Afyon Kocatepe Üniversitesinde görev yapan Dr. Öğr. Üyesi Saadet Zümbül’ün yer aldığı bilimsel çalışma, terapist adaylarının klinik deneyimi ile danışanların terapi sonuçları arasındaki ilişkiyi kapsamlı şekilde ele aldı. On altı yıllık boylamsal veriye dayanan ve bin 125 terapi değerlendirmesini kapsayan araştırmada, deneyimin ruh sağlığı hizmetlerinde önemli olmakla birlikte tek başına belirleyici olmadığı sonucuna ulaşıldı.

DENEYİM VE DANIŞAN SONUÇLARI KARŞILAŞTIRILDI

Araştırmada terapist deneyimi, klinik süpervizyon altında danışanlarla doğrudan geçirilen gerçek uygulama saatleri temel alınarak değerlendirildi. Dinamik yapısal eşitlik modeli gibi ileri düzey istatistiksel yöntemlerin kullanıldığı çalışmada, terapist adaylarının deneyim düzeyi ile danışanların terapi sürecindeki değişimleri detaylı biçimde analiz edildi.

KISA SÜRELİ TERAPİLERDE FARK DAHA BELİRGİN

Elde edilen bulgular, klinik deneyimin özellikle başlangıç sıkıntı düzeyi yüksek danışanlarda ve kısa süreli terapi süreçlerinde daha belirgin sonuçlar doğurduğunu gösterdi. Buna karşın deneyim süresinin tek başına her danışan için aynı ölçüde iyileşme sağlamadığı vurgulandı.

Maarifin Kalbinde Ramazan, Çocukların Yüzünü Güldürdü
Maarifin Kalbinde Ramazan, Çocukların Yüzünü Güldürdü
İçeriği Görüntüle

RUH SAĞLIĞI HİZMETLERİNDE ÇOK BOYUTLU YAKLAŞIM

Çalışma sonuçlarında, terapist adaylarının deneyiminin çok katmanlı bir yapı taşıdığı ve etkili ruh sağlığı hizmeti için danışana ve terapi sürecine özgü değişkenlerin de dikkate alınması gerektiği ifade edildi. Araştırmanın, terapist eğitimi ve klinik kalite alanlarına katkı sunarken Sağlık ve Kaliteli Yaşam ile Nitelikli Eğitim sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle güçlü bir bağ kurduğu belirtildi. Bilimsel çalışma, ruh sağlığı alanında hizmet kalitesinin artırılması için yalnızca deneyim süresine değil, bireysel ihtiyaçlara ve terapi sürecinin dinamiklerine odaklanan bütüncül yaklaşımların önemini ortaya koydu.

Kaynak: Gamze Karabulut