Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Bilim İletişimi Koordinatörlüğü tarafından “14 Mart Dünya Pi Günü” dolayısıyla “İnsan Nasıl Saydı?” konulu Bilim Kafe etkinliği gerçekleştirildi. Yakup Evren Ortaokulunda düzenlenen programda, Eğitim Fakültesi Matematik ve Fen Bilimleri Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Bingölbali öğrencilere sayıların ortaya çıkışı ve tarihsel gelişimi hakkında bilgiler verdi.

SAYILARIN TARİHSEL YOLCULUĞU ANLATILDI

AKÜ’de Kamboçya ve Kolombiya Kültürü Tanıtıldı
AKÜ’de Kamboçya ve Kolombiya Kültürü Tanıtıldı
İçeriği Görüntüle

Etkinlik öncesinde konuşan Prof. Dr. Erhan Bingölbali, programın temel amacının matematik tarihinde sayıların nasıl ortaya çıktığını ve zaman içinde nasıl geliştiğini genç kuşaklara aktarmak olduğunu ifade etti. Bingölbali, öğrencilerin poster sunumları ve karşılıklı söyleşiler aracılığıyla sayı sistemlerinin geçmişten günümüze uzanan gelişimini öğrenme fırsatı bulduğunu belirtti.

FARKLI MEDENİYETLERİN SAYI SİSTEMLERİ ELE ALINDI

Etkinlikte insanlığın ilk dönemlerde sayma işlemlerini parmaklar, parmak boğumları ve ayak parmakları gibi bedenlerini kullanarak gerçekleştirdiği anlatıldı. İlerleyen süreçte mağara duvarlarına ve kemiklere atılan çentiklerin sayma aracı olarak kullanıldığı belirtilirken, Yunanlılar, Araplar ve İbranilerin alfabelerindeki harfleri sayılarla eşleştirdiği, Romalıların ise harflerden oluşan bir sayı sistemi geliştirdiği ifade edildi.

MATEMATİK TARİHİNE FARKINDALIK HEDEFLENİYOR

Prof. Dr. Erhan Bingölbali, sıfırın icadıyla birlikte matematik tarihinde önemli bir dönüm noktası yaşandığını ve onluk tabanlı Hint-Arap sayı sisteminin zamanla dünya genelinde yaygınlaşarak temel sayı sistemi haline geldiğini söyledi. Program kapsamında öğretmen adaylarının da poster sunumlarıyla etkinliğe katıldığını belirten Bingölbali, öğrencilerin matematik ve matematik tarihine yönelik farkındalık kazanmalarının hedeflendiğini ifade etti. Etkinlik, öğretmen adaylarının gerçekleştirdiği poster sunumlarının ardından çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.

Kaynak: GAMZE KARABULUT