On buçuk saatte neler olur?

Ben size söyleyeyim…

Aralıksız tam yedi dünya kupası finali izleyebilirsiniz.

Afyonkarahisar’dan Malatya’ya gidilebilir.

Ha bir de Bolvadin Belediyesine araçla beş dakika mesafede olan yaralı vaziyette can çekişen bir köpeğe belediye zabıtaları müdahale edebilir.

Evet, evet yanlış duymadınız.

Tam on buçuk saat sonra sosyal medyada paylaştığım yaralı köpek vakasına, Sayın Kayacan ve zabıtaları müdahil olabildiler.

Gelin olayı en başından anlatayım ben sizlere.

Akrep ve yelkovan birbirini kovalarcasına gece yarısına doğru hızla ilerlerken mesaj kutuma bir video düştü.

Videoda gecenin karanlığında henüz bir yaşını yenice geçmiş bir köpek yatıyor ve yattığı yerde de inliyordu.

Belli ki ya yaralı ya hastaydı.

Ali Osman kardeşim tüm yolları denemesine rağmen kamudan herhangi bir sonuca ulaşamayınca son çare olarak tarafıma ulaştığını kurtulma ihtimali varsa bu canı kurtarmak adına herhangi bir şey yapılıp yapılamayacağını sordu.

Başlangıçta durum ihbardan ziyade tanıdık eş dost varsa hayvana müdahale ettirmekti aslında.

Gazeteciliği bir kenara bırakarak, Bolvadin Belediyesinin nöbetçi zabıtalarını araması gerektiğini ifade ettim.

“Abi çoktan aradım, sonuç alamıyorum. Aradığımda bana araç olmadığını, aracın bozuk olduğunu, aracın sağa sola gittiğini söyleyerek türlü bahaneler uyduruyorlar” dedi.

Şaşırmadım…

Zira insana faydası olmayan bir yönetim anlayışından, hayvan için bir şeyler yapmasını beklemek ahmaklık olurdu.

Hemen, hiç vakit kaybetmeden sosyal medya üzerinden paylaşım yaparak hemen sabahında Heybeli Termal’de güvenlik görevlisi olarak çalışan Hasan Kolukısa’nın Kayacan’ın fahiş fiyat savunuculuğu yaptığı ve beni Bolvadin düşmanlığıyla suçladığı o paylaşıma dem vurarak, hangi işiniz doğru ki bu doğru olsun minvalinde köpek vakasıyla alakalı bir paylaşım yaptım.

 

ÖZEL KALEM ÇÖZMEK İSTEDİ ZABITA MÜDÜRÜ ENGEL OLDU

Olayı sosyal medya platformunda paylaştıktan sonra gecenin o saatinde  AFHAYKO Derneği Başkanı Ramazan Keskin Başkanı aradım. Bu tür kar amacı gütmeyen derneklerle ve yönetimleriyle ezelden gelen bir yazısız dayanışma ahdimiz vardır.

Sağ olsun!

İki dakika sonra bana tekrar dönüş sağladı.

Durumu anlattım!

Bolvadin Belediyesi’nden çözüm odaklı kim var diye sordu?

Kendisini geçmişte eleştirmiş olsam da bu işi çözse çözse Özel Kalem görevini yürüten Hasan Hüseyin Palta çözer. Başka kapıya gitmeye gerek yok diyerek bilgi aktarımında bulundum.

AFHAYKO Başkanı Ramazan Keskin vakit kaybetmeden Sayın Palta’yı aradı. Sağ olsun yapılması gerekeni yaptı aslında.

Palta durumla ilgileneceğini ifade ederek, Bolvadin Belediyesi Zabıta Müdürü Murat Konya’ya yönlendirdi.

BENİ RAHATSIZ EDİYORSUN!

Zabıta Müdürü Murat Konya biraz değişik bir karakter. Özünde her ne kadar iyi olsa da kışlada yaşadıklarını belediyede de görmek isteyen birisi olduğunu düşünüyorum.

Elbette her kurumun bir hiyerarşisi vardır.

Ancak o belediyede ne siz rütbelisiniz ne de vatandaşlar sizin emir eriniz değil.

Bu noktada uyum problemi yaşadığını ve profesyonel destek alması gerektiğini de düşünüyorum.

Başkan Keskin’in, Murat Konya’dan aldığı cevapta çok farklı olmadı. Öğretilmiş olduğunu düşündüğüm bahaneleri aynı sıralamada aynı şekilde peş peşe sıraladığı ifade edildi.

“Araç yok…”

“Kapalı aracım yok”

“Araç arızalı” vs vs…

Bu minvalde bahaneler anlayacağınız.

Murat Konya’ya AFHAYKO Dernek Başkanı Ramazan Bey’in söylediği hasta ya da yaralı köpeğin bir araçla Afyon Hayvan Barınağı’na getirilmesi idi.

Hani Bolvadin’de olmayan…

Hani Kayacan’ın, müteahhitlikten fırsat bulup da bir türlü yapamadığı…

Konuşmanın sonunda da bu saatte arayarak kendisinin rahatsız edildiğini ifade ederek telefonu yüzümüze kapattı.

Bu mu sosyal belediyecilik?

Bu mu nezaket?

Bu mu Yaradan’ı sev yaratılandan ötürü düsturunun hayata tatbiki?

Bu saatten sonra Murat Konya şunu çok iyi bilmeli ki; bizden nezaket bulamayacak ve kendisine naçizane tavsiyem kamu hizmeti verdiği Bolvadin Belediyesi’nde hatalı bir iş yapmaması.

Zira kendisinin kamudaki her eylemini, aldığı kararlardan, attığı imzalara kadar, anayasanın bana vermiş olduğu 26. maddesi uyarınca izliyor olacağım…

Daha evvel de pek çok vatandaşla sorun yaşadığı bilinen bu zatı muhteremin neden o koltuğa getirildiğini ise bir yerel deyiş ya da atasözüyle özetlemek istiyorum.

Şam’da gezen babanın, damda gezen yavrusu olurmuş.

Kayacan’a bakarsanız; Murat Konya’yı inan hiç yadırgamazsınız!

Haliyle eylemlerini de yadırgamazsınız!

Devam edin Sayın Konya, yalnız devam ederken de o koltuğun sizlere baki olmadığını arada sırada olsa lütfen idrak edin.

Anlamadığınız bir şey olursa da sormak ihtiyacı hissederseniz en ince ayrıntısına kadar “Halkla ilişkiler” noktasında bildiğimizi sizlere aktarmaya hazırız.

ON BUÇUK SAAT SONUNDA

Olaya dönecek olursak nihayetinde ihbardan tam on buçuk saat sonra yaralı köpek, bulunduğu yerden Bolvadin Belediyesi Zabıtaları tarafından alındı. Afyonkarahisar Hayvan Barınağına götürülmek üzere…

Şunu okuyucularımın bilmesinde gerçekten fayda görüyorum.

Eğer o yaralı cana on buçuk saatin sonunda değil de anlık müdahale edilebilseydi bugün yazacağım köşe yazısının başlığı “Helal olsun Bolvadin Zabıtasına” olacaktı.

Burada anlatmaya çalıştığım şey mesele kişisel anlaşmamazlıklar ya da açık aramak değil. Mesele olması gerekeni olması gerektiği şekilde yapmak. Umarım anlatabilmişimdir.

Bu arada köpeği saatler sonra almaya gelen zabıtaların hala ihbarı yapan kim? Videoyu Ali Küçükkartal’a kim gönderdi diye istihbari araştırma içine girmeleri de ayrı bir trajikomik durum.

Sırf bir gazeteci yazdı diye mi bugün o köpeği almak zorunda kaldınız?

Ali Küçükkartal paylaşmamış olsa alınmayacak mıydı?

İhbarı yapan vatandaş yine bahanelerle uyutulacak mıydı?

Dört semavi dinin hangisinde bunu onaylayan bir uygulama gördünüz?

Tek cümle yazıklar olsun sizlere…

Bana neyin nereden geldiğinin ne önemi var?

Ben paylaşımı yapmadan önce zaten belediye müdahil olsun da yazıp çizmek zorunda kalmayayım düşüncesiyle hareket edildi. İnsanları yazmak zorunda bırakan sizlersiniz.

Çuvaldızı başkasına dürtmeden evvel lütfen iğnenin ucunu önce kendinize bir dokundurun.

DÜN KARDEŞİYLE BUGÜN ABİSİYLE

Yaralı köpek vakasının bir başka boyutunda da sabah sabah maruz kaldığım tehditli yorumu sizlerle paylaşacağım.

Bildiğiniz üzere ben; kanun, mevzuat ve etik kuralları hiçe sayan kişi, kurum ya da olaylar karşısında muhalif olarak tabir edilen bir gazeteciyim.

Kim bilir belki de elli sefer bu noktada gizli fişlemeye, engellemeye ya da siyasi ve bürokratik mobinge maruz kalmışımdır desem herhalde abartmış olmam.

Ha bu durum önemli mi?

Yattığımda hala huzurlu bir şekilde başımı yastığa koyabildiğim sürece zerrece önemi bulunmuyor.

Sabah kalktığımda dün yaptığım yaralı köpek paylaşımıma bir yorum geldiğini gördüm.

Yorum herkese açık olduğu için buradan bahsetmemde herhangi bir mahsur ya da hukuki bir engelde görmüyorum.

Yorumu yapan kişi bir gün önce “Bolvadin Otopark fiyatlarını yüksek bulduğum için Kara Murat’lığa soyunan Bolvadin Heybeli Termal Tesislerinde Güvenlik Görevlisi olarak çalışan Hasan Kolukısa’nın ağabeyi olduğunu belirten ve yurt dışında ikamet eden Mustafa Kolukısa…”

Kendisi içimden geçecekmiş… Türkiye’ye geldiğinde.

Üstelik bu eylemi de kardeşiyle birlikte yapacakmış!

Anlayacağınız işlemeyi tasavvur ettiği suçun, organize ve planlama evresini yoruma yazarak gözümün korkacağını falan zannetmiş olsa gerek.

Yorumların sonunda yaptığı şeyin yanlışlığını fark etmiş olacak ki, benimle çay içmek istediğini ifade etti.

İçinden geçeceğimden başlayıp çay içmekle biten bir durumda benim düşüneceğim tek şey pek çoğunuz gibi vitesi R’ye atmış olmasıdır.

Arkadaşımız sanırım yurt dışında kala kala burasının hukukla yönetilen Türkiye Cumhuriyeti olduğunu unutup vandallıkla işlerin çözüldüğü muz Cumhuriyetlerinden bir tanesi olduğunu zannetti.

Umurumda değil açıkçası ancak; ilerde bu tür fütursuzluklara mahal vermemek adına bu tür insanların yaptıkları her yoruma nezaketen haddini bildirmek noktasında cevap verdiğim unutulmasın.

Kamu yararı dışında hiçbir şahsın dediği şeylere takılacak değilim ama kişisel sınırlarım ihlal edilirse de bu her kim olursa olsun bunun hesabını hukuk önünde verdi ve verecektir de…