Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen programda MÜSİAD mensupları, dost ve kardeş ülkelerden iş insanları ile katılımcılara hitap etti. 21. MÜSİAD EXPO Uluslararası Ticaret Fuarı ve 29. Uluslararası İş Forumu vesilesiyle katılımcılarla bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Erdoğan, farklı kıtalardan ve coğrafyalardan İstanbul’a gelen misafirlere “hoş geldiniz” dileklerini iletti.
MÜSİAD’IN EKONOMİDEKİ KONUMUNA DİKKAT ÇEKTİ
Erdoğan, çarşamba günü başlayan fuarın kapanışının gerçekleştirildiğini belirterek stant ziyaretlerinden panel oturumlarına, ikili iş görüşmelerinden diplomatik misyonlar resepsiyonuna, ülke ve panel sunumlarından iş birliği anlaşmalarına kadar organizasyonun verimli sonuçlar üretmesini temenni etti. MÜSİAD EXPO’nun 21’incisini gerçekleştiren MÜSİAD ailesini tebrik eden Erdoğan, fuarın ve forumun sponsorları ile organizasyonda emeği bulunan kurum, kuruluş ve firmalara teşekkür etti. Kurulduğu günden bu yana güçlü bir Türkiye için çalışan MÜSİAD mensuplarına teşekkür eden Erdoğan, MÜSİAD’a ve Türkiye’ye katkı sağlayan ancak artık hayatta olmayan kişileri de rahmetle andı. MÜSİAD’ın yurt içi ve yurt dışındaki 14 binden fazla üyesiyle 60 bin işletmeyi temsil ettiğini belirten Erdoğan, yaklaşık 3 milyon kişinin istihdam edildiğini ve kuruluşun 84 ülkedeki 184 şube ve temsilcilikle faaliyetlerini sürdürdüğünü ifade etti.
“MÜSİAD EXPO ULUSLARARASI TİCARET PLATFORMU HALİNE GELDİ”
MÜSİAD EXPO’nun iki yılda bir düzenlendiğini hatırlatan Erdoğan, fuarın Türkiye’nin üretim, ihracat ve yatırım kapasitesini küresel iş dünyasıyla buluşturduğunu söyledi. Firmaların yeni pazarlara ve coğrafyalara erişimini kolaylaştıran fuarın, Türkiye merkezli ticari iş birliklerinin geliştirilmesine katkı sunduğunu belirten Erdoğan, fuara ilgi ve katılımın yüksek olmasından memnuniyet duyduğunu ifade etti. Erdoğan, MÜSİAD EXPO’nun yalnızca bir fuar olmanın ötesine geçerek uluslararası ticaret, yatırım ve iş diplomasisi platformuna dönüşmesinden Türkiye adına gurur duyduğunu söyledi.
YAPAY ZEKA VE TEKNOLOJİ DÖNÜŞÜMÜNE DİKKAT ÇEKTİ
Teknolojide yaşanan dönüşümün kritik bir eşik olduğunu belirten Erdoğan, özellikle yapay zeka alanındaki gelişmelerin sağlık, eğitim, bilişim, ulaşım, tarım ve ekonomi gibi birçok alanda etkisini gösterdiğini ifade etti. Gün geçtikçe gelişen yapay zeka modelleri ve robotik teknolojilerin üretim ve tüketim süreçlerini doğrudan etkilediğini söyleyen Erdoğan, reel sektörün yapay zekanın imkanlarını kullanmasının girişimci, sanayici ve yatırımcıların bu yeniliklerden faydalanmasını sağladığını belirtti. Yapay zeka geliştirilirken insan faktörünün göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, insanı insan yapan değerlerin, ailenin, toplumun, millî ve manevi hasletlerin korunmasının önemine dikkat çekti. İş ahlakının devre dışı bırakılması ve rekabetin ne pahasına olursa olsun kazanma anlayışına indirgenmesi halinde geliştirilen yazılım, algoritma ve teknolojilerin fayda yerine zarar getirebileceğini ifade etti.
“KÜRESEL SİSTEMİN ÇIKMAZA GİRDİĞİ GÜNLERDEN GEÇİYORUZ”
Kamu yönetiminden özel sektöre, akademiden iş dünyası ve sivil topluma kadar bu konuların derinlikli şekilde ele alınması gerektiğini belirten Erdoğan, Ahilik gibi köklü bir kültürün mirasçıları olarak ekonomik ve ticari ilişkilerin temel değerler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. 29. Uluslararası İş Forumu’nun “Yapay Zeka Çağında İnsanın ve İş Dünyasının Dönüşümü” başlığıyla düzenlenmesini önemli bulduğunu belirten Erdoğan, forumdaki oturumlarda görüş ve önerilerini paylaşan katılımcıları tebrik etti.
GAZZE MESAJI: “GERİ ADIM ATMAYACAĞIZ”
Küresel sistemin meşruiyet, temsil ve adalet boyutlarıyla çıkmaza girdiğini belirten Erdoğan, Türkiye’nin merkezinde bulunduğu coğrafyanın krizlerle karşı karşıya olduğunu söyledi. Ticaret, enerji arzı, gıda güvenliği ve ekonomik yaptırımlar gibi birçok alanda bu gelişmelerin etkilerinin hissedildiğini ifade eden Erdoğan, uluslararası ilişkilerde güç unsurunun daha fazla öne çıktığını belirtti. Birleşmiş Milletler 81. Genel Kuruluna yaptığı hitaba da değinen Erdoğan, Filistin’den Yemen’e, Sudan’dan Somali’ye, Arakan’dan İran’a kadar barış, adalet ve sağduyunun bulunmadığı hiçbir çözümün sahada karşılık bulamayacağını ifade etti. Gazze ve Lübnan’da yaşananlara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, Türkiye’nin mazlum ve mağdurların sesi olmaya devam edeceğini söyledi. Erdoğan, “Kendisini seçilmiş zanneden, kendisini diğer tüm insanlardan üstün gören; insafı, vicdanı, ahlakı, ilkesi olmayan işgalci Siyonist zihniyetin maskesini indirmekte kararlıyız. Ne yaparlarsa yapsınlar, geri adım atmayacağız” ifadelerini kullandı.
“SAVAŞ SUÇLULARININ YERİ BİRLEŞMİŞ MİLLETLER KÜRSÜSÜ DEĞİL”
Uluslararası Ceza Mahkemesinin hakkında yakalama kararı verdiği savaş suçlularının yerinin Birleşmiş Milletler kürsüsü değil, işledikleri suçların hesabını verecekleri mahkeme salonları olduğunu belirten Erdoğan, adaletin sağlanacağı günlerin geleceğini söyledi. Erdoğan, henüz 6 yaşındayken ailesiyle birlikte hayatını kaybeden Hind Receb’in ve Gazze’de öldürülen sivillerin hesabının hukuk önünde sorulacağını ifade etti. Soykırım gerçekleştirenlerin adalet önünde hesap vermemesi halinde benzer vahşetlerin tekrar yaşanabileceğini belirten Erdoğan, Türkiye’nin adalet mücadelesini sürdüreceğini söyledi.
“SON NEFESİMİZE KADAR ADALET MÜCADELESİ İÇİNDE OLACAĞIZ”
Erdoğan, “Biz şahsen son nefesimize kadar adalet mücadelesi içinde olacağız. Türkiye ve Türk milleti aynı şekilde bunun mücadelesi içinde olacak. Hangi dinden, kültürden, kökenden olursa olsun adalete inananlar bunun mücadelesi içinde olacak” dedi. Filistin halkının yalnız olmadığını ifade eden Erdoğan, Gazze halkının hak ve adalet arayışında tek başına bulunmadığını söyledi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun bu gerçeği teyit ettiğini belirten Erdoğan, Genel Kurulda savaş suçlularına verilen tepkiye ve bazı diplomatik heyetlerin salonu terk etmesine değindi. Türkiye’nin vicdanlı, onurlu ve ahlaklı duruşuyla mazlumlara umut olduğunu ve diğer ülkelere cesaret verdiğini ifade eden Erdoğan, Genel Kurulda insanlığın ortak vicdanını temsil eden ülkeleri ve liderleri tebrik etti. Erdoğan, Türkiye’nin zalimin karşısında, mazlumun yanında durmaya devam edeceğini söyledi.
“TÜRKİYE’Yİ BÜYÜME VE İSTİKRAR ROTASINDA TUTMAYI BAŞARDIK”
Türkiye’nin bölgeye ve insanlığa yönelik çözümlerin yanı sıra ülkeyi risk ve tehditlerden uzak tutacak politikaları da hayata geçirdiğini belirten Erdoğan, küresel ekonominin şoklarla karşı karşıya olduğu dönemde Türkiye’nin büyüme ve istikrar rotasında tutulduğunu söyledi. Ekonomi politikasının üretim, yatırım, istihdam ve ihracat olmak üzere dört temel ayağını artırmak için adımlar atıldığını ifade eden Erdoğan, çevredeki istikrarsızlığa rağmen iş dünyasının geleceğe güvenle bakabileceği bir ortam oluşturmak için çalışmaların sürdürüldüğünü belirtti.
“16 YILLIK KESİNTİSİZ BÜYÜME PERFORMANSIMIZI SÜRDÜRDÜK”
Türkiye ekonomisinin geçen yıl yüzde 3,7 oranında büyüdüğünü belirten Erdoğan, bunun 16 yıllık kesintisiz büyüme performansının devamı olduğunu söyledi. Ekonominin 2026’nın ilk çeyreğinde yüzde 2,6, ikinci çeyreğinde ise yüzde 2,3 oranında büyüdüğünü ifade eden Erdoğan, Türkiye ekonomisinin 24 çeyrektir kesintisiz büyüme yaşadığını kaydetti. Türkiye’nin dünyanın 16’ncı, Avrupa’nın ise 6’ncı en büyük ekonomisi olduğunu belirten Erdoğan, 2002’de 3 bin 616 dolar olan kişi başına gelirin 2025’te yaklaşık 5 kat artışla 18 bin 103 dolara yükseldiğini söyledi. Erdoğan, ekonominin büyüklüğünün cari fiyatlarla 1 trilyon 602 milyar dolara ulaştığını ifade etti.
“İHRACATIMIZ 273,2 MİLYAR DOLARA YÜKSELDİ”
Türkiye’nin ihracat alanındaki performansına ilişkin rakamları paylaşan Erdoğan, 2002’de 36 milyar dolar seviyesinde olan ihracatın 2025’te 273,2 milyar dolara yükseldiğini söyledi. 2026 yılının ağustos ayı ihracatının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8,1 artarak 23,5 milyar dolara ulaştığını belirten Erdoğan, ocak-ağustos dönemindeki ihracatın ise yüzde 4 artışla 185 milyar dolara eriştiğini ifade etti. Ağustos ayında yıllıklandırılmış mal ihracatının 280 milyar doların üzerine çıktığını belirten Erdoğan, yıllıklandırılmış hizmet ihracatının da ağustos itibarıyla 125 milyar dolar civarında olduğunu tahmin ettiklerini söyledi. Erdoğan, yıllıklandırılmış mal ve hizmet ihracatının toplamının 405 milyar dolara ulaşmasının öngörüldüğünü kaydetti.
İHRACATÇI FİRMA SAYISINDAKİ ARTIŞI AKTARDI
İhracat yapan firmaların sayısına ilişkin verileri de paylaşan Erdoğan, 2002’de 33 bin olan ihracatçı firma sayısının 2025 yılında 168 bine yükseldiğini belirtti. Savunma ve havacılık ihracatının da ocak-ağustos 2026 döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16,2 artarak 6 milyar 300 milyon dolara ulaştığını ifade etti. Firmaların finansmana erişimini kolaylaştırmak için çalışmalar yürütüldüğünü belirten Erdoğan, Türk Eximbank’ın ödenmiş sermayesinin 100 milyar liraya çıkarıldığını söyledi. Türk Eximbank’ın 2025 yılı sonu itibarıyla kredi, sigorta ve garanti yoluyla Türkiye’nin ihracatına toplam 54,2 milyar dolar destek sağladığını aktaran Erdoğan, bankanın 2026 yılındaki ihracat desteklerinin ağustos sonu itibarıyla 44 milyar dolara yaklaştığını kaydetti.
YENİ ORTA VADELİ PROGRAM VURGUSU
Doğrudan yabancı yatırımlarda da önemli mesafeler alındığını belirten Erdoğan, geçen yıl yatırımlarda 3,3 milyar dolar net giriş elde edildiğini söyledi. Yurt dışındaki Türk yatırımlarının ise 2025 yılı sonu itibarıyla 70 milyar dolara ulaştığını ifade eden Erdoğan, MÜSİAD ve iş dünyasıyla birlikte çok sayıda başarıya imza atıldığını dile getirdi. Erdoğan, 20 gün önce açıklanan yeni Orta Vadeli Program kapsamında sürdürülebilir ve dengeli büyüme hedefleri doğrultusunda ilerlemeye devam edeceklerini belirtti. Konuşmasının sonunda 21. MÜSİAD EXPO Uluslararası Ticaret Fuarı ve 29. Uluslararası İş Forumu’nun hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, MÜSİAD başta olmak üzere organizasyonda emeği geçenleri tebrik ederek katılımcılara teşekkür etti.





