Başlıkta yer alan, ‘Adamın hası’ ifadesi dürüst, güvenilir, mert ve iyi niteliklere sahip kimseler için kullanılan bir söz.
Övgü gibi geliyor ilk anda belki kulağa ama, bir kişinin niteliklerinin belirtilmesi için kullanılan bir ifade, övgü değildir. Olsa olsa yiğidin hakkının yiğide verilmesidir.
Evet...
Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğü görevine geçtiğimiz yılın ocak ayının son haftasında atanmıştı.
20 ay kadar bir süre Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğü görevinde bulundu.
Adamın hası olduğunu, bu göreve geleli henüz iki yılı bile doldurmamış olmasına rağmen hemen herkese gösterdi.
Ahmet Birtan Erol bahsettiğim kişi.
*
*
*
Az bile söylemişler...
Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürü olmadan önce Türkiye Büyük Millet Meclisi Koruma Daire Başkanlığı görevinde bulunuyordu.
Afyon'a tayin haberini eşiyle birlikte gittiği Umre ziyaretinde öğrendi.
Türkiye’ye döndükten bir süre sonra eşi Nurten Hanım ile birlikte geldiler Afyonkarahisar’a.
Tam bir Anadolu çocuğu nitelemesini yapmıştı Ankara’da TBMM’den Milletvekili bir dostum, Afyon’a tayin haberi duyulduktan sonra.
TBMM’de görevli haberci arkadaşlarımda aradılar;
‘Abi Afyon çok şanslı. Hem görevinde başarılı olan, hem de insani değerlere olağanüstü önem veren müthiş bir Emniyet Müdürü geliyor Afyon'a. Kıymetini bilin’ demişlerdi.
Az bile söylemişler dedim, Müdürümüz Ahmet Birtan Erol’u tanıdıktan sonra.
*
*
*
Vardır bir hayır...
Devlet memurluğunun en zor yanıdır...
Sevildiği, sayıldığı bir yerden başka bir yere gitmek.
Giden için belki de daha hayırlıdır gidilen yer ama...
Geride kalanların kalplerindeki hüznü teselli ettirecek tek şey ise Allah’u Teala Hazretleri'nin ‘Sizin hoşlanmadığınız şeylerde belki de hayır vardır’ buyruğundaki hikmete inancımızdır.
*
*
*
‘Devlet büyüklerimiz ne derse o’
İl Emniyet Müdürümüz Ahmet Birtan Erol ve eşi Nurten Erol ile salı akşamı dört aile birlikte bir yemekte buluştuk.
‘Bu bir veda yemeği değil’ dedi Nurten hanım yüzlerimize yansıyan mutsuzluğu gördüğünde.
Her zamankinden daha farklı bir neşe ve huzur vardı yüzlerinde O’nun ve eşi Ahmet Birtan Erol Müdürümüzün.
‘Burada bana verilen görevi layıkıyla ve hakkıyla yerine getirmenin mutluluğunu yaşıyorum’ dedi Müdürümüz ve ilave etti;
‘Hüzünlenecek bir durum yok. Gülsün yüzleriniz ve mutlu olun. Burada biz, sizler gibi değerli dostları tanıdık. Devletimiz bizi nerede görevlendirirse orada hazır ve nazırız. Görevimiz Devletimize ve Milletimize en iyi hizmeti vermektir. Buradan önceki görevlerimde olduğu gibi gönlüm rahat ve huzurla ayrılıyorum. Devlet Büyüklerimiz neyi nasıl uygun görürlerse hep o doğrultuda oldum ve son nefesime kadar da aynı şekilde olacağımdan kimsenin kuşkusu yok Allah'a şükür’ sözlerini söylerken, samimiyeti hem ses tonuna, hem de yüzünden belli oluyordu.
*
*
*
‘Özel’ konu...
Ahmet Birtan Erol ve eşi hanımefendi Nurten Erol özellikle özel çocuklara karşı aşırı hassastılar.
Bir çok defa şahit oldum, gözlerimle gördüm.
Nerede bir özel çocuğumuzu görseler, Nurten hanım ve Ahmet Birtan Bey hemen giderler onun yanına başını okşarlar, severler ve onunla bir arkadaş gibi konuşurlar.
Görmüşsünüzdür çoğu defa bazılarını...
Özel çocukların elini bile tutmak istemezler. Sanki bulaşacak bir şeymiş gibi uzak durur bazıları özel çocuklardan.
Erol ailesi ise tam aksine...
Giderler sarılırlar o evlatlarımıza söylediğim gibi.
Çünkü onlar evlat kıymetini, hele hele özel çocuklarımızın kıymetlerini çok çok bilmekteler.
Bir kaç kez denk geldim ve sonradan fark ettim.
Hem Nurten hanım, hem de Ahmet Birtan bey öyle özel çocuklarımızı gördükten, onları sevip okşadıktan sonra duygulanıyorlardı.
Belli etmek istemeseler bile gözleri dolu dolu oluyordu.
Bunun nedenini çok sonraları öğrendim.
Nurten hanım ve Ahmet Birtan bey, bir erkek evlatlarını 14 yaşında, iki kızlarını ise çok daha küçük yaşlarında kaybetmişler ve toprağa vermişlerdi.
Onlar bu konuyu hiç açmadılar.
Ben Ankara’da onları tanıyan bazı dostlarımdan öğrendiğimde içim parçalandı ve çok üzüldüm.
Üzüntüm onların bu acılarını bilmeden, zaman zaman çocuklarımdan bahsetmiş olmamdı.
Hele bir keresinde bir fotoğrafı göstermek için telefonumun arşivinde resimlere bakar iken, tesadüfen oğlumun çocukluk resimlerinden birisine denk gelmiştim ve o fotoğrafı da göstermiştim Ahmet Birtan Müdürümüze.
‘Bakmayın şimdi efendi ve uslu olduğuna, küçük iken öyle yaramazdı ki’ demiştim.
O sözlerimden sonra Müdürümüz ‘MaşAllah’ demiş ve şu duayı etmişti;
‘Allah hiç bir anne ve babaya evlatlarının acısını göstermesin. Rabbim sağlıklı, huzurlu, mutlu etsin’
Çok duygulu ve içinden gelerek söylemişti bu duayı...
Amin dedim...
Ama çok sonra anladım o içtenlik ve duygu dolu ifadesinin nedenini.
*
*
*
Reklamını yapmadı...
Günler haftaları, haftalar ayları kovalıyordu.
Başarılı operasyonlar, aranan kaçakların teker teker yakalanmaları...
Pek çok başarılı operasyonu yönetti Ahmet Birtan Erol Müdürümüz Afyonkarahisar’da.
Bilenler bilir...
Vaktim müsait oldukça haber merkezindeki arkadaşlarımız kadar olmasa da, telsizi takip ederim.
Bir defasında ilgili ekibe teşekkürünü duydum Müdürümüzün o telsiz konuşmalarından birisinde.
Ciddi bir konuydu.
Araştırdım kendi kaynaklarımdan.
Pek olağan değildir, bir İl Emniyet Müdürünün böyle bir çalışmadan dolayı teşekkürü.
Ertesi gün aradım kendisini.
Güldü...
‘Şimdi deşme bu konuyu...
Bir kaç gün bekle lütfen’ dedi.
Bir kaç gün sonra...
Gerçekten müthişti ele geçirilenler.
*
*
*
İleri görüşlü...
Kadın cinayetleri maalesef çok ocağa ateş düşürdü.
Emniyet Müdürümüz Ahmet Birtan Erol bu konuda çok hassastı.
Emniyet Müdürlüğünde ‘Müdür adına’ tüm ekipleri ve görevlileri yönlendiren Haber Merkezi vardır.
Burada nöbetçi görevlilerin her talimatı ‘Emniyet Müdürü’ adınadır.
Çok çeşitli eleklerden geçmeyi başaran memurlar burada görevlendirilirler.
Gelen ihbarlarda ilk önce buradaki görevlilere ulaşır.
Kades ihbarları dahil...
Bilmeyenler için Kades ihbarının ne olduğundan kısaca bahsedeyim.
Kısa adı KADES
Kadın destek hattı.
Kadınların ve çocukların maruz kaldıkları şiddet, taciz gibi kötü eylemleri engellemek adına kullanıcılara İçişleri Bakanlığı tarafından sunulan resmi bir uygulama.
Bu programı telefonlarına isteyen kadın ve çocuklar karşılaştıkları bir durumda veya karşılaşma ihtimalleri olan durumlarda bu uygulama ile vakit geçirmeden Emniyetin ilgili birimlerine ihbarda bulunabiliyorlar.
İhbarı alan Emniyet birimleri de ilgili ekipleri bu konuda yönlendiriyor.
Emniyet Müdürümüz bir gün Emniyet Müdür Yardımcıları ile toplantı yaptı.
Burada önemli bir talimat verdi.
Aslında bu talimatın nasıl bir ileri görüşlülük ifade ettiği sonradan anlaşıldı.
Anlatayım kısaca...
Bazen Kades ihbarlarında asılsız olanlar ile karşılaşılabiliyordu.
Veya o ihbarın ‘asılsız’ olduğu sanılabiliyordu.
Mesela...
Bir kadın bir şiddete maruz kaldığında bu uygulamadaki tek bir tuşla Emniyete bilgi aktarıyordu.
Emniyette o kişinin adresi anında beliriyordu.
Yerleşik uygulamada, Emniyetteki ilgili kişi o ihbarda bulunan kişiyi cep telefonundan arıyor ve konu hakkında bilgi alıyordu.
Bu bazen bir kaç dakika bile olsa zaman alıyordu, bazen de şiddet eyleminde bulunan kişi, ihbarda bulunan kişinin yanında ise tehdit ile veya başkaca bir şekilde mağdur olan kadın, ‘Yanlışlıkla basmışım’ veya ‘Çocuğum yanlışlıkla basmış butona’ diyebiliyordu.
Emniyet Müdürümüz Ahmet Birtan Erol bu konuda verdiği talimat ile, adres teyidi veya ihbarda bulunan kişinin aranılıp konu hakkında şikayetin devam edip etmediğinin öğrenilmesi konusunda radikal bir değişiklik yaptı.
Talimatı, ‘Kades’e bir ihbar düştüğünde hemen en yakın ekip oraya intikal edecek. Kesinlikle tedbirli davranacak ve ihbarın şekline göre takviye ekiplerde adrese en hızlı şekilde ulaşacak. İhbarın teyidine gerek duyulmayacak veya gidildiğinde yanlışlıkla denilse bile ekipler o ifadenin gerçek olup olmadığını kontrol edecek, gerekirse ihbarda bulunan ile ekipler ve kadın polislerimiz yalnız görüşecekler.’
Bu talimattan kısa bir süre sonra bakın ne oldu...
Bir hanımefendi kendisini boşanma aşamasında olduğu eşinin çalıştığı yere telefon ederek, tehdit ettiğini ve biraz sonra gelerek kendisini öldüreceği tehdidinde bulunduğunu söyledi Emniyet Haber Merkezindeki görevliye.
O talimattan önce Emniyet Haber Merkezindeki ilgililer önce adres teyidi alırlar, sonra tekrar o telefondan ihbarda bulunanı ararlar ve gereğinin yapılması için ekipleri yönlendirirlerdi.
Müdürümüzün talimatı aynen uygulandı.
‘Ölüm tehdidi’ dikkate alınarak en yakın sivil ekipler verilen iş yeri adresinin etrafında ve iş yerinin içerisinde müşteri gibi konumlandırıldı.
Sadece bir kaç dakikada oldu bu konumlandırma.
Sonra dikkat çekmeyecek şekilde gerilerde üniformaları polislerimiz tedbir aldı.
Motorsikletli Yunuslarımızda şüphelinin kaçma ihtimaline karşı, gidebileceği güzergahlarda hazır bekletildi.
Sadece ve sadece bir kaç dakikada.
Tam o sırada...
İhbarcı kadının verdiği eşkalde bir erkek şahıs o adrese tam girmek üzereyken sivil ekipler anında etrafını çevirdiler ve o kişi daha silahına davranamadan etkisizleştirdiler.
O kişinin üzerinden çıkan silahın namlusunda merminin hazır olduğu görüldü.
Gözü dönmüş haldeki o şüpheli, Emniyet ekipleri bir kaç dakika gecikmiş olsalar belki de bir cinayet işleyecekti.
Buna benzer pek çok olay, Emniyet Müdürümüzün ileri görüşlülüğü ve Emniyet Ekiplerimizin gerçekten özverili davranışları, kendi canlarını vatandaşlarımızın canlarından daha önde tutmaları nedeniyle önlenmiştir.
*
*
*
Derslerde konu olacak o operasyon...
İl Emniyet Müdürümüz Ahmet Birtan Erol ve Emniyet Ekiplerimizin 20 aylık süreçte neler yaptıklarını, hangi başarılara imza attıklarına dair yüzlerce konuyu aktarabilirim.
Ama onların hiç birisini anlatmama gerek yok.
20 aylık süreçte görevini layıkıyla yapan ve en önemlisi de hem halkımızın, hem de polislerimizin gönüllerini kazanmış olan Emniyet Müdürümüz Ahmet Birtan Erol’un pek çok kişiye verdiği insanlık derslerini ileriki zamanlarda yeri geldikçe aktarırım.
Fakat...
Bir olay var ki...
Anlatılmaması olmaz.
Ayakta dakikalarca alkışlanacak bir operasyon ve o operasyonun perde arkasında yaşananlar...
Her ayrıntıyı elbette buradan anlatamam.
Ama bir kısmını aktarmazsam da olmaz.
On yıldır aranan ve bir türlü yakalanamayan FETÖcü terörist Burkay Karatepe.
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a suikast timinde yer alan ve o timden yakalanamayan son terörist.
Hem Türkiye’de hem de dünyada gidebileceği her noktada aranıyordu FETÖ'cü terörist.
Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi ve MİT, Burkay Karatepe’nin yurt dışına çıktığı değerlendirmesini yapsa da, yine de peşini bırakmıyorlar ve Türkiye’de de bazı noktalarda gizli olarak çalışmaları yapmaktaydılar.
İz bırakacak hiç bir dijital alet kullanmayan Burkay Karatepe, kendini on yıl gizlemiş ve yakalanmamış olmanın verdiği güven ile Afyonkarahisar’da çok küçük bir hata yaptı.
Afyonkarahisar Emniyet Müdürü Ahmet Birtan Erol ve Emniyetin deneyimli üst yönetimi mesleki kabiliyetlerini işte burada gösterdiler.
Teröristin o hatasını öylesine bir irdelediler ki...
Belki de hiç bir zaman belirtmeyecekleri o hususun üzerinde günlerce çalıştılar.
Afyonda ‘Salih’ kod adını kullanan ve gariban bir kişi hüviyetinde görünen terörist Burkay Karatepe, yakalandıktan sonra polisler tarafından mahalledeki çocuklara fotoğrafı gösterildiğinde, ‘Bizim Salih Abi’ dedirtecek kadar mahallelinin güvenini kazanan, kendisine acınan ve zaman zamanda yardım edilen bir kişi olarak hayatını sürdürmekteydi.
Fazla vaktinizi almayayım.
Terörist ile ilgili ‘Gizli’ teknik ve fiziki çalışmalar titizlikle yapılırken Emniyet Müdürümüz Ahmet Birtan Erol’da en gergin ve stresli günleri yaşıyordu.
En ufak bir aksaklık ve fark edilmeleri her şeyi alt üst edebilirdi.
Amaçları farklı bağlantıları ortaya çıkarabilmek ve teröristi canlı olarak yakalayabilmekti.
Çünkü bu kişi normal bir terörist değildi.
Üstün yetenekleri olan ve çok iyi bubi tuzağı kurabilen, acıması olmayan bir terörist idi.
Neden Afyonkarahisar’daydı ve neden yurt dışına çıkmamıştı.
Başka bir hedefi mutlaka vardı...
Hızlı, fakat temkinli çalışmalarda yol alınmıştı.
Valimiz ile Emniyette bir kaç kişi dışında kimse teröristin o kişi olduğunu bilmiyordu.
Son aşamaya gelindiğinde Emniyet Müdürümüz Ahmet Birtan Erol, Valimiz Dr. Naci Aktaş’tan operasyon için ‘onay’ istediğinde kendisine tek soru sordu Valimiz.
‘Evet’ cevabını aldıktan sonra Emniyete geldi ve üç-dört kişiyi yanına çağırdı Emniyet Müdürümüz.
Son hazırlıkları yaptılar ve sanki hiç bir sıra dışı bir şey yokmuş gibi konutuna geçti Emniyet Müdürümüz.
Konutuna girdikten bir süre sonra gizli bir şekilde Emniyete geri döndü ve kısa bir süre önce kurduğu ‘Acil Müdahale Timi’ni çağırdı.
Üst düzeydeki Yönetim kadrosuyla operasyon odasına geçtiler ve gerekli çalışmaları yaptılar.
Amaçlarını gerçekleştirebilmeleri çok zordu.
Ama kararlı idiler.
Teröristi canlı yakalamaktı amaçları ama, daha önemlisi tek bir kişinin bile burnunun kanamaması daha önemliydi.
Ertesi gün bu konuda konuşurken demişti ki Müdürümüz;
‘Eğer bir eve ateş düşseydi içim parçalanırdı. Çünkü bu terörist bubi tuzağı konusunda maharetli bir kişi olarak biliniyordu.’
Teknik takibin yanı sıra fiziki takipte hissettirilmeden yapılıyordu.
Jandarma Alay Komutanına bir operasyon yapılacağını çok dış noktalarda Jandarmanın tedbir alması gerektiğini söyledi Emniyet Müdürümüz.
Destek hemen sağlandı.
Teröristi kaldığı eve götüren kişi o adresten uzaklaştıktan sonra alındı ve bir kaç dakika içerisinde konuşması sağlandı.
O sırada Valimiz Dr. Naci Aktaş’ta Emniyet Operasyon Merkezine gelmişti.
Emniyet Müdürümüzün eşi Nurten hanım, bir şeyler olduğunu hissetmişti ama bilgisi yoktu. Eşinin stresli hali, günlerdir az uyumasının altında bir şeyler olduğunu hissetmişti ama bilgi vermiyordu Müdür Bey.
Evden o akşam gizlice Müdürlüğe geçerken, tek bir şey söylemişti eşine...
‘Dua et Nurten. Evlatlarımıza bir şey olmasın. Burunları dahi kanamasın. Dua et Nurten hanım.’
Abdestini aldı namazını kıldı Nurten hanım, polis evlatları için dua etti.
Operasyon başlamıştı.
Emniyet Müdürümüzün kurduğu Acil Müdahale Ekibi tam 20 saniyede kapıyı kırıp terörist Burkay Karatepe ne olduğunu anlayamadan kıskıvrak yakalamışlardı.
Gözünüzün önüne getirin o teröristin ele geçirildiği evi...
Eve yaklaşan birisi olsa, terörist anında fark edecek.
Bir kaç dakika sürse eve giriş, ya kendisini öldürecek ya da Allah korusun Şehitlerimiz olacak.
Tam 20 saniye...
Operasyonun başlaması ve neticelenmesi 20 saniye.
Sonra...
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a suikast timinde yer alan ve on yıldır yakalanamayan o teröristi Afyonkarahisar Emniyet Müdürlüğü ekipleri ‘canlı’ olarak yakaladıktan sonra geniş güvenlik tedbiri ile Emniyete getirdiler.
Bir kaç dakika sonra...
Valimiz Dr. Naci Aktaş’ın ayağının dibinde diz çökmüş haldeydi.
Devletimizin en tepesindeki Cumhurbaşkanımızı öldürmek üzere oluşturulan timde yer alan o terörist, Devletimizin Afyonkarahisar’daki en üst noktasındaki Valimizin ayağının dibinde ters kelepçe edilmiş halde duruyordu.
İşte Türkiye Cumhuriyetinin gücü böyleydi.
Afyonkarahisar Emniyet Müdürü Ahmet Birtan Erol işte böyle bir Müdürdü.
Başına 20 milyon TL ödül konulan ve son yıllarda çekilmiş tek bir fotoğrafı dahi bulunmayan terörist, örgütsel dökümanlar ve yüklüce bir döviz ve altınla ele geçirilmişti.
Her şey bir yana...
Tek bir Polisimizin ve Askerimizin burnu dahi kanamadan, terörist canlı ele geçirilmişti.
Maalesef bu tür operasyonlarda çok Şehit verdik.
Son olay bilindiği gibi Yalova’da yaşanmıştı.
Bu operasyonun hem simgesel bir anlamı vardı, hem de FETÖ/PDY açısından bazı kriptolara ulaşılabilecek dökümanlar ele geçirilmişti.
Operasyonun yansımaları önümüzdeki süreçte elbette görülecektir.
*
*
*
Yolunuz ve bahtınız açık olsun...
İşte böyle başarılı operasyonlara ve kritik çalışmalara imza atan Emniyet Müdürümüz Afyonkarahisar’daki görevine veda ediyor.
Onun içinde en ufak bir ‘Keşke’si olmadan Ankara’ya yola çıkacak eşi hanımefendi Nurten Erol ile.
Eminim ki...
İleride O’nu çok yüksek noktalarda ve görevlerde göreceğiz.
Çünkü Devletimiz başarıyı ve sadakati asla ve asla zayi etmez.
Yolun ve bahtın açık olsun değerli Müdürümüz.
Rabbim eşiniz Nurten hanım ile çok güzel günleri sağlık ve huzurla geçirmenizi nasip etsin.
Afyonkarahisar sizi sevdi.
Buradan gidişinizle üzüldük ama, biliyoruz ki siz sadece bedenen Afyonkarahisar’da olmasanız da, yüreğiniz bizlerle olacak.
Yolunuz ve bahtınız açık olsun...




