran karşısında geçirilen sürenin çocukları uzun süre hareketsiz bırakabileceğini belirten Heybet, “Çocuğun hareket etmesi eğitimden alınan zaman olarak değil, sağlıklı büyümenin ve kaliteli öğrenmenin bir parçası olarak görülmeli” dedi.
GÜNDE EN AZ 60 DAKİKA HAREKET ÖNERİLİYOR
Okulların açılmasıyla birlikte çocukların yaz aylarındaki daha serbest günlük düzeninin yerini ders saatleri, servis yolculukları, ödevler ve daha planlı bir yaşamın alacağını belirten Heybet, yaz döneminde yüzme, oyun, yürüyüş ve açık hava aktiviteleriyle kazanılan hareket düzeyinin okul döneminde de korunmasının önem taşıdığını söyledi. Dünya Sağlık Örgütünün 5-17 yaş arasındaki çocuk ve gençler için gün içerisinde ortalama en az 60 dakika orta veya yüksek şiddette fiziksel aktivite önerdiğini hatırlatan Heybet, fiziksel aktivitenin yalnızca spor salonunda yapılan egzersizlerden ibaret olmadığını ifade etti. Heybet, “Yürümek, koşmak, bisiklete binmek, arkadaşlarla hareketli oyunlar oynamak, beden eğitimi dersine aktif katılmak ve teneffüslerde hareket etmek de günlük fiziksel aktivitenin bir parçasıdır. Burada önemli olan hareketin günün doğal akışına yerleşmesidir” ifadelerini kullandı.
SPOR YAPMAK, UZUN SÜRE OTURMAYI ENGELLEMİYOR
Çocukların yeterince hareket etmesi kadar uzun süre kesintisiz oturmamasının da önemli olduğunu vurgulayan Heybet, yalnızca yapılan sporun değil, günün tamamındaki hareket ve hareketsizlik süresinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Heybet, “Bir çocuk akşam futbol antrenmanına gidiyor olabilir ancak günün geri kalanını sınıfta, serviste, ödev başında ve ekran karşısında oturarak geçirebilir” dedi. Okul çağındaki çocukların gün içerisinde önemli bir süreyi oturarak geçirebildiğini aktaran Heybet, özellikle yaş ilerledikçe fiziksel aktivitenin azalabildiğine dikkat çekti. Türkiye’de çocuk ve gençlerin hareket düzeylerinin özel cihazlarla takip edildiği çalışmalarda da yaş ilerledikçe hareketsizliğin arttığının ve fiziksel aktivitenin azaldığının gözlendiğini belirten Heybet, hareket ihtiyacının yalnızca okul sonrası spor etkinliklerine bırakılmaması gerektiğini söyledi.
TENEFFÜSLER HAREKET İÇİN ÖNEMLİ FIRSAT
Okulların doğru planlandığında çocukların günlük fiziksel aktivitesine önemli katkı sağlayabileceğini belirten Heybet, teneffüsler, beden eğitimi dersleri, okul bahçesindeki oyunlar, sınıflar arasındaki hareketlilik ve uygun şartlarda okula yürüyerek gidip gelmenin bu açıdan önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti. Teneffüslerin yalnızca derslere verilen bir ara olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Heybet, “Yapılan araştırmalarda ilkokul çocuklarının yalnızca teneffüslerde bile gün içerisinde yaklaşık 10-12 dakikalık hareketli aktivite yapabildiği gösteriliyor. Bu süre tek başına kısa görünebilir ancak gün boyunca biriken bütün hareketler birlikte değerlendirildiğinde önemli bir katkı oluşturuyor. Teneffüsler çocukların hareket etmesi, oyun oynaması ve sosyal etkileşim kurması için önemli fırsatlardır” dedi.
KISA HAREKET MOLALARI DİKKATİ DESTEKLEYEBİLİR
Ders sırasında verilen kısa hareket molalarının da son yıllarda bilimsel araştırmalara konu olduğunu belirten Heybet, çocukların uzun süre aynı pozisyonda oturması yerine derslerin arasına birkaç dakikalık ayağa kalkma, gerinme, yürüme veya basit hareketlerin eklenebileceğini söyledi. Ağustos 2026’da yayımlanan ve çocuklar üzerinde gerçekleştirilen çok sayıda araştırmanın sonuçlarını birlikte değerlendiren güncel bir çalışmaya işaret eden Heybet, “Bulgular, ders içerisine yerleştirilen kısa hareket molalarının çocukların dikkatini ve bazı zihinsel becerilerini destekleyebileceğini gösteriyor. Özellikle yaklaşık 5-15 dakika süren kısa hareket etkinlikleri olumlu sonuçlarla ilişkilendiriliyor. Ancak her çocuk ve her sınıf için kesin bir süre belirlemek henüz mümkün değil” ifadelerini kullandı.
HAREKET, EĞİTİMDEN KAYBEDİLEN ZAMAN DEĞİL
Veliler ve öğretmenlerin “Çocuk hareket ederse dersten geri kalır mı?” şeklinde kaygı yaşayabildiğini belirten Heybet, mevcut araştırmalarda kısa hareket molalarının akademik başarıyı olumsuz etkilediğine ilişkin güçlü bir kanıt bulunmadığını söyledi. Hareketin ders sürecine katkı sağlayabileceğini ifade eden Heybet, “Aksine bazı çalışmalarda çocukların hareket sonrasında derse daha iyi odaklandıkları ve sınıf içindeki davranışlarının olumlu yönde değiştiği görülüyor. Bazı araştırmalarda matematik ve genel akademik başarı açısından da küçük olumlu etkiler bildiriliyor. Bu nedenle hareket için ayrılan birkaç dakikayı eğitimden kaybedilen zaman olarak değil, çocuğun yeniden derse hazırlanmasını sağlayan kısa bir yenilenme süresi olarak değerlendirmek daha doğru olabilir” diye konuştu.
OKULA YÜRÜMEK DE HAREKETE KATKI SAĞLIYOR
Çocukların günlük hareketini artırabilecek bir diğer fırsatın okula ulaşım şekli olduğunu belirten Heybet, güvenli şartların bulunduğu bölgelerde okula yürüyerek veya bisikletle gidip gelmenin fiziksel aktiviteye katkı sağlayabileceğini ifade etti. Ancak bu konuda sorumluluğun yalnızca çocuklara ve ailelere yüklenmemesi gerektiğini vurgulayan Heybet, kaldırımların durumu, trafik güvenliği, okulun eve uzaklığı ve çevrenin yürümeye uygunluğunun ailelerin tercihlerini doğrudan etkilediğini söyledi. İstanbul’da yapılan araştırmalarda da okul çevresinin özellikleri ile çocukların aktif ulaşım tercihleri arasında ilişki bulunduğunu kaydetti.





