CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN
Kimi zaman sosyal fay hatları harekete geçirilerek, kimi zaman kısır siyasi çekişmeler körüklenerek, kimi zaman darbelerle millî irade çiğnenerek oynanan oyunların amacı hep aynıydı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 24 Ağustos 2022 tarihli konuşmasından:
Türkiye, son 20 yılda karayolu, havayolu ve demiryolu altyapısını büyük ölçüde yenilemiş; TOKİ projeleri ve kentsel dönüşüm çalışmalarıyla şehirlerinin çehresini değiştirmiştir. Şehir hastaneleri gibi modellerle sağlık sistemini, ana sınıfından üniversiteye her seviyedeki atılımlarıyla eğitim-öğretim sistemini güçlendirmiştir. Barajlar ve diğer yatırımlarla kalkınmasına destek olacak enerji ihtiyacını karşılamıştır. Velhasıl her alanda çok büyük yatırımlar gerçekleştirmiş bir ülkeyiz. Sahip olduğumuz bu tecrübe, uluslararası müteahhitlik projelerine daha kararlı şekilde talip olmamızı sağlamaktadır. Yine bu yatırımların yarısından fazlasının, ülkemizin merkezinde bulunduğu Avrupa, Asya ve Orta Doğu coğrafyasında gerçekleştiriliyor olması da bize avantaj sağlayan bir başka tablodur.
Türkiye’yi hep birlikte büyütecek, güçlendirecek, hedeflerine ulaştıracak, 2053 vizyonuna hazırlayacağız. Kendimizin ve evlatlarımızın geleceği için ülkemizin kazanımlarına sıkı sıkıya sahip çıkmamız, hedeflerimizi kararlılıkla hayata geçirmemiz gereken bir dönemden geçiyoruz. Küresel, siyasi ve ekonomik yönetim sisteminin yeni baştan dizayn edildiği bir dönemde, ülkemizin önündeki fırsatları kaçırmaması için her türlü gayreti göstermek, her türlü fedakârlığı yapmak boynumuzun borcudur. Önümüzde öyle büyük hedefler var ki hiçbir bireysel, siyasi, ideolojik, sosyal veya ekonomik çıkar kaygısı bunun önüne geçemez. Türkiye’yi dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına sokmaktan, Türk milletini muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkarmaktan daha büyük bir ideal, daha büyük bir ülkü, daha büyük bir onur olabilir mi? Bizim mücadelemizin tek gayesi işte budur.
Kimi zaman sosyal fay hatları harekete geçirilerek, kimi zaman kısır siyasi çekişmeler körüklenerek, kimi zaman darbelerle millî irade çiğnenerek oynanan oyunların amacı hep aynıydı. Bu amaç, Türkiye’nin tarihî birikimini, coğrafi gücünü, millî imkânlarını harekete geçirmesini engellemekti. Maalesef bu sinsi tuzakların çoğuna düştüğümüz de bir gerçektir. Demokrasi ve kalkınma yolunda asırlık bir sıçrama gerçekleştiren ülkemizin bir kez daha aynı oyunlarla yolundan çıkartılmasına, kazanımlarından edilmesine, hedeflerinden uzaklaştırılmasına izin veremeyiz. Mesele siyasi rekabet değil, ülkenin ve milletin bekası meselesidir. Bu ülkenin 85 milyon vatandaşının her birinin de bugüne ve geleceğe aynı yaklaşımla bakacağına, hareket tarzını ona göre belirleyeceğine yürekten inanıyorum.
MHP GENEL BAŞKANI DEVLET BAHÇELİ
15 Temmuz 2016’da Türk milletinin iradesiyle netice alamayan Amerika, bugün Venezuela’da benzer bir girişimde bulunmuştur.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Venezuela’daki gelişmelerle ilgili bir televizyon kanalına açıklama yaptı.
ABD’nin Venezuela’da yapmış olduğu askerî müdahaleyle Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu iktidardan hukuksuz ve haksızca uzaklaştırma girişimi, bizim tarafımızdan bilinen ve tanıdık bir komplodur. Bazı yayın organlarında ise bu hakikat yerine meselenin başka mecralara çekilmeye çalışılması hatalı ve yanlış bir yaklaşım olacaktır. Türkiye, 15 Temmuz 2016 tarihinde FETÖ eliyle gerçekleştirilen kalkışmada Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan Marmaris’te bulunurken, doğrudan kendisine yönelik sergilenen aşağılık girişimdeki yöntemle bugün Maduro’yu hedef alan yöntem birbirinin aynısıdır. 15 Temmuz 2016’da Türk milletinin iradesiyle netice alamayan Amerika, bugün Venezuela’da benzer bir girişimde bulunmuştur. Konunun bu yönünün yayın ve yorumlarda ele alınması, yöntemdeki benzerliğin kamuoyunun dikkatine sunulması daha doğru olacaktır.
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ
Dış politika; ana muhalefetin hezeyanlarına, gündelik yaklaşımlarına ve sorumsuz açıklamalarına göre değil, ilkelerin ve gerçeklerin sentezlendiği, millî menfaatlerimizi esas alarak akılla yönetilen özellikli bir alandır.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Venezuela Devlet Başkanı Maduro’nun ABD tarafından kaçırılmasına ilişkin açıklama yaptı:
Dış politika; ana muhalefetin hezeyanlarına, gündelik yaklaşımlarına ve sorumsuz açıklamalarına göre değil, ilkelerin ve gerçeklerin sentezlendiği, millî menfaatlerimizi esas alarak akılla yönetilen özellikli bir alandır. Liderlik her zaman önemlidir. Küresel sistemde belirsizliklerin, güç siyasetinin ve kaosun hâkim olduğu dönemlerde ise bir kat daha önemli ve hayatidir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın tecrübeli ve dirayetli liderliği, dünyamızın ve bölgemizin içinden geçtiği zorlu dönemde büyük bir değerdir. Bu gerçeği Suriye, Ukrayna ve Gazze bağlamında yaşanan krizlerde gördük. Venezuela’da yaşanan krizde de Türkiye Cumhuriyeti olarak uluslararası hukukun, millî iradeye saygının ve Venezuela halkının yanında olmaya; tüm taraflarla diyalog içinde istikrarı savunmaya devam edeceğiz.
GENEL BAŞKAN VEKİLİ EFKAN ALA
Dünya ve ülke gerçeklerinden bihaber, bütün meselesi Silivri’nin sözcülüğünden ibaret olanların; bunun ötesinde dış politikaya ilişkin hiçbir vizyonu bulunmayanların söylediği sözler lafügüzaftır.
AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in açıklamalarına yönelik paylaşımda bulundu:
“Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Başkanı olarak küresel ve bölgesel meselelerin çözümünde inisiyatif alan, erdemli bir dış politikaya dayalı saygın bir liderler diplomasisi yürütmektedir. Dünya ve ülke gerçeklerinden bihaber, bütün meselesi Silivri’nin sözcülüğünden ibaret olanların; bunun ötesinde dış politikaya ilişkin hiçbir vizyonu bulunmayanların söylediği sözler lafügüzaftır.”
PARTİ SÖZCÜSÜ ÖMER ÇELİK
Sayın Cumhurbaşkanımız, küresel krizlerin en usta yöneticilerinin başında gelmektedir. Hakkı söylemekten geri durduğu ya da haksızlığa göz yumduğu da görülmemiştir.
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, ABD'nin Venezuela'ya müdahalesine ilişkin açıklamalarda bulundu:
Sayın Cumhurbaşkanımız ve AK Partimiz her zaman uluslararası hukukun, ülkelerin meşru egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün savunucusu olmuştur. “Yönetimlerin meşruiyetinin halk iradesine dayandığı” ve “bir ülkede meşru yönetim değişiminin sadece o ülkenin halkına ait demokratik bir hak olduğu” ilkeleri, Cumhurbaşkanımızın ve AK Partimizin siyasi hayatının eksenidir. Bu ilkeleri ihlal eden hiçbir gelişmeyi onaylamayız. Cumhurbaşkanımızın ve AK Partimizin siyasi yolculuğunun en büyük yol arkadaşı siyasi meşruiyettir. Siyasi meşruiyet ilkelerini hedef alan ve uluslararası hukuku ihlal eden hiçbir eylemi tasvip etmeyiz.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in ve muhalefetteki kimi genel başkanların, dünyayı sarsan bir olay karşısında akıllarına ilk gelenin Cumhurbaşkanımıza dönük niteliksiz sözler söylemek olması son derece vahim ve sağlıksızdır. Bu muhalefet odakları dış politikada tek bir olayı bile yönetmemiştir; böyle bir tecrübeleri yoktur. Dış politikadan anladıkları tek şey Türkiye’yi şikâyet etmek, gelişmeleri ancak iş işten geçtikten sonra anlamak ve kriz yönetmeyi retorik üretmek zannetmektir. Türkiye’de muhalefet, niteliksiz ve dar siyaset koridorlarına sıkışmamalıdır.
Sayın Cumhurbaşkanımız, küresel krizlerin en usta yöneticilerinin başında gelmektedir. Hakkı söylemekten geri durduğu ya da haksızlığa göz yumduğu da görülmemiştir. Cumhurbaşkanımızın hangi sözü ne zaman ve nerede söyleyeceği, siyasi tecrübesinin ve kriz yönetme ustalığının bir parçasıdır. Cumhurbaşkanımız “kendi sözüne hâkimdir” ve bu özelliğe sahip dünya liderlerinin önde gelenlerindendir. Cumhurbaşkanımızın, siyasi meşruiyet kavramına zıt bir gelişmeyi onayladığı ya da mazur gördüğü görülmemiştir.
Sayın Cumhurbaşkanımızın hangi krizi nasıl yönettiği, hangi sözü ne zaman ve ne şekilde söylediği dünyanın her yerinde en dikkatli şekilde izlenir. Bunun sebebi, siyasi ezberlerin dışında nitelikli ve özgün bir siyasi çizgiyi inşa etme kabiliyetidir.
Siyasi aklın gereği, dünyadaki kaosa karşı iç cephemizi sağlam tutmaktır. Devlet aklının ve diplomasinin tüm imkânlarını değerlendirerek istikametimizi daha da güçlendireceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın büyük tecrübesi ve siyasi iradesiyle krizlerin yönetiminde inşa edeceği siyasi hatlar, Türkiye’nin yolunu açık tutmaya devam edecektir.
AK SÖYLEM
Türkiye, dış politikasını tek bir merkezin beklentilerine, geçici küresel rüzgârlara ya da dar blok siyasetlerine göre şekillendiren bir ülke değildir.
Coğrafi konumu, tarihsel birikimi ve çok boyutlu ilişkileriyle Türkiye; Avrupa’dan Asya’ya, Afrika’dan Latin Amerika’ya uzanan geniş bir alanda dengeli, ilkesel ve karşılıklı saygıya dayalı bir diplomasi yürütmektedir.
Türkiye, kendi yönünü başkalarının kalıplarıyla tanımlayan bir çizgide ilerlemez; uluslararası ilişkilerini kendi öncelikleri, ilkeleri ve uzun vadeli hedefleri doğrultusunda inşa eder.
Küresel ölçekte dengelerin sarsıldığı, diplomatik hamlelerin milim hesabıyla yapıldığı bir dönemde muhalefetin refleksi yine şaşırtmamıştır. Dünyayı sarsan her kritik gelişmede meseleyi anlamaya çalışmak yerine Cumhurbaşkanımıza dönük ucuz ve niteliksiz söylemlere sarılan bu anlayış, dış politikaya ne kadar yabancı olduğunu bir kez daha göstermiştir. Hayatında tek bir uluslararası kriz yönetimini tecrübe etmemiş, bir masada tek bir denklemin ağırlığını taşımamış aktörlerin ahkâm kesmesi ciddiye alınacak bir tutum değildir.
Bu çevrelerin dış politikadan anladığı şey; Türkiye’yi yabancı başkentlerde şikâyet etmek, ezber yorumlar yapmak ve kriz yönetimini slogan üretmekten ibaret sanmaktır. Ankara merkezli müttefiklik ilişkilerini, güç dengelerini ve stratejik zamanlamayı kavrayamayanların; birkaç fotoğraf karesi ve kısa görüşme uğruna sergiledikleri edilgen tutumları “diplomasi” zannetmesi ibretliktir. Bu zihniyet, Türkiye’nin son yıllarda inşa ettiği bağımsız ve çok boyutlu dış politika çizgisini okuyabilecek donanıma sahip değildir.
Türkiye, dış politikada kendi ayakları üzerinde duran, bölgesel denklemler kuran ve oyun bozucu kapasiteye ulaşan bir ülke hâline gelmiştir. Aynı süreçte Batı’nın her söylemine sessiz kalan, otoriter rejimlerle kurulan ilişkilere göz yuman, istedikleri coğrafyayı “bataklık” ilan ederek dış merkezlerin tercümanlığına soyunanların bugün kalkıp Türkiye’ye ders vermeye çalışması siyasi ciddiyetle bağdaşmamaktadır.
Özetle mesele üzüm yemek olmamıştır; amaç başından beri bağcıyı dövmektir. İlke arayışı, hukuk hassasiyeti ya da barış kaygısı bu söylemlerin hiçbir yerinde bulunmamaktadır. Yapılan, Türkiye’nin kurduğu dengeyi bozma, güçlü duruşunu tartışmaya açma ve Cumhurbaşkanımızın liderliğinde şekillenen dış politika hattını yıpratma gayretidir. Ancak bilinmelidir ki bu ülkenin rotası polemiklerle çizilmez.
ÖNE ÇIKANLAR
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Kabine Toplantısı’na başkanlık edecek.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
Meclis Genel Kurulu’nun ilk gündemi, Karayolları Trafik Kanunu’nda yapılacak değişiklik olacak. Teklif ile trafik düzenini bozanlara ağır yaptırımlar getirilecek. Ayrıca site aidatlarından hazine taşınmazlarına, asgari ücret desteğinden kadınların doğum iznine kadar farklı alanlarda hazırlanan kanun teklifleri de gündemde olacak.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 81 ilde 500 bin sosyal konutun inşa edileceği “Yüzyılın Konut Projesi” kapsamında bu hafta 14 ilde daha hak sahiplerinin belirlenmesi için kura çekimlerinin yapılacağını bildirdi.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, bazı illerdeki yoğun kar yağışına bağlı olarak yürütülen mücadele kapsamında 42 bin 143 personelin görev yaptığını ve 3 bin 766 vatandaşın güvenli bölgelere tahliye edildiğini açıkladı.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 2025’te otoyol ve köprülerden 1 milyar 122 milyon 336 bin 942 araç geçişi olduğunu duyurdu.
TÜFE, Aralık 2025’te aylık bazda yüzde 0,89 artarken, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi yüzde 0,75 yükseldi. Yıllık enflasyon, tüketici fiyatlarında yüzde 30,89, yurt içi üretici fiyatlarında ise yüzde 27,67 olarak kayıtlara geçti.
Memur ve memur emeklisi için 6 aylık enflasyon farkı yüzde 6,85 olarak gerçekleşti. Bu farka yüzde 11 toplu sözleşme zammı eklendiğinde, memur ve emeklisinin 2026 yılı ilk 6 aylık dönem için maaş zammı yüzde 18,6 oldu.
DIŞ POLİTİKA
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bugün Portekiz’e çalışma ziyaretinde bulunacak. Bakan Fidan’ın Portekiz’deki temaslarında, savunma sanayii alanında, özellikle denizcilik boyutunda son yıllarda kaydedilen ilerlemenin Türkiye-Portekiz ilişkilerine stratejik bir derinlik kazandırdığının altını çizmesi bekleniyor.
Dışişleri Bakanlığı, Venezuela’da meydana gelen son gelişmelerin yakından takip edildiğini açıkladı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, “Mevcut durumun bölgesel ve uluslararası güvenlik açısından olumsuz sonuçlar doğurmamasını teminen tüm tarafları itidalli davranmaya çağırıyoruz.” ifadeleri kullanıldı.
Dışişleri Bakanlığı, Yemen Cumhuriyeti’ndeki son gelişmelere ilişkin yaptığı açıklamada, “Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi’nin ülkede istikrarı tesis etmeye yönelik çabalarını önemli buluyor, Riyad’da kapsayıcı bir konferans düzenlenmesi yönündeki çağrıyı ve Suudi Arabistan’ın bu çağrıya desteğini memnuniyetle karşılıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Hamas, soykırımcı İsrail’in Gazze Şeridi’nde yaptığı saldırılarla kontrol alanını aşarak ateşkes anlaşmasına yönelik ihlallerini derinleştirdiğini açıkladı.
ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun alıkonulmasının ardından geçici devlet başkanı olarak görevlendirilen Devlet Başkan Yardımcısı Delcy Rodriguez’i, “Maduro’dan daha ağır bedel ödemekle” tehdit etti.
ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela’da kontrolün kendilerinde olduğunu savunarak, “Ülkedeki her şeyi biz yöneteceğiz ve ülkeyi düzelteceğiz. Daha sonra seçimler doğru zamanda yapılacaktır.” dedi.
ABD Başkanı Donald Trump, Meksika’da kartellerin çok güçlü olduğunu vurgularken, Kolombiya için “hasta bir ülke” ifadesini kullandı.
Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, ülkesinin krallığı çatısı altında bulunan iki özerk bölgeden biri olan Grönland’ın satılık olmadığını vurgulayarak, ABD’ye “tehditleri durdurun” çağrısında bulundu.
Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo, ABD yönetiminin askeri müdahalede bulunduğu Venezuela’da egemenliğin korunması ve şiddetin sona erdirilmesi çağrısı yaptı.
Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, bugün New York’ta hâkim karşısına çıkacak.



