Afyonkarahisar’da Uydukent Minibüs Durağı Başkanı Osman Bulaş’ın hayatını kaybettiği silahlı saldırıya ilişkin davada, ODAK duruşmayla ilgili bilgi sahibi olan ilgililerden dikkat çeken bilgilere ulaştı. Sulh Ceza Hakimi tarafından tutuklanmasına karar verilen şahısların savunmaları ise dikkat çekti.

OSMAN BULAŞ İLE BİR SORUNU OLMADIĞINI SÖYLEDİ

Duruşmayla ilgili bilgi sahibi olan ilgililerden edinilen bilgilere göre, tutuklu Adil K. beyanında, olay öncesinde ve sonrasında konteynerin içine girmediğini belirterek evden sadece villaya gitmek amacıyla çıktıklarını, minibüsün durağa konulmamasıyla ilgili konuşmaya gidileceğini ise olay yerine varana kadar bilmediğini ifade etti. Maktul Osman Bulaş ile bir husumeti olmadığını dile getiren şüpheli Adil K., olay yeri olan minibüs durağında 2 el tüfek sesi duyduğunu savunmasında ifade etti. Adil K. müdafii Avukat Resul Dede ise müvekkilinin üzerine atılı suçu işlediğini gösterir somut bir delil bulunmadığını, kaçma ve delilleri karartma şüphesinin olmadığını belirterek öncelikle tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmasını talep etti.

YUSUF B. KENDİSİNİN DE SAÇMA İLE VURULDUĞUNU SÖYLEDİ

Diğer sanık Yusuf B. savunmasında, olayın maktulün küfür ederek silah ve bıçak çekmesi nedeniyle bu noktaya geldiğini, ilk mermiyi Osman'ın silahı bırakması amacıyla otomatik tüfekle duvara doğru boşa attığını iddia etti. Kendisinin de elinden saçma ile vurulduğunu, ikinci atışı hedef gözetmeksizin yaptığını ve öldürme amacının bulunmadığını belirten Yusuf B. durumun ardından ambulans çağrılmasını istediğini ifade etti. Yusuf B.'nin avukatlığını yapan Erdem Karaağaç da müvekkili ile maktul arasında öldürmeyi gerektirecek bir husumetin bulunmadığını, sabah saatlerinde birlikte oturup çay içtiklerini ve olayın tasarlama olmaksızın aniden geliştiğini savunarak tutuksuz yargılama talebinde bulundu.

Mehmet Taytak'tan Bayat'ta birlik ve kardeşlik mesajı
Mehmet Taytak'tan Bayat'ta birlik ve kardeşlik mesajı
İçeriği Görüntüle

ŞÜPHELİ İSMAİL K. BEYANINDA KENDİSİNİ NASIL SAVUNDU?

Diğer tutuklu şüpheli İsmail K. ise savunmasında, villaya gitmek üzere yola çıktıklarını, minibüs durağına konuşma amaçlı gidildiğini sonradan öğrendiğini ifade etti. Maktulün kendilerine yönelik hakaret ederek bıçak çektiğini öne süren İsmail K., maktulün elindeki bıçağı kimin düşürdüğünü görmediğini, ancak maktule Yusuf Bozdağ'ın ateş ettiğini söyledi. İsmail K. müdafii Av. Mücahit Demiray ise müvekkilinin maktulün silahı kurup ateş etmesine rağmen olayı durdurmak amacıyla hareket ettiğini belirtti. Devamında, müvekkilinin yaşça büyük olmasına rağmen diğer kardeşlerinin yanında ayakta beklediğini ve olayda başı çeken bir konumda bulunmadığı için serbest bırakılmasını talep etti.

NECATİ K.KENDİSİNİ SAVUNMAK AMACIYLA BIÇAKLADIĞINI SÖYLEDİ

Osman Bulaş cinayeti davasında sanıklardan Necati K. Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığındaki ifadelerini tekrarlayarak, villaya bakmaya gittikleri esnada İsmail. Ç isimli şahsın küfür edip silahına koşması üzerine kavga çıktığını ve kendisini savunmak amacıyla hedef gözetmeksizin bıçak salladığını dile getirdi. Konteynırın içindeki maktulü Yusuf B'nin vurduğunu öne süren Necati. K, yerdeki bıçağı kimseye zarar gelmemesi amacıyla aldığını belirterek tutuksuz yargılanmayı talep etti. Necati. K'nin avukatı İsmail Kırkalı ise müvekkilinin suça iştirak etmediğini, somut delil bulunmadığını ve kaçma şüphesinin olmadığını vurgulayarak serbest bırakılmasını ya da adli kontrol hükümlerinin uygulanmasını istedi.

MESUT K. SİLAHI KİMİN ATEŞLEDİĞİNİ GÖRMEDİĞİNİ SÖYLEDİ

Diğer tutuklu Mesut K. ise beyanında, benzer bir savunma gerçekleştirerek olay anında konteynerin dışarısında olduğunu ifade etti. Amcaoğullarının konuşmak amacıyla içeri girdiğini, bu sırada maktulün öfkelenerek küfürler savurmaya başladığını belirten Mesut K., içeride arbede çıkınca kendisinin aracının yanına çekildiğini ve duyduğu 2 el silah sesini kimin ateşlediğini görmediğini aktardı. Mesut K. müdafii Avukat Şükrü Cöre ise müvekkilinin evden kaplıcaya gitmek amacıyla çıktığını ve duraktaki arbededen sonra silah sesini duyunca olay yerinden uzaklaştığını belirtti. Avukat Cöre, müvekkilinin konteynerin dışarısında kaldığının diğer sanıkların beyanlarıyla da sabit olduğunu ifade etti.

AYNI DAVADA BABA OĞUL BERABER YARGILANIYOR

Tutuklu Osman K. ise ifadesinde, kendisine ait kiralık hat minibüsü olduğu için olay yerinde bulunduğunu beyan etti. Olayda maktulün küfrederek bıçak çıkardığını, Fahrettin K.'nin ise bu bıçağı onun elinden aldığını belirten Osman K., maktulün pompalı tüfeğe yönelmesi üzerine silahı kaldırmasını engellemek için namlusundan tuttuklarını ve maktulü Yusuf Bozdağ’ın vurduğunu iddia etti. Osman K. müdafii Avukat Mücahit Fatih Kiriş ise müvekkilinin üzerine atılı suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığını, bakmakla yükümlü olduğu aile bireylerinin bulunduğunu ve aynı davada oğlunun da yargılandığını dile getirerek öncelikle tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılması yönünde karar verilmesini talep etti.

TUTUKLULARIN ASIL AMAÇLARI KAPLICAYA GİTMEK MİYDİ?

Diğer tutuklu şüpheli Oktay K. ise beyanında, asıl amaçlarının kaplıcaya gitmek olduğunu ve öncesinde planlı bir şekilde anlaşarak toplanmadıklarını ifade etti. Maktulle veya olayda yaralanan şahısla geçmişe dayalı bir husumeti bulunmadığını savunan Oktay K., arbede esnasında kapının gerisinde durduğu için içeride yaşananları göremediğini, sadece önünden bir namlunun geçtiğini ve ardından 2 el ateş sesi duyduğunu sözlerine ekledi. Oktay K.,müdafii Avukat Mehmet Sakari ise kamera görüntülerinden de anlaşılacağı üzere müvekkilinin olay mahallinde uzakta durduğunu ifade etti. Avukat Sakari, müvekkilinin suça iştirak etme veya kolaylaştırma eyleminin bulunmadığını vurguladı.

OLAY SONRASI AMBULANSI FAHRETTİN K.’NIN ARADIĞI İDDİA EDİLDİ

Tutuklu Fahrettin K. ise beyanında, olay yerine 18 kişi olarak gitmelerinin tamamen bir tesadüften ibaret olduğunu ifade etti. Maktulün küfürler savurarak minibüsü sefere çıkaranlara yönelik hakaretlerde bulunduğunu ve konteynerin köşesindeki tüfeğe yeltendiğini iddia eden Fahrettin K., kendisini korumak için araya giren ağabeyinin hamlesiyle tüfeğin yerde iki kez patladığını dile getirdi. Fahrettin K. müdafii Avukat Rukiye Önder Sel ise tarafların aslında villaya gitmek amacıyla yola çıktıklarını, araya şoför arama konusu girince arabuluculuk amacıyla durağa uğradıklarını belirtti. Avukat Sel, müvekkilinin olaydan sonra şoka girmesine rağmen ambulansı arayarak yardım çağıran kişi olduğunu ifade etti.

AVUKAT MÜVEKKİLİNİN MAKTULLE SELAMLAŞTIĞINI SÖYLEDİ

Şüphelilerden Sertan K. hakimlikteki savunmasında, yaşanan bu silahlı saldırı olayıyla uzaktan yakından hiçbir ilgisinin bulunmadığını ifade etti. Minibüs durağına sadece amcasının oğlu Oktay K.'yı alıp hep birlikte gitmek amacıyla uğradıklarını sandığını belirten Sertan K., durakta şoförlerle sohbet ettikleri esnada Fahrettin K.‘nın ‘ağzını bozma’ şeklindeki uyarısını duyduğunu ve hemen ardından Yusuf Bulaş’ın ateş ettiğini gördüğünü aktardı. Sertan K. müdafii Avukat Merve Tuğba Ablak ise müvekkilinin sadece diğer araçtakilerle birlikte Gazlıgöl'e gitmeyi amaçladığını, durağa gelindiğinde maktulle selamlaştığını belirterek olayla ilgili herhangi bir fikir ve eylem birliğinin söz konusu olmadığını savundu.

ZİYA CAN S. OLAYDAN ÖNCEDEN HABERİ OLMADIĞINI SÖYLEDİ

Son olarak diğer tutuklu Ziya Can S. ise hakimlikteki savunmasında olaydan önceden haberi olmadığını söyleyerek durağa gidileceğini başta bilmediğini, yalnızca villaya gitmek için yola çıktıklarını ifade etti. Olay yerinde maktulün küfretmeye başladığını öne süren Ziya Can S., kimseye bir zarar gelmemesi amacıyla yerdeki silahı alıp içindeki mermileri boşaltmak istediği esnada maktule ait olan bu silahın kazaen ateş aldığını iddia etti. Ziya Can S. müdafii Avukat Zeliha Gök ise müvekkilinin samimi beyanlarda bulunduğunu, dosya kapsamında tutuklama şartlarının oluşmadığını ve müvekkilinin suça yönelik hiçbir kastının bulunmadığını belirterek adli kontrol hükümleriyle serbest bırakılmasını talep etti.

Kaynak: MERVE ÇELİK- MUSTAFA DADAK- FADİME YILDIRIM