Ege Maden İhracatçıları Birliği (EMİB) tarafından Afyonkarahisar Korel Otel’de düzenlenen “Bölgesel Sektör Buluşması ve Ödül Töreni”, maden sektörünün önemli temsilcilerini bir araya getirdi. Programa MAPEG Genel Müdür Yardımcısı Devrim Ünlü, ÇED Daire Başkanı Fatih Selimoğlu, Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, TÜMMER Yönetim Kurulu Başkanı Hanefi Şimşek, Ege Maden İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İbrahim Altınpınar ve Ege Maden İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Faik Tokatlıoğlu katıldı.
SEKTÖR TEMSİLCİLERİ GÖRÜŞLERİNİ PAYLAŞTI
Korel Otel’de gerçekleştirilen program kapsamında üye firma temsilcilerinin katılımıyla “Açık Mikrofon İstişare Toplantısı” düzenlendi. Toplantıda madencilik sektörüne ilişkin görüş, öneri ve talepler ele alınarak sektör paydaşları arasında istişarelerde bulunuldu.
2026-2030 DÖNEMİNDE YENİ ÇALIŞMA MODELİ
Programda konuşan Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, EMİB’in 35 yıllık kurumsal birikimine ve sektörün ihracat deneyimine dikkat çekti. Dünya ticaretindeki gelişmeler, artan maliyet ve finansman baskıları ile jeopolitik gelişmelerin ihracat pazarları üzerindeki etkilerine değinen Alimoğlu, 2026-2030 döneminde daha seçici, veriye dayalı, ölçülebilir ve üyelere daha fazla somut fayda sağlayan bir çalışma modeli oluşturmayı hedeflediklerini söyledi. Alimoğlu, “Bugün burada yalnızca önümüzdeki 4 yılın faaliyetlerini paylaşmak için değil, sektörümüzün geleceğine nasıl baktığımızı ve bu geleceğe hazırlanmak için hangi adımları atacağımızı anlatmak için buradayız. Ege Maden İhracatçıları Birliği olarak 35 yıllık kurumsal birikimimiz, sektörümüzün ihracat deneyimi ve üyelerimizle kurduğumuz güçlü iletişim ağı en önemli avantajlarımız arasında. Ancak dünya ticaretinin hızla geliştiği, maliyet ve finansman baskılarının arttığı, jeopolitik gelişmelerin ihracat pazarlarını etkilediği bir dönemde geçmişte yaptıklarımızı tekrar etmenin yeterli olmadığının farkındayız. Bu nedenle 2026-2030 döneminde daha seçici, daha veriye dayalı, ölçülebilir ve üyelerimize daha fazla somut fayda sağlayan bir çalışma modeli oluşturmayı hedefliyoruz” dedi.
EMİB’İN 5 TEMEL ÖNCELİĞİ
Sektör paydaşlarıyla gerçekleştirilen stratejik çalışma sonucunda beş temel öncelik belirlediklerini açıklayan Alimoğlu, ilk önceliğin markalaşma ve katma değerli üretim olduğunu belirtti. Başkan Alimoğlu, “Sektör paydaşlarımızla gerçekleştirdiğimiz stratejik çalışma sonucunda 5 temel öncelik belirledik: İlk önceliğimiz markalaşma ve katma değerli üretim. Türk doğal taşının dünya pazarlarındaki gücünü yalnızca rezervlerimizle değil; tasarım, inovasyon ve marka değeriyle de artırmak istiyoruz. Bu kapsamda AMORF Tasarım Yarışması ve Turquality çalışmalarımızı daha geniş sektör katılımıyla geliştireceğiz” ifadelerini kullandı. Yeni pazarlar ve ihracatın çeşitlendirilmesi konusunda da daha somut adımlar atacaklarını belirten Alimoğlu, fuar ve ticaret heyetlerinin veriye dayalı planlanacağını, hedef alıcıların faaliyetlerden önce daha büyük bir özenle belirleneceğini ifade etti.
MEVZUAT VE İZİN SÜREÇLERİ ELE ALINACAK
Sektörün karşılaştığı mevzuat, ruhsat ve izin süreçlerinin de öncelikli konular arasında yer aldığını belirten Alimoğlu, sorunların kamu kurumlarıyla daha sistematik biçimde ele alınacağını söyledi. Alimoğlu, yalnızca sorunların dile getirilmesiyle yetinilmeyeceğini, uygulanabilir çözüm önerilerinin de ortaya konulacağını belirterek düzenli kamu diyaloğu ve mevzuat çalıştaylarının gerçekleştirilmesinin hedeflendiğini kaydetti. Üyelerle ilişkilerin güçlendirilmesinin de öncelikler arasında bulunduğunu ifade eden Alimoğlu, bölgesel üye buluşmaları ve firma ziyaretleriyle ihtiyaçların doğrudan sahada inceleneceğini söyledi.
“DAHA FAZLA FAALİYET DEĞİL, DAHA FAZLA ETKİ”
Alimoğlu, sektörün yalnızca sorunları dile getiren değil, çözümün parçası olan bir anlayışla hareket etmesini hedeflediklerini belirterek, “Önümüzdeki 4 yıl için yaklaşımımızı birkaç cümleyle özetlemek gerekirse: Daha çok faaliyet değil, daha fazla etki; daha fazla fuar değil, doğru fuar; daha fazla heyet değil, doğru alıcı; daha fazla proje değil, ölçülebilir sonuç ve yalnızca sorunları dile getiren değil, çözümün parçası olan bir sektör anlayışı” dedi. İlk üç aylık dönemde hedef ülkeler ve performans göstergelerinin değerlendirileceğini, AMORF ve Turquality çalışmalarının yeniden ele alınacağını belirten Alimoğlu, mevzuat ve finansman sorunlarına ilişkin çözüm dosyalarının hazırlanacağını ifade etti. İlk altı ayda ise hedef alıcı listelerinin oluşturulacağını, yeni pazar çalışmalarına başlanacağını, Ankara’daki kamu kurumlarıyla diyaloğun güçlendirileceğini ve farklı bölgelerde üyelerle bir araya gelineceğini söyledi.
“TÜRK DOĞAL TAŞININ GÜÇLÜ BİR GELECEĞİ VAR”
Türk doğal taşının dünya pazarında güçlü bir geleceğe sahip olduğuna inandıklarını belirten Alimoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: “Türk doğal taşının dünya pazarında güçlü bir geleceğe sahip olduğu inancındayız. Amacımız bu potansiyeli daha yüksek katma değerlere, güçlü markalara ve daha fazla ihracata dönüştürmek. 2026-2030 stratejik yol haritamızın sektörümüze, üyelerimize ve ülkemizin ihracat hedeflerine katkı sağlamasını diliyor; çalışmaya katkı veren tüm sektör paydaşlarımıza teşekkür ediyorum. Hepinize katılımlarınız için teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum.”

