Modern şehir yaşamının artan temposu, bireylerin sosyal ilişkilerinde köklü değişimleri de beraberinde getiriyor. Günümüzde yalnızlık, yalnızca geçici bir duygu olmaktan çıkarak modern bireyin yaşam döngüsünde belirli aralıklarla karşılaştığı çok katmanlı bir gerçeklik hâline geliyor. Uzmanlar, doğru yönetildiğinde yalnızlığın bireyi besleyen ve zihinsel dengeyi destekleyen bir alan olabileceğini, ancak kontrolsüz hâle geldiğinde ciddi sorunlara yol açabileceğini vurguluyor.
“Yalnızlık Her Zaman Olumsuz Değil”
Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, yalnızlığın günümüz koşullarında tamamen olumsuz bir durum olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Aydın, modern yaşamın bireyleri zaman zaman yalnızlığa ittiğini ifade ederek, “Yalnızlık, doğru dozda yaşandığında kişiyi sakinleştiren, düşünmeye alan açan ve odaklanmayı kolaylaştıran bir deneyimdir. Ancak bu denge bozulduğunda sosyal kopuşa ve duygusal yorgunluğa dönüşebilir” değerlendirmesinde bulundu.
Sosyolojik ve Psikolojik Nedenler Öne Çıkıyor
Uzmanlara göre yalnızlığın artışında hem sosyolojik hem de psikolojik faktörler etkili oluyor. Dayanışmanın güçlü olduğu geleneksel yaşam biçimlerinden uzaklaşılarak daha izole şehir düzenlerine geçilmesi, aidiyet duygusunun zayıflamasına neden oluyor. Psikolojik açıdan ise bireyselleşmenin aşırı boyutlara ulaşması ve narsisistik eğilimlerin artması, sağlıklı ve sürdürülebilir ilişkilerin kurulmasını zorlaştırıyor. Aydın, bu duruma ilişkin olarak, “Kendini merkeze koyan ve başkalarına alan tanımayan birey, zamanla tek kişilik bir dünyaya hapsolabiliyor” ifadelerini kullandı.
Pandemi Sonrası Riskler Arttı
Yalnızlığın belirli bir noktadan sonra zararlı hâle geldiğine dikkat çeken uzmanlar, pandemi sonrası dönemde sosyal yalıtılmışlığın belirgin biçimde arttığını belirtiyor. Uzun süreli ve kronik yalnızlığın; uyku bozuklukları, stres artışı, depresyon, anksiyete, obezite ve tansiyon gibi hem ruhsal hem de fiziksel sağlık sorunlarına yol açabildiği vurgulanıyor. Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, kişinin kendini sürekli değersiz, sevilmeyen ve hayatta yeri olmayan biri gibi hissetmeye başlamasının, yalnızlığın artık bir problem hâline geldiğinin önemli bir göstergesi olduğunu ifade etti.
Denge Vurgusu
Uzmanlar, yalnızlığın tamamen kaçınılması gereken bir durum olmadığına ancak bireyin bu duyguyla kurduğu ilişkinin iyi gözlemlenmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Yalnızlığın bireyi besleyip beslemediğinin sorgulanması, modern çağda ruh sağlığını korumanın temel adımlarından biri olarak değerlendiriliyor.



