Genelgede, güçlü aile yapısının toplumların istikrarlı şekilde varlığını sürdürebilmesi açısından hayati öneme sahip olduğu vurgulandı. Türkiye’de ailenin toplumun temel taşı olarak kabul edildiği hatırlatılırken, bu yapının Anayasa’nın 41’inci maddesiyle güvence altına alındığı ifade edildi. Ayrıca Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerde de ailenin korunmasının devletlere sorumluluk yüklediği belirtildi.

NÜFUS AZALIŞI VE DEMOGRAFİK DEĞİŞİM UYARISI

Salda Gölü Neden Bilim Turizminin Yeni Merkezi Oluyor?
Salda Gölü Neden Bilim Turizminin Yeni Merkezi Oluyor?
İçeriği Görüntüle

Genelgede, dünya genelinde uzun yıllar nüfus artışının kalkınmaya engel olarak görüldüğü ve bu nedenle doğurganlığı azaltmaya yönelik politikaların uygulandığına dikkat çekildi. Türkiye’de ise son yıllarda hane büyüklüğü, yaş profili, medeni durum ve yerleşim dağılımı açısından önemli değişimler yaşandığı kaydedildi. Doğurganlık hızının Cumhuriyet tarihinin ölçülen en düşük seviyesine gerilediği belirtilirken, aile ve nüfus yapısındaki olumsuz değişimlerin artık stratejik ve varoluşsal bir boyuta ulaştığı vurgulandı.

2026-2035 DÖNEMİ İÇİN YENİ YOL HARİTASI

2025 yılının “Aile Yılı” ilan edilmesiyle başlayan sürecin daha kapsamlı hale getirildiği belirtilen genelgede, 2026-2035 döneminin “Aile ve Nüfus On Yılı” olarak ilan edildiği açıklandı. Bu kapsamda hazırlanan “Aile ve Nüfus On Yılı Vizyon Belgesi”nin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinasyonunda oluşturulduğu ve kamuoyuyla paylaşıldığı ifade edildi. Belgenin, önümüzdeki 10 yıllık süreçte aileyi güçlendirecek politikalar ile uygulama araçlarını içeren temel rehber niteliğinde olduğu belirtildi.

KAMU KURUMLARINA YENİ SORUMLULUKLAR VERİLDİ

Genelgede, tüm kamu kurum ve kuruluşlarının kendi görev alanlarında aileyi koruyucu ve nüfusu artırıcı politikalarla hareket etmesi istendi. Hazırlanacak stratejik planlar, resmi belgeler, eğitim programları ve araştırmaların aile yapısına etkilerinin dikkate alınacağı kaydedildi. Ayrıca aile kurumunu olumsuz etkileyen bağımlılık, zararlı alışkanlıklar ve toplumsal risklere karşı bütüncül tedbirler alınacağı bildirildi. Kurumların yıllık faaliyetlerini bu doğrultuda planlayarak ilgili bakanlığa raporlaması da karara bağlandı.

EVLİLİK, ÇOCUK SAHİBİ OLMA VE GENÇLERE DESTEK VURGUSU

Genelgede evlilik kurumunun toplumsal itibarının korunacağı, gençlerin evliliğe teşvik edilmesi ve evliliğin kolaylaştırılması için yeni mekanizmaların devreye alınacağı belirtildi. Annelik ve babalığın çocuğun gelişimindeki rolüne dikkat çekilerek, çok çocuklu aile yapısının destekleneceği açıklandı. Çocuk sahibi olmayı teşvik eden sosyal uygulamaların yaygınlaştırılması, gençlerin donanımlı bireyler olarak yetiştirilmesi ve kuşaklar arası dayanışmanın güçlendirilmesi de hedefler arasında yer aldı.

MİLLİ AİLE HAFTASI KUTLANACAK

Yeni genelge kapsamında her yıl mayıs ayının son haftasının “Milli Aile Haftası” olarak kutlanacağı duyuruldu. Kamu kurum ve kuruluşlarının bu haftaya özel etkinlikler düzenlemesi planlanırken, aile dostu yayıncılık anlayışının destekleneceği ve dijital ortamda zararlı içeriklere karşı “dijital aile kalkanı” oluşturulacağı ifade edildi. Türkiye’nin aile politikaları konusunda uluslararası alanda öncü rol üstlenmeye devam edeceği de genelgede yer alan dikkat çekici başlıklardan biri oldu.

Kaynak: AA