Toplantıda Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ile Deva Partisi Genel Başkanı Ali Babacan kapsamlı değerlendirmelerde bulunurken, iç ve dış politikaya yönelik sert eleştiriler ve dikkat çeken çağrılar öne çıktı.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, konuşmasında Meclis’in işleyişine dikkat çekerek, “Yumrukların değil fikirlerin konuştuğu, istişarenin esas alındığı bir Meclis istiyoruz” dedi. 2026 yılında TBMM’nin milletin gerçek sorunlarına kulak vermesi gerektiğini vurgulayan Arıkan, kanun tekliflerinin kaynağına göre değil içeriğine göre değerlendirilmesi çağrısında bulundu.
GAZZE VE KÜRESEL TEHDİTLER VURGUSU
Arıkan, Gazze’de yaşananları sert sözlerle eleştirerek, İsrail’in saldırılarının soykırım boyutuna ulaştığını ifade etti. Venezuela, Sudan, Yemen ve İran üzerinden yürütülen küresel güç mücadelelerine dikkat çeken Arıkan, dünyanın büyük bir savaşa sürüklendiğini savundu. Türkiye’nin bu süreçte birlik ve beraberlik içinde hareket etmesi gerektiğini belirten Arıkan, “İç cepheyi güçlendirmek zorundayız” dedi.
EKONOMİ, EMEKLİ VE ÇİFTÇİ ELEŞTİRİSİ
Ekonomi başlığı altında da hükümete yüklenen Arıkan, yüksek enflasyon, art arda gelen zamlar ve faiz politikaları nedeniyle vatandaşın ağır bir yük altında kaldığını söyledi. Emekli maaşlarına yapılan zammı yetersiz bulan Arıkan, en düşük emekli maaşının asgari ücret seviyesine çıkarılması için Meclis’e kanun teklifi sunduklarını açıkladı. Tarım politikalarını da eleştiren Arıkan, bütçede faize ayrılan payın çiftçiye verilen desteğin katbekat üzerinde olduğuna dikkat çekti.
“2025 AHLAKİ ÇÖKÜŞ YILI OLDU, DÜNYA YENİ BİR SÖMÜRGE DÜZENİNE SÜRÜKLENİYOR”
Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Yeni Yol Grubu’nun 2026 yılı ilk grup toplantısında yaptığı konuşmada hem küresel gelişmelere hem de Türkiye’deki ekonomik ve toplumsal tabloya ilişkin sert eleştiriler yöneltti. Davutoğlu, 2025 yılını “ahlaki ve siyasi çöküş yılı” olarak nitelendirirken, Gazze’de yaşananları “tarihin en büyük insanlık suçlarından biri” olarak tanımladı.
Gazze’de ateşkes iddialarına rağmen saldırıların sürdüğünü vurgulayan Davutoğlu, ateşkesten bu yana yüzlerce sivilin hayatını kaybettiğini, çocukların açlık ve soğuk nedeniyle yaşamını yitirdiğini söyledi. İsrail’in ABD destekli saldırgan politikalarının yalnızca Gazze ile sınırlı kalmadığını ifade eden Davutoğlu; İran, Yemen, Lübnan ve Suriye’de de istikrarsızlığın derinleştiğini dile getirdi.
“DÜNYA YENİ BİR SÖMÜRGECİLİK DÖNEMİNE GİRİYOR”
Konuşmasında ABD’nin Venezuela’ya yönelik hamlelerine dikkat çeken Davutoğlu, Birleşmiş Milletler düzeninin fiilen çöktüğünü savundu. Küresel siyasetin “petrol ve maden savaşları” üzerinden yeniden şekillendiğini belirten Davutoğlu, bu sürecin üçüncü dünya savaşı riskini artırdığını söyledi. Davutoğlu, bu yaklaşımı “beyaz sömürgeciliğinin yeni dili” olarak tanımladı.
TÜRKİYE’YE EKONOMİ VE ADALET ELEŞTİRİSİ
Türkiye’deki ekonomik tabloya da değinen Davutoğlu, yüksek enflasyonun “halktan alıp küçük bir azınlığa aktarılan büyük bir servet transferi” olduğunu ifade etti. Orta Vadeli Program hedefleri ile gerçekleşen enflasyon arasındaki büyük farklara dikkat çeken Davutoğlu, yönetimi “yanlış hesap ve vicdansızlıkla” suçladı. Tarım üretimindeki düşüşü, artan yoksulluğu ve gelir adaletsizliğini sert sözlerle eleştirdi.
“AHLAKİ ÇÖKÜŞ ZİRVE YAPTI”
2025 yılını ahlaki çöküşün zirve yaptığı bir dönem olarak niteleyen Davutoğlu, uyuşturucu, yolsuzluk, cinsel taciz iddiaları ve çeteleşmenin toplumun her alanına yayıldığını söyledi. Hukuk sisteminin güven vermediğini belirten Davutoğlu, infaz politikalarını da eleştirerek, “Düşünce suçluları içeride, suçlular dışarıda” ifadelerini kullandı.
İktidara beş maddelik çağrı
Davutoğlu, iktidara yönelik çözüm önerilerini ise beş başlıkta sıraladı:
· İç tahkimatın güçlendirilmesi ve kutuplaşmanın sona erdirilmesi,
· Uyuşturucu ile mücadelede siyasete kadar uzanan kapsamlı operasyonlar,
· Ekonomik dengelerin yeniden kurulması,
· Savunma sanayinin güçlendirilmesi,
· Jeopolitik ittifakların genişletilmesi.
Konuşmasının sonunda küresel liderlik krizine dikkat çeken Davutoğlu, dünyada gerçek liderlerin kalmadığını savundu. “Dünya beşten değil, birden büyüktür” ifadesini kullanan Davutoğlu, insanlık değerlerinin yeniden ayağa kaldırılması gerektiğini söyledi.
Davutoğlu, hiçbir makam beklentisi olmadığını vurgulayarak, tek amacının ülkeyi ve insanlığı yaklaşan büyük krizlere karşı uyarmak olduğunu ifade etti.
“Bu bir ekonomi yönetimi değil, iflas yönetimidir”
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Yeni Yol Grubu’nun 2026 yılı ilk grup toplantısında yaptığı konuşmada ekonomi, sosyal politikalar, adalet ve dış politika başlıklarında iktidara sert eleştiriler yöneltti. Babacan, 2025 yılının emeklinin, çalışanın ve gencin kaybettiği bir yıl olduğunu belirterek, “Türkiye yeni yıla umutla değil, geçim derdiyle girdi” dedi.
“ASGARİ ÜCRET AÇLIK SINIRININ ALTINDA KALDI”
Konuşmasında ekonomik tabloyu rakamlarla ortaya koyan Babacan, TÜRK-İŞ’in Aralık 2025 verilerine göre açlık sınırının 30 bin lirayı aştığını, yoksulluk sınırının ise 98 bin liraya dayandığını hatırlattı. Asgari ücretin yüzde 27 artışla 28 bin 75 liraya çıkarılmasını eleştiren Babacan, bu artışın resmi enflasyonun bile altında kaldığını söyledi. Emekli maaşlarındaki artışların da gerçek enflasyon karşısında eridiğini vurguladı.
“EMEKLİNİN MAAŞINA HACİZ VİCDAN MESELESİDİR”
1 Ocak itibarıyla borcu olan emekli, dul ve yetim maaşlarından yüzde 25’e kadar kesinti yapılmasının önünün açılmasını sert sözlerle eleştiren Babacan, “Bu bir tahsilat değil, vicdan meselesidir” dedi. En düşük yetim aylığının bu kesintiyle 3 bin lira seviyesine düşeceğini belirten Babacan, bunun sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmadığını ifade etti.
“FAİZ BÜYÜYOR, VATANDAŞ KÜÇÜLÜYOR”
Ekonomide yaşananları “kötü yönetimin sonucu” olarak niteleyen Babacan, artan faiz ödemeleri, kredi kartına bağımlı hale gelen vatandaş ve büyüyen gelir adaletsizliğine dikkat çekti. “Faiz ödemeleri artıyorsa, vatandaş borçla ayakta kalıyorsa ortada ekonomi yönetimi değil, iflas yönetimi vardır” diyen Babacan, iktidarın rantı ve israfı koruduğunu savundu.
GİRİŞİMCİ VE TASARRUF KARARLARINA TEPKİ
Babacan, yeni girişimcilere sağlanan bir yıllık BAĞ-KUR prim muafiyetinin kaldırılmasını ve bireysel emeklilik sisteminde devlet katkısının yüzde 30’dan yüzde 20’ye düşürülmesini de eleştirdi. Bu kararların devlete olan güveni zedelediğini ifade eden Babacan, “Ekonomide güven olmazsa hiçbir program işlemez” dedi.
UYUŞTURUCU VE SANAL KUMAR UYARISI
Türkiye’de uyuşturucu kullanımının ve sanal kumarın alarm verici boyutlara ulaştığını söyleyen Babacan, iktidarın “bataklığı kurutmak yerine sivrisineklerle uğraştığını” dile getirdi. Sanal kumar ve bahisle mücadelenin göstermelik operasyonlarla değil, net bir siyasi iradeyle mümkün olacağını belirten Babacan, “Fişi çekmek mümkün ama yapmıyorlar” ifadelerini kullandı.
ULUSLARARASI HUKUK VE TÜRKİYE VURGUSU
Dış politikaya da değinen Babacan, ABD’nin Venezuela’ya yönelik adımlarını uluslararası hukuka aykırı bulduklarını söyledi. Türkiye’ye yönelik ima ve tehditlere sert çıkan Babacan, “Hiç kimse Türkiye’yi başka ülkelerle kıyaslamaya kalkmasın” dedi.
BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ MESAJI
Konuşmasının sonunda 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutlayan Babacan, iktidara geldiklerinde basın özgürlüğünü güvence altına alacaklarını vurguladı. “Gazeteciler yazdığı için gözaltına alınmayacak, soru sorduğu için cezalandırılmayacak” diyen Babacan, 2026 yılının korkunun değil, umudun ve değişimin yılı olması temennisinde bulundu.


